1. Kayseri Övülmez, YüceltilirBir Kayserili için memleketi dünyanın merkezidir. Havası, insanı, ticareti, tarihi… Her yönüyle övünmek değil, övmek zorunluluktur. 2. Hamur İşi Yasaktır Demeyin, Olmaz!Mantıdan yağlamaya, katmerden bazlamaya… Kayserili için hamur işi sofranın olmazsa olmazıdır. Diyetler geçici, hamur sevgisi kalıcıdır. 3. Mantı Denince Saygı DururKayseri mantısı bir yemekten ötesidir. Onun adı geçince ciddiyet başlar, ‘‘bir kaşığa kırk tane’‘ rekabeti her evde yaşanır. 4. Bağ Evi Kurma Hayali Ortak NoktaNereye giderse gitsin, gönlü hep bağdadır. Kayserili için bağ evi yazın kaçış değil, yaşam biçimidir. Üzüm yetişir, pekmez yapılır, kafa dinlenir. 5. Kayseri’den Çıkınca Değeri AnlaşılırOradayken kıymeti bilinmez gibi olur… Ama şehirden uzaklaşınca taşına toprağına hasret duyulur. Dönen herkes aynı şeyi söyler: ‘‘Bura bir başka!’‘ 6. ‘‘Son Fiyatı Ne Olur?’‘suz Alışveriş YapılmazEtiket fiyatı asla nihai değildir. Pazarlık bir sanattır, sabırla ve incelikle yapılır. Son fiyatı sormadan alışveriş tamamlanmaz. 7. Kayserili Kayseriliyi Uzaktan TanırGöz göze gelince tanır. Önce ‘‘yillisi misin?’‘ diye sorar, değilse ‘‘neresindensin?’‘ diye devam eder. Hemşehri bağı anında kurulur. 8. Gadasını Almak, Günahını Üstlenmektir‘‘Gadasını alayım’‘ sözü boş bir sevgi sözü değildir. ‘‘Senin yerine günahını bile alırım’‘ demektir. İçtenlik, fedakârlık ve bağlılık doludur. 9. Kar Yağmadan Bağdan İnilmezYazlık bağ hayatı kar yağana kadardır. Şehre dönüşün takvimi bellidir: İlk kar tanesiyle birlikte bağ evi kilitlenir. 10. Kayseri’yi Anlatmaya Gerek Yok, Yaşamak GerekKayseriliye ‘‘nasıl bir şehir?’‘ diye sormayın. Cevabı kısadır: ‘‘Anlatılmaz, yaşanır.’‘ Geri kalanını görmek size düşer.