menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

ŞEREF MADALYASI

Nuray AKBAŞ
Nuray AKBAŞ
20 Mart 2017, Pazartesi

18 Mart Çanakkale Zaferi’ni tekrar tekrar hatırladığımız bu günlerde aslında hepimizin kıyısından köşesinden bildiğimiz birkaç noktaya ben de temas etmek istedim. Evet hepimiz biliyoruz ama özellikle gençlerimize bu destan kahramanlarını tekrar tekrar hatırlatmakta yarar var diye düşünüyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimizi bir kez daha bu vesile ile anmak istiyorum.

Hey on beşli türküsü ile başlayalım. Tokat yöresine ait bir ağıttır aslında. 1315 doğumlu gencecik fidanların Çanakkale ye gidişini anlatır. Yaklaşık 1897 doğumlu 18 yaşında ana kuzuları... Ne acı ki günümüzde oyun havası olmadığını bilmeyenler var. Benzer bir destan da Sakarya'da Kayseri Lisesi tarafından yazılmıştır. Anadolu'nun her köşesinde daha niceleri var ki anlatmaya kelimeler yetmez. 

Çanakkale'de destan yazan bu millet mermilerin havada çarpıştığı bir muharebe gördü. Belki milyonda bir olan bir ihtimaldi bu ama milyonlarca mermi arasında canini vermeyi ödül sayan şehitlerimiz böyle bir savaşa tanık oldu.

Seyit Onbaşı vardı. 270 kiloluk top mermisini sırtladığı fotoğrafıyla tanıdığımız. Savaştan sonra memleketi Balıkesir'e döndü. Çanakkale'ye katılmadan önce odunculuk yapıyordu. Döndükten sonra da odunculuk yapmaya devam etti. Bir Ali Çavuş vardı. Çanakkale'de vazifeli bir subayın hatıralarında adı geçiyordu. Harbin en şiddetli zamanında komutanının yanına geliyor. Koluna bir mermi isabet etmiş. Elindeki çakıyı uzatıyor komutanına. "Şunu kesiver komutanım." "Şu" dediği biz bez parçası değil. Kolunu uzatıyor komutanına kesmesi için. Önce kolunu gönderiyor cennete. Çok geçmeden de kendisi şehit oluyor.

Bir ana vardı adını bilmediğimiz. Üç oğlu şehit düştükten sonra dördüncü oğlunu hiç düşünmeden şehadet için uğurlayan. Başka bir ana vardı. Oğlunu İsmail olsun diye doğuran. Canını borç bilen, vatana feda etmek için koşan evlatlar vardı. Düşman askerinin bile övgüyle bahsettiği yiğitler vardı. Nasıl övmesinler? Bir Türk askeri, yaralı olduğu halde, kısa bir ateşkes zamanı bir başka yaralıyı taşıyor dermansız kollarında. Kendi yaralarına yerden avuç avuç aldığı toprağı basarken, bir yandan da kendi gömleğini yırtıp kucağındaki yaralıya sarıyor.

Kucağındaki ise bir Fransız askeri. Düşmanına bile zulmetmeyen bir milletin askerini nasıl övmesin? Bugün Çanakkale zaferinin üzerinden 102 yıl geçti. O destansı kahramanların canları pahasına koruduğu Çanakkale 102 yıldır geçilmedi, geçilmeyecek. Aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.

Destanlaşan kahramanlarımızı gelecek nesillere şeref madalyası olarak taşıyacağız.

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır