Ayşegül Şerife Akçakaya

Penguen Kadar Konuşulmayan Gerçekler

Ayşegül Şerife Akçakaya

Sosyal medyada bir süredir aynı görüntü dolaşıyor: Sürüsünden ayrılmış bir penguen, bembeyaz bir boşluğun içinde tek başına yürüyor. Altına da dramatik bir müzik, birkaç nihilist cümle… Ve biz bu görüntüyü paylaşıyoruz. Beğeniyoruz. Anlam yüklüyoruz. Oysa muhtemelen olan şey çok daha basit: Hayvan yönünü şaşırmış. O kadar.

Bir pengueni varoluşçu bir kahramana dönüştürmek, ona felsefi derinlik atfetmek bizim ihtiyacımız. Çünkü gerçeklikle kurduğumuz bağ, semboller üzerinden ilerliyor artık. Gerçek acılar, gerçek trajediler ise fazlasıyla ağır. Tüketmesi zor. Paylaşması zahmetli. Bir penguenin sürüsünden kopuşu, bize dramatik geliyor. Ama savaşın ortasında anne babasını kaybeden bir çocuğun hikayesi fazla politik. Fazla rahatsız edici. Fazla gerçek.

Küresel ölçekte bir delilik yaşadığımız doğru. Ama bu delilik, bir hayvana anlam yüklemekten ibaret değil. Asıl delilik, seçici bir hassasiyetle yaşamamız. Uzakta ve steril olan trajedilere ağlayıp, yanı başımızdaki felaketlere bakmamayı tercih etmemiz.
Penguen, doğada elenmiş olabilir. Doğal seleksiyonun sert ve duygusuz bir sonucu bu. Ama insanın elenmesi öyle değil. İnsan, çoğu zaman başka insanların kararlarıyla, ihmalleriyle, hırslarıyla eleniyor. Ve buna alışmamız bekleniyor. Bir penguen videosu birkaç saniye sürüyor. İçimizi burkuyor ama geçiyor. Oysa bazı çocukların hayatı, o videodan bile kısa sürüyor ve hiçbir zaman trend olmuyor.

Bence sorun, neye üzülmeyi daha güvenli bulduğumuzda. Bu yazı bir penguen hakkında değil aslında. Bu yazı, acıyı filtreleyen vicdanımız hakkında. Ben bunun gerçekten konuşulması gereken bir mesele olduğunu düşünüyorum.
 

Yazarın Diğer Yazıları