menüler
HAVA DURUMU

SEÇİMİN KAZANANLARI

Kemal GÖNEN
Kemal GÖNEN
26 Haziran 2019, Çarşamba
31 Mart yerel seçimleri ile ilgili kazanım ve kayıplar ile ilgili bir yorum yapmak çok doğru olmazdı.
 
İstanbul gibi bir çok ülkeden daha fazla nüfusu olan, ülkemizin neredeyse nüfus ve seçmen olarak beşte birine denk gelen bir şehrinde tekrar yapılan seçimlerin sonucunu görmeden şu kazandı bu kaybetti yorumunu yapmak yanlış bir yorum olabilirdi. Zira tekrarlanan seçimi İmamoğlu’nun kazanma ihtimali çok yüksekti ama rakibi Binali Yıldırım kazansaydı bugün hem İstanbul için hem de Türkiye açısından çok farklı şeyler konuşuyor olurduk.
 
Gelelim seçimin kazananlarına dün ki yazımızda Ak Parti’nin kaybetme sebeplerini yazmıştık. Terörist başının mektubu sonucu kürt kökenli seçmenin oyları ile seçimin belirleyicisi olduğu yorumları yapılıyor. Ben bu yoruma çok katılmıyorum. Zira Hdp seçmeni 31 Mart seçimlerinde safını belirlemişti 23 Haziran seçimlerinde de aynı yerde durdu. Hdp geçmişte Ak Parti’yi desteklediği dönemler olmuştu şimdi de Chp’nin yanında yer aldı. Hdp iki ittifaka da şu mesajı verdi. Bir tarafta Chp, İyi Parti, Saadet, diğer tarafta Ak Parti ve Mhp. Ama biz hangi tarafı desteklersek o kazanır dedi ve seçime etkisi yadsınamaz bir gerçek. Bu sebeple Hdp seçimin kazananlarından biridir.
 
İyi Parti Kurucular Kurulu ve Genel İdare Kurulu Üyesi hemşehrimiz Abdullah İlker Sungur sosyal medya hesabından İstanbul’un kaderini Kürtler değil Kurtlar değiştirdi diye bir paylaşım yaptı. Kendisine katılıyorum bugün hangi partide olursa olsun ülkücüler, milliyetçiler, vatanseverler bebek katili terörist başının mektubundan duydukları rahatsızlık ile oy tercihlerini değiştirdiler.
 
Sandığa gitme oranı aşağı yukarı aynı olduğuna göre Binali Yıldırım’ın yüzde dört civarındaki oy kaybı bu durumdan rahatsız olan ülkücülerin tepkisidir demek yanlış olmaz.
 
Gelelim İyi Parti cephesine. Yukarı da bahsettiğimiz ülkücü-milliyetçi kesimin oy değiştirmesi İyi Parti’nin başarı hanesine yazılamaz. Buna bir katkısı olmamıştır. İlk kurulduğu günlerde yapılan anketlerde yüzde yirmi civarında oy potansiyeli olan parti, geçen yıl seçimlerinde yüzde on oy almıştı. Bu yerel seçimlerde ittifaklar kapsamında gerçekleştiği için ne kadar oy aldığını bilemiyoruz. Ama ayrı girilen bir seçim olsa idi geçen yılki seçimin çok altında bir oy alacağını herkes tahmin edebiliyor. Ankara’da Mansur Yavaş dahi Kılıçdaroğlu’nun İyi Parti’den aday ol, aday çıkarmayıp seni destekleyelim teklifini seçimi kazanma ihtimalini riskli gördüğü için kabul etmeyerek Chp’den aday oldu ve seçimi kazandı. Meral Akşener bu seçimlere -ittifakla katılıp Chp’ye gidecek oyları bölmeyerek kazanmasına katkısı olmuştur. Fakat siyasi partilerin amacı bir diğer siyasi partiye kazandırmak değil kazanmaktır. Bu sebeple partinin gidişatını ve kazanımlarını ileriki seçimlerde göreceğiz.
 
Ekrem İmamoğlu elbette seçimin tartışmasız kazananıdır.
 
Tanınırlık oranı çok düşükken seçime girip kazanması, seçimin tekrarlanması ile birlikte ikinci seçimde daha ezici bir başarı elde etmesi bugün onu ülke çapında tanınır bir siyasetçi haline getirmiştir. Zafer konuşmasında İstanbul mesajlarından çok Türkiye geneli mesajlarına ve yeni siyaset düzenine ilişkin mesajları dikkatimi çekti. Bu şekilde devam ederse ileride daha farklı mecralarda kendisini gösterecektir.
 
Seçimin gizli kazananlarından biride aslında en önemlisi Kemal Kılıçdaroğlu dur. Partisinin genel başkanlık açısından kaynadığı bir dönemde büyük bir risk aldı.
 
Parti içinde yükselen itirazlara rağmen ülkücü kökenli Mansur Yavaş’ı Ankara’dan, klasik Chp zihniyetinden biraz uzak olan ve tanınırlığı az olan Ekrem İmamoğlu’nu da İstanbul’dan aday göstererek büyük bir risk aldı. Adayların seçim kampanyalarına çok müdahale etmeyip kendini geri plana çekerek onların önünü açtı.
 
Seçim sonucunda da bir çok büyük şehir dahil olmak üzere belediye kazandı. Yukarıda da bahsettiğim gibi siyasette amaç kazanmaktır. Dolayısıyla Kılıçdaroğlu bu seçimlerinin kazananıdır ve parti içi muhalefete karşı büyük bir üstünlük kazanmıştır.
 
Seçimlerde vatandaş Chp’ye bir mesaj vermiştir.
 
Yıllardır Chp ile özdeşleşmiş seçimlerde karşısına çıkıp yüzde otuzlar seviyesinde oy alabilen adaylar yerine vatandaşa daha yakın, onlardan biri gibi olan adaylarla karşısına çıktığı zaman yüzde elli-ellibeşe varan oranlarda oy vererek kendisini destekleyebileceğini göstermiştir. Yani Chp’ yede değişin sinyalini vermiştir.
 
Şehrimiz açısından olaya bakarsak bir dahaki seçimlerde İmamoğlu rol modelinde bir adayla halkın karşısına çıkarlarsa seçimi kazanmaları mümkün.

En Çok Okunan Yazıları

Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır