menüler
HAVA DURUMU

Prof. Dr. Necmettin Erbakan

Metin KÖSEDAĞ
Metin KÖSEDAĞ
27 Şubat 2017, Pazartesi
DÜN sabah işe gelmek için arabaya bindim. 
 
Radyoyu açar açmaz vefatının 6. yıl dönümü nedeniyle Milli Görüşün lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın hayatı anlatılıyordu. 
 
Öyle ya, 85 yıllık bir ömür 6 kilometrelik bir yola sığamazdı. Arabayı çektim kenara ve sonuna kadar dinledim. 
 
Belki bir çoğunu bildiğimiz ve bazılarına da şahit olduğumuz hadiseler. Ama; öyle bir hayat ki, derslere konu olacak türden. Allah rahmet eylesin. Gelin bir de burdan okuyalım o hayatı; HOCA, Mücahit ya da profesör... 85 yıllık ömrünün yarısından fazlasını siyasetin tam orta yerinde geçiren o lidere asla sadece ismiyle hitap edilmedi... Üniversitede Necmettin değil “Erbakan Hoca” derdi arkadaşları ona... Kıbrıs harekatını öyle hararetle savunmuştu ki milleti “mücahit” diye çağırmıştı onu yıllar boyu... Makine mühendisiydi... Hem de Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli mühendislerdendi... Profesör Necmettin Erbakan’dı o... 
 
Ama dahası var... Milli Görüş’ün lideriydi... En önemlisi de milletin adamıydı... Ve hep öyle kaldı... Erbakan Hoca 29 Ekim 1926’da, yani Cumhuriyet henüz 3 yaşındayken geldi dünyaya... Babası Mehmet Sabri Bey oğlu doğduğunda Sinop’ta görevliydi... Çocukluğu, babasının görevi nedeniyle kent kent gezerek geçti... İlkokula Kayseri’de başladı, Trabzon’da bitirdi... Ve 1937.... İstanbul yılları... İstanbul Erkek Lisesi’ni kazanmıştı Erbakan... Okulun hem orta bölümünü hem de lisesini birincilikle bitirdi... Mühendis olmak istiyordu... Oldu da... İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünde birinciliklerini sürdürdü... 
 
Aynı yıllarda bir süre sonra siyaset sahnesindeki en büyük rakibi olacak iki isim, Turgut Özal ve Süleyman Demirel de yine o okulun öğrencileri arasındaydı... Aklında pek siyaset yoktu Erbakan Hoca’nın... Sadece namazını kılıyor sohbetlerde arkadaşlarına milletin ne denli değerli olduğunu anlatıyor, vakit kalırsa da dersini çalışıyordu... Erbakan Hoca, doktorasını o üniversitede tamamladı... Sonra burs kazanıp Almanya’ya gitti. Türkiye’ye döner dönmez de ülkenin ilk yerli motorunu üretti. Ama kariyeri 40’lı yaşlarının hemen başında aldığı profesör ünvanı ile değişti bir anda.. 1967 yılında Odalar ve Borsalar Birliğinin Genel Başkanı oldu... Siyasete yakın değildi pek ama, günün koşulları onu ister istemez siyasetin içine çekiyordu... Odalar Borsalar Birliği Başkanlığı döneminde İstanbul sermayesine karşı Anadolu sermayesini destekleyen çıkışlarıyla dikkatleri üzerine çekti.. Bu genç mühendisi halk da tanıyordu artık ve milli değerleri savunan dilinden Allah’ın adı düşmeyen o ismi tanıdıkça daha çok seviyordu... 1969’da siyasete girmeye karar verdi... Kendine Adalet Partisi’ni yakın görüyordu... Partiye başvurdu Konya vekili olmak istediğini söyledi ama hiç ummadığı bir tepki aldı... Üniversiteden arkadaşı Süleyman Demirel o’nu reddetti.. Kolay öfkelenen biri değildi Erbakan hele pes eden biri hiç değildi... Üzülmüştü sadece... Bağımsız vekil olmaya karar verdi ve büyük farkla kazandı... Artık siyaset sahnesindeydi... Yaklaşık 50 yıl boyunca o sahnede bir yıldız gibi parlayacaktı... Konya’nın bağımsız vekili Erbakan Hoca 1970 yılında 17 arkadaşıyla birlikte Milli Nizam Partisi’ni kurdu. Amacı adı üzerinde milli bir nizam yani bir milli düzen sağlamaktı partinin... Milli Görüş fikri yavaş yavaş temellerine oturuyordu yani... Ama bunu dillendirmek dahi cuntanın dikkatini üzerine çekmek için yeterliydi... 
 
12 Mart muhtırasından kısa süre sonra, Profesör Erbakan liderliğindeki Milli Nizam Partisi “laikliğe aykırı çalışmalar yürüttüğü” iddiasıyla kapatıldı... Erbakan pes etmedi.. Hatta siyasi yaşamı boyunca kuracağı neredeyse bütün partiler ayın gerekçeyle kapanacaktı, ama o hiç pes etmeyecek, hep milli görüşü anlatacaktı... Profesör Erbakan 1973 seçimlerine bu kez Milli Selamet Partisi’ni kurarak girdi ve yüzde 12 oy aldı... Erbakan Hoca’nın iktidar yürüyüşü başlamıştı artık... Seçimin ertesinde kurulan CHP - MSP koalisyon hükümetinin başbakan yardımcısı oldu. Tam da Kıbrıs harekâtı günleriydi... Erbakan Hoca harekatı hararetle savunuyordu... Mücahit ismi o yıllarda ona verildi... Kalan yılları krizle geçti Türkiye’nin... Hükümetler sık sık düşüyor... Yenileri kuruluyordu... Millet neredeyse her yıl yeniden sandığa gidiyordu ve Erbakan’lı Milli Selamet Partisi istikrarın simgesiydi... 1975, 1977 ve 1979 seçimlerinin ardından kurulan her hükümette o da vardı.. Ama yeni bir darbe de yoldaydı... 12 Eylül’ün karanlığında en büyük baskılardan biri de onun üzerinde kuruldu... Erbakan Hoca darbeden sonra İzmir’de uzun süre gözaltında tutuldu sonra tutuklandı... 9 ay cezaevinde kaldı... Cunta onun siyaset yapmasına da 10 yıl boyunca yasak getirmişti... Siyaset yasağı 1987’de sona erdi Erbakan’ın... Profesör Necmettin Erbakan yasaklı olduğu dönemde dersine iyi çalışmıştı... 1984 seçiminde Milli Görüş fikri Şanlıurfa ve Van belediyeleri ile model olmuştu Türkiye’ye... Erbakan Hoca hakkındaki yasak kalktığı an Refah Partisi’ni kurdu ve o refah siyaset tarihini yeniden yazdı... Önce yerel seçim vardı... Parti bir önceki seçimde belediye başkanlığını aldığı Şanlıurfa ve Van’daki koltuğunu sağlamlaştırdı... Ek olarak Kahramanmaraş, Sivas, Kayseri ve Konya da yine Refah Partisi’ne geçti... Büyük kentler de yoldaydı... 
 
1994’te Refah Partisi Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyelerini de kazandı... Bir devrimdi bu ve artık yeni bir dönem başlamıştı... Düne kadar ezilenyasaklanan ve baskıyla siyasetin dışına itilenler iktidara yürüyordu... 1995 Genel Seçim’inde tam bir Refah Partisi fırtınası koptu... Erbakan Hoca birincilikle çıktı sandıktan... İşte bu vesayet için çok önemli bir sorundu ve cumhurbaşkanlığı koltuğunda artık vesayetin temsilciliğine soyunan biri vardı... Süleyman Demirel hükümet kurma görevini seçimin lideri Profesör Erbakan’a değil, seçimin ikincisine yani “kızım” dediği Tansu Çiller’e verdi.. DYP-ANAP hükümeti kuruldu ama köşk müdahalesiyle kurulan o koalisyonun ömrü sadece birkaç ay sürebildi... Millet artık Refah’ı istiyordu ve köşk milyonların o çağrısına karşı daha fazla kayıtsız kalamazdı... Profesör Erbakan 28 Haziran 1996 günü başbakan oldu ve tam da dediği gibi ülkeye refahı getirdi... İlk iş işçiye memura zam yaptı... 28 Şubat belgeselinde kullanmıştık. Türkiye’yi sadece 1 yıl içinde yüzde 7 buçuk gibi rekor bir büyüme oranına taşıdı Erbakan’lı Refah Partisi... Aynı günlerde Refah’lı belediyeler de devrimlere imza atıyordu... İstanbul’un çöp dağlar yıkılıyor, çekilmez kokusuyla milleti bezdiren Haliç’te balıklar yüzüyor, Ankara’nın nefes almaya imkan tanımayan havası tezimleniyordu... Refah millete iyi gelmişti... Aynı dönemde Türkiye Erbakan Hoca’nın milli duruşlarına da tanık oluyordu sık ve elbette bir de eşsiz hitabetine... Aynı yıllarda dış politikada da radikal adımlar ardı ardına atıldı... Erbakan Hoca, batı aklının G8’lerine karşı, Müslümanları ülkeleri bir araya getirmeye kararlıydı... Yani dünyaya kafa tutuyordu... Milli bir duruştu bu ve bu duruş yeni bir darbe için yeterli nedendi... “Laiklik elden gidiyor” sloganları çok geçmeden atılmaya başlandı... Medya başroldeydi... Aczmendiler, sahte şeyhler ve bin bir türlü provokasyon ardı ardına sahnelendi... Başroldeki medyaya, iş dünyası, üniversiteler, sendikalar ve asker de destek verdi... Artık başörtüsü kullanan veya namaz kılan herkes hedefti... Kur’an okumak yasaktı... 
 
28 Şubat süreci Türkiye’nin maneviyatına büyük yaralar açtı vesayet geri dönmüştü... Hedefteki Refah Partisi çok geçmeden kapatıldı ve partiyi kapatan mahkeme Profesör Erbakan’a 5 yıllık yeni bir siyaset yasağı daha getirdi... Ancak Erbakan Hoca bir devlet adamıydı... İstese o gün ayağa kalkar bağırır, davası uğruna dikleşebilirdi... Yapmadı... Dikleşmeden dik durmanın ne demek olduğunu herkese anlattı... Bildiğiniz gibi Anayasa Mahkememiz partimiz kapattı.. Bize düşen sakin olmak.. Tüm bu baskılar karşısında vazgeçebilirdi de Erbakan Hoca... Ama vazgeçecek bir lider değildi o... Ardında yürüyen milyonların umuduydu... O güne dek sırf İslam dediği için sırf milletim dediği için hep baskıya uğramıştı hiç vazgeçmemişti... Evet yasaklıydı belki ama yasak engel değildi... Yıllar boyu bir nakış gibi işlediği “milli görüş” fikrini, sadece cunta ve vesayet öyle istedi diye, siyaset sahnesinden silmeyi asla düşünmüyordu... Refah’ın devamı olarak Fazilet Partisi kuruldu... Bir sonraki seçimde Meclis’e girmeyi başardı... Ama o parti bu kez de başörtüsü üzerinden hedef olacaktı... Ve bir tevafuk... Günlerden 27 Şubat’tı... Yıl 2011’di... 28 Şubat darbesinin tam 14 yıl sonrasıydı... Mücahid, profesör doktor, Necmettin Erbakan Hoca; solunum ve kalp yetmezliği teşhisleriyle kaldırıldığı hastanede o sabah Hak’ka yürüdü... 1 Mart 2011 salı günü ise İstanbul’daki Fatih Camii o güne dek görmediği kadar büyük bir kalabalığı gördü... Milyonlarca kişi vardı Fatih’te... Cumhurbaşkanı Meclis Başkanı Başbakan, Genel Başkanlar, Bakanlar, Milletvekilleri, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mensupları, Büyükelçiler, Belediye başkanları hatta tam 60 ülkeden cemaat ve hareket liderleri yan yanaydı... 
 
Kolay kolay kimseye nasib olmaz bunca sevgi... Ne oyla ölçülür ne de başka bir sayıyla... Ama o’na nasib oldu.... Hocayı yani mücahit Erbakan ismiyle simgeleşen Türk siyaset tarihinin en renkli simasını o gün milyonlar uğurladı... 
 

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
HİÇ BİR GEREKÇE! Herkesin bir hesabı var! BANA DOKUNMAYAN Bu takım düşer! KADERE BAK, KİMLER KİMLERLE! TAZE KAR SUYU! SURİYE’DE NE İŞİMİZ VAR? YENİ EMNİYET MÜDÜRÜMÜZ... HİKMET’İ DİNLERKEN! KARAMAN’A BİR SORU! KAYSERİ’DE İKTİDAR KİM?-2 KALE VE KAYSERİSPOR KAYSERİ’DE İKTİDAR KİM? VEFA GECESİ VE DENİZLİSPOR MAÇI... AK PARTİ’DEN İSTİFALAR! Fırsat Bu Fırsat... MİNDER DIŞINA ÇIKMAK! “NASIL OLSA SEÇİLDİM...” KAPILARIMIZI AÇARIZ KAYSERİSPOR YETERSİZ!... ZABITALI KEPÇE... BÜYÜKKILIÇ VE DEDİKODULAR Darbe değil, işgal girişimiydi... İL BAŞKANI NASIL OLMALI? TÜKENİYORUZ KAYSERİSPOR SİYASET DİLİ.. ALLAH’TAN KORKMAK! İdeoloji Bitti, Çıkar Siyaseti! Klavuzu karga olanın... Renklerin değil, İstanbul’un Önce vicdan ÇELİK VE ELEKTRİK ŞİRKETİ! İSTANBUL ÇETESİ VE... SEVDAMIZ DİYE BAŞLAYAN... DÜŞMANIMIZ BELLİ... BEKLENEN OLDU! Doğruyu yanlış kişi savunursa! ÖZHASEKİ’YE EN BÜYÜK ZARARI... KAPININ DANASINDAN ÖKÜZ OLMAZ MI? OSB SEÇİMLERİ... Mitingler veri olmaktan çıktı! İLLAKİ SOFRA GEREK! ESNAFI İNCİTMEMEK LAZIM KULÜPLER BATAKTA GAZETECI TARAFSIZ MI? Müslüman Uyanık Olmalı... BİRAZ DA KENDİMİZDEN... İTTİFAK KİME YARAR, KİME ZARAR? TEKRARI YOK! İNCE HESAPLAR... Müteahhitler ve Kayseri Ne değişti? Bir Anda Ne Değişti! Başında ‘Milli’ olması... Yanlış Strateji!... Partiler aday bulamıyor! Doğru İsim... Sıra Kimlere Geldi!? Kayserispor Siyaset Böyle İşte! Haddini Bilmek... KİMLER ADAY? Kayserispor'un Geleceği İdeoloji Bitti, Çıkar Siyaseti! Herkes Göreve... Sporun Siyasete Etkisi... Kim Duyuyor Bu Sesi?! Aşkımız Buraya Kadar mı?... CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN KAYSERİ MESAJLARI McKinsey Kararı... Katılaştık, taşlaştık... Bir Kap Aşure... Maskeli Yüzler... Aday Adayları... Futbol Taraftarlığı mı, Takım Taraftarlığı mı? Ne Oldu Size? Kaliteli İnsan, Kaliteli Eğitim... Kişisel çekişmelerinizi Kayserispor’a yansıtmayın! ZOR GÜNLERDEN GEÇERKEN… Bir Maçın Ardından... Kendi Kendine Yetinmek... En İyisi Kalecin Oluyorsa... Bayram ve biz... BİR DELİ DÜNYAYI YÖNETİYOR! Düşmanımız Belli... Mesele Türkiye Meselesidir... Eski defterler... Darbe Değil, İşgal Girişimiydi... Toptan Temizlik Kapıda... Gazetecilik Nedir, Ne Değildir? Kısasa Kısas... Kazanan ve Kaybeden... Bence... (TEKRAR-21 Mayıs 2018) SÖZ MİLLETTE Rusya 2018 Bayram ve Toplumumuz... Yalanı Zaman Yıkar... Ramazan’ı Eğlenceye Çevirmek... Kayserispor’un Eşkalini Bozmayın! Meydan Mitingleri Külliyen Zarar! MİLLETVEKİLİ NASIL OLMALIDIR? AKP’liler Kazanmıştır! Bence... Eşitlik Kalasta, Fark Sanattadır Ruh Halimiz Bozuk... Nursaçan’ın Feryadı... AK Parti Mitingini Okumak... Herkesin Bir Hesabı Var! Herkes Kendi Rolünü Oynuyor... Aday Adayların Hesapları!... Milletvekili Nasıl Olmalıdır? Muhalefetin Adayı... Şimdi Hesap Zamanı... Zor Günler Kapıda... "BASKIN SEÇİM" KAPIDA... BİR DELİ DÜNYAYI YÖNETİYOR! Haddini Bilmek... Gündem Kayserispor Bunların bilet paralarını... İsviçre meclisi!... Zor bir toplumuz... Müslüman uyanık olmalı... 100 gramdan ne olur ki!... Umurunda değilmiş!... FETÖ borsası... Bugün Çiftlik Bank yarın... Afrin’e Türk bayrağı... Onarım mevsimidir bahar.. TAMAHKÂRLIK... Katılaştık, taşlaştık... Biz büyük bir aileyiz... Kadınlarımız... Yine suçlu onlar! "Baskın seçim" kapıda... Bugün 28 Şubat... AK Parti Kongresi... ÖNYARGIDAN KURTULALIM... Her şeyin başı eğitim... SİYASET VE MENFAAT... Nihayet... Ölüm var ölüm... Avrupa’nın Nazi kafası... Vefamız bu mu? Formsuz olan taraf... Bizi biz yapan budur... Kayseri’nin adı... Vatan perverlik... Türkiye’nin göçmen kozu... Fazla övgü, yanlış yaptırır! 3 yıllık Çelik dönemi... Hak arayan varsa... Hayal kurmak... Akıllarının ermediği nokta... Milli ve manevi bütünlüğümüz... Özhaseki ve Diyarbakır... Bize düşen... Bağırıp, çağırmak yetmez! Huzur şehri… Uyuşturucu ile mücadele... Katılaştık, taşlaştık... Bugün 10 Ocak... Gazetecilik... 2019’a bir yıl var... Siyasetçi şaklabanlar! Şu keyfinizi bırakın artık!... Ne kadar da hastayız… Suriye’de çocuk olmak... Müslüman uyanık olmalı... Her şeyin bir zamanı var... Dürüst olabilmek... Pardon unutmuşum!... Bundan iyisi can sağlığı! Bir yumruk nelere kadir! İşine geldiği gibi... 61 milyonluk hayal!... Fazla övgü, yanlış yaptırır! Hayatın anlamı... Bırakın konuşsun... Bir deli dünyayı yönetiyor! Doğruyu yanlış kişi savunursa! Türkiye büyüyor İstanbul’un adaleti... Bağırıp, çağırmak yetmez! Kudüs… Kırmızı çizgilerimiz... Kayserispor gerçeği... Vicdan en güzel ilham kaynağımızdır Ego’dan vazgeçin... Çocuklarımız Müslümanları başkaları yönetiyor! Bir Futbol Maçının Ardından... “İyi insan” olmak kolay... At izi, it izine... Öğretmenlerimiz... Bilgi sahibi olmadan... AK Parti-MHP ittifakı... Kayserispor'un başarısı Şaşırdık mı, hayır! Böyleleri olduğu sürece! Cinnet geçiriyoruz MHP ve Milli Takım... Hava, civa ve gösteriş... Dostluğunuz menfaatsiz mi? Bravo Emniyet’e... Herkes kendi işini yapsın... Hakettiği kadar... Her şey ziyaretiyle başladı... Her yer böyle olsa... Kazakistan ve Kırgızistan... Çocuklarımız Sumudica’nın sözleri... Hain içerden olunca! Ses kaydı, Eliaçık, Müftüler... Başkanlar neden alınıyor? Ölüm ve insan... Vatan perverlik... Adnan Oktar denen Mehdi (!) Yeni bir savaş kapımızda Batı’nın gerçek yüzü... İnsan olmak... Kayseri Kitap Fuarı Ego’dan vazgeçin... Ortalık toz duman... Boşuna zorlamayın... Tıp Fakültesi’nde iki gün... İyi biri... MTV zammı... Zam ve halkın psikolojisi... Kırmızı çizgilerimiz... Türkiye’nin Irak’taki menfaatleri... Yeni Fırat Kalkanı lazım... Hükümet el koydu... Zorunluluğumuz var... Yalçın’lı Van... Siyaset ve menfaat... İncesu OSB’de güzel bir hikaye... Özhaseki, Çelik ve Karayol... Toplumsal mı, bireysel mi? Vicdan en güzel ilham kaynağımızdır KTO adayları... Kıskançlık ve Haset Sivas deplasmanında Kayseri Reis’i anlamak... Sahte Reis’ciler... Milli takımımız... Bayram ve Arakan Bu adam uğraştıracak... Çocuklarımız KTO seçimleri... FETÖ ve futbol camiası... Böylesi daha iyi... Hastalara acıyın... Kaski AK Parti’de değişim... Sumudica ve Kayserispor Şu keyfinizi bırakın artık!... Tamahkârlık... Kocasinan’ın çehresi değişiyor Ruhunda itlik olanın havlamasına gerek yoktur... Kayserispor’un açılışı... Camız’ın göle... Erciyes A.Ş. Nasıl borçmuş bu!... “Ben, sen, bizim oğlan...” Reis’in uyarıları ve Kayseri... Milli Takım ve Terim... Müslümanları başkaları yönetiyor! Oda seçimleri... Önce kendimizi düzeltmeliyiz... Spor A.Ş. Özhaseki’nin kalması sürpriz değil... Pembe gözlüklerin yalan söylüyor! Klavuzu karga olanın... “Aynı ruhla” meydanlardaydık... 15 Temmuz ‘Onur’ günümüz.. Fedakarlığın bu kadarı Dürüst olabilmek... Kim çok bağırıyorsa... Suriyelilere bakışımızı değiştirelim! Herkesin bir hesabı var! Topla topla bitmiyor... 15 Temmuz etkinlikleri... KASKİ ve su kesintileri... Her şeyin başı eğitim, ya sonu...! Acımayın, şans verin... Ne ara böyle saygısızlaştık!? Ve Bayram... Gazetecilik (2) Akşener’in MHP rüyası... Devlet eliyle kumar... Suç işleme imtiyazı olmamalı! Mahkeme ‘Kasıt’ diyor... Hayatın anlamı... Bir deli dünyayı yönetiyor! Kaprislerin milli takımı!... Yeni bir hikaye... Her şeyin bir zamanı var... Bugün Arda yarın bir başkası... Katar neden hedefte... Ölümün güzelliği... Belediyelerimiz... Deaş’ın savaş uçakları mı var(!) Biraz tevazu... AK Parti’de değişim başlıyor... Kalkavan ve Yıldırım... Bugün başkasına, yarın bize... BEF’ten Kent’e... Boşuna zorlamayın... “Allah razı olsun...” KTO’nun 4 yılı... Yeni dönem ve Kayseri Türkiye kontraya çıkmalı... Normalleşmeye dönüş... Ben Anadoluyum... Toplumun Survivor hassasiyeti... Kuşçu Tatil Köyü... Küfür’e hayır! Kayseri Emniyeti... Güzel ahlaka talip olun... Hamdi baba hayırlara vesile oldu... Kişisel hesaplar... Özümüze dönmeliyiz... “Yangında ilk kurtarılacak...” 21 Mayıs ve sonrası... “Bir gece ansızın....” Bağ-bahçe Kayserispor’dan... Ateş olmayan yerden... Gazetecilik... Doğruyu yanlış kişi savunursa! Bakkal’ın işi zor... Sergen Yalçın ve Kayserispor Yeni bir Gezi olur mu? İmkansız diye bir şey yoktur! Normale dönelim... Kim kazandı, kim kaybetti! OSB’nin seçimi... Son söz milletin... Kontrollü darbe... Zor günlere dönüş... Ölüm var ölüm... Suriye’de çocuk olmak... Troller bir durun siz!... Kayserispor dikkat! AK Parti mitingi... “İyi insan” olmak kolay... Güzel hareketler bunlar... Galatasaray %55’in altına düşmez OSB seçimleri... Bakan’ın uyarıları... Sistem... Önyargıdan kurtulalım... Türkiye’nin göçmen kozu... AB’nin panik halleri... Tebrikler şehrin takımı... Avrupa’nın Nazi kafası... Televizyon toplumu... Sizler çekilmedikçe... İnsan olabilmek... Mete Kalkavan diye biri... Aklımızla alay edemezsiniz! Hakkını bitirdin! İyi biri... TFF ve adalet(!)... 28 Şubat’tan 15 Temmuz’a Prof. Dr. Necmettin Erbakan İnsan olmak... Kocasinan’da iyi şeyler oluyor Yerel medya istihdam seferberliğinin neresinde? Isınma turları...
Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır