menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 2

Şenel GÜNGÖR
Şenel GÜNGÖR
14 Ocak 2021, Perşembe

Kıymetli okurlarım, 12 Ocak 2021 tarihinde ilk bölümü bu köşede yayımlanmış olan yazı dizimin başlığında da özetlediğim üzere, bu yazı dizisi ile ağırlıklı olarak "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi"(CBS)ne geçiş(Temmuz 2018) sonrası olmakla beraber, zaman zaman 2015'lerden  günümüze kadarki süreçte, iktidarın akılda kalan siyasi söylemleri, eylemleri, iddiaları ve milletimize taahhütlerinin günümüze yansımaları ve ekonomik sonuçlarını, tam kronolojik olmasa da ilk bölümde de ifade ettiğim üzere, kısa bir arşiv taraması da yaparak, biraz ironi, mizah ve özeleştiri de katarak, tekrar şöyle bir gözden geçirelim istedim...

Hatırlayacağınız üzere, Sn.Cumhurbaşkanı'nın yıllardır her platformda ifade ettiği, ama son birkaç aydır hiç gündeme getirmediği, sadece ülkemizde değil, dünya iktisat teori ve uygulamalarında da hiç yeri olmayan, "faiz sebep-enflasyon sonuç" şeklinde özetlenen, meşhur, çok enteresan, hatta çoğu ekonomist tarafından absürt bulunan bir tezi vardı...

Söz konusu bu tez çerçevesinde Sn.CB,  2015'lerden beri Merkez Bankası'na yönelik eleştirilerini sürekli sertleştirmekte, istediği faiz indirimini yapmadığından dolayı Merkez Bankası'nı kamuoyuna sürekli şikayet etmekte idi. Merkez Bankası'nın ekonominin gereklerini değil de siyasetin istediği kararları almasına yönelik yasal değişiklik yapılana kadar durum böyle devam etti...

Sonrasında yasal değişiklik ile Merkez Bankası başkanları iktidarın dümen suyuna dahil edildi. Hatta iktidar tarafından daha hızlı günah keçisi ilan edilip, derhal görevden alınmaya başlandı... (önceki iki başkan olan Murat Çetinkaya, Murat Uysal dönemi)

Örneklemek gerekirse ;

Sn.CB, Şubat 2015'deki  "Valiler Buluşması" dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda verdiği öğle yemeğinde bir konuşma yapmıştı. Söz konusu konuşmada, Merkez Bankası'nın o dönemki başkanı olan ve Sn.CB / iktidar tarafından birkaç puan olarak beklenen faiz indiriminin, o günkü koşullarda ekonomi için sıkıntı yaratacağını savunarak, beklenin aksine sadece yüzde 0.25 (çeyrek puan)indiren, Doç.Dr.Sn.Erdem Başçı'ya (2011-2016 döneminde başkanlık yapmıştır)yönelik eleştirilerinin dozu, tahmin edilenin çok üzerine çıkarılmıştı...

Şöyleki, söz konusu konuşmada Sn.CB, o günlerde muhalefetin iktidara yönelik olarak "Süleyman Şah" türbesinin naklinde “vatan toprağı satıldı” eleştirilerine de yanıt verirken, şunları söylemişti :

"Bizi vatanı satmakla itham edenlerin bu ülkeye ve millete verdikleri zararı anlatmaya kalksam sokağa çıkacak yüzleri kalmaz. Bunları iyi tanırım. Gerçi bu onlar için alışılageldik bir şey" dedikten sonra, Sn.CB yine şöyle devam etmişti : “Vatanı satmak kendi dirayetsizliğiniz, iş bilmezliğiniz yüzünden ülkeyi kriz üzerine krize sokmakla olur.

Vatan satmak bu topraklarda bin yıllık ortak geçmişi olan insanların birliğini, beraberliğini, kardeşliğini sağlayamayarak, ülkenin maddi manevi kayıplara uğramasına göz yummakla olur. Vatanı satmak, yüksek faizle, yüksek enflasyonla, kötü yönetimle ülkenin ve milletin kaynaklarını heba etmekle olur.

Enflasyonu ve faizi düşürerek, lobilere aktarılan kaynağı ülkeye ve millete hizmet için yatırıma dönüştürmek vatana hizmet etmektir" demiş ve  Sn.CB şunları da ilave etmişti :

"Biz de, hükümetimiz de bugüne kadar vatana hizmet etmenin çabası içinde olduk. Bize karşı bağımsızlık mücadelesi veriyorsun da başka bir yerlere karşı bağımlılığın mı var ? Bize tavır takınma, yıl boyunca (2014) 2.5 puan faiz indirimi yapıyorsun. Oysaki geçen yıl (2013) 5.5 puan faiz artışı yapılmıştı. Artan faiz hâlâ yerinde duruyor " şeklinde oldukça sert, hatta hamasi bir tavırla dönemin Merkez Bankası Başkanı Doç.Dr.Sn.Erdem Başcı'ya çok ağır yüklendiği söylemler arşivlerde yerini koruyor...

Gerçekten arşivlere şöyle bir göz atılırsa, yasal olarak bağımsız olması gereken, kararlarını siyasetçilerin popilist yaklaşımı , oy kaygıları ve/ya dayatmalarına /talimatlarına göre değil de ekoniminin, piyasanın gereklerine göre ve liyakat sahibi bir ekip tarafından alması gereken Merkez Bankası'na,  her daim yüklenmek son yıllarda iktidar mensuplarının adeta sıradan gündem maddesi haline gelmiş resmen...

Sonuç ; Bugün ekonomide yaşadığımız sıkıntılar, krizler, işsizlik, yoksulluk, pandemi ile başlamadı. İktidarın, piyasalarla ve bağımsız olması gereken başta Merkez Bankası olmak üzere devlet kurumları ile zıtlaşması, söz konusu devlet kurumlarını devre dışı bırakması 2015'ler, hatta daha öncesinden başlamış durumda.

Ben değil, arşivler böyle diyor...

Üzücü olan ise malesef ki, iktidar mensuplarının bugün ülkemizin düştüğü bu kriz ve darboğaz konusunda hiç özeleştiri yapmaması.

Hadi oda çok ütopik olur diyelim ve bir tarafa bırakalım...

Ama iktidarın, ekonominin  gerçek halini TÜİK'in hesaplama yöntemlerini değiştirerek kamuoyundan gizmeleyi marifet sayması daha da kötü...

Fakat, iktidarın giderek gerçeklikten/halkın sorunlarından daha fazla kopmasına rağmen, kendince gündem değiştirerek, ekonomik sorunları ve nasıl çözüleceğini muhalefetin, iktisatçıların kamuoyuna anlatmasını ciddi oranda kontrol ettiği konvansiyonel/geleneksel medya aracılığı ile bu çağda, bu kadar engelleyebilmesi ilgi duyanlar için tez konularıdır bence...

Hele muhalefetin sıkça, iktidarın yarattıği içi boş, suni gündem tuzağına düşmesi...Bu da yine tez konusu olmalı...

Neyse, biz bunları akademik dünyaya /araştırma şirketlerine bırakalım...

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Ekonomik Kurtuluş Savaşı mı ? Yoksa Geçim Savaşı mı ? Bakan Pakdemirli Konuşuyor Çiftçi Geriliyor ! Türkiye Dünya Ekonomi Liginden Düştü Fahiş Fiyatların Nedeni Kötü Yönetimdir Cumhurbaşkanı Adayı Kim Olmalı ? İktidardan çiftçimize yine öldürücü bir darbe ..! Turizmi Teşvik Kanunu Tek Adam Rejimine Uyarlandı! Vatandaşa yine mi IBAN numarası! Türkiye Ekonomide Tıkandı! İktidar sahaya inip vatandaşa derdini soramıyor Türkiye’nin Beka Sorunu Var! Denmişti Değil mi? Biz Kadınlar Üzgünüz Sn. Cumhurbaşkanı'mıza Kırgınız! Nerede Ak Parti'nin O Eski Reform Paketleri ! 8 Mart'ın Ardından ! Bu Plan İktidarı da Bağlayacak mı? İktidar İçin 50+1 Ayak Bağı Oldu ! Ay sonunu getirmek mi? Aya gitmek mi? "Gara Operasyonu"nun Ardından ! Yine mi Kadınlar ! Boğaziçi Üniversitesi ve Yeni Anayasa Taahhüdü! Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar - 6 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar -5 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 4 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 3 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 2 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 1 Dış Politika ve Diplomasi Sanatı Mesele Katar sevdası ve/ya nefreti mi ? Yoksa şeffaflık ve güven mi ? Tek kanatla kuş uçmaz ! Şeffaflık ve güven aynı zamanda itibardır İktidar faiz lobisi ile barıştı ! İktidar rota mı değiştiriyor? Ekonomide asıl sorun neydi? TC Merkez Bankası Başkanları ne yapsa iktidara yaranamıyor! Ne Biden’cıyım ne de Trump’cı! Benim tarafım güçlü Türkiye Faiz ve döviz baskıya baş eğmez... Döviz son iki yılda yüzde 75’in üzerinde arttı En Çok Kazandıran Yatırım Araçları... Bankalar Kredi Musluklarını Kısabilir... Ekonominin Yol Haritası TC MERKEZ BANKASI FAİZ SINAVI Gençlik S.O.S Veriyor... Ekonomide tek haneli daralma... Kayseri Süper Ligde Buna da şükür sevindik... Nedir Bu İstanbul Sözleşmesi ? Ne Olacak Bu Dövizin Hali ? Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 5 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 4 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 3 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 2 Kim Bu Z Kuşağı?
Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır