menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

Tek kanatla kuş uçmaz !

Şenel GÜNGÖR
Şenel GÜNGÖR
08 Aralık 2020, Salı

5 Aralık "Kadına Seçme Seçilme Hakkı" veriliş yıl dönümü( aslında kadınlar 1926'da Medeni Kanun'un kabul edilmesi ve sonrasında Anayasa'da ve yasalarda yapılan değişikliklerle nerdeyse 100 yıl önce erkeklerle eşit haklara sahip olmaya başladı) ve aynı zamanda "Dünya Kadın Hakları Günü" olarak andığımız bu özel günü, öncelikle 86.yıl dönümünde kadına karşı her türlü şiddetin (ekonomik-psikolojik-cinsel vs) son bulduğu, ayrımcılığın yerini fırsat eşitliğinin aldığı bir gelecek temennisi ile kutluyorum...

Tahmin edeceğiniz üzere bu özel gün vesilesi ile siyasilerin, kanaat önderlerinin, kurum ve kuruluşların ve daha nicelerinin mangalda kül bırakmayan, muhteşem kutlama mesajları gün boyu yine havalarda uçuştu...Ve bitti...

Tabii bu kutlama mesajları, belki birkaç saatliğine, mesaj yayınlayan şahısların, kurumların PR/reklam-tanıtımlarına katkı vermiş olabilir. 

O kadar...Seneye 5 Aralık tarihine kadar, ya da erken seçim vb bir şey olmaz ise bu konuda kimsenin sesi çıkmaz.

Bilindiği üzere, 5 Aralık 1934’de yani 86 yıl önce Ulu Önder Atatürk ; Dehası ve vizyonu ile bir kez daha dünyaya örnek olacak bir karara öncülük ederek, siyasi tarihimizin en büyük kazanımlarından olan “Kadına Seçme ve Seçilme Hakkı”nı, çoğu ülkeden önce tanımıştır(Fransa 1944,İtalya 1945, G.Kore 1948 Yunan 1949, İsviçre 1971, Katar 2003, S.Arabistan 2014).

Bu konuda 86 yıl evvelinden öncü bir ülke olmamıza rağmen, bugün “Dünya Cinsiyet Eşitliği Endeksi” nde ülke olarak malesef 130. sıradayız. Yani, ne acıdır ki, halen kadın-erkek fırsat eşitliği konusunda yerlerde sürünen bir ülkeyiz.

Nasıl mı ?
Sene 2020 … Ve TBMM’de 600 milletvekilinin içinde  kadın milletvekili sayısı sadece 101.Yani yüzde 17(Oysa 86 yıl önce mecliste kadın vekil oranı yüzde 18'lerde idi) . Kadın belediye  başkanı 81 ilde sadece  2 (Aydın, Gaziantep)ve toplam  1389  belediye içinde ise sadece  45 kadın belediye başkanı...

Devlet kurumları , belediye, oda, borsa, meclisleri,  meslek örgütlerinin yönetim kurulları, barolar, üniversite rektörlük-dekanlıklar, holdingler, banka genel müdürlükleri vb kamu-özel sektörlerinde  kadınların durumunu, önlerinin nasıl kapatıldığını, yaşadıkları
"cam tavan sendrumu" hallerini hiç yazmıyorum bile...

Sadece, kadın-erkek fırsat eşitliğinde günümüz rakamlarının 1930’lu yıllarda hedeflenenden çok uzak olduğunu ve bunun da ülkemiz kalkınmasında ve sorunlarla baş etme zorluğu yaşamamızda ciddi bir rolü olduğunu belirtmek istiyorum.

Belki hatırlarsınız, kadın-erkek fırsat eşitliği konusunda, Şubat 2009'da TBMM'nde kabul edilen yasa ile oluşturulan ve kısa adı KEFEK olan, "Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu"da var.  Yanlış hatırlamıyorsam Eski Bakan Fatma Şahin döneminde daha fazla adını duyuyor ve güzel uygulamalara öncülük eden öneri ve yasa teklifleri olan çalışmalar yapıyordu...Meşhur "İstanbul Sözleşmesi" konusunda emekleri vardır. Fakat son yıllarda bu komisyon ne iş yapar, kadınlarla ilgili hangi sorunların çözümüne katkı sağlar ya da sağladı doğrusu
bilmiyorum. Adını da pek duymuyorum. Belki, söz konusu komisyon artık proaktif bir çalışma yapmıyor/yapamıyordur...
Komisyon üyeleri de kendi cephelerinden bakıldığında belki haklılar. Kayseri'nin 10 milletvekili arasında tek kadın milletvekilimiz de söz konusu komisyonun başkan vekili...

Hatırlarsınız belki,  18 Ağustos 2020'de bu köşemde "Nedir Bu İstanbul Sözleşmesi" başlığı ile yayımlanan yazımda tam adı : "Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi"ni ele almış ve menfaatleri zedelenen bir kesimin, şiddetin önlenmesinde bile nasıl bir kaşık suda fırtına kopardığını yazmıştım. Dolayısıyla kadın hakları konusunda çalışma yapmak netameli bir alan. 

Neyse, tekrar konumuza döndüğümüzde; demek istiyorum ki ülkemizin muassır medeniyet seviyesine ulaşması, bugünkü tabirle sadece ekonomi alanında değil, insan hakları, özgürlük, eşitlik, adalet, hukukun üstünlüğü, demokrasi vb tüm alanlarda dünyada gelişmiş ilk 10 ülke arasında yer almamız için ; eğitim, ekonomi ve siyaset başta olmak üzere, kadınlara her alanda mutlaka “fırsat eşitliği” sağlamalıyız... 

Çünkü,  kadin-erkek bir kuşun iki kanadı gibidir ve kuşlar tek kanatla uçamaz...

Çünkü, toplumu her alanda kalkındırmanın, geliştirmenin ve bunu sürdürülebilir kılmanın en etkin yolu ; 
Nüfusun yarısını oluşturan kadınların, eğitim, ekonomi, siyaset ve sosyal hayatın her alanında desteklenmesi, etkin görevlerde/karar mercilerinde yer almasına imkan verilmesinden geçer...
 
Çünkü, kadının siyaset ve ekonomi başta olmak üzere tüm alanlarda/ yönetimde /karar mercilerinde eksik temsili sadece bir  "kadın sorunu" değil, o ülkede "demokrasi, insan hakları sorunu"dur aynı zamanda.
 
Çünkü, "demokratik rejim" dediğimizde siyaset belirli bir kesim için değil, toplumun tüm kesimleri için yapılmalıdır. 
 
Bunun için de öncelikle  21.yüzyılın en ilkel uygulamalarından olan "cinsiyet ayrımcılığı" diğer bir ifade ile "toplumsal cinsiyet eşitsizliği" tedavülden kaldırılmalı ve yerine kadın-erkek  fırsat eşitliği ilkesi konmalıdır...
 
Aslında, kadın-erkek fırsat eşitliği konusunda 86 yıl, hatta daha öncesinden dünyada öncü ve örnek bir ülke olmamıza rağmen, üzülerek ifade etmeliyim ki, halen genelde erkekler, kendi ellerindeki yetki ve de gücü malesef kendilerinden daha aşağıda gördükleri kadınları baskılamak ve onlara fırsat vermemek için kullanıyorlar.
 
Yine üzülerek, ifade etmeliyim ki ;  
Genelde erkekler kadınları yönetim görevi ile, bilgi ile, memleket meseleleri ile bir türlü özdeşleştiremiyorlar.
 
Oysaki, "bilgi" genelde erkekler için önemli bir "iktidar" aracı olurken, ülkemizde ise "kadın-bilgi-iktidar" arasında her ne hikmetse bir bağlantı kurulamıyor... 
 
Ve kadınların da erkekler gibi bilgi kaynağı olduğu, yönetimde ihtiyaç olduğü için değil,  eril/erkek egemen tüm alanlarda "mecburuz olsun birkaç kadın" şeklindeki zorunluluk ya da "iyi olur-renk verir" tarzında "çeşni" vazifesi lütfedilir kadınlara...
Ya da çoğu zaman da "elinin hamuru....." söylemine itibar etmeye devam edilir.
 
Demek istiyorum ki ; ülkemizde kadın-erkek arasında 
tarihi, medeni, kültürel, insani, dini vb hiç bir gerekçeye dayandırılamayacak katı bir hiyerarşik düzen, cinsiyetçilik ve  sonuçta da ciddi bir ayrımcılık söylemi ve uygulaması halen malesef ki, net ve keskin bir şekilde devam ediyor. 
 
Dolayısıyla, biz kadınlar ; 
 
Anayasa ve yasalarla, kadınlarımıza tanınan hakların ve 
özgürlüklerin kullanımı ve doğası gereği sadece bir kadın sorunu olmayan, aslında ciddi bir  "insanlık" sorunu ve suçu olan kadına karşı kullanılan şiddetin her türlüsü başta olmak üzere, ülkemiz sorunlarının çözümünde kadın yüreğine, vicdanına, kadın bakış açısına, kadın söylemine-sabrına  ve her alana kadın elinin değmesine çok ama çok ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. 
 
Yine biz kadınlar ;  Cumhuriyetimizin kazanımlarına sahip çıkacağımızı, hayatın her alanında fırsat eşitliği ve eşit temsiliyet sağlanıncaya kadar bu taleplerimizin 5 Aralık'ta olduğu gibi özel günlerde siyasiler ve bilimum kanaat önderleri tarafindan yayımlanan şatafatlı, mangalda kül bırakmayan  ve hiç bir kıymeti harbiyesi olmayan,  işe yaramayan mesajların yerini,  eylem-söylem birliği ve ciddi bir zihniyet değişimi yaratacak uygulamaların almasına kadar çaba sarf edecek ve mücadeleye devam edeceğiz diyoruz.
 
Yine biz kadınlar ; Kadını çocuk, engelli, yaşlı bakımı ve ev işlerinin tamamından sorumlu gören bir devlet anlayışı ve toplum bakış açısının, içinde bulunduğumuz yüzyılda artık son kullanma tarihinin geçtiğini haykırıyor, siyaset ve karar mekanizmalarında aktif temsiliyet istiyor, sadece "Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı" ya da en fazla iki bakanlık değil, Hazine ve Maliye, Milli Savunma vs bakanlıklar da kadınlara verilmeli diyoruz...
 
Yine biz kadınlar;  Seçim sathı mahalinde görevler verilen, emeği kullanılan kadınlar da yoruldu artık diyor, kadınlar  istediği ve başaracağına inandığı her alanda hak ettiği oranlarda yer alabilmelidir diyoruz..
 
Yine biz kadınlar ;  Kadının önündeki taşların toplanmasının yani engellerin kaldırılmasının en çokta sosyal devlet ilkesinin, cinsiyetler için eşit hakların gereği ve vatanımızın-milletimizin aydınlık geleceği için ulvi ama zorlu olan bu yolculuk ve mücadelede kadınların yanında yer almak, TC Devleti'nin, yöneticilerinin, iktidarların ve her alandaki kanaat önderlerinin, yasal ve anayasal görevidir diyoruz...
Lütuf istemiyoruz. Sadece tüm paydaşları görevlerini yerine getirmeye davet ediyoruz...
 

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Ekonomik Kurtuluş Savaşı mı ? Yoksa Geçim Savaşı mı ? Bakan Pakdemirli Konuşuyor Çiftçi Geriliyor ! Türkiye Dünya Ekonomi Liginden Düştü Fahiş Fiyatların Nedeni Kötü Yönetimdir Cumhurbaşkanı Adayı Kim Olmalı ? İktidardan çiftçimize yine öldürücü bir darbe ..! Turizmi Teşvik Kanunu Tek Adam Rejimine Uyarlandı! Vatandaşa yine mi IBAN numarası! Türkiye Ekonomide Tıkandı! İktidar sahaya inip vatandaşa derdini soramıyor Türkiye’nin Beka Sorunu Var! Denmişti Değil mi? Biz Kadınlar Üzgünüz Sn. Cumhurbaşkanı'mıza Kırgınız! Nerede Ak Parti'nin O Eski Reform Paketleri ! 8 Mart'ın Ardından ! Bu Plan İktidarı da Bağlayacak mı? İktidar İçin 50+1 Ayak Bağı Oldu ! Ay sonunu getirmek mi? Aya gitmek mi? "Gara Operasyonu"nun Ardından ! Yine mi Kadınlar ! Boğaziçi Üniversitesi ve Yeni Anayasa Taahhüdü! Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar - 6 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar -5 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 4 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 3 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 2 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 1 Dış Politika ve Diplomasi Sanatı Mesele Katar sevdası ve/ya nefreti mi ? Yoksa şeffaflık ve güven mi ? Tek kanatla kuş uçmaz ! Şeffaflık ve güven aynı zamanda itibardır İktidar faiz lobisi ile barıştı ! İktidar rota mı değiştiriyor? Ekonomide asıl sorun neydi? TC Merkez Bankası Başkanları ne yapsa iktidara yaranamıyor! Ne Biden’cıyım ne de Trump’cı! Benim tarafım güçlü Türkiye Faiz ve döviz baskıya baş eğmez... Döviz son iki yılda yüzde 75’in üzerinde arttı En Çok Kazandıran Yatırım Araçları... Bankalar Kredi Musluklarını Kısabilir... Ekonominin Yol Haritası TC MERKEZ BANKASI FAİZ SINAVI Gençlik S.O.S Veriyor... Ekonomide tek haneli daralma... Kayseri Süper Ligde Buna da şükür sevindik... Nedir Bu İstanbul Sözleşmesi ? Ne Olacak Bu Dövizin Hali ? Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 5 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 4 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 3 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 2 Kim Bu Z Kuşağı?
Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır