menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

İktidar faiz lobisi ile barıştı !

Şenel GÜNGÖR
Şenel GÜNGÖR
23 Kasım 2020, Pazartesi

Merkez Bankası (MB) Para Politikları Kurulu (PPK)

19 Kasım 2020'de malumun ilamını yaparak iki karar aldığını duyurdu :

İlki; politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 10.25’ten yüzde 15’e yükseltmesi,

İkincisi de; faiz sadeleştirmesi yapararak, bundan sonra tüm fonlamanın temel politika aracı olan "bir hafta vadeli repo faiz oranı"üzerinden yapılması kararıdır.

Aslına bakarsanız, piyasa uzunca bir süredir zaten haftalık repo ihaleleri yoluyla fonlanmıyor, "geç likidite penceresi" adı verilen "kulağını arkadan gösterme"olarak da idafe edilebilecek ve realitede zaten yüzde 14.80'lere varan faiz oranları ile ya da geleneksel ihalelerle daha yüksek faiz oranları ile fonlanıyordu. Dolayısıyla yüzde 10.25 olan resmi faizin, yani "tabela faiz"oranının piyasalar nezdinde fiilen anlamı kalmamıştı.

Lakin, denir ya "ekonomi aynı zamanda hukuk, özgürlük, adalet, demokrasi, güven, şeffaflık, psikoloji  vb demektir" diye. İşte tam da bu bağlamda,  MB yeni yönetimi tarafından yapılan tek şey;  malumun ilamı olup, belirsizlik ortadan kaldırılmış ve böylece sistemin hangi kanaldan fonlanacağı netleşmiş oldu...

Bu bile piyasalara bir nefes aldırdı.

Çünkü; Piyasa son aylarda fonlamanın "haftalık repo" faizinden mi yapılacak, yoksa "gecelik borç verme" kanalından mı, ya da "geç likidite penceresi(glp)"den mi? yapılacağı konusunda ciddi ibelirsizlik yaşadığından, son zamanlarda zaten "geç likidite penceresi"nden yüzde 15'leri aşan zaman zaman yüzde19.50'ye varan oranlarda maliyet ödüyordu...Şimdi MB, piyasaları fonlamayı tek bir faiz oranı üzerinden yapacak. Olan budur sadece...

Ki, bu bile önemli bir kazanımdır Merkez Bankası için.

En azından MB'nın piyasalar/yatırımcılar nezdinde kaybedilen itibar ve güveni şimdilik biraz telafi edilmiş oldu.

Aynı zamanda faizdeki bu düzenleme, döviz kurlarının bir süre yatay gitmesi gibi bir sonuç da getirebilir...

Ki, bu durum döviz borcu yüksek olan başta hazinemiz ve şirketler, kurumlar olmak üzere 2020 yılının bu şekilde bitmesi, yıl sonu bilançolarındaki borçluluk oranlarını düşürecek ve bu da  kredibiliteleri/raytingleri arttıracaktır diye düşünüyorum.

Ancak, borçları TL olanlar için aynı şeyi demek mümkün değil tabi...

Mevcut durumda, iktidarda yaşanan ciddi yönetim sorunları nedeni ile bunca zaman, enerji ve rezerv para kaybeden Türkiye, Merkez Bankası’nın kararıyla ve bakan değişikliği ile yeni bir iyimserlik havası kazandı. Sermaye piyasalarına/borsa ve devlet iç borçlanma senetlerine dışardan ufacık da olsa döviz girişi oldu...

Türkiye'nin uluslarası arenada  risk primi olarak adlandırılan bir kredinin geri ödenmeme riskini tespit etmek ve bu riske karşı kredinin sigortalanması için kullanılan değer olan "CDS" 600'den 450'lere indi(ki bu oranın 300 den yüksek olması yatırımcılar açısından ekonomisi alarm veren, riskli ülke anlamına geliyor).

 

Daha ne olsun, bakanlık koltuğu boşaldığı andan başlayıp, MB'nın son faiz kararı ile birlikte ulusal ve uluslarası piyasalar tüm bu olumlu gelişmeleri fiyatlamış ve iktidara kredi açmıştır.

Lakin, bu süreçten sonra iktidarın yine kendisinden  kaynaklı hatalar yüzünden sıkıntı yaşamaya başlaması sonucu, tekrar bildiğimiz eski ezberlerine geri dönmesi, şimdilik barış ilan ettiği faiz lobisi ile tekrar köprüleri atması, "dış güçler bizi çekemiyor, yolumuza taş koyuyor" söylemlerine yeniden başlaması durumu olur mu?  Olur...Muhtemeldir. O da ayrı mesele tabii..

Neden böyle düşünüyorum ?

Hatırlatın lütfen, birkaç ay, hatta hafta öncesi "ekonomimiz uçuyor, yukarı doğru pik yapıyoruz ”, “pandemi sürecinde bile, dünya ekonomisi küçülürken biz büyüyoruz”  "faiz lobisi ile işbirliği yapan hainler var" "bizi kıskandıkları için tuzak kuruyorlar"  "faiz sebep, enflasyon sonuçtur"  "faiz tüm kötülüklerin hem anası, hem de babasıdır" şeklindeki en üst siyasi makam söylemleri havada uçuşurken, 15 gün önce amiyane tabirle ülke olarak kasamızın tam takır olduğu, ilgili bakanın aniden ortadan yok olduğu ve resmen duvara tosladığımız gerçeği ile yüzleştik...

Akebinde can havliyle Merkez Bankası muhtemelen siyasetten aldığı izinle faiz lobisine "beyaz bayrak" kaldırıp, aynı zamanda barış talep ederek, politika faizini tabela faizi olmaktan çıkarıp, uygulama faizini 475 baz puan attırdı. Böylece de şimdilik,  ekonomik gerçekliklerden uzak, absürt uygulamalardan çıkıp, akla mantığa ve matematiğe uygun uygulamalara yeniden geçmiş olduk . Bu durumun sürdürülebilir olup olmadığı ve karar alıcıların samimiyet testini sorgulamak için henüz erken....

Oysaki 3-5 yıldır, ülkede demokrasi, güvenilir bir hukuk devleti, insan haklarına riayet, özgürlükler, liyakat olmadan iç ve dış  yatırımcıların kendilerini güvende hissetmeyeceğini ve sonuçda da  sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonominin ülkemiz için hayal olduğunu cesaretle ifade eden, gazeteciler, yazarlar, ekonomistler, iş dünyasının temsilcileri, muhalefet partileri, hep faiz lobisinin adamı olmakla, hainlikle yaftalandı, gayri milli ilan edildi. Ne kadar hatalı ve üzücü...

Peki ne oldu şimdi ?

Top yekün ülke olarak kaybetmedik mi ?

İki yılda parası bu kadar değer kaybeden, döviz rezervi bu kadar hesapsızca eritilen, bu kadar yoksullaşan dünya da bizden başka  kaç ülke var ?

Neyseki uçurumun kenarından şimdilik döndük gibi !

Son 15 günlük olağanüstü süreç sonrası uzunca bir aradan sonra genelde borsa ve devlet iç borçlanma senetleri alımı gibi alanlara dışardan gelen, kısa vadeli sadece pansuman tedbir olabilecek yatırım taleplerinin yanında, asıl ihtiyaç olan sermaye, doğrudan yatırıma yönelecek, istihdamı arttıracak, işsizliği azaltacak, kalıcı orta-uzun vadeli ve bizi düzlüğe çıkaracak iç ve dış sermayedir.

Bunun da yolu bellidir. Hep tekrar gibi oluyor ama önemli olduğu için yinelemekte yarar var diye düşünüyorum.

Piyasalarla inatlaşmamak...Modern iktisat bilimi çerçevesinin dışında, dünyada eşi benzeri duyulmamış iktisat teorileri icat etmemek... Kuvvetler ayrılığı, özellikle yargı bağımsızlığı, devlette denge denetleme mekanizmalarının tam işlemesi...

Kamu kurumlarının bağımsızlığı, hatta tarafsızlığı, şeffaflık, hesap verebilirlik, üstünlerin hukuku değil-hukukun üstünlüğü, adalet, insan hakları...Demokrasi, özgürlükler, güven...

Evet sıkıntı çok büyük. Ancak enseyi de fazla karartmayalım.

Her derdin bir devası var elbet. Ülkemiz gelişme, kalkınma, atılım yapma açısından gayet iyi seviyede potansiyele sahip...

İktidar da son günlerde muhalefetin, uzmanların önerilerini anımsatan yeni söylemlere yelken açmış vaziyette...Reform diyor !

Acı ilaç içmemiz lazım diyor !

Lakin, araştırmalara göre halkın yüzde 30'a yakını temel ihtiyaçlarını bile karşılayamadığını, yüzde 48’inin ise sadece beslenme-barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılayabildiklerini ifade ettiklerine göre;

Sn.CB'nın telaşla ifade ettiği  reform vb kavramlar, kulağa hoş gelse de mevcut zihniyet ve  yönetim tarzı devam ettiği sürece, sizce farklı bir sonuç verir mi ? Ayrıca halkın acı ilacı içecek takati de kalmadı...

Buna rağmen 3-5 yıldır bize tekrar musallat olan kur, faiz, enflasyon sarmalından, ülke olarak 84 milyon vatandaşımızın geleceği için çıkmak zorundayız.

Başka da bir şansımız kalmadı.

O halde;  Ranta dayalı büyümeden, verimliliğe dayalı büyüme yöntemine, genel geçer ifadelerle yapılan söylem değişikliğinden, uygulanabilir köklü eylem planlarına, TÜİK başta olmak üzere kurumlarda veri tutarlılığı ve güven tazelemeye, ciddi mali disipline, kamuda itibardan tasarruf etmeye, sorunların çözümünde uzmanlara, ortak akla, muhalefete  kulak vermeye, çılgın projelerden vazgeçmeye, kısaca zihniyet değişikliğine derhal başlanması gerekiyor...

Sağlık için,

#MaskeMesafeTemizlik

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
İktidarın Londra Seferi Hoş ! Sonuç BOŞ Bakan Pakdemirli Konuşuyor Çiftçi Geriliyor ! Türkiye Dünya Ekonomi Liginden Düştü Fahiş Fiyatların Nedeni Kötü Yönetimdir Cumhurbaşkanı Adayı Kim Olmalı ? İktidardan çiftçimize yine öldürücü bir darbe ..! Turizmi Teşvik Kanunu Tek Adam Rejimine Uyarlandı! Vatandaşa yine mi IBAN numarası! Türkiye Ekonomide Tıkandı! İktidar sahaya inip vatandaşa derdini soramıyor Türkiye’nin Beka Sorunu Var! Denmişti Değil mi? Biz Kadınlar Üzgünüz Sn. Cumhurbaşkanı'mıza Kırgınız! Nerede Ak Parti'nin O Eski Reform Paketleri ! 8 Mart'ın Ardından ! Bu Plan İktidarı da Bağlayacak mı? İktidar İçin 50+1 Ayak Bağı Oldu ! Ay sonunu getirmek mi? Aya gitmek mi? "Gara Operasyonu"nun Ardından ! Yine mi Kadınlar ! Boğaziçi Üniversitesi ve Yeni Anayasa Taahhüdü! Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar - 6 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar -5 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 4 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 3 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 2 Siyasette ve Ekonomide 2018-19 ve 2020'den Akılda Kalanlar... - 1 Dedim; Ya Adalet? 'Dedi kalmadı'... Dış Politika ve Diplomasi Sanatı Mesele Katar sevdası ve/ya nefreti mi ? Yoksa şeffaflık ve güven mi ? Tek kanatla kuş uçmaz ! Şeffaflık ve güven aynı zamanda itibardır İktidar faiz lobisi ile barıştı ! İktidar rota mı değiştiriyor? Ekonomide asıl sorun neydi? TC Merkez Bankası Başkanları ne yapsa iktidara yaranamıyor! Ne Biden’cıyım ne de Trump’cı! Benim tarafım güçlü Türkiye Faiz ve döviz baskıya baş eğmez... Döviz son iki yılda yüzde 75’in üzerinde arttı En Çok Kazandıran Yatırım Araçları... Bankalar Kredi Musluklarını Kısabilir... Ekonominin Yol Haritası TC MERKEZ BANKASI FAİZ SINAVI Gençlik S.O.S Veriyor... Ekonomide tek haneli daralma... Kayseri Süper Ligde Buna da şükür sevindik... Nedir Bu İstanbul Sözleşmesi ? Ne Olacak Bu Dövizin Hali ? Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 5 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 4 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 3 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye - 2 Covid-19 Pençesinde Dünya Ekosistemi ve Türkiye Kim Bu Z Kuşağı?
Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır