menüler
HAVA DURUMU

NEDEN OKUMALI?

Nuray AKBAŞ
Nuray AKBAŞ
13 Kasım 2019, Çarşamba
O kadar çok uyaranla karşı karşıya kalıyoruz ki, hangisi bizim için gerekli hangisi değil diye düşünmeye bile fırsatımız kalmıyor. Kendi hayatımızı yaşamaya çalışırken bir şekilde başkalarının hayatlarıyla meşgul oluyor ya da meşgul ediliyoruz. Bilinçli ya da bilinçsiz içimizdeki merak duygusunu bir şeylerle doldurmaya, doyurmaya çalışıyoruz.
 
Özellikle gençliğe hitap eden yayınlarda bunu daha çok gözlemliyorum. Gazetelerin gençlik eklerinde, sosyal medyada, bazı yayınevlerinin gençleri hedef alan kitaplarında... 
 
Günlük boş uğraşlar kitaplara konu edilir oldu. Roman adı altında yayınlanan bazı kitapların dişe dokunur bir konusu, içeriği olmaması bir yana Türkçenin de katledilmesi cabası.(Yapım eklerinden sonra gelen ekler kesme işareti ile ayrılmaz. Örn; Türkçenin. Bkz. TDK) 
 
Hepimizin bildiği herhangi bir meziyeti olmayan magazin malzemesi insanların kitapları onlarca baskı yaparken tarihimizi, edebiyatımızı yıllarca emek emek anlatmış yazarların, bilim adamlarının isimlerini dahi bilmiyoruz. Bu açıdan en azından lise gençliği ders kitaplarının dışında testlerden başka birkaç dünya klasiği  biraz tarih, edebiyat, coğrafya okumalı. İbn-i Sina›yı, Farabi›yi, Biruni›yi, Mimar Sinan›ı ve daha nicelerini merak edip öğrenmeli.
 
Cahilliğimizden mi yoksa kandırılıyoruz da farkında mı değiliz? Bir üçüncü neden daha olabilir ki en kötüsü de bu olsa gerek «Umursamıyor muyuz?»
 
Ünlülerin gerçek meslekleri, hangi ünlünün boyu kaç?, seçtiğin resme göre karakter analizi... Bize asıl meşgalelerimizi unutturup hayatımızın her
anında karşımıza çıkabilecek şekilde elimizin altında telefonlarımızda, tabletlerimizde, bilgisayarlarımızda...
 
Her zaman söylerim aklımıza ve vicdanımıza güvenmeli ve okumaktan korkmamalıyız. İnsan kendi fikrini de karşıt fikirleri de bilmeli. Okuduklarını aklının ve vicdanının süzgecinden geçirmeli doğru ve yanlışı görerek,okuyarak ayırt edebilmeli. Gereksiz magazin bilgisi yerine günde en azından beş on sayfa kitap okumak on dakikamızı alır. Her gün yatarken telefona, sosyal medyaya son bir kez göz atmak yerine baş ucumuza koyduğumuz bir kitap fikir dünyamıza üç beş kelime de olsa bir katkı sağlar muhakkak. Dinimiz ise önceliğimiz her gün bir sayfa da olsa dini bir kitap okuyamaz mıyız?
 
Günde belki yarım saat tüm bakış açımızı değiştirecek. Farkına varmak için denemeli, ışıltılı dünyaların içine gömülmüş karanlık zihinlerden
belki başta sıkıcı gelecek olan aydınlık bir geleceğe adım atmalıyız.
 
”Ümmetimden her akıl sahibine bu dört şey önemlidir: bilimi duymak, öğrenmek, yaymak ve ona uymak.” (Hz. Muhammed) Dünyada ve Türkiye›de kitap okuma oranlarını incelediğimde komik denilebilecek verilerle karşılaşıyorum. Türkiye›de günde 1 dakikamızı kitap okumaya yaklaşık 5 saati televizyona
ve 3 saati internete ayırıyoruz. Günde 8 saati internet veya televizyon yerine kitaba ayırdığımızı düşünsenize...

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır