menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

Şeffaflık ve güven aynı zamanda itibardır

Şenel GÜNGÖR
Şenel GÜNGÖR
01 Aralık 2020, Salı

Şahıs, kurum, kuruluş, devlet vb  kısaca gerçek veya tüzel kişi, kamu veya özel sektör, STK, meslek örgütü, şirket, sendika, siyasi parti vs.hiç fark etmez, eğer şeffafsanız, size güveniliyorsa, aynı zamanda itibarlısınız demektir.

Neden böyle bir başlık attım ve böyle bir giriş yaptım derseniz;  geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanlığı’nın pandemi sürecinin başlamasından neredeyse dokuz ay sonra ansızın günlük vaka sayısını 30 binler civarında açıklaması resmen kafaları daha da karıştırdı.

Aylardır, başta Türk Tabipleri Birliği ve olayın bizzat içinde olan hekimler, sağlık emekçileri, eczacılar, yerel yöneticiler, gazeteciler, TV programcıları ve daha nice insanlar, kurumlar salgınla ilgili hükümet tarafından günlük paylaşılan bilgilerin kesinlikle şeffaf olmadığı, gerçekleri yansıtmadığı şeklindeki açıklamalarına rağmen, kulağının üstüne yatan Sağlık Bakanlığı, farklı formülasyon ve vaka-hasta vb kelime oyunları ile gerçek sayıları vermemeye devam etti.

Peki sonra ne oldu ? Olanı biliyorsunuz...

Sn.Sağlık Bakanı, nihayet olası rakamlara daha yakın verileri toplumla paylaşmak zorunda kaldı...Böylece gerçeklerin er ya da geç mutlaka ortaya çıkma özelliği bir kez daha teyit edilmiş oldu...

Lakin, bu son rakamlar da yine halkta güven uyandırmadı. Malesef hükümetin yine şeffaf olmadığı, günlük vaka sayısının neredeyse 50 binlere ulaştığı, kaybettiğimiz insanlarımızın sayısının da verilen rakamların birkaç katı olabileceği konusunda  soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Hatta bu yeni vaka sayılarını, yurt dışından aşı talep edebilmek için, yani zorunluluktan açıkladıkları söylentileri de yayıldı...

Oysaki, pandeminin ilk haftalarında özellikle Sağlık Bakanı Sn.Fahrettin Koca’nın gayretleri, sabrı, toplumun çok farklı kesimlerinin ciddi takdirini toplamış, aynı zamanda işinin ehli bir hekim olduğu konusunda  güven havası da  eser olmuştu...

Ancak, bu durum ne yazık ki, uzun sürmedi...

Sn.Bakan da CB Hükümet Sistemi’nin yörüngesine dahil oldu. Liyakat devre dışı edilerek, merkezi otoriteye yetki delegasyonu gerçekleşti...Ve pandemi sürecinin yönetimi ve kontrölü resmen değişti...Sonuç olarak, halkta  pandeminin başında oluşan güven duygusu, yerini rakamlarla oynandığı, şeffaflığa veda edilerek, gerçeklerin gizlendiği şeklindeki güvensizliğe bıraktı...

Ez cümle, daha birkaç hafta öncesi dünyayı kasıp kavuran salgın hastalığını, dünyada en iyi yöneten ülke konumundan, salgını en kötü yöneten, daha doğrusu yönetemeyen ülkeler listesinde, Avrupa da şampiyon, dünyada da neredeyse bronz madalya adayı bir ülke olduk. Yani bir uyandık ki, pandemide de ekonomi de olduğu gibi adeta duvara toslamışız...

Aslında vaka açıklayan en son ülkelerden biri idik(tabii ona da güveniyorsak). Yani daha fazla tedbir almaya vaktimiz vardı...

Bunun dışında yaz tatilini, kurban bayramını salgın yokmuş havasında geçirmeseydik, daha kontröllü açılıp, saçılsaydık, baştan beri Covid-19 rakamlarını şeffaf bir şekilde verseydik, başta Ayasofya’nın açılışı, siyasi mitingler, binlerce insanın katıldığı düğünler vb  etkinlikler yapılmasaydı, oluşturulan Bilim Kurulu'nun ve birçok uzmanın tavsiye kararlarına zamanında kulak verilseydi, Türk Tabipleri Birliği başta olmak üzere(iktidar ortağı MHP kapatılsın diye buyurmuştu) meslek örgütleri ve diğer STK'larla, yerel yönetimlerle, insan hayatı için bu kadar önem taşıyan ve ucunda ölüm olan salgın hastalık sürecinde  zıtlaşmadan, kapışmadan, rol çalmadan ötekileştirmeden, vatan haini ilan etmeden zamanında koordinasyon kurarak, işbirliği yapılarak organize olunsaydı, yine bu sonuçlar olur muydu ? Bu kadar can kaybımız olur, bu kadar acı çekilir miydi ? Siz ne dersiniz ?

Düşünmeye değmez mi ?

Ne yazık ki, şeffaflık denen şey bir kere kaybolmaya dursun, sadece salgın hastalık rakamlarında değil, enflasyon, işsizlik, yoksulluk oranları başta olmak üzere, iktidarın açıkladığı tüm veriler, halkın gözünde güvenilir olmaktan çıkar ve itibar rasyomuz, katsayımız resmen üçüncü dünya ülkeleri kulvarının gerisine düşebilir.

Malesef ülke olarak hiç hak etmediğimiz bu üzücü, incitici, acı sonuçları son zamanlarda yaşadık-yaşıyoruz...

Ki, devlette şeffaflığın olmayışının içerde ve dışarda Türkiye'ye neler kaybettirdiğini, faiz oranlarında, ülke risk priminde en çok maliyet ödeyen dünyadaki ilk üç ülke içinde olduğumuz gerçeği ile acı yüzleşme sonrası ve ABD seçim sonuçlarının da etkisi ile geçtiğimiz günlerde bizzat Sn.CB  tarafından başlatılan yeniden  “hukuk, ekonomi reformu” tartışmaları, malesef halkımızda eskisi gibi ciddi bir güven ve heyecan yaratmadı...

Çünkü halkımızın büyük çoğunluğu, iktidarın yeni söylemi olan ; bundan sonra yönümüzün Avrupa Birliği olacağı, hukuk, özgürlük, adalet, demokrasi alanında reform yapılacağı tartışmalarına inanmıyor/güvenmiyor.

Halkımız, iktidarın bu söylemlerini, dibe vuran ekonomik zaruret nedeniyle gündeme taşıdığını düşünüyor.

Haksız da değil böyle düşünen toplum çoğunluğu.

Neden mi? İşte size en somut son örnek :

Türkiye Varlık Fonu (TVF) ile Katar Yatırım Otoritesi arasında geçtiğimiz günlerde  yapılan anlaşma ile "Borsa İstanbul"un yüzde 10’u Katar'a satıldı..

Peki bu satış devlet sırrı mı ? İhale neden açılmadı?  Bu yüzde 10’luk hisse ne kadara satıldı ? Bu bilgiler neden şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmıyor ?

Diğer bir önemli konu, borç batağında olduğu ve adeta yokluk fonuna, kara deliğe dönüştüğü, ekonomistler ve muhalefet liderleri tarafından sürekli dile getirilen TVF, neden TBMM adına denetim yapan "Sayıştay" denetiminden muaf tutuldu ? Yine, TVF neden "Kamu İhale Kanunu" (198 kez değişiklik yapılan meşhur kanun) kapsamı dışında bırakıldı ? Ve daha neler...

Neden toplumu bu kadar rahatsız eden işler, özellikle son yıllarda iktidar tarafından şeffaflık içinde yürütülmüyor ve her şeyin üzerine bir gizlilik örtüsü serilip, devlet sırrı mahiyetine sokuluyor ki ?

Hakikaten anlamak mümkün değil...

Bunlar nihayetinde ticari işler ve 84 milyon insanımızın bilgi edinme hakkı olan, mutlaka şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri çerçevesinde yönetilmesi gereken işler, kurumlar...Yani devlet sırrı mahiyetinde olan stratejik işler ve kurumlar değil bunlar...

Yıllardır banka yöneticiliği yapmış biri olarak, şeffaflık ve hesap verebilirlik kurallarına riayet etmenin, o koltukta otururken ve de koltuktan kalktıktan sonra, sorumlu olduğunuz kişiler ve toplum nezdinde ne kadar  kıymetli bir itibar olduğunu ve insana müthiş bir hafiflik, öz güven ve gurur verdiğini iyi bilirim.

Ve herkese de tavsiye ederim.

Derler ya "güven kaybedeceğine para kaybet".

Ne yazık ki, ülke olarak biz epeyce bir süredir ikisini birlikte kaybediyoruz.

Hatta şeffaflık ve hesap verebilirlikten uzaklaştıkça ülke içinde ve dışında, paranın  güvenin yanında  itibar da  kaybediyoruz...

Ve bütün bu hatalı yönetim tarzının maliyeti, üzülerek ifade etmeliyim ki,  84 milyon insanımıza ve malesef gelecek nesillerimize yükleniyor...Vahim olan da budur...

Sağlık için,

#HayatEveSığar

#maske#mesafe#temizlik

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Ekonomik Kurtuluş Savaşı mı ? Yoksa Geçim Savaşı mı ? Bakan Pakdemirli Konuşuyor Çiftçi Geriliyor ! Türkiye Dünya Ekonomi Liginden Düştü Fahiş Fiyatların Nedeni Kötü Yönetimdir Cumhurbaşkanı Adayı Kim Olmalı ? İktidardan çiftçimize yine öldürücü bir darbe ..! Turizmi Teşvik Kanunu Tek Adam Rejimine Uyarlandı! Vatandaşa yine mi IBAN numarası! Türkiye Ekonomide Tıkandı! İktidar sahaya inip vatandaşa derdini soramıyor Türkiye’nin Beka Sorunu Var! Denmişti Değil mi? Biz Kadınlar Üzgünüz Sn. Cumhurbaşkanı'mıza Kırgınız! Nerede Ak Parti'nin O Eski Reform Paketleri ! 8 Mart'ın Ardından ! Bu Plan İktidarı da Bağlayacak mı? İktidar İçin 50+1 Ayak Bağı Oldu ! Ay sonunu getirmek mi? Aya gitmek mi? "Gara Operasyonu"nun Ardından ! Yine mi Kadınlar ! Boğaziçi Üniversitesi ve Yeni Anayasa Taahhüdü! Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar - 6 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar -5 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 4 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 3 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 2 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 1 Dış Politika ve Diplomasi Sanatı Mesele Katar sevdası ve/ya nefreti mi ? Yoksa şeffaflık ve güven mi ? Tek kanatla kuş uçmaz ! Şeffaflık ve güven aynı zamanda itibardır İktidar faiz lobisi ile barıştı ! İktidar rota mı değiştiriyor? Ekonomide asıl sorun neydi? TC Merkez Bankası Başkanları ne yapsa iktidara yaranamıyor! Ne Biden’cıyım ne de Trump’cı! Benim tarafım güçlü Türkiye Faiz ve döviz baskıya baş eğmez... Döviz son iki yılda yüzde 75’in üzerinde arttı En Çok Kazandıran Yatırım Araçları... Bankalar Kredi Musluklarını Kısabilir... Ekonominin Yol Haritası TC MERKEZ BANKASI FAİZ SINAVI Gençlik S.O.S Veriyor... Ekonomide tek haneli daralma... Kayseri Süper Ligde Buna da şükür sevindik... Nedir Bu İstanbul Sözleşmesi ? Ne Olacak Bu Dövizin Hali ? Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 5 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 4 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 3 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 2 Kim Bu Z Kuşağı?
Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır