menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

Nerede Ak Parti'nin O Eski Reform Paketleri !

Şenel GÜNGÖR
Şenel GÜNGÖR
18 Mart 2021, Perşembe

Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Bşk Sn.Erdoğan, içinde bulunduğumuz ayda yani,  2-12 Mart tarihlerinde 10 gün ara ile  "İnsan Hakları Eylem Planı" ve "Ekonomi Reform Paketi" adı altında iki plan/paket açıkladı.

2 Mart tarihli ve insan hakları ile ilgili açıklanan plan hakkındaki görüşlerimi bu köşemde "Bu Plan İktidarı da Bağlayacak mı ?" başlıklı, 9 Mart tarihli yazımda paylaşmış idim.

Ve özetle, söz konusu "Plan" içeriğinin genel olarak "Birleşmiş Milletler(BM)’nin İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere, uluslararası önemli metinlerde ve kendi iç hukukumuzda Anayasa ve de ilgili yasalarda zaten mevcut olan maddelerin tekrarı olduğunu ve asıl sorunun uygulamada yaşandığını belirttikten sonra, verilmek istenen mesajın iç kamuoyumuza değil de iktidar tarafından yönümüzü tekrar döndüğümüz ifade edilen Batı, yani  AB ülkeleri ve ABD'de yeni J.Biden yönetimi ile ilişkileri düzeltmek/sempati yaratmak için bir hamle olduğunu"ifade etmiştim.

Hatta söz konusu yazımda "demek ki, uluslararası/dış baskı ve zorunluluk olmasa, iktidar nezdinde hukukun üstünlüğü/insan hakları vb kavramlar mealini, yani uygulama alanını iyice yitirecek mi?" diye de eklemiştim.

Yine, 9 Mart tarihli söz konusu yazımda, "zaten mesele gerçekten insan hakları ve hukukun üstünlüğü olsaydı, söz konusu Plan'da yargı bağımsızlığını sağlamaya yönelik olarak ilk i, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK)üyelerinin büyük çoğunluğunun atamasında liyakat ve kıdem gibi tartışma yaratmayacak objektif ölçütler dikkate alınarak, iktidar/siyaset ağırlığı parlamento lehine azaltılırdı " demiştim.

12 Mart'da açıklanan "Ekonomi Reform Paketi"de aynı şekilde ağırlıklı uluslararası arenaya, biraz da neredeyse 5 yıldır istihdam yaratacak ciddi bir yatırım yapmayan iç yatırımcılara "bize güvenin, yaptığımız hataları düzeltmeye çalışıyoruz, paraya/iç-dış yatırımcıya çok ihtiyacımız var" mesajıdır.

Lakin, sermaye /para çok ürkektir ve sakin liman ister. Hele de yatırım yapacağı ülkeye karşı "güven"ini yitirdiği zaman yeniden o ülkeye güven kazanıp, yatırım yapması için çok naz yapar, maliyetli de olur.

Mevcut durumda ülke olarak biz bunu yaşıyoruz.

Onun için malesef ki Türkiye, son yılllarda iç ve dış yatırımcıya dünyanın en yüksek faiz oranını veren, finansman maliyeti ve uluslararası arenada kredi risk primi en yüksek olan ülkelerden biri oldu.

Açıklanan "Ekonomi Reform Paketi" Hazine Eski Bakanı Sn.Albayrak'ın, ani şekilde ve  Cumhuriyet tarihimizde bir ilk olmak üzere görevden af edilmesi/ayrılması ve hatta atanan yeni bakana devir teslim dahi yapmadan ortadan yok olması sonrası, Sn.Cumhurbaşkanı tarafından 12 Kasım 2020'de verilen ekonomide reform taahhüdü çerçevesinde olmakla birlikte,"reform" demek için bin şahit lazım, desek yeridir.

Çünkü, söz konusu pakette "reform" kavramını karşılayacak bir yeniden yapılandırma gözükmüyor.

Hatta açıklanan söz konusu ekonomi paketi, kendi içinde çelişkileri olan bir paket.

Mesela ; Pakette fiyat istikrarını bir kenara koydukları ifade ediliyor. Enteresan ! Oysaki ekonomik paketlerdeki önemli amaçlardan biri de fiyat istikrarı/yüksek enflasyonu düşürmeyi sağlamaktır.

Ve bu görev de normalde Merkez Bankası'nındır.

Çünkü, fiyat istikrarı sağlanmadan faiz ve döviz kuru istikrarı da sağlanamaz.

Yine paketteki ilginç diğer bir çelişki, fiyat istikrarını bir kenera koyuyorlar, ama diğer taraftan "Fiyat İstikrar Komitesi" kurulacağı ve enflasyonun tek haneye indirileceğinden bahsediliyor olması.

Peki bu durumu piyasalar nasıl  karşılar ?

Eğer bu durum piyasalar/yatırımcılar tarafından son yıllarda iktidardan bağımsız karar alamayan ve "laf dinlemiyor" denileyerek Sn.Cumhurbaşkanı tarafından başkanları sık sık değiştirilen Merkez Bankası'nın, görev alanına ve bağımsızlığına iktidar tarafından daha fazla müdahale olarak algılanırsa, pakette beklenen iç ve dış yatırım gerçekleşir mi ?

Hatırlarsınız, daha önceki birçok yazımda da belittiğim üzere, sağlık jargonu ile ifade ettiğimizde, ekonomide yaşanan sorunu tam anlamı teşhis etmeden/hastalığın adını koymadan/MR-tomografi-tahlil vb.tetkikler  yapmadan, ekonomide neden bu duruma düşüldüğü, bu duruma gelinmesinde sorumluluğun kimlere ait olduğu vb ile ilgili bir özeleştiri yapmadan/bu hataların tekrar etmemesi için başta Sayıştay olmak üzere, denetim kurumlarının bağımsız olacağına dair güven vermeden, reform olmasa da bu taahhütlere /vaadlere iç ve dış yatırımcılar güven duyar mı ?

Yine, Merkez Bankası, TÜİK gibi  bir çok önemli kurumun bağımsızlıklarına artık iktidarın müdahale etmeyeceğine dair güvence vermeden, hukukun üstünlüğü, adalet, özgürlük, katılımcı demokrasi gibi artık ekonomik değer atfedilen kavramların içi doldurulmadan bu ve benzeri paketler hangi yaraya deva olur ki ?

Dolayısıyla, yukarıda ifade ettiğim alanlarda sorun olduğu zaten iktidar tarafından da kabul ediliyor ki, pakete ihtiyaç duyuldu.

Lakin, söz konusu pakette yerli veya yabancı sermayenin gönül rahatlığı ile ülkemizde yatırım yapması için ihtiyaç duyulan güven karşılanmadı.

Hal böyle olunca da üretim ve istihdam artmayacağından, yani işsizlik azalmayacağından, söz konusu pakettin Sn.Cumhurbaşkanı tarafından ifade edildiği gibi "yatırım-üretim-ihracat" üçlüsüne dayalı bir  ekonomik yapı oluşturmasının  pek mümkün olamayacağı kanısındayım.

Dolayısıyla, iktidar tarafından açıklanan bu paket de  daha önce Hazine Eski Bakanı Sn.Albayrak  tarafından açıklanan belki 20 küsur paketin/planın akıbetine uğrayıp, ekonomik tarihin tozlu raflarında/dijital hard disklerinde yerini alacaktır diye düşünüyorum.

Yani söylemlerin, piyasalar/yatırımcılar nezdinde güven vermeyeceği, dolayısıyla da kıymeti harbiyesi olmayacağı kanaatindeyim.

Ak Parti'yi daha önce desteklemiş biri olarak, piyasaları heyecanlandıran, halka güven veren o eski reform paketleri artık tarih de kaldı demek ki dedim. İktidarın kendi yönetimsel hataları /depotizm sevdasına kapılması, liyakat, şeffeflık, hesap verebilirlik ilkelerini terk etmesi, denge denetleme mekanizmalarına müdahale etmesi yüzünden yarattığı ekonomik darboğaz, ülkemizin ekonomik büyüklük olarak 10 yıl geriye gitmesine bir kez daha üzüldüm doğrusu.

Gerçi, söz konusu pakette güzel taahhütler de var :

Mesela, özellikle son yıllarda "itibardan tasaarruf olmaz" denilerek bize yakışmayan, aslında az gelişmiş/diktatör ülke mentalitesi olan ve TC Devletinde daha önce görülmediği kadar lüks bina, lüks araç saltanatı ve saray merakı nedeni ile artık halkı ciddi oranda rahatsız eden, aşırı israftan vazgeçileceği ifade edildi. İyi haber bence.

Umarım kısa zamanda nereden başlanacağı da ve nasıl olacağı da açıklanır ve uygulama alanı da bulur!

Kim bilir bu paket vesilesi ile  halktan çok tepki çeken AK Parti üst düzeyi, eski /yeni milletvekillerinin 3-5 yerden yönetim kurulu üyesi olarak maaş almalarına belki son verilir !

Yine, son yıllarda 190 kez değiştirildiği ifade edilen "Kamu İhale Kanunu" ile igili taahhut edilen istisnaların gözden geçirilerek daraltılacağı konusu ve buna bağlı olarak devlet ihalelerinin, halk tarafından meşhur beşli ve avaneleri de denen aynı şirketlere verilmeyeceği konunda güven veren çalışmalar yapılabilir !

Kim bilir, pakette ifade edildiği gibi "bütçe birliği" isteniyorsa, zararı ayyuka çıkan ve Sayıştay denetimi dışında olan "Varlık Fonu" her ne kadar pakette böyle bir taahhüt verilmemişse de kapatılabilir !

Çünkü artık iç-dış yatırımcı ilgili ekonomi kurmaylarından ve Sn.Cumhurbaşkanı'ndan, ekonominin düzeltilmesi ile ilgili söylem, paket/plan değil, ciddi icraatlar bekliyor.

Yine diğer bir güzel haber ; Paket açıklandıktan hemen sonra ana akım basın/medya tarafından manşetlere çekilen /son dakika haberlerine konu olan "850 bin esnafa vergi müjdesi" oldu.

Lakin, müjde verilen esnaf kesimi, zaten tabii oldukları mevzuatsal bağlamda ya vergi ödemiyor, ya da minimize rakamlar ödüyor. Yani bu vergi müjdesinin, manşetlere çekilip, halkta yaratılan algı dışında esnafa pek bir yararı olmayacak gibi !

Hatırlarsınız, geçtiğimiz günlerde Adalet Bakanı Sn.Abdülhamit Gül, "Bir ülkede demokrasi açığı varsa bütçe açığı vardır" demişti.

Sn.Bakana aynen katılıyorum. Ve "döviz açığı da, güven sorunu da, yatırım açığı da  olur" diye ekleme yapıyorum, demiştim, "İnsan Hakları Eylem Planı" ile ilgili yazdığım 9 Mart 2021 tarihli yazımda.

Özetle, artık iç ve dış yatırımcı güveni, tam anlamı ile bağımsız yargı/üstünlerin hukuku yerine, hukukun üstünlüğü/adalet/demokrasi ve özgürlükler gibi iktisadi değer atfedilen kavramların uygulamadaki özgül ağırlığına, yasama-yürütme-yargı erkleri arasındaki denge denetleme mekanizmasının sağlıklı çalışmasına bağlı.

Fakat, iktidar bu gerçeği içselleştirmeye niyetli gözükmediği gibi, halen "mış"gibi yapmaya devam ediyor.

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Ekonomik Kurtuluş Savaşı mı ? Yoksa Geçim Savaşı mı ? Bakan Pakdemirli Konuşuyor Çiftçi Geriliyor ! Türkiye Dünya Ekonomi Liginden Düştü Fahiş Fiyatların Nedeni Kötü Yönetimdir Cumhurbaşkanı Adayı Kim Olmalı ? İktidardan çiftçimize yine öldürücü bir darbe ..! Turizmi Teşvik Kanunu Tek Adam Rejimine Uyarlandı! Vatandaşa yine mi IBAN numarası! Türkiye Ekonomide Tıkandı! İktidar sahaya inip vatandaşa derdini soramıyor Türkiye’nin Beka Sorunu Var! Denmişti Değil mi? Biz Kadınlar Üzgünüz Sn. Cumhurbaşkanı'mıza Kırgınız! Nerede Ak Parti'nin O Eski Reform Paketleri ! 8 Mart'ın Ardından ! Bu Plan İktidarı da Bağlayacak mı? İktidar İçin 50+1 Ayak Bağı Oldu ! Ay sonunu getirmek mi? Aya gitmek mi? "Gara Operasyonu"nun Ardından ! Yine mi Kadınlar ! Boğaziçi Üniversitesi ve Yeni Anayasa Taahhüdü! Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar - 6 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar -5 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 4 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 3 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 2 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 1 Dış Politika ve Diplomasi Sanatı Mesele Katar sevdası ve/ya nefreti mi ? Yoksa şeffaflık ve güven mi ? Tek kanatla kuş uçmaz ! Şeffaflık ve güven aynı zamanda itibardır İktidar faiz lobisi ile barıştı ! İktidar rota mı değiştiriyor? Ekonomide asıl sorun neydi? TC Merkez Bankası Başkanları ne yapsa iktidara yaranamıyor! Ne Biden’cıyım ne de Trump’cı! Benim tarafım güçlü Türkiye Faiz ve döviz baskıya baş eğmez... Döviz son iki yılda yüzde 75’in üzerinde arttı En Çok Kazandıran Yatırım Araçları... Bankalar Kredi Musluklarını Kısabilir... Ekonominin Yol Haritası TC MERKEZ BANKASI FAİZ SINAVI Gençlik S.O.S Veriyor... Ekonomide tek haneli daralma... Kayseri Süper Ligde Buna da şükür sevindik... Nedir Bu İstanbul Sözleşmesi ? Ne Olacak Bu Dövizin Hali ? Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 5 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 4 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 3 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 2 Kim Bu Z Kuşağı?
Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır