menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

İktidar İçin 50+1 Ayak Bağı Oldu !

Şenel GÜNGÖR
Şenel GÜNGÖR
03 Mart 2021, Çarşamba

Banka yöneticiliği yaptığım dönemlerde, işletmelerin kredibilite raporlarını hazırlarken, bilançolarında, gelir gider/kar-zarar tablolarında yer alan yüzlerce kalemi analiz eder, aktif-pasif dengelerine bakar, sektörel rasyo kıyaslamaları yapar, risk analizlerini ortaya koyardık.

Onun dışında, yatırım/büyüme hedeflerini/geleceğe yönelik projelerini/varsa fizibilite raporlarını inceler, aynı zamanda işletme sahiplerinin ticari ahlak ve itibarları/ödeme taahhütlerini yerine getirme hassiyetleri, talep edilen kredinin kullanılacağı alan ile ilgili  bilgi-deneyim, insan kaynağı, vb. durumlarını da dikkate alır, ona göre kredi miktarı, vadesi, maliyeti belirlerdik.

Tabii, tüm bu hassas süreçlerde de  kıymetli deneyimlerim olmuştur.

Mesela ; Özellikle de sürekli büyüyen ve büyüdükçe özgüveni şişen, kerameti sadece kendinde bilen işletme sahipleri, "çok şey başardım, bundan sonra sırtım yere gelmez"  moduna girip, çılgın yatırım projelerine zamansız heveslendiğinde, çalışanlarına/yöneticilerine "ekmeğinizi ben veriyorum, ben olmazsam siz hiçsiniz, geleceğiniz benim varlığıma bağlı" şeklindeki üslûbu layık görüp, aynı zamanda müşteri şikayetlerini/memnuniyetsizliklerini de göz ardı etmeye, kendi sesinin dışında başka sesleri duymamaya  başladığında, işletmenin bir taraftan cirosu yükselirken, diğer taraftan itibar/güven erezyonu/rasyoneliten kopuk, hatalı-ilkesiz/ortak akıldan yoksun/tek sesli yönetim sonucu,  için için erimeye sürecine girip, belli bir süre sonra da kaçınılmaz olarak, bu şirketlerin ticari işletmeler mezarlığından önceki aşama olan, icra dairelerindeki mesailerinin başladığına çok şahit olmuştum.

Siyasi arenanın da böyle olduğunu düşünüyorum...

Nasıl mı? Yakın siyasi tarihimizde çok örnekleri var.

Mesela ; Benim de yıllarca desteklediğim Ak Parti'ye bakalım :

AK Parti’nin, Kasım 2002'de başlayan hikayesinin günümüzdeki uzantılarına göz attığımızda ;

Tabiki imza attığı başarıları var.

Öyle olmasaydı 19 yıl iktidarda kalamazdı...

Ak parti, Haziran 2015 ve Haziran 2018 hariç, defalarca tek başına seçim kazandı, iktidar oldu. Hatta ciddi anlamda muktedir de oldu.

Günümüzde de ittifak bloku olarak baktığımızda  her anlamda muktedir.

Hele ki ; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi(CBS)'ne geçiş ile erkler ayrılığı, yani yasama-yürütme-yargı arasındaki denge-firen /checks and balances da  denen ve demokrasilerde hükümet, meclis ve yargı güçleri arasında olması gereken güç ayrımı/dağılımı /birbirini denetleme mekanizması, artık güçler birliğine doğru evrilirken, KHK' lar iktidar gücüne güç katarken, tek seslilik malesef üst seviyeye geldi...

Oysaki Ak Parti, demokratik değerleri bir üst seviyeye taşıma vaadi ile gelmişti iktidara...

Evet iktidar, özellikle CBS'ne geçiş, MHP ve diğer minik iki parti ile kurdukları, mezara kadar sürecek ittifak sonrası gücünün zirvesine ulaştı...

Kimsenin sesini işitmiyor. İnadına, bildiğini okumaya devam ediyor.

Gerçi, bir konuda iktidarın hakkını inkar etmeyelim... Ekonomide yaşanan ciddi kriz nedeni ile daha önce uygulanan fantazilere şimdilik ara verilmiş ve biraz evrensel iktisat teorilerine göre hareket edilerek, ülkeye bir miktar sıcak para girişi sağlanmış. Tabii bu durum ne zamana kadar devam, seçim sath-ı mahalline girilince popilist söylemlerle herşey eskiye döner mi bilemeyiz...

Yukarıda ifade ettiğim, şirketini büyütmenin aşırı özgüveni ile hareket eden işletme sahibinden biraz farklı olarak,  iktidar gücünün zirvesinde olmasına rağmen, aslında bir taraftan da halkın kendisinden peyder pey uzaklaştığını, işinin eskisi kadar kolay olmadığını, hatta 16 Nisan 2017 referandumu ile getirdiği CBS'nin şartı olan yüzde 50+1'in bundan sonra kendisine ayak bağı olabileceğinin endişesini yaşıyor gibi... Onun için de "Yeni Anayasa" deniyor..."İnsan Hakları Eylem Planı" deniyor... "Devlette itibardan tasaarruf yapılacak" deniyor...

Doğrusu, iktidar bu endişeyi yaşamakta haklı...

Çünkü, AK Parti iktidara,  demokrasiyi/adaleti/hukuku/hakkaniyeti/özgürlüğü savunarak, yoksulluğunu, yolsuzluğu, yasakları yok edeceğini vaad ederek gelmişti...

Mevcut durumda ise iktidar tüm bu değerleri reddederek, zaman zaman halkla inatlaşarak, vaadleri yerine getirmediği gibi belki arttırarak  yoluna devam ediyor.

Aslında halk iktidarın bu durumunu artık fark ediyor...

Ancak, buna rağmen iktidar bir adım daha ileri giderek, bu sefer millet ittifakını dağıtmak için elinden geleni yapmaya koyuluyor.

Nasıl mı ? Devletin aygıtları olan güvenlik ve yargı güçlerinden de faydalanarak, demokrasiye uymayan, otoriter /tek karar verici üslup ile ve medya gücünü de kullanarak  "yerli ve milli bir muhalet" dizayn etmek isteği birinci ağızdan beyan ediliyor...

Hatta iktidar, daha da ileri giderek , "Çözüm Süreci"ni sanki kendi başlatmamış, o dönemde iktidarda değil, muhaleffe imiş gibi,  MİT ve diğer ilgili kamu kurumlarının denetimi ve izni olmadan HDP'li vekiller, kendi başlarına Kandil'e, İmralı'ya  gitmiş gibi akla ziyan bir tutum sergiliyor. HDP'li vekillerin dokunulmazlıklarını kaldırarak, muhalefet blokunu zayıflatmak istiyor...

Ancak, her zaman evdeki hesap, çarşıya uymuyor...

Belli toplum kesimleri eskisi kadar iktidarın retoriğine kanmıyor, söylediklerine katılmıyor...Realiteye bakıyor. Arşivleri karıştırıyor.

İktidarın bu kutuplaştırma siyasetinden, hamasi söylemlerinden, işine gelmeyenleri inkar ve red üslübundan, halk mı iktidar mensupları mı kazançlı çıkıyor ?

Millet sevdası mı koltuk sevdası mı ağır basıyor ?

Vatandaş bu soruları, belki korktuğundan/çekindiğinden henüz çok ulu orta dile getiremese de kendi kendine soruyor.

Dostları ile dertleşiyor..."Ne olacak bu memleketin hali ?" diyor.

18 yıldır iktidara verdiği desteğin karşılığında refah düzeyinde, işsizlikte, yoksullukta, geleceğe güvenle bakmada neden umduğunu bulamadığını, iktidarın kendine vaad ettiklerinin neden gerçekleşmediğini eskisinden daha çok sorguluyor.

Muhalefet blokuna her geçen gün  daha çok kulak veriyor.

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Ekonomik Kurtuluş Savaşı mı ? Yoksa Geçim Savaşı mı ? Bakan Pakdemirli Konuşuyor Çiftçi Geriliyor ! Türkiye Dünya Ekonomi Liginden Düştü Fahiş Fiyatların Nedeni Kötü Yönetimdir Cumhurbaşkanı Adayı Kim Olmalı ? İktidardan çiftçimize yine öldürücü bir darbe ..! Turizmi Teşvik Kanunu Tek Adam Rejimine Uyarlandı! Vatandaşa yine mi IBAN numarası! Türkiye Ekonomide Tıkandı! İktidar sahaya inip vatandaşa derdini soramıyor Türkiye’nin Beka Sorunu Var! Denmişti Değil mi? Biz Kadınlar Üzgünüz Sn. Cumhurbaşkanı'mıza Kırgınız! Nerede Ak Parti'nin O Eski Reform Paketleri ! 8 Mart'ın Ardından ! Bu Plan İktidarı da Bağlayacak mı? İktidar İçin 50+1 Ayak Bağı Oldu ! Ay sonunu getirmek mi? Aya gitmek mi? "Gara Operasyonu"nun Ardından ! Yine mi Kadınlar ! Boğaziçi Üniversitesi ve Yeni Anayasa Taahhüdü! Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar - 6 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar -5 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 4 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 3 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 2 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 1 Dış Politika ve Diplomasi Sanatı Mesele Katar sevdası ve/ya nefreti mi ? Yoksa şeffaflık ve güven mi ? Tek kanatla kuş uçmaz ! Şeffaflık ve güven aynı zamanda itibardır İktidar faiz lobisi ile barıştı ! İktidar rota mı değiştiriyor? Ekonomide asıl sorun neydi? TC Merkez Bankası Başkanları ne yapsa iktidara yaranamıyor! Ne Biden’cıyım ne de Trump’cı! Benim tarafım güçlü Türkiye Faiz ve döviz baskıya baş eğmez... Döviz son iki yılda yüzde 75’in üzerinde arttı En Çok Kazandıran Yatırım Araçları... Bankalar Kredi Musluklarını Kısabilir... Ekonominin Yol Haritası TC MERKEZ BANKASI FAİZ SINAVI Gençlik S.O.S Veriyor... Ekonomide tek haneli daralma... Kayseri Süper Ligde Buna da şükür sevindik... Nedir Bu İstanbul Sözleşmesi ? Ne Olacak Bu Dövizin Hali ? Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 5 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 4 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 3 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 2 Kim Bu Z Kuşağı?
Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır