menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

REFERANDUMA DOĞRU/ Yazı Dizisi 2

Şenel GÜNGÖR
Şenel GÜNGÖR
26 Şubat 2017, Pazar

Dikkat ! Millet Yönetime El Koyacak 

Geçtiğimiz bu kritik süreçte, olaylara  ideolojik gözlüklerle bakmamalı. Türkiye'yi sadece Nişantaşı/Bodrum'dan ibaret saymamalı. Hatta Norveç-Danimarka vs gibi  bizim bazı vilayetlerimiz kadar bile olmayan, hiç bir tarihi, kültürel,siyasi geçmiş benzerliğimiz de bulunmayan ülkelerle kıyaslama hatalarına da düşmemeli. Melez yapılı, ne idüğü belirsiz, mevcut hükümet sistemi de kutsamamalı.

Fazla geriye gitmeden, detaya da girmeden kısaca hatırlayalım;  Sezer, kendisini cumhurbaşkanı yapan Ecevit'e daha bir yıl geçmeden, anayasal yetkilerini hatırlatmak için "anayasa kitapçığını" fırlatınca,Özal'ın vefatı sonrası siyasi istikrarsızlığın tetiklemesiyle 1994'de yaşadığımız ve 3 aylık bonoların % 50 net faiz kazandırdığı, enflasyonun-döviz kurlarının fırladığı, yıkıcı ekonomik krizin çok beterini, 2001'de tekrar yaşadık. Gecelik faiz; vatandaş için %800, bankalar arası ise %7500 olmuş idi. Türkiye'den 10milyar dolara yakın sermaye hızla çıkmış, enflasyon %90'a dayanmıştı. GSYH %30 düşmüş idi.(200 milyar $-140 milyar $) Binlerce işyeri iflas ederken, 1 milyondan fazla kişi işsiz kalmıştı.20'nin üzerinde banka iflas etmiş, katrilyonlarca tl lik yük vatandaşın sırtına binmiş, devlet bankalanın içi boşalmıştı.

Türkiye'nin şirazesi kaymış, IMF memurları her şeye karar veren olmuş,Türkiye hazinesini yönetir konuma gelmişlerdi. Ecevit, çareyi yardım toplamak için bazı güvendiği  ülkelere mektup yazmakta bulmuştu. Malesef ki; söz konusu ülkeleden gelen cevaplar çok onur kırıcı olmuştu Türk Milleti için.
Para piyasaları, sermaye piyasaları IMF'den gelecek 3-5 yüz milyon dolara göre pozisyon belirler olmuştu. O günleri çok iyi hatırlıyorum. Çünkü, krizin merkezi olan bankacılık sektöründe şube müdürü idim. Gözümüz/kulağımız IMF'den gelecek haberlerde, elimiz kolumuz bağlı ve kaç banka-kaç şirket daha iflas bayrağı çekecek, daha kimlerin iş akdi fesh olacak, korkusu içinde umutsuzca beklemekte idik.Allah o kötü günleri milletimize bir daha yaşatmasın.

Sebep ne idi ; Yürütme yetkilerinin "iki baş" arasında paylaştırılması/siyasi istikrarsızlık.

7 Haziran 2015 genel seçimleri sonrası oluşan meclis tablosu, aynı akıbete uğrama riskimizi neyseki 1 Kasım 2015'de tekrarlanan genel seçimle, şimdilik ortadan kaldırmış olmasına rağmen, ucube/melez sistemde er geç bu tür krizlere yeniden maruz kalma riskimizin ne kadar mümkün olduğunu,14 yıllık uzunca bir  istikrar dönemi sonrası, bize bir kere daha net bir şekilde gösterdi.

Dolayısı ile bölgemiz bu kadar savaş ve krizlerle boğuşurken,15 Temmuz gibi dünyada eşi  benzeri görülmemiş ve milletimize,devletimize beka sorunu yaşatan hain kalkışma yaşamış bir ülke olarak; "bürokratik oligarşi"ve istikrarsızlık ile kaybedecek ne zamanımız, ne de sabrımız var.

Anayasa değişikliği de aslında bir "reform" olarak değerlendirilmeli bence.
Bu reformun 3 sac ayağı olup,ilki 2007’de nitelikli çoğunluk denen 367 garabeti sonrası yapılan referandum ile hukuki zeminin oluşması idi.
İkincisi de 2014’te halkın cumhurbaşkanını ilk defa kendi oyu ile direkt olarak seçmesiyle hayata geçti. 
16 Nisan'da da sistem değişikliğinin adı tam olarak konmuş,sac ayağı tamamlanmış olacak.

Diğer bir ifade ile "Cumhurbaşkanımı artık ben seçeceğim"diyerek elde ettiği avantajlı posizyonu daha da güçlendirmek isteyecek olan Milletimiz, sistem değişikliğine de 16 Nisan'da onay verdiğinde, "devletin yönetimine adeta el koymuş olacak". Dolayısı ile bu sistemin sigortası da "Millet"olacak.

Referandumdan"evet"çıkması Ülkemiz gelişiminde çok büyük bir engel olan, bürokrasiyi hızlandırmak için iyi bir "başlangıç"olacak olup, dış mihraklarla  iş birliği yapan, güvenliğimizi, ekonomimizi riske eden  siyaset dışı vesayet odaklarının da sonunu getirecektir.

Dünyada siyasi eksenler kayıyor, 17-19 Şubat 2017'de Münih'de yapılan  "Güvenlik Konferansı 2017" raporunda yer alan bilgilere göre; dünya çapında birçok ülkede, güçlü liderliklerin, parlamenter demokrasilere tercih edilmeye başladığı bir eğilim yükseliyor.

Dolayısı ile 16 Nisan, milletimize ilk kez "nasıl bir siyasi sistem ile yönetmek istersin kendini" sorusunun sorulduğu, güçlü liderliği zorunlu kılan, güçlü yönetimin onaylanacağı tarihi bir gündür...

 

En Çok Okunan Yazıları

Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır