Kayseri’nin kendine has bu bedduaları, kimi zaman sertliğiyle ürkütüyor kimi zaman da yöresel mizahıyla yüzleri güldürüyor. Günlük hayatta hâlâ kullanılan beddualar ise repertuarı daha da genişletiyor;‘‘Karara yanasıca gubur gusacısa’‘‘‘Tefin dürülsün kosnük’‘‘‘Adi garalmeyesice’‘‘‘Basına yildırım inesice’‘‘‘Adin garalsın adın doğu taşlara yazılsın’‘ ‘‘Gus gus gudur’‘ – (Kusarak çıldır, deliye dön)‘‘Göğden belik belik beline’‘ – (Gökyüzünden beline bel bağlayan büyük bir dert insin)‘‘Kalkmaz döşeklere yatasıca’‘ – (Kalkamayacağın yataklara düş, ağır hasta ol)‘‘Gıyık gıyık gıyıl’‘ – (Yavaş yavaş, acı çekerek tüken) ‘‘Yedi sene gat gat gazın’‘ – (Yedi yıl boyunca çabala, boşuna uğraş ya da acı çek)‘‘Çelliyesice’‘ – (Şimşek çarpsın, başına felaket gelsin)‘‘Zıkkımın pekini yi’‘ – (Zıkkımın en acı, en kötü kısmını ye) ‘‘Ömrün yaşın kesile’‘ – (Ömrün ve yaşamın kısa olsun)‘‘Soykası soyulasıca’‘ – (Soyun sopun kurusun, neslin tükensin)‘‘Sidiği durasıca’‘ – (İdrarı kesilsin, ağır bir hastalığa yakalansın) Kayseri denince akla pastırma, mantı ve sucuk gelir ama bir de yöre halkının günlük dilinde kullandığı beddualar vardır ki, duyanı hem şaşırtır hem de güldürür. Anadolu’nun bu sert mizah yüklü kültürü, Kayserililerin hayatın içinden süzüp getirdiği deyimlerle bugün hâlâ canlılığını koruyor.Kayserililerin dilinden düşmeyen o beddualardan bazıları şöyle;