Eskiden bir eve taşındığınızda yapılacaklar listesi belliydi. Elektrik, su, doğalgaz… Ararsınız, randevu alırsınız, ekip gelir ve iş çözülürdü. En fazla küçük bir eksik söylenir, o da makul bir şekilde halledilirdi. Şimdi ise özellikle doğalgaz konusunda işler tuhaf bir noktaya geldi.
Kayseri’de yıllarca Kayserigaz vardı. Şimdi Aksa var. Firma isimleri değişebilir, elbette değişen şartlar, mevzuatlar da olabilir. Ama değişmemesi gereken bir şey varsa o da vatandaşın temel ihtiyacına erişimin bu kadar zorlaştırılmamasıdır. Yeni bir eve taşınıyorsunuz. Doğalgaz açtırmak istiyorsunuz. Ekip geliyor. Bir bahane bulunuyor. Randevu iptal. İkinci kez randevu alıyorsunuz. Ekip yine geliyor. Yine başka bir bahane. Üstelik gelen ekiplerin yanında çoğu zaman sorunu anında giderecek ne bir alet ne de bir teknik donanım var.
En temel ihtiyaçlar sıcak su, yemek, ısınma… Özellikle kış aylarında bu bir konfor meselesi değil, yaşam meselesi. İnsanlar evine taşınmış, belki çocuklu, belki yaşlı, belki hasta… Bir vana açılmadı diye günlerce, haftalarca mağdur ediliyor.
Vatandaş sorunu kendi başına çözmeye çalışıyor, tesisatçı çağırıyor, masraf ediyor, yine de sonuç alamıyor. Çünkü sorun bazen gerçekten küçük ama çözüm yetkisi yalnızca firmada. Firma ise çözüm üretmek yerine süreci uzatmayı tercih ediyor gibi görünüyor. Eskiden mi daha iyiydi, şimdi mi daha iyi; bunu tartışabiliriz. Ama şunu net söylemek gerekiyor:Bu kadar yokuşa sürülen bir doğalgaz açma süreci kabul edilebilir değil.
Bir kamu hizmeti anlayışı varsa ki doğalgaz böyle bir hizmettir o anlayışta vatandaşın mağduriyeti en son ihtimal olmalıdır. Denetim gerekiyorsa yapılır, güvenlik gerekiyorsa sağlanır; ama çözüm de üretilir. Bir vanayı açmak bu kadar zor olmamalı.Bir evin içini ısıtmak, bir tencereyi kaynatmak, bir çocuğa sıcak suyla banyo yaptırmak bu kadar zahmetli olmamalı. Yetkililerin bu şikayetleri duymazdan gelmek yerine sahaya kulak vermesinde fayda var. Çünkü bu mesele sadece bir şirket meselesi değil, insanların günlük hayatına dokunan bir sorun.