menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

HİÇ BİLENLERLE-BİLMEYENLER BİR OLURMU

Mehmet Ayman
Mehmet Ayman
07 Mart 2020, Cumartesi

“İki büyük düşmanımız var; ikisi de içimizde.

Birisi cehalet, diğeri de tembellik.

Bu iki düşman bir araya gelince daha da güçlenip kuvvetleniyorlar. Onlarla mücadele etmek için de yardımını isteyeceğimiz iki dost var tabii ki. Birisi bilgi/ilim, diğeri, çalışkanlık. Bu iki dost ta bir araya gelince artık gerisi kolay.

İnsan önce kendini ilim ve irfanla donatıp cehaletten kurtulmalı. Hangi ilim? Tabii ki faydalı olan her türlü ilim. (Peygamberimiz dua ederken sık sık “Allah’ım fayda vermeyen ilimden sana sığınırım” diye dua ederdi.) Her şeyden önce herkes kendisine lazım olan hal ilmini bilmeli. Hal ilmi dediğimiz o günün şartlarında her hal-ü karda lazım olan, ihtiyacımız olan ilim/bilgi demektir.   Mesela öncelikle bir Müslüman olarak dinimizin gereklerini bir ilmihalden okuyup öğrenmeliyiz. Bir ilmihal kitabında yaklaşık beş madde altında özetlenebilecek konu vardır.

1-İman yani inanç esaslarıyla ilgili konular. Buna itikadi konular da diyebiliriz.

2-İbadetle ilgili konular. Mesela Namaz, Oruç, Hacc, Zekat vb..gibi konular,

3- Ahlak: Yani yukarıdaki iki konuyla alakalı olarak bize iç tutarlılığını öğreten ahlak ilkeleri.

4-Muamelat: Yani günlük, sosyal hayatımızda diğer insanlarla aramızdaki hukuku düzenleyen konularla, iş ve meslek hayatımızda nasıl çalışılırsa daha çok kaliteli ve faydalı iş üretilir gibi konuları bize öğreten muamelat ilmidir. Bu maddeyi biraz açmakta fayda var. Mesela bir doktorun tıp ilmini, Bir mühendisin hendese (geometri), hesap kitap(matematik) ilmini çok iyi bilmesi gibi konular da bu başlık altında değerlendirilir. Her Müslümanın mesleğini en güzel şekilde icra etmesi çok önemlidir.

5-Siyer: Yukardaki dört konuyla ve daha birçok konuyla alakalı olarak bizim kendisini örnek olarak alıp, rehber edineceğimiz peygamberimizin hayatını öğrenebileceğimiz siyer ilmi.

Bu beş maddenin muamelat dışındakileri tüm dini kitaplarda rahatlıkla bulunabilir ve okunabilir. Özellikle iyi bir ilmihal kitabının hepimizin evinde mutlaka bulunması lazımdır. Bizim en başta zikrettiğimiz ikinci büyük düşmanı alt edip güçlenmemizi sağlayacak ilmin yani muamelat ilminin de farz-ı ayn ilim olduğunu unutmamak lazımdır. Yani bir doktorun, mühendisin, öğretmenin vs mesleğini  en iyi şekilde icra etmesi çok önemlidir ki yer yüzünün izzet ve şeref bakımından en üstün varlığı olan insanın neredeyse tüm hayatını etkiler.

Bütün bu ilimleri öğrenmek de öyle sanıldığı kadar kolay olmamalı elbette. Bir ilmihal kitabını birkaç ayda okuyup bitirmek pekâlâ mümkündür. Hatta belki yılda bir defa okumak zorunda olanlar da vardır aramızda.

Ama diyelim ki tıp ilmiyle alakalı olan hiçbir bilgi yoktur ki neredeyse her gün yenileri eklenmesin. Fen ve teknolojideki gelişmeyi takip edip kendimizi buna hazır hale getirmek de en önemli konular arasındadır. (insanlara zarar verecek her türlü bilgiyi öğrenmek ve uygulamak dinimizde yasaktır bunu unutmayalım)

Bütün bunları başarabilmemiz için de ikinci dosta yani çalışkanlığa ihtiyacımız vardır. Tembel ve uyuşuk milletlerin güçlü olamayacakları bu sebeple de olası savaş halinde veya zor günlerinde onur ve haysiyetlerini koruyamayıp zillet ve perişanlık çekecekleri bilinmelidir. Tarih kitapları bu durumda olan milletlerin içine düştükleri zillet ve perişanlığı anlatan sayfalarla doludur.

Günümüzde ise özellikle İslam dünyasında yaşanan perişanlığın dâhili sebeplerine bakın. Cehalet ve tembellikten başka bir şey olmadığını göreceksiniz. Mübarek kitabımız Kur’an-ı Kerim Zümer/39 surenin dokuzuncu ayet- kerimesinde “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Diye soruyor. Merhum Mehmet Akif de bu ayetin açıklamasıyla alakalı olarak.

Hiç, bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?

“Olmaz ya… Tabii… Biri insan biri hayvan!

Öyleyse, “cehalet” denilen yüz karasından

Kurtulmaya azm etmeli baştanbaşa millet.
Kâfi değil mi, yoksa bu son ders-i felaket?

Son ders-i felaket neye mal oldu? Düşünsen:
Beynin eriyip yaş gibi damlardı gözünden!     

'Son-ders-i felaket' ne demektir? Şu demektir:
Gelmezse eğer kendine millet, gidecektir!

Zira yeni bir sadmeye artık dayanılmaz;
Zira bu sefer uyku ölümdür, uyanılmaz!

Safahat (üçüncü kitap Hakkın Sesleri) s. 199

 

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır