Kayseri kuşatmasının bilinmeyen yüzü: Kayseri'yi kim korudu?
Ahilik yalnızca ticaret ahlakı değil, şehir güvenliğiydi. Murat Cahid Cıngı'nın paylaşımı, Kayseri'nin Moğol kuşatmasındaki sivil direnişini hatırlattı. Detaylar Kayseri Anadolu Haber'de...
AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, 1243 yılında Moğolların Kayseri kuşatması sırasında Ahilik teşkilatının üstlendiği tarihi role dikkat çeken bir paylaşım yaptı.
Cıngı, Ahiliğin yalnızca bir esnaf örgütü değil, aynı zamanda şehir güvenliği ve sosyal düzenin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
Milletvekili Cıngı, paylaşımında Moğol kuşatması sırasında Kayseri surlarında yalnızca askerlerin değil, Ahi Evren’in öncülüğünü yaptığı Ahilik teşkilatının da bulunduğunu hatırlattı. Devlet otoritesinin zayıfladığı dönemlerde Ahilerin şehir emniyetini üstlendiğini belirten Cıngı, bu yapının kuşatma günü sivil bir şehir muhafızına dönüştüğünü ifade etti.
Ahilerden gençlere askeri eğitim
Ahiliğin gençlere at binme, ok atma ve silah kullanma gibi temel savunma eğitimleri verdiğini aktaran Cıngı, kuşatma sürecinde mahallelerin, erzak depolarının ve şehir kapılarının Ahiler tarafından korunduğunu belirtti.
Paylaşımda, Ahi ocaklarıyla birlikte Bacıyan-ı Rum’un da Kayseri savunmasında yer aldığına dikkat çekildi. Fatma Bacı öncülüğündeki kadınlar teşkilatının, surlarda Ahilerle omuz omuza direndiği, ancak ihanetler ve Moğol ordusunun ezici gücü karşısında surlarda gediklerin büyüdüğü ifade edildi.
Şehrin düşüşü
Kayseri’nin düşmesinin ardından Meşhed Ovası’nda esirlerin katledildiğini belirten Cıngı, evlerin yağmalandığını ve yakıldığını, şehirde büyük bir yıkım yaşandığını hatırlattı. Bu sürecin, Anadolu şehirleri için ağır sonuçlar doğurduğu vurgulandı.
Cıngı’nın paylaşımında, Fatma Bacı’nın uzun yıllar esaret altında kaldığı, Ahi Evren’in ise Konya’da tutuklandıktan sonra 1261 yılında hayatını kaybettiği bilgisine de yer verildi.
Milletvekili Cıngı, Ahiliğin sadece ticari ahlak ve esnaf kurallarıyla sınırlı olmadığını; şehir hukuku, sosyal adalet ve sivil savunma anlayışını da kapsayan köklü bir medeniyet geleneği olduğunu ifade etti. Cıngı, 1243 Kayseri kuşatmasının bu yönüyle Ahiliğin ‘şehrin son siperi’ olarak tarihe geçtiğini vurguladı.