menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

Durumdan Ders Çıkarmak

Prof. Dr. Tuncay ÇELİK
Prof. Dr. Tuncay ÇELİK
15 Şubat 2021, Pazartesi

Sosyal medyada mikrofon uzatılıp soru sorulduğunda verilen bazı cevapların hepimizi hayrete düşürdüğünü biliyoruz.  Mesela vatandaşa Kıbrıs’ın yeri sorulduğunda “orası Rusya’da çok soğuk ben askerliğimi orada yaptım” denildiğine şahit olduğumuz gibi, bir başka TV programında son harfi A ile biten bir Avrupa ülkesi sorusuna cevabın “Amerika” olarak verildiğini, yine TV’de yayınlanan bir başka yarışma programında “omurilik” ile ilgili soruya ilginç bir cevap verildiğine de şahit olduk. Yaşadığımız bu olaylar maalesef acı ama gerçek olduğu kadar, aslında ağlanacak halimizi de gözler önüne seriyor. Bu yazımda ekonomik gelişmeleri ele almak istiyordum fakat bir TV kanalında yayınlanan ailelerin yarıştığı bir programda sorulan sorulara yarışmacıların verdiği cevapları da gördüğümde, eğitimci olarak neden bu durumda olduğumuzu sorgulamak istedim.

Bazı tespitlerde bulunmak için özellikle seyrettiğim ailelerin yarıştığı bu programda, sorulan bir soruya 100 rastgele vatandaşın vermiş olabileceği cevaplar yarışmacılara soruluyor. Program sunucusu iki yarışmacıyı yanına çağırıp soruyu okumaya başlıyor ve ilk cevabı vermek isteyen yarışmacı hızlıca önünde bulunan butona basıyor. Yarışmanın bu kısmında sıkça gördüğüm bir şey, yarışmacının daha sorunun tamamını dinlemeden butona basmasıdır. Yarışmada bu durum o kadar çok yaşanıyor ki, açıkçası dinlemeyi bilmediğimiz ortaya çıkıyor. Ayrıca yarışmacıların program sunucusuna soruyu defalarca tekrar ettirdiği de görülmekte olup, sorulanı algılamada da güçlük yaşadığımız ortaya çıkıyor. Bir de ilave olarak Avrupa’da bir ülke sorusuna Amerika gibi cevaplar verildiğinde ki bu durum da sıkça yaşanıyor, bu defa da bilgisizliğimiz açıkça gözler önüne seriliyor.

1980’li yıllarda ilkokul eğitimi almış olan şu an 50 yaş ve üstü nüfus bu dönemde sosyal bilgiler, coğrafya ve genel kültür konularında okulların öğrencileri çok iyi yetiştirdiğini, şu an kullandığımız birçok bilginin o dönemde gördüğümüz eğitimin bir meyvesi olduğunu çok iyi hatırlayacaklardır.  1980 ihtilali, Türkiye’de siyaset, ekonomi, eğitim ve sosyo-kültürel hayatta çok ciddi kırılmaların yaşanmasına neden olmuştur. 1980’li yıllar ve öncesi Türkiye’de eğitim alıp daha sonra yurtdışına gitmiş birçok akademisyen ve bilim insanımız, eğitim gördükleri üniversitelerde bilgileriyle yabancıları hayrete düşürmüşlerdir. O dönemde okullarda güzel yazma ve konuşma dersleri olduğu gibi, her öğrenci kuralına uygun biçimde dilekçe yazmayı, Türkçeyi doğru yazma ve kullanmayı, Dünya ve Türkiye coğrafyasını, davranış kurallarını ve temel genel kültür bilgilerini, dört işlemi, kitap okuma sevgisi ve diğer birçok şeyi okulda öğreniyor, öğrenemeyenler de ya ikmale kalıyor ya da sınıfı yeniden tekrar ediyorlardı.  O dönemde ülkelerin eğitim kalitesini ölçmek için yapılan PİSA sınavı yoktu fakat olsaydı eminim oldukça üst sıralarda yer alırdık.

İktisat hocası olduğum için son dönemde öğrencilerimle yaşadığım birkaç olayı anlatarak eğitim sistemimizin ne durumda olduğunu özetlemek isterim. Yaptığım bir sınav sonrası öğrencim arkamdan koşarak geldi. “Hocam sorduğunuz bir sorunun cevabı şıklarda yoktu” dedi. Oğlum “hangi soru, sen kaç buldun sonucu? diye sordum. Öğrencim “hocam ½   buldum ama cevap şıklarda yok” deyince, “var ya oğlum b şıkkı” diyerek cevap verdim. Öğrencim ise bana “hocam b şıkkında 0.5 yazıyor” diye cevap verdi! Eğitimde ise maalesef okuma ve yazma konusunda bile sıkıntı yaşayan, derdini anlatan bir dilekçe bile yazamayan, dört işlem bilmeyen, söyleneni algılayamayan, hiç kitap okumayan öğrencilerin yoğunlukta olduğu bir noktadayız. Bu noktada olmamızın önemli nedeni, 1980’lerden günümüze kadar eğitim sistemimizde yapılan değişikliklerin eğitim kalitesini giderek aşağı çekmiş olması kadar, öğretmeni yetiştirecek üniversite kadrolarına atamalarda bile bilginin yerini siyasi görüşün alması gibi faktörlerin de önemli bir etkisi olmuştur.

Son 30 yılda en çok yönetmelik ve kanun değişikliğinin yapıldığı alanın eğitim olduğunu söylemek sanırım yanlış olmayacaktır. Eğitimde alınacak yanlış bir kararın, bir nesli olumsuz etkileyeceği gözden kaçırılmamalıdır. Şu an uygulanan 8 yıllık eğitim sisteminin özellikle ara eleman ihtiyacının karşılanacağı çıraklık sistemini olumsuz etkilediğini belirtebilirim. Ayrıca sınıfta kalmanın yapılan değişikliklerle neredeyse ortadan kalkmış olması, alt yapısı zayıf olan öğrencilerin de artan üniversite sayısına bağlı olarak bir şekilde üniversiteye girmesinin önünü açmıştır.  Burada hemen belirtmeliyim ki, üniversite sayısının artmış olması üniversite eğitim kalitesinin de aynı oranda artmasına neden olmamıştır. Ayrıca çocuklarımızı yetiştirecek olan akademik kadroların kalitesi de son derece önemli olmakla birlikte, ekmek yapmak için önünüze gelen hamurun kıvamının bozuk olması, ortaya çıkacak ekmeğin de maalesef sorunlu olmasına neden olmaktadır.

Bir ülkenin geleceğini etkileyecek en önemli şeyin eğitim olduğuna inananlardanım. Bu ülkeyi yönetecek kadrolar, doktorlar, mühendisler, bilim insanları, akademisyenler, sanatçılar, iş insanları vb. bizim eğitim sistemimizden geçmiş olacaklardır. Bu nedenle eğitim sistemimizin kalitesini ilkokuldan doktora eğitimine kadar her aşamada arttırmak, çağın ihtiyaçlarına uygun hale getirmek, akademik kadrolarda liyakatı esas kılmak zorundayız.  Burada meslek eğitimi konusunda da kaliteyi arttırmak zorunda olduğumuzu belirtmek isterim.  Özellikle meslek ve teknik liselerdeki eğitimin içinde bulunduğu durum, ailelerin bu okullara çocuklarını göndermesine engel olmaktadır. Ekonomik yapısı Türkiye gibi olan ülkelerde ara eleman sıkıntısının yaşanacağı da ortadadır. Bu nedenle eğitim kalitesini arttırmak kadar, eğitim planlaması yapmak da artık çok önemli olacaktır.  Gelecekte rekabet gücünü kaliteli eğitim, bu eğitimden elde edilen bilgi ve bu bilginin ürüne dönüştürülmesi belirleyecektir. Burada asıl soru ise, bu yarışta bizim içinde bulunduğumuz eğitim sistemi ile kaçıncı sırada yer alabileceğimizdir.

 

En Çok Okunan Yazıları

Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır