menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

İktidar rota mı değiştiriyor?

Şenel GÜNGÖR
Şenel GÜNGÖR
17 Kasım 2020, Salı
Değerli okurlarım, öncelikle belirtmek isterim ki, bu yazı birazda 14 Kasım 2020'de köşemde yayımlanan "Ekonomide asıl sorun neydi "? başlıklı yazımın devamı niteliğinde olacak.


Evet, hafta sonuna denk gelen 7-8 Kasım 2020'den itibaren Merkez Bankası ile Hazine ve Maliye Bakanlığı koltuklarına, daha atama yapılmadan piyasalarda başlayan bahar havası, hafta içinde Sn.CB'nın grup toplantısında ve farklı mecralarda ve akabinde de Sn.Adalet Bakanı'nın piyasalar açısından pozitif algılanan mesajları ile devam ediyor...

Dünyada ABD doları, gelişmiş ve gelişmekte olan ülke paralarına karşı değer kaybederken, Türkiye'de uzunca bir süredir uygulanan yanlış para politikası sonucu  sürekli değer kaybeden TL, tabiri caiz ise uçuşa geçti ! Borsa prim yaptı...Kazananlar kulübünün üyeleri pek değişmedi. Böyle kriz dönelerinde kısa vadeli kazançlar/vurgunlar olabilir. Umarım bu bahar havası en kısa zamanda vatandaşın geneline yayılıp, günlük yaşamına da yansır, sıkıntıları azalır !

Hatırlarsınız istifalar sonrasındaki  grup toplantısında   Sn.CB,  ekonomik büyümeyi, kalkınmayı, refahı ve istikrarı sağlamanın en önemli yollarından birinin "hukuk devleti" ilkesi olduğunu ifade ederek ;
"Önümüzdeki aylarda hukuk devleti ilkesini güçlendirme, öngörülebilir, kolay erişilebilen, hızlı ve etkin işleyen yargı sistemi konusunda yeni adımlar atacağız.” demişti.

Yine, geçtiğimiz hafta Sn.Cumhurbaşkanı, Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Yönetim Kurulu üyelerini kabul ederek, basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi. Böylece, iç ve dış kamuoyuna yapılan açıklamalar birebir ilgili dış sermaye temsilcilerine de ifade edilmiş ve de yeni bakan ve MB başkanımız da uluslararası arenaya lanse edilmiş oldu...Hatta bütün bu gelişmelerden sonra ülkemize 1milyar dolar kadar sermaye piyasalarına döviz girişi olduğu ifade edildi...

Bütün bunlardan anladığım kadariyle demek ki; yargı bağımsızlığını,  hukukun üstünlüğünü, özgürlükleri, insan haklarını siyaset üstü kabul edip savunan ve benim gibi bunları aynı zamanda ekonomik değer kabul eden zihniyete, bunca ekonomik kayıp ve sıkıntıdan sonra, yumurta iyice kapıya dayandıktan sonra da olsa Sn.CB da hak verdi !

Aynı zamanda Sn.Cumhurbaşkanı, taahhüt niteliğindeki söz konusu  bu ifadeleri ile ; daha birkaç hafta/ay öncesi uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarına tepki göstererek "Şu anda Türkiye ekonomide pik yapıyor, dibe değil tavana" dedikten sonra,  "Onlar da kalkmışlar bizim şimdi puanımızı tekrar düşürme yoluna gidiyorlar. Ne yaparsanız yapın. Bu puanlamalarınızın kıymeti harbiyesi yok" ifadelerinin aksine; bundan önceki yazımda da ifade ettiğim üzere, bir bakıma ekonomideki  yönetim zaafiyetini, kötü gidişatı, sınıra gelmişliği, hukuk devleti, özgürlükler ve demokrasi temelinde yaşanan ciddi sorunları da adeta kabullenmiş oldu sanki !

Ki, Sn.CB'nın özellikle dış yatırımcılara taahhüt niteliğindeki bu pozitif ifadelerinden sonra, söz konusu kredi derecelendirme kuruluşları belki ülke kredi notumuzu yükseltecek ve ülke risk primimizi de düşürüp, dünyanın en yüksek faiz oranı ile dışardan borçlanan ülke olmaktan kurtulacağız !  Kim bilir ?

Ülkemizin, başta ekonomi, dış politika ve hukuk olmak üzere, özellikle de pandemiden kaynaklı sağlık sorunlarına kadar her alanda ciddi oranda nefes darlığı çektiği böyle bir dönemde, iktidarın rota değiştirircesine yaptığı bu çıkış manidar olup, temennimiz toplumda, iç ve dış piyasalarda söz konusu söylemlerin sahici ve sürdürülebilir bir karşılık bulması ve ardından da mutlaka kalıcı/yapısal önlemlerin gelmesidir.

İktidarın bu yola girmesinde sadece Sn.B.Albayrak'ın makam devir teslimine bile gelmeyecek kadar ani istifası/azli/affı değil, muhalefet partilerinin ülkemizdeki ciddi sorunlar ile ilgili toplumda yarattığı farkındalık , anket/araştırma şirketlerinin ortaya koyduğu oy kaybı oranları, kulis bilgilerine göre Ak Parti'den 30-40 MV'nin DEVA ve Gelecek Partisine geçme durumu, ABD seçimlerinde demokratların adayı J.Biden'ın galip çıkması sonucu D.Trump'ın kaybetmesi vb. gibi birçok etkenin rol oynadığı da bir gerçek...

 
Yoksa, ekonomi magazininde yer aldığı  gibi eğer "MB rezervlerinin eksiye düştüğünden, Merkez Bankası'nın bilançosundan, memletin gerçek halinden Sn.CB'nın haberi yoktu. Bu durumu Sn.Naci Ağbal'dan öğrendi" gibi son derece absürd /enteresan bir durum söz konusu olamaz bence...Eğer bu magazinel haber doğru ve durumdan Sn.CB'nın gerçekten haberi olmadı ise olay daha vahim. 
Neyse, bunları ileri de siyasi tarih ve/ya anılarında birileri yazacaktır.
 
Yine enteresan bulduğum birkaç konuya değinmek isterim ; 
İlki ,dünya da likitide fazlalığının 3-5 trilyon dolara ulaşıp, para sahiplerinin negatif faize razı olarak, yani üstüne saklama parası vererek bankalarda muhafaza ettikleri bu kadar paradan nasiplenmeyip, Türkiye'nin bu kadar döviz açlığı çekmesini ülke olarak nasıl becerdik ? 
 
Yine uluslarası araştırma ve endeks kuruluşlarının bazı değer ve rakam ölçümlemelerinde dünya sıralamasında neden bu kadar alt sıralara düştük ? Öyle bir düşüş ki, üçüncü dünya ülkelerinden daha alt sıralar. Yani,10-15 yılda kat edilen onca yolu 3-4 yıl içinde yok etmek...Bir de GSYİH, kişi başı milli gelir gibi kalkınmanın önemli kriterleri olan kendi rakamlarımızda da 8-10 yıl geriye gitmek !!! 
Sizce de enteresan değil mi? 
 
Diğer bir ilginç bulduğum ise, Sn.Albayrak'ı çok beğendiğini, başarılı bulduğunu ve muhalefetin bu konudaki eleştirilerine son derece sert bir şekilde, her zamanki kızgın üslubu ile yanıt veren, Cumhur ittifakı ortağı Sn.Bahçeli'nin söz konusu istifa/af her neyse ile ilgili suskunluğu ! 
Oysaki daha önce  istifa eden ve Sn.CB tarafından istifası kabül edilmeyip, görevine devam etmesi uygun görülen İçişleri Bakanı Sn.S.Soylu'ya çok farklı ve bariz bir hassasiyet göstermiş idi..Bu hassiyetin çok beğendiği Sn.Albayrak'tan esirgemesini doğrusu enteresan bulduğumu ifade etmeliyim...
 
Yine enteresan bulduğum diğer bir durum ise "Ak Parti kaybederse Türkiye kaybeder, Türkiye kaybederse Ak Parti yerle yeksan olur " söyleminin sadece bir siyasi slogan olduğunun unutulup, böyle zorlama bir siyasi söylemin/sloganın, 21.yy da bile hiç de azımsanmayacak toplumsal kitlelerde inanç /tabu seviyesine, hatta beka kulvarına tahvil edilmesidir... Oysaki demokrasilerde siyasi partiler rekabette olur, yarışır, toplum çoğunluğunu ikna eden, gönüllerinde yer edinen, güven duyulan, kazanır. Sonra da toplumun verdiği yetkiyi belli bir süre kullanır. 
Ki; TC Devletinde çok partiler, iktidarlar geldi geçti . Ülkemiz, Devletimiz, Cumhuriyetimiz kurucumuz  Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün söylemi ile "ilelebet" yaşayacak...Kimse endişe etmemeli.
 
Sonuç;  Meselelerin açıkça tartışıldığı ülkelerde sorunların çözümü daha kısa ve  başarı oranı yüksektir.
 
Bu bağlamda son haftadaki mühim gelişmeler ve en üst düzey siyasi söylem ve vaadlerden sonra, piyasalar gözünü, kulağını iktidarın ilk icraati olacak olan 19 Kasım'daki "Para Politikaları Kurulu"nun (PPK) toplantısına çevirmiş vaziyette...
 
Neyse ki Ak Parti 18 yıllık iktidar dönemi sonrası, metal yorgunluğu, revizyonlar derken tekrar yeni bir "Aydınlanma Dönemi" 
yaşıyor belli ki ! Allah sonumuzu hayreylesin ! 
 
(Sevgili okurlarım, eğer karikatür çizme kabiliyetim olsaydı, asgari ücretin iyice pul olduğu, araştırmalara göre 30 milyonun üzerinde yoksulluk ve ciddi geçim sıkıntısı çeken vatandaşlarımızın, bugünlerde kafasından geçtiğini bildiğim aşağıdaki ifadeleri 
kağıda çizerdim...
"Off ya yine mi seferberlik ? Yine mi kemer sıkma düştü bize ? Hani ekonomi uçacak, her şey süt liman olacak, hukuk, adalet güç kazanacaktı yeni sistemde ? Sanki şu ana kadar iktidarda başka bir parti vardı... Neden bunları şimdiye kadar yapmadınız da bizleri bu hallere düşürdünüz ? " )
 

En Çok Okunan Yazıları

Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır