menüler
HAVA DURUMU

ELHAMDÜLİLLAH TC VATANDAŞIYIM! AH BU MOTORLULAR…

Orhun Kaan AKBAŞ
Orhun Kaan AKBAŞ
16 Nisan 2018, Pazartesi
Geçtiğimiz günlerde eve dönerken sokakta karşıdan bir motorlunun son sürat geldiğini gördüm. İldem sokaklarını bilen bilir; hepsi birbiri ile kesişir ve kesişim yerlerinde bakmadan geçerseniz mutlak bir kaza ile, çarpışma ile karşı karşıya kalırsınız, zaten yol üstünlüğü gibi bir durum da söz konusu değil. Her sokak aynı. Neyse bu motorlu zıpır gibi genç öyle bir hızla geliyor o kesişimleri de takmadan ve motorun önünü kaldırmış, tek arka teker üzerinde inan görseniz kendinizi bir yarış pistinin ortasında kalmış hissedersiniz. 
 
Gördüğüm manzara karşısında kendim ve toplum adına dehşete düştüm ve kendime hakim olamayarak üstüne doğru gittim ve elimi kaldırdım, durdurdum. İnanın ters bir şey söylese, bana çıkışsa oracıkta … siz anladınız artık. “Yarış pisti mi ulan burası” dedim. “Abi seni gördüm, fark ettim ben” dedi. “Ulan gördün de bir aksilik olsa, dengeni kaybetsen bana, benim gibi bir başkasına çarpacaksın öyle mi” dedim. “Yok abi estağfurullah” dedi bana. “Ulan ne estağfurullahı dalga mı geçiyorsun milletin canı ile, beni fark ettin de o halde aksilik olmayacağının, çarpmayacağının garantisi var mı” dedim. “Abi haklısın yaptık işte. Buna binice oluyor işte” dedi. “Abi motorlulara da hiç saygı göstermiyorlar inan” dedi bir de. Hayır böyle mi saygı kazanmaya çalışılır anlayamıyorum ben. Muhtemelen lafı çevirmeye, konuyu dağıtmaya çalıştı. İnanın aksine bir şey söylese artık konuşma olmayacaktı. Çünkü başka bir boyuta geçiyor olay o zaman. Bu hatasını bilmesinin, haksız olduğunu söylemesinin hatırına daha ileri gitmedim ve kardeşim bak tenha bir sürü yol var. Oralara gidin istediğinizi yapın. O sizi ilgilendirir. Senin gibi bir sürü var burada arabası ile böyle yapıyor, motoru ile yapıyor ne hakkınız var buna, milletin canıyla neden oynuyorsunuz, neden rahatsız ediyorsunuz, siz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değil misiniz dedim. Elhamdülillah Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım diyor bana. E hamd ediyorsun da neden vatandaşına ihanet ediyorsun o zaman!? Çalıştırdı motoru abi beklediğim biri vardı da onu gördüm gitmem lazım dedi çekti gitti birden yine aynı hızla. Sanki ben bir duvarla konuştum. Hiç o değil!
 
BUNLAR KISMİ BİR TERÖR NÜVELERİDİR
 
Bakıyorsunuz kaldırımlarda motosikletli kuryeler, adeta, ne adetası alenen ralli yapıyor. Onca kalabalığın içinde resmen cambazlık yapıyor, kaldırımda, kendine ait olmayan yolda, yaya geçitlerinde hızla gidiyor, milletin canı ile oynuyor, dalga geçiyor. Çıkın bakın isterseniz. Diğer taraftan otomobiller, kaldırımların önünü kesiyor, milletin yaya yollarını kapatıyorlar yola taşırıyorlar onları. Canlarını tehlikeye atıyorlar. Sokaklarda sesli egsozları ile yarış motorları ve otomobiller ciddi gürültü yapıyorlar hayatı çekilmez kılıyorlar. Diğer taraftan ralli yapıyorlar milletin canına kast ediyorlar. Daha yazayım mı!? Ama yazacağım. Sürekli bunları yazacağım. Yahu ne hakkın var milleti canından bezdirmeye, canına kast etmeye. Bunlar kısmi bir terör nüveleridir onu da belirteyim buradan. Terör böyle hak, hukuk, insan gözetmeyen, tanımayan zihniyetlerde nüveleniyor, sonra husule geliyor. Bunlar göz önünde bulundurulmalı, önü alınmalıdır. Yoksa sadece Afrin ile olmayacak bu işler, yarım kalacak. Kimsenin hakkı yok böyle yapmaya. Kimsenin de hakkı yok bunlara kayıtsız kalmaya. Bunlara izin verilmemeli bir şekilde. 
 
BEN YAZMAKLA MEMURUM
 
Gördüğüm her yanlışı, tanık olduğum her başı bozukluğu, aksaklığı yazmakla mükellefim, ben yazmakla memurum ve malum gazetecilik de eleştiri makamıdır. Hemen aldım kalemi elime. Kayıtsız kalamazdım. Akşam yemeğimi yemeden de oturdum bu konuyu yazdım. Ama ben yazmakla memur iken diğer taraftan vatandaş olarak da bu sorunların çözümünde müdahil taraflardan biri değilim. Yani bu gibi durumlar, asayişi ilgilendiren, toplum huzurunu alt üst eden sorunların giderilmesi noktasında müdahil taraflardan biri değilim. Kendi yöntemlerimle bu ve bu türden sorunları çözmeye çalışırsam hata ederim, belki belaya girerim, belki belaya kalırım. Bu görev devletindir. Kanun koyucu ve uygulayıcı otoritenindir, yani devletin ve emniyetindir. Orada o edepsiz ve kendini bilmez bebe bana çıkışsaydı haklı olduğumun ve aynı zamanda da tehdit altında olmuş mağdur biri olduğumun verdiği duygu seli ile kendime muhtemelen hakim olamayabilirdim. Yani anlatmak istediğim bu sorunları kendi yöntemlerimizle çözemeyiz. Kendi yöntemlerimizle çözmemize de müsaade edilmemeli, bu iş bize bırakılmamalı. Biz, bize bırakılmamalıyız. Şüphesiz en ufak bir asayiş sorununun dahi emniyet güçlerimiz tarafından çözülmesini istemek gerçeklerle de bağdaşmaz. Çünkü nihayeti sınırlı sayıda polisimiz var, sonuçta onlar da insan ve sınırları var, her an her yere hükmedemezler. Ancak rutin denetlemeler ve bunların yanı sıra lokal anlamda rutin olmayan, sıra dışı denetlemelerin de yapılması ve toplumun her bölgesine, mahallesine zaman zaman bu uygulamaları, hizmetleri götürmek bu türden kendini bilmezler için bir caydırıcılık arz eder. Bu kendini bilmezler der ki her an karşıma bir güvenlik görevlisi çıkabilir, ceza kesebilir, uğraştırabilir. Ayağını denk alır. Bu şekilde muhtemelen de bir mesafe alınır. Yani bir formül bulunur gerçekten samimiyetle istenirse inanın. Ya sokaklarımızda bir sürü bu tiplerden inanın. Ben rastlamaktan, uğraşmaktan ve bunları yazmaktan, dile getirmekten bıktım usandım. Ya sokaklar otomobiller ve motosikletliler tarafından adeta bir ralli pisti gibi kullanılıyor. Yanlama pistinden farksız inanın sokaklarımız. Ya ses, gürültü bunları geçtim artık can güvenliği söz konusu. Bunlara biri dur demeli ve noktayı koymalı. 
 
KANUNLAR CAYDIRMIYORSA NE İŞE YARAR?
 
Gerçi kime ne anlatıyorum. Sanki polis bu türden adamları enselese yapacağı çok bir şey var! Caydırıcı olmayan ilginç kanunlarımız da kesilen cezalar bunları durdurmaya yetmeyecek. Caydırmayan kanun. Balık baştan kokuyor maalesef. Belki polisimizin bu noktada özverisizliği de bundandır diye akıl yürütmekten kendimi alamıyorum bu halde. Ben polis olsam derim mesela, “ya bunları enselesem ne olacak. Ufak bir ceza. Yazarım, o da öder, parasını verir devam eder. Yani yanlama pistlerine gittiğinde oraya ödeyeceği kullanım ücretini arada bir rastladığında polisin kestiği cezaya verir, buna devam eder” derim. Sonra kendini bilmez tiplerden olsam yine aynı şekilde düşünürüm; “ooo, polis gelecek bana rastlayacak, beni enseleyecek de, caza yazacak da, zor o ihtimal. Ha arada bir de cezayı da yesek ne olacak, yanlama pistin verdiğim paraya sayarım, sorun yok, devam” derim…
 
Gördünüz mü garabeti, ahvali beterimizi… Ben de burada yazarım bunları kendimi kandırırım işte böyle. Boşuna yazarız, balık baştan kokmuş, kokuşmuş. Kanunlar bu gibi konularda kaplan gibi, aslan gibi bu sırtlanların, asayiş düşmanlarının, toplum düşmanlarının ensesinde olmadıkça polisin de, gazetecinin de ve mağdur halkın da yapacağı çok bir şey yok maalesef. Kanunların öncelikli görevi suçun önünü almaktır. Sonraki görevi ise ceza vermektir. Kanunlar caydırmıyorsa ne anladık biz bu kanunlardan!? Sadece cezayı kesmek çözüm değil, akıl işi de değil. Şimdi halk olarak kendimiz sorunu çözmeye kalksak haklı iken suçlu duruma düşme ihtimalimiz var veya sorun çözme noktasında bir belaya kalma durumu var. Yok kayıtsız kalsak polisin çok yapacağı bir şey olmuyor. Zaten tam da hakim olunamıyor. Bu hal böyle devam mı edecek!? Etmeyecek ama nasıl, ne zaman, ne şekilde bunu kestirmek şimdilik güç. İşimiz yine Allah’a kaldı. Allah haklı, mağdur ve mazlumları, masumları korusun, gözetsin dilerim… 
 
CANA CANI ÖNGÖREN ESASA CANİCE YAKLAŞIM!
 
Ama kanunlar noktasında da istenirse bir formül bulunacağından, en azından çok daha fazla caydırıcı kanunlar çıkarılacağından umutluyum. Lütfen daha fazla mağduriyet yaşanmadan, canlar yanmadan caydırıcı hale getirin şu kanunları. Bakınız şeriatta kısas uygulanırken bir öldürme suçunun cezası ölüm olurken, bazı cani ruhlu insanlar bu esasa canice, zalimce eleştiri getiriyor; bu insanlık dışı diye! Şunu hemen peşin peşin dile getireyim yeri gelmişken; 'suçlu eliyle alınan can, yani mağduriyet yaşayan tarafın canı can değil de cezalandırılması gereken suçlunun canı mı can!?' Takdir vicdanların, aklın!.. Sonra bu noktada cani ve vahşi yaklaşım-insan; suçu işleyene verilen öldürme cezasına odaklanıyor diğer taraflarını görmüyor gerçekten kastı halisse. Kastı halis değilse zaten tartışacak bir şey yok. Oysa bu esasta hayat var! Nasıl mı, bu esas öldürmeyi emretmiyor esasında. Tam tersine yaşatmayı teşvik ediyor, emrediyor adeta. Çünkü öldürdüğünde öldürüleceğini düşünen insan bunu düşünür ve tevessül etmez. Girişmez. Kaçınır, sakınır, korkar, yapmaz. Canı tatlıdır çünkü. Dolayısıyla önü alınır. İşte caydırıcılık. Burada öldürmek yok aslında, en baştan yaşatmanın teminatı var! Ha, ola ki öldürmüş mü, kıymış mı cana kasten, e can almanın karşılığı hangi para ile ödenir, hangi mahkumiyet o canı geri getirir, tazmin eder. Yahu canı alınan insanın hakkı ancak can ile ödenir. Yani işin hakkaniyeti noktasında, karşılığı, bedeli noktasında canın ederi, pahası, değeri odur. ‘Can’dır can! Ama bazı aklı kıtlar çıkıyor zalimane, cani bir şekilde bu esasın insanlık dışı olduğunu söylüyor. Oysa bu öldürmeyi öldürüyor, önlüyor. İşte bu gibi bir caydırıcılık olmadığı zaman at izi it izine karışıyor. Sonra bazı hukuk akademisyenlerinin de dediği gibi ‘kanunlarımız suçlu üretiyor’ oluyor. 
 
DEVLETLER ASAYİŞLE BİLİNİR, ADALETLE BENİMSENİR…

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
AH BU KAMU ÇALIŞANLARI… EZBER BOZAN VALİ BİR İHTİMAL DAHA VAR-2 BİR İHTİMAL DAHA VAR! VALİDEN GAZETECİLİK DERSİ UNUTULAMAZ!.. MAĞDUR KERE MAĞDUR SİLAHLANMA RİSKİ… ÇOK DA SEÇENEK YOK! AB PROJELERİ… KANLI BAYRAM SICAK DENİZ KAYNIYOR ‘KURAL’ DERSİ TRAFİK HAFTASI… YİNE TRAFİK HEP TRAFİK! MÜSPETE MÜSPET HAREKET! BU DAVA… SEÇİMLER YENİLENMELİ Mİ? CANI HİÇE SAYMAK! NOTERLER NÖBETTE ÖZHASEKİ ŞIRNAK'TA KAZANDI İLKLERİN SEÇİMİ... ÖNLEYİCİLİK ELZEM! PSİKOLOJİMİZ SARSINTIDA! KOÇLAR GİBİYİZ! OTOBÜS ŞOFÖRÜ… TRAFİK TERÖRDEN KALMAZ! REÇETE-3 BAŞÖRTÜ KAŞIMA! REÇETE-2 REÇETE-1 TÜRKİYE’NİN ‘SİSTEM’ İMTİHANI BÜYÜKŞEHİR’E ATOM KARINCA BU NE BİÇİM ZABITA!? ŞEHİR HASTANESİ’NDE HALKTAN MR ESİRGEME! BÜYÜYÜNCE ÇOCUK OLMAK... NE ANLADIK UZAKLAŞTIRMADAN!? MİLLETİN SİNESİNDE PATLAR TÜRKİYE UÇUYOR HER SOKAĞA KAMERA! YARIŞ PİSTTE OLUR! ERDOĞAN, SENİ DUYMAZLAR... EĞİTİM-ÖĞRETİME DEVAM… DARBE DEVRİM VE DEVLET HADSİZ SÜRÜCÜLER HERKESİN SORUNU GIDA TERÖRÜ!? HAKLI ZAFER YARIŞ MOTORU YARIŞ PİSTİNDE OLUR! KURBAN MI, SIRTLAN MI! DÜĞÜN MAGANDALARI 2 DÜĞÜN MAGANDALARI 1 BÜYÜKŞEHİR'DEN ÇANAKKALE'YE... TÜRKİYE TEK YÜREK BASTIĞIMIZI TOPRAK DİYEREK GEÇMEK… VER PAPAZI AL PARAYI KAYSERİ’YE NE OLDU? DRİFTÇİLER BULUŞMUŞ EĞİTİM-BEDELLİ-KAYSERİ MAHALLELİ OLARAK BIKTIK! BİR GECENİN MALİYETİ… VATANDAŞLIKTAN DA ÇIKARILSIN! BAKANLIKLAR BAKANLARINI, HÜKÜMET SİSTEMİNİ BULDU TRENLER GÜVENLİ Mİ!? MADEM DEMOKRASİ: İDAM… GÜÇLÜ YÖNETİM SEÇİM ‘24’ KISAS İSTİYORUZ HİZMET SİYASETİ KAZIM YÜCEL... BÜYÜKŞEHİR’E; “ESTETİK Mİ GÜVENLİK Mİ?” MEYDAN OKUMA! RAMAZAN’DA FİYATLAR ŞİŞMANLIYOR KAF’A DAĞI TRAFİK HAFTASI VİCDANIN OLGUN MEYVESİ; ‘VAKIFLAR’ BUNLARI DA GÖRÜN! HER 1 MAYIS BURUKTUR ZOR BU DEVİRDE… ELHAMDÜLİLLAH TC VATANDAŞIYIM! AH BU MOTORLULAR… EĞİTİM NE KATIYOR!? İNSANİ DİPLOMASİ CENNET MEKAN MİMAR SİNAN… BİR LOKMA BİR HIRKA!? KAYSERİ ULAŞIM'A ŞANINA YANSIN! SAKIN HABERSİZ SANMA! MELİKGAZİ’DE ‘HİZMET BÜTÜN’ ANLAYIŞ HASTANEYE SANKİ ACİL GİTTİK! ÇOCUKLUĞA İHANET SİGORTASIZ İŞÇİ SORUNU HORTLADI E DEVLETTE 'ALLAH KULU' YAZMAZ MI! SATILIK BÖBREKLER VE TOPLUMUN VİCDANI BÜNYAN’DA BÜYÜK BAŞARI HAYRI SEVMEK, ÇEŞİTLENDİRMEK… Vatanperverlik İMTİHANINI SEV! GAZETECİ: FERHAT, MESLEĞİ: ‘ŞİRİN’ Mor Tehlikeler MUGLAK MADDE DÜZELTİLMELİ KIRMIZI ALARM! DEHŞETİN AYAK SESLERİ… SEÇENEKLERDEN SIRA SAVAŞTA MI! POLİSLERİ GÖZETELİM Yerel-Yakın Karadeniz: YAHYALI Yargı ile toplumun ‘yargı’sı “DUYGUSUZ YENİ NESİL” EVET. BİZ DE… MOTOSİKLETLER YASAKLANSIN ERDOĞAN GEMİLERİ YAKTI SÖZDE SANATÇI… SORUN DEMOKRASİ-ÇÖZÜM DEMOKRASİ ÇOCUK OLMAK OLGUNLUK EŞKİYALIK TEMAYÜLÜ GAZETECİ NOTLARI HATIRLAYALIM, GEREKENİ YAPALIM MEMUR ZULMÜ SUÇLARDA ‘SOFT POWER’ DÜĞÜN MAGANDALARI… EVET. TEK ADAM! 3 DOKTORA SORDUK, 3 FARKLI CAVAP ALDIK Evet-Hayır neyi ifade eder!? GÜVENLİK ÜZERİNE! BİZ NE ZAMAN İNSANLIĞIMIZI KAYBETTİK? BİR GÜN BU KALP DURACAK... Neden Kayseri-Patlamanın Ayak Sesleri Terör biter mi!? Hz. Muhammed, alemlere rahmet… Toprağını Doyurmayan Su Yürümez Türk Lirası Kaygısı Körler Çarşısı Trump ve Yeni Dünya Düzeni MÜSLÜMANLAR! DAHASI KALMADI! TRAFİK TERÖRÜ İNSAN OLUR MU!? İNTİHAR OLAYLARI… TAŞLAR YERİNDEN OYNADI DUYUN FERYADIMIZI! YASAMA OHAL’LE BAŞLADI GENÇLİĞİMİZ GELECEĞİMİZ CANLI TUTULMALI! Elli Yıllık Yanılgı Türkiye Şimdilik Dengeye Mecbur KAYSERİ POTANSİYELİ İŞLETİLSİN! SANA MI KILINIYOR NAMAZ? TÜRKİYE ‘ALTIN POTASI’NDA DEVLET YENİDEN YAPILANIRKEN… MEYDANLAR DA KAFALAR DA BOŞ KALMAMALI! Türkiye’nin dostu yok! ÖZLEŞTİRİ BEYANNAMEYE İNCE AYAR! GÜNDEME DAİR KISA KISA... BİR BİLSEYDİK! Müftülüğün anlamı nedir?! Güya siyasetçi... RAMAZAN VE DİLENCİLİK TERÖRÜ ÖNLEMEDE HALKTAN YARARLANIN! SİYASET VE TARİH BİLİMİ Dünya İnsani ZIRVASI Siyaset Laf Ebeliği BAKANLIK BAKANINI BULDU Erken seçim olmalı mı? İSTİKRAR DÜŞMANLARI! Bunlar kendini yönetemiyor! HANGİ LAİKLİK? NE ZAMAN ÖĞRENECEĞİZ? KISMETLİ KAYSERİ SÖVME VE ÖZGÜRLÜK Ey Kanunlar! GAZETECİLİK SUÇ MU?! MÜEBBETTEN 40 YILA... HAD BİLMEZLİK YENİ ANAYASA VACİP TERÖRLE MÜCADELEDE İLETİŞİM İNSAN KUTSALDIR YGS HEZEYANI BAŞLADI NEREYE GİDİYORUZ? Tramvay Sarsmadı! 28 ŞUBAT BİN YIL UNUTULMAYACAK KAMUDA YENİ MODA Ölümü İyi Okumak UFACIK KAĞIDIN PEŞİNDE... Bu Uçurum Hepimizi Yutar BÜNYAN'DA HİZMET, NİSYANDA ZULMET İNSAN OLMAYA ÖZEN! ŞİKAYETİM VAR! 'DESTİ KIRILMADAN' ZULÜM EBEDİ DEĞİL! Küçük HESAPLAR CUMHURİYETİ KURDUK, ŞİMDİ SIRA HÜKÜMETTE SEÇİME GÜNLER KALA... HALKA KULAK VEREN KAZANIR! Gülmek vacibiyet. Gülme de gör! SİYASET ÇOCUKLARA İNDİ Sevmek-Köleleşmek İnsan sözünden, hayvan yularından... O Allah ki!.. ÖZHASEKİ İLE 21 YIL Siyaset Bölünme Aracı
Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır