Ayşegül Şerife Akçakaya

Bu Hesap Emeklinin Mutfağına Uymuyor

Ayşegül Şerife Akçakaya

 TÜİK 2025 yılının son enflasyon verisini açıkladı. Rakamlar açıklandıktan sonra herkes gibi ben de hesap makinesini elime aldım. Çünkü bu ülkede artık zam oranları bir istatistik değil, doğrudan hayatın kendisi. Ortaya çıkan tabloyu söyleyeyim: Emekliye yine yetmeyen bir zam düştü.

Açıklanan verilere göre memur ve memur emeklilerine yüzde 18,6 oranında zam yapılacak. En düşük memur emekli maaşı yaklaşık 26 bin TL, çalışan en düşük memur maaşı ise 58 bin TL seviyesine çıkacak. Bu rakamların da tartışmalı olduğunu bir kenara not edelim. Ama asıl soruyu buradan sonra sormak gerekiyor.

SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yapılacak zam oranı sadece yüzde 12,19. Yani en düşük emekli maaşı yaklaşık 18 bin 500 TL olacak. Peki bu maaşla bir emekli bugün ne yapabilir?

Markete giden, pazara çıkan, eczaneye uğrayan bir emekliye “yüzde 12 zam aldın” demek, matematiksel olarak mümkün ama vicdanen zor. Çünkü emeklinin yaşadığı enflasyon, açıklanan tablolardan çok daha yüksek. Kira artıyor, faturalar artıyor, gıda artıyor… Ama maaş, yerinde sayıyor. Üstelik bu sadece düşük zam meselesi değil. Aynı ülkede yaşayan emekliler arasında her geçen yıl biraz daha açılan bir adaletsizlik meselesi. Memur emeklisi ile SSK ve Bağ-Kur emeklisi arasındaki fark artık maaş farkı olmaktan çıktı, yaşam farkına dönüştü.

Yıllarca prim ödemiş, bu ülkeye emek vermiş milyonlarca insan bugün “daha az zam alan” kesim haline geldi. Emekli refah payı istemiyor, lüks istemiyor. Sadece ay sonunu getirebilmek, kimseye muhtaç olmadan yaşamak istiyor. Eğer ek bir düzenleme yapılmazsa, 2026 da emekliler için zor bir yıl olacak. Belki kağıt üzerinde maaşlar artacak ama mutfakta tencere aynı hızla kaynamayacak.

Yazarın Diğer Yazıları