menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

TARIM STRATEJİK BİR SEKTÖR MÜ?

Prof. Dr. Tuncay ÇELİK
Prof. Dr. Tuncay ÇELİK
16 Ekim 2020, Cuma
PANDEMİ sürecinin sokağa çıkma yasaklarını getirdiği ilk günlerde, Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi bizim ülkemizde de halkımız ilk tepki olarak marketlere akın etmişlerdir. İnsan oğlu doğası gereği salgın, savaş, deprem ve sel gibi doğal afetlerde ilk olarak sahip olduğu gıda stokunu arttırmaya çalışmaktadır. Aslında yeterli beslenme koşullarına sahip olmak sadece olağanüstü koşullarda değil, hayatımızın her döneminde ihtiyaç duyduğumuz temel bir gereksinimdir. Birkaç gün sular ya da elektrikler kesildiğinde rahatsızlık duysak da idare edebiliriz fakat birkaç gün aç kaldığımızda, sinirlerimizin ne kadar gerilebileceğini ve ortaya çıkacak olumsuzlukları hayal bile etmek istemeyiz. Şu an hala yaşamakta olduğumuz pandemi süreci ve ortaya çıkardığı belirsizlik, ülkelerin yeterli gıda stoklarına sahip olmalarının ne kadar önemli olduğunu birkez daha göstermiştir.
Avrupa’da yer alan ülkelerin şu an bulundukları gelişmişliklerinin arkasında tarım sektörü vardır. Avrupa, sanayileşme hamlelerinden önce önemli bir tarımsal üretim bölgesiyken sanayileşme ile birlikte bu özelliğini bir kenara bırakmamıştır. Şu an Dünyada en çok tarım ürünü ihraç eden 10 ülkeden 6’sı Avrupa ülkesidir. ABD Dünyanın en çok tarım ürünü ihraç eden ülkesi iken, Çin 3. sırada gelmektedir. Burada dikkat çeken ise Hollanda’nın bu iki ülkenin sadece birkaç ilçesi büyüklüğünde olmasına rağmen, Dünya tarım ürünü ihracatında 2. Sırada yer almasıdır. Ayrıca İsrail’in tarımsal tohum yetiştiriciliği ve ticaretinde Dünya lideri olduğunu da sanırım bilmeyenimiz yoktur. Görüldüğü gibi Dünya ekonomisinde sanayi malları üretiminde söz sahibi ülkeler, Dünya tarım üretiminde de söz sahibidirler. Bu ülkeler, tarımda kendine yeter olmanın çok önemli olduğunu asırlar önce fark ettikleri gibi, yıllardır tarıma ve çiftçiye de gereken desteği sürekli sağlamışlardır.
Bu konuda ABD, Dünya Ticaret Örgütü nezdinde Fransa ve Hollanda’nın tarıma verdikleri yüksek sübvansiyonları (destekler) sürekli eleştirmiştir. Özellikle Fransa ve Hollanda Avrupa’da tarımı en çok destekleyen iki ülke olarak ön plana çıkmıştır. ABD, özellikle son dönemde artan üretim ve ticaret hacmiyle Çin, Hollanda ve Fransa’yı Dünya tarım piyasasında kendisine dişli rakipler olarak görmekte, bu ülkelerin tarımsal destek politikalarını her fırsatta eleştirmektedir. Tabi ABD bu politikaları eleştirirken, kendisi de bir yandan tarımı desteklemekte, diğer ülkelerin tarımda gösterdikleri ilerleyişin hızını kesmek istemektedir.
Görüldüğü gibi gelişmiş ülkeler, üretimin bir çok alanında olduğu gibi tarımda da tarımda da Dünyada söz sahibidirler. Büyük tarım alanları, sulama alt yapısı, tarımsal yatırımlar ve tarıma verilen destekler, tarımda teknoloji kullanımı ve bilimsel gelişmeler ışığında ortaya çıkan verimlilik artışı ve daha bir çok sebeple bu ülkeler Dünya tarım ticaretindeki paylarını daha da arttırmanın çabası içindedirler.
Adı geçen bu ülkelerin tarımda gösterdikleri gelişmeler, ilerleyen yıllarda tarımın stratejik sektörler içinde üst sıralarda olacağının işaretidir.
Dünyada kısaca tarımsal gelişmeler bu yönde iken bizde ise tarım, uğraşısı ve maliyeti yüksek fakat getirisi az olan bir sektör olarak hep ötelenmiştir. Çiftçimiz ithal girdi ve tohum kullanımına bağlı olduğu gibi, sürekli artan maliyetler, değişen iklim koşulları, tarıma getirilen kotalar, ekip dikme kahvede otur politikaları, destekleme alım fiyatlarının düşüklüğü vb. gibi bir çok sebeple köyde topraklarını satmış ve kente göç etmiştir. Ortaya çıkan bu durum, kent merkezlerinde vasıfsız işgücü arzının ve dolayısıyla ücretlerin azalmasına neden olurken, bir yandan da şehirlerin altyapı harcamalarının artmasına ve yeni yerleşim alanlarının ortaya çıkmasına, kısacası kentlerin yükünün artmasına neden olmuştur.
Avrupa, tarıma önem verilmesi halinde köyden kente göçün engellenebileceği gibi, köylerde de sosyo-kültürel hayatın gelişeceği, köy çocuklarının ailelerinin sağladığı imkanla birtakım cemaatlerin kucağına düşmeden okuyabileceklerini yüzyıllar önce fark etmiş ve politikalarını da buna göre belirlemiştir.
Bazen kendime soruyorum! Acaba mezun ettiğimiz bunca ziraat mühendisi ve veteriner varken, tarım ve hayvancılıkla uğraşan köylere bu gençler muhtar olarak görevlendirilemezler mi? Böylece hem muhtar hem mühendise ayrı maaş verilmesi önleneceği gibi, bu köylerde bu gençlerin tarım ve hayvancılıkta verim artışına katkı yapmaları sağlanamaz mı? Bu soruları kendime sormadan edemediğim gibi, Dünyanın sayılı zengin ülkelerinin tarımda da söz sahibi olmaları ve tarımın gıda arzında en önde gelen sektör olması, geleceğin belirsizliği altında tarımın son derece stratejik bir sektör olduğunu göstermez mi?
 

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır