menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

Türkiye Dünya Ekonomi Liginden Düştü

Şenel GÜNGÖR
Şenel GÜNGÖR
16 Ekim 2021, Cumartesi

Bilirsiniz, maç biter ama duruma göre "uzatma" denen ilave süre verilir. Taraflar açısından maçın sonucu değişebilir.

Evet, iktidar cidden uzatmaları oynuyor, ama halkımız da
bu gidişle iktidarın "çanına ot tıkayacak" duruma geldi..!

Alışageldiğimiz üzere, yine gece yarısı Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı  ile Merkez Bankası'ının iki başkan yardımcısı ve bir de" Para Politikası Kurulu/PPK" üyesi  olmak üzere, üç bürokrat  görevden alındı. Görevden alınan başkan yardımcılarından biri de Mart 2021'de Naci Ağbal'ın apar topar görevden alınması sonrası, Merkez Bankasına atanan mevcut Başkan Prof.Dr.Şahap Kavcıoğlu'nun göreve getirilmesinden sonra, yani daha birkaç ay önce göreve getirilmiş idi.

Soruyorum şimdi : Bağımsız olması gereken Merkez Bankası, TÜİK, KİK vb gibi önemli kurumlarda bürokratları defalarca değiştirmek şu ana kadar ne işe yaradı ? Ekonomide ne değişti ? 

Sorun atayanda mı ? Atananda mı ? 

Unutulmaması gereken bir gerçeklik vardır ;
Sorunu yaratan o sorunu çözemez...

Sn.Cumhurbaşkanı bir konuşuyor 1 $=9,00  TL 1 €=10,15 
1 gram altı= 528-530  TL.

Ya da  gece yarısı bir karar yayımlıyor, 1 $=9,20 TL  ve diğer yabancı paralar karşısında da aynen değer kaybediyor.

 

Hatta, Venezuela’nın parasına karşı da TL şuan değer kaybediyor.

Sn.Cumhurbaşkanı ne yapsa olmuyor. Olmaz da.

"Çarsambanın gelişi, perşembeden belli idi" misali bir durum yaşıyoruz. Çünkü, başta Merkez Bankası ve TÜİK olmak üzere, bağımsız olması gereken devlet kurumlarımız bağımsızlıklarını tamamen kaybetmiş. Kural bazlı, yasalara uygun, ilkeli, şeffaf, hesap verebilir yönetim iktidar tarafından terk edileli yıllar olurken, hukuk, adalet, özgürlükler, demokrasi zaten tozlu raflarda yerini çoktan almış idi.


Üstüne üstlük, dünyada eşi benzeri görülmemiş, enteresan iktisat  teorisi ve uygulamaları, yani Sn.Erdoğan'ın "faiz sebep, enflasyon sonuç" şeklindeki milli ve yerli yeni iktisat teorisinin ekonomi bilimi tarafından henüz bilimsel izahı da yapılamadığı için  mizahı ile yetiniyoruz. Dolayısıyla, olacağı da buydu. Zira ekonomi, bir bilim dalıdır ve bilimsel verilerle yönetilmesi zorunludur.


Hal böyle olunca da mevcut durumda yaşadığımız üzere, iktidarın ekonomide son yıllarda liyakatsız kadrolarla üst üste yaptığı hatalar yüzünden, bozulan makro ekonomik ve finansal göstergeler, büyüyen iç-dış kamu borçları, negatife dönen MB döviz rezervleri, düşen milli gelir ve kişi başı gelir, aşırı derece değer kaybeden TL malesef ki; topluma hayat pahalılığı/yüksek enflasyon, yüksek kur, yüksek faiz, yüksek CDS primi, yüksek işsizlik, artan fakirlik ve  yoksulluk olarak yansımaktadır... 

Ayrıca, öyle iktidar cenahının savunduğu gibi yüksek döviz kuru ile ihracat artışı arasındaki ilişki, hem akademik hem de ampirik/ deneysel çalışmalarla ortaya konduğu üzere paralel olmayıp düşüktür. Çünkü ülkemizde üretimde kullanılan girdilerin neredeyse yüzde 65-70'i ithaldir ve üretim maliyetlerinin yüksek olmasının ana sebeplerindendir. Bu durumda da üreticimiz ürününü ucuza yurt dışına transfer ediyor demektir.


Ülkemiz 30 yıldır G-20 içinde idi

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi/CHS geçiş yılı olan 2018'de 17.sırada idi. Hatta ekonominin ehil kadrolar  tarafından yönetildiği daha önceki yılllarda Türkiye 16.sırada idi. Son yıllarda yönetimin tek adam rejimine dönmesi ile irtifa kaybetti ve mevcut durumda ligden düşerek  21.sıraya geriledi. Tamam, G20'de  coğrafi  kriter dikkate alındığından Türkiye listeden çıkmayacaktır.

Ama malesef ki, 30 yıl sonra sıralaması 20 ülkenin altına inmiş oldu. Yani kanıksanmış kısa ve manidar sıfatı ile "ucube sistem"

Türkiye’yi yukarı değil, malesef aşağıya uçurdu...

 

Ki, bütün bunlara rağmen, geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Ceyhan’daki bir tesisin açılışında yaptığı konuşma, tam bir gerçeklikten kopuşun ifadesi olması açısından çok önemli olmakla birlikte çok da üzücü...

 

Kendilerinin özgün söylemini kullanmam gerekirse ; 

 

“Amerika’nın halini, İngiltere’nin halini görüyorsunuz değil mi ? Benzin yok benzin. Aynı şekilde Almanya’da kuyruklar, Fransa’da kuyruklar. Yiyeceklerini bulamıyorlar. Elhamdülillah Türkiye’de böyle bir sorun yok.’’ demişlerdi.

 

Bu ne vahim söylem ! Tamam Sn.Cumhurbaşkanı aynı zamanda Ak Genel Başkanı sıfatını da taşıdığı  için, popülist söylemlerde bulunmalarına belli bir seviyeye kadar bağışıklığımız oluşmuş olabilir. Ama doğrusu bu kadarına da bünyemiz resmen isyan ediyor.

 

Gelişmiş batı ülkelerinde yaşanan sıkıntıların bizim yaşadımız sıkıntılarla hiç mi hiç alakası yok...

 

Söz konusu Batı ülkelerinde yaşanan sorunlar geçim sıkıntısı, yüksek enflasyon vs. değil. Ayrıca söz konusu ülke halkları ve medyaları gerekli tepkiyi de siyasetçilerine zamanında veriyor.

Ayrıca bahse konu Batı ülkeleri, ihtiyaç duyduklari nitelikli işgücü açığını kısa sürede telafi eder. Pandemiden dolayı bozulan tedarik zinciri nedeni ile ulaşılamayan ürünlere halkları ulaşır. Kıpırdanma yapan enflasyon rakamları da kısa sürede eski haline gelir.

 

Fakat, asıl bizim için sorun olan, işgücü açığı olan Batı ülkelerine ve gelişmiş diğer ülkelere bizden giden başta tıp doktorları ve mühendisler olmak üzere, nitelikki iş gücü sayısının gün geçtikçe artıyor olması ve gençlerimizin yüzde 65-70'lere varan oranda gelişmiş ülkelere gidip, oranın vatandaşı olmak ve Türkiye'ye dönmek istememeleri... 

 

Dolayısıyla, söz konusu ülkelerin geçici olarak yaşadıkları  bu kabil sorunları farklı bir algı yaratmak, sunni gündem malzemesi olarak sunmak, bence halkımızın aklı ile alay etmekten öteye geçmez.

 

Onun için iktadarın yapması gereken, bu can yakıcı ekonomik sorunlarımızı ciddiye alıp çözüm üretmek idi...

Lakin, iktidarın artık bundan sonra kendi yarattığı bu yakıcı sorunlara çözüm bulma kapasitesi de motivasyonu da kalmamıştır.

 

Evet  Türkiye’de, hamasi milliyetçilik söylemleri, din soslu popülist söylemler, özellikle siyaset arenasında belki zaman zaman iş yapıyor, halkımızın hassasiyetleri gereği belli kesimler  geçtiğimiz yıllarda iktidarın bu tarz söylemlerine bir miktar prim de vermiş olabilir.

 

Amma lakin, zaman o zaman değil. İnsanlar 3-5 lira az ödemek için market market, pazar pazar dolaşıyor.Tencere zor kaynıyor ya da kaynamıyor. Realite bu...

Dolayısıyla, bu tarz  beyhude laflar da karın doyurmuyor.

 

Batı ülkeleri bizi kıskanıyor...Ya da Avrupa bizi kıskanıyor...

 

Peki, ekonomide geldiğimiz noktada Türkiye olarak  Avrupa da neredeyiz ? 

Haydi birlikte bakalım : Avrupa’nın en yüksek faizi bizde, Avrupa’nın en yüksek enflasyonu/ hayat pahalılığı bizde, Avrupa’nın en çok parası pul olan, yani değer kaybeden para birimi bizim paramız... Ülke olarak milli geliri ve kişi başı milli geliri 15 yıl geriye giden tek ülkeyiz  Avrupa'da...

Avrupa'nın en yüksek faizle bile borçlanmakta zorlanan tek ülke

yine biziz...

 

Pandemi sürecinde  vatandaşına  en az destek veren biziz. Merkez Bankasının  ihtiyat akçelerini bile harcayan, Merkez Bankasının 128 milyar dolarını arka kapıdan nasıl ve kime sattığını kamuoyuna tek açıklamayan ve eksi rezerve düşüren ülke biziz. Son yıllarda patates ve soğancıları, depocu ve komisyoncuları, zincir marketleri, kebapçıları, öğrencilerini vatan haini, hatta terörist ilan eden vs.vs. tek Avrupa ülkesi biziz. Daha ne diyelim..!

 

Çözüm sistem ve zihniyet değişikliği 

 

Yani artık, değişim zamanı...Bağımsız kurumlar, kamuda kural bazlı yönetim, yasama yürütme ve yargı güçleri arasında denge-denetleme mekanizmalarının işlemesi, ihalelerde adrese teslim olmayan şeffaf, hesap verebilir metodların, yani AB standartlarının hayata geçirilmesi, kara delik haline gelen "Türkiye Varlık Fonu"nun derhal kapatılması, tüm  kamu kurum ve işlemlerinin Sayıştay denetimine açılması. Üstünlerin hukuku yerine, hukukun üstünlüğünün ikame edilmesi vs.vs...

 

Son olarak da Türkiye’yi kıskanmaktan bir türlü vazgeçmeyen gelişmiş Batı ülkelerine de bir çift lafım olacak : 

 

Bilim sizde, teknoliji sizde, refah sizde, hak, hukuk , adalet, demokrasi, özgürlük sizde. Şeffaf, hesap verebilir yönetim sizde. 

Daha ne istiyorsunuz bizden ? 

Düşün yakamızdan yahu, bırakın bizi kıskanmayı artık..

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Ekonomik Kurtuluş Savaşı mı ? Yoksa Geçim Savaşı mı ? Bakan Pakdemirli Konuşuyor Çiftçi Geriliyor ! Türkiye Dünya Ekonomi Liginden Düştü Fahiş Fiyatların Nedeni Kötü Yönetimdir Cumhurbaşkanı Adayı Kim Olmalı ? İktidardan çiftçimize yine öldürücü bir darbe ..! Turizmi Teşvik Kanunu Tek Adam Rejimine Uyarlandı! Vatandaşa yine mi IBAN numarası! Türkiye Ekonomide Tıkandı! İktidar sahaya inip vatandaşa derdini soramıyor Türkiye’nin Beka Sorunu Var! Denmişti Değil mi? Biz Kadınlar Üzgünüz Sn. Cumhurbaşkanı'mıza Kırgınız! Nerede Ak Parti'nin O Eski Reform Paketleri ! 8 Mart'ın Ardından ! Bu Plan İktidarı da Bağlayacak mı? İktidar İçin 50+1 Ayak Bağı Oldu ! Ay sonunu getirmek mi? Aya gitmek mi? "Gara Operasyonu"nun Ardından ! Yine mi Kadınlar ! Boğaziçi Üniversitesi ve Yeni Anayasa Taahhüdü! Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar - 6 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar -5 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 4 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 3 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 2 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 1 Dış Politika ve Diplomasi Sanatı Mesele Katar sevdası ve/ya nefreti mi ? Yoksa şeffaflık ve güven mi ? Tek kanatla kuş uçmaz ! Şeffaflık ve güven aynı zamanda itibardır İktidar faiz lobisi ile barıştı ! İktidar rota mı değiştiriyor? Ekonomide asıl sorun neydi? TC Merkez Bankası Başkanları ne yapsa iktidara yaranamıyor! Ne Biden’cıyım ne de Trump’cı! Benim tarafım güçlü Türkiye Faiz ve döviz baskıya baş eğmez... Döviz son iki yılda yüzde 75’in üzerinde arttı En Çok Kazandıran Yatırım Araçları... Bankalar Kredi Musluklarını Kısabilir... Ekonominin Yol Haritası TC MERKEZ BANKASI FAİZ SINAVI Gençlik S.O.S Veriyor... Ekonomide tek haneli daralma... Kayseri Süper Ligde Buna da şükür sevindik... Nedir Bu İstanbul Sözleşmesi ? Ne Olacak Bu Dövizin Hali ? Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 5 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 4 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 3 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 2 Kim Bu Z Kuşağı?
Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır