menüler
HAVA DURUMU

KISA KISA TÜRK DİLİ

Nuray AKBAŞ
Nuray AKBAŞ
09 Ekim 2019, Çarşamba
Günümüzde iletişimin gelişmesi, teknolojinin son hızla ilerlemesi dillerin yapısını ve gelişimini de pek çok yönüyle etkilemekte. 
 
Eskiden toplumlar arası ilişkiler savaşlar, göçler yoluyla olurken günümüzde teknoloji sayesinde toplumların birbirleriyle ilgili gelişmeleri takip etmeleri çok daha kolay bir hal almış durumda. "Canlı bir varlık" olarak tanımladığımız dilin de bu gelişmelerden etkilenmemesi mümkün değil. Doğal olarak dilimiz de gelişmekte ve ilerleme kaydetmekte.
 
Türk dili bir yandan ilerleme kaydederken diğer yandan da yanlış ve eksik kullanımların özellikle genç nesil arasında önemsenmemesi, özenti ile gelen bir dil anlayışının basitçe günlük dile yerleşmesine neden olabiliyor. Bu nedenle dil kavramına ve hızla gelişen Türk dilinin tarihsel sürecine değinmek istiyorum.
 
İnsanlar arasında anlaşmayı sağlayan, belli kuralları olan ve bu kurallar çerçevesinde çağa ayak uydurarak gelişen bir iletişim sistemi olarak tanımlayabiliriz dili. 
 
Toplumsal, sosyal, tarihsel, bilimsel açıdan düşündüğümüzde ise insan yaşamının vazgeçilmez bir parçası olduğunu söyleyebiliriz. Dil olmadan bilim üretemeyecek ve bilgimizi aktaramayacaktık. Bu nedenle dil ve konuşma becerisinin insana bahşedilmiş en önemli yeteneklerden biri olduğu bir gerçek. Dilin kalıcılığının sağlanması için ve tarihsel süreçte aktarımının gerçekleşmesi için ise sesler yazıya dökülmüş, alfabeler ve yazı sistemleri ortaya çıkmıştır.
 
Türk diline gelince... Ural-Altay dil ailesinin Altay koluna mensup olduğunu biliyoruz. İlk Türkçe eserlerimiz de Orhun Yazıtları. Daha öncesine tarihlenen yazıtlar da bulunmuş fakat tahrip olduğu için ya da mezar taşı niteliğinde eserler olduğundan bizim için daha önemli nitelik taşıyanlar Orhun Yazıtları olarak kabul ediliyor. Bugün Moğolistan sınırlarında bulunan yazıtlar Kültigin, Tonyukuk ve Bilge Kağan adına dikilmiştir. Yazıtların tarihi 720 yılından başlar. Türk adının millet adı olarak geçtiği en eski kaynaklardır. Orhun yazıtları aynı zamanda ilk edebi eserlerimiz, ilk siyasetname özelliği taşıyan eserimizdir.
 
Orhun yazıtları (Göktürk Kitabeleri) yöneticilerin halka öğüt verdiği aynı zamanda da hesap verdiği metinlerdir aslında. Bu da Türk milletinde sosyal devlet anlayışının çok eski zamanlardan beri var olduğunu gösterir.
 
Tarih boyunca Türk dili; dilde, edebiyatta, sanatta, bilimde, siyasette, devlet yönetiminde ve daha pek çok alanda dünya tarihine geçecek yazılı örnekler ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle Türk dilinin, tarihinin ve edebiyatının bilinmesi atacağımız her yeni adımda geçmişten günümüze ulaşan parlak bir ışık olarak geleceği aydınlatacaktır.
 

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır