Cıngı açıkladı: Kayseri neden yüzyıllardır ilmin adresi?

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Kayseri'nin Osmanlı'dan günümüze uzanan ilim ve eğitim geleneğine dikkat çekti. Şehrin medrese, tıp ve modern eğitim mirası paylaşımla yeniden gündeme geldi. Detaylar Kayseri Anadolu Haber'de...

Cıngı açıkladı: Kayseri neden yüzyıllardır ilmin adresi?

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Kayseri’nin yüzyıllara yayılan ilim ve eğitim mirasına dikkat çeken kapsamlı bir paylaşım yaptı. Osmanlı kaynaklarında şehrin ‘Makarr-ı Ulema’ yani Bilginler Karargahı olarak anıldığını hatırlatan Cıngı, Kayseri’nin tarih boyunca bilginin üretildiği ve aktarıldığı önemli merkezlerden biri olduğunu vurguladı.

İlim geleneği 12. yüzyıla uzanan bir şehir

Cıngı’nın paylaşımında Kayseri’de ilim hayatının 12. yüzyıla kadar uzandığına dikkat çekildi. 1135 yılında Danişmendli Melik Mehmed Gazi tarafından yaptırılan ilk medreseyle başlayan sürecin, Selçuklu döneminde Hunat Hatun, Hacı Kılıç, Sahabiye ve Pervane Bey medreseleriyle güçlü bir kurumsal yapıya kavuştuğu ifade edildi. Bu yapıların yalnızca mimari eserler değil, ilmin üretildiği ve aktarıldığı merkezler olduğu vurgulandı.

Çifte Medrese: Anadolu’nun ilk tıp komplekslerinden biri

Paylaşımda özellikle 1206 yılında tamamlanan Çifte Medrese’ye ayrı bir parantez açıldı. Gevher Nesibe Şifâhanesi ve Tıp Medresesi’nden oluşan bu külliyenin, Anadolu’nun ilk tıp-medrese komplekslerinden biri olduğu hatırlatıldı. Hastane ile eğitim kurumunun aynı çatı altında toplanmasının, Avrupa dahil geniş bir coğrafyada bilinen en erken örnekler arasında yer aldığına dikkat çekildi.

Cıngı açıkladı: Kayseri neden yüzyıllardır ilmin adresi?

Kayseri’nin ilim geleneğinin Osmanlı döneminde de güçlenerek devam ettiğini belirten Cıngı, şehirden yetişen birçok âlimin devletin merkezi kurumlarında önemli görevler üstlendiğini ifade etti. Davud-ı Kayseri’nin İznik Medresesi’nin ilk başmüderrisi oluşu, Ahmet Şemseddin Karahisari’nin sanat ve hattatlığa katkıları ile Müftüzade ailesinin şeri ilimlerdeki etkisi, bu sürekliliğin somut örnekleri olarak gösterildi. 1907 yılında şehir merkezinde 44 medrese ve kütüphanenin bulunması da bu güçlü ilim altyapısının göstergesi olarak paylaşıldı.

Eğitimde rakamlar Kayseri’yi işaret ediyor

Modern eğitim verilerine de değinilen paylaşımda, 1914 yılında Kayseri genelinde 1040 okul bulunduğu bilgisine yer verildi. Bu rakamla Kayseri’nin, Osmanlı Devleti’nin en fazla okula sahip dördüncü vilayeti olduğu hatırlatıldı. Aynı dönemde Ankara vilayetindeki okul sayısının oldukça düşük olması, Kayseri’nin eğitimdeki ağırlığını daha da belirgin hâle getirdi. Talas Koleji, Kayseri Lisesi ve Sanayi Mektebi gibi kurumların, klasik medrese geleneği ile modern eğitimi birleştiren önemli yapılar olduğu vurgulandı.

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, paylaşımını ‘Bugünün Kayseri’sini anlamak için bu derin ilim damarını mutlaka hesaba katmak gerekir’ sözleriyle tamamladı. Cıngı, ‘Makarr-ı Ulema’ ifadesinin yalnızca tarihi bir unvan değil, Kayseri’nin asırlardır süren eğitim ve düşünce mirasının şehir ölçeğinde kazandığı güçlü bir kimliğin özeti olduğunu ifade etti.