menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

TAM BİR GARABET

Mahmut SUNGUR
Mahmut SUNGUR
07 Aralık 2017, Perşembe
TAHSİLDE ZAMANAŞIMI
 
Vergi hukukumuzda, çeşitli zamanaşımı düzenlemeleri mevcuttur. Bu gün, bu zamanaşımı sürelerinden tahsil zamanaşımı üzerinde durmak istiyorum.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un 102. maddesine göre kamu alacağı, kural olarak, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar.
 
Zamanaşımı, süre geçmesi dolayısıyla kamu alacağını ortadan kaldırmamaktadır. Sadece alacaklının, cebri takip yoluyla alacağına kavuşmasını sağlayan talep ve cebri takip yeteneği ortadan kalkmaktadır. Bir başka deyişle alacaklı kamu idaresi, zamanaşımına uğramış kamu alacağı için ödeme emri düzenleyemez, haciz veya diğer cebri takip işlemlerini yapamaz. Bu sebeple borçlu, zamanaşımı süresinin dolmasına rağmen rızası ile ödemede bulunursa, bu ödeme hukuken geçerli olur.
 
Zamanaşımı konusu iki önemli kavramı daha karşımıza çıkarmaktadır. Bunlar, zamanaşımının kesilmesi ve durmasıdır. 
Tahsil zamanaşımını durduran sebepler, 6183 sayılı Kanunu'nun 104. maddesinde “Borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflâs etmesi veya terekesinin tasfiyesi dolayısıyla hakkında takibat yapılmasına imkân olmaması” şeklinde sayılmıştır. Bu hallerin devamı süresince zamanaşımı işlemez ve işlememe sebeplerinin kalktığı günün bitmesinden itibaren başlar veya durmasından evvel başlamış olan sürecine göre devam eder.
 
Tahsil zamanaşımını kesen ve dolayısıyla yeni baştan başlamasına sebep olan haller ise bu kanununun 103. maddesinde sayılmıştır. Maddeye göre, ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, saydığımız bu işlemlerin herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, ihtilaflı kamu alacaklarında yargı mercilerince bozma kararı verilmesi, kamu alacağının teminata bağlanması, yargı mercilerince yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi, iki kamu idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı kamu idaresi tarafından borçlu kamu idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi, kamu alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması tahsil zamanaşımını keser ve bu durumda kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar.
 
Görüldüğü gibi kamunun her hareketi tahsil zamanaşımını kesmekte ve yeniden başlatmaktadır. 
 
Örneğin vadesi 5 Aralık 2005 yılında olan bir kamu alacağı için 30 Aralık 2010 tarihinde mükellefe ödeme emri tebliğ edildiğinde, tahsil zamanaşımı 31.12.2010 tarihinden 31.12.2015 tarihine uzamakta, bu arada Ekim 2013 tarihinde mükellefe haciz tatbik edilmesinde bu defa tahsil zamanaşımının süresi 31.12.2018 tarihine uzamakta, haczedilen malların 2015 yılında satışa çıkması halinde zamanaşımı süresi 31.12.2020 tarihine uzamaktadır. Bu örneklerle süreyi sonsuza kadar uzatmak mümkündür.
 
Bu arada idare hiçbir hareket yapmasa da biraz memurların işgüzarlığı birazda kamu alacağını zamanaşımına uğratma sorumluluğunu taşıma endişesi ile zamanaşımının dolmasına birkaç gün kala mükellef adına vezneye 5 veya 10 TL gibi paralar yatırılmakta, kısmi ödeme yapıldığı içinde zamanaşımı süresi bir türlü dolmamaktadır. Neyse ki Danıştay, hayatın olağan koşulları içerisinde mükelleften beklenemeyecek bu şekildeki çok küçük ödemelerin, zamanaşımını kesici bir unsur olamayacağını kabul etmektedir.
 
Böyle Garabet gibi zamanaşımı uygulaması olmaz, adı gibi gerçekten zamanaşımı ise bir şekilde dolması lazım. Aksi halde zamanaşımı düzenlemeleri, göstermelik olmaktan öte bir anlam ifade etmez. Bu tür düzenlemeler, hem mükellefleri ömür boyu tedirgin ettiği gibi, idareyi de rehavete sürükleyici işlev yüklenirler.
 
Aslına bakılırsa, bu kanunun, sadece zamanaşımı yönünden değil, bütünüyle gözden geçirilmesi gereğinin zamanı artık gelmiştir.
 
TORBA YASA’DAKİ VERGİ DÜZENLEMELERİ
 
Çok sayıda vergi düzenlemesi de öngören “7061 Sayılı Bazı Vergi Kanunları İle Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” TBMM Genel Kurulunda kabul edilmiş aynı zamanda Sayın Cumhurbaşkanı’nın onayından geçerek yasalaşmıştır.
Vergi Düzenlemelerini içeren kısmını özet olarak sıralarsak Kanun’la;
- Kurumlar vergisi oranı %22’ye çıkartılmakta,
- Taşınmaz satışından elde edilen kazançlarda uygulanan istisna, kazancın %50’sine indirilmekte,
- Teşvik belgeli yatırımlarda 2017 yılı harcamaları için geçerli olan yatırıma katkı oranlarının ve vergi indirim oranlarının 2018 harcamaları için de uygulanması sağlanmakta,
- Finansal kiralama ve finansman şirketlerinde özel indirimin kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınması öngörülmekte,
- Kira gelirlerinin vergilemesinde götürü gider yönteminin seçilmesi durumunda dikkate alınan götürü gider oranı %15’e indirilmekte,
- Asgari ücretlinin, vergi dilimi değişmesinden kaynaklanan ücret azalması önlenmekte,
- Türkiye’de yerleşik olmayanlar tarafından, katma değer vergisi mükellefi olmayan gerçek kişilere elektronik ortamda sunulan hizmetlere ilişkin verginin hizmeti sunanlar tarafından beyan ve ödenmesi öngörülmekte,
- Roaming hizmetleri katma değer vergisinden müstesna tutulmakta,
- İmalat sanayii yatırımlarında inşaat işleri nedeniyle yüklenilen katma değer vergisinin iadesi uygulaması 2018 yılı için de devam ettirilmekte,
- Makaronlar, alkolsüz biralar, sade ve meyveli gazozlar başta olmak üzere bazı mallar özel tüketim vergisi kapsamına alınmakta,
- Engellilerin istisna kapsamında taşıt iktisabında, taşıtın silindir hacmi itibariyle var olan sınırlama kaldırılmakta ancak değeri itibariyle sınırlama getirilmekte,
- Bilinen adreslere MERNİS kayıtlarında yer alan adres eklenmekte,
- Elektronik ticaretin vergilemesiyle ilgili Maliye Bakanlığına yeni yetkiler verilmekte,
- Başta ihtiyati hacze itiraz süresi olmak üzere, 6183 sayılı Kanun’da yer alan bazı süreler uzatılmakta,
- Özel iletişim vergisi, bütün hizmetler için %7,5 olarak yeniden belirlenmekte,
- Şans oyunları ve yarışma ve çekilişlerde uygulanan veraset ve intikal vergisi oranı %20’ye çıkartılmakta,
- Transfer fiyatlandırması ön fiyat anlaşmalarına ilişkin başvuru ve yenileme harçları kaldırılmakta,
- Emlak vergisi artış oranları sınırlandırılmaktadır.
 

En Çok Okunan Yazıları

Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır