menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

"ÖĞRENCİLERİNE CANSUYU OLAN ÖĞRETMEN"

İlhan YILMAZ
İlhan YILMAZ
23 Kasım 2016, Çarşamba
Gün geçmiyor ki bir öğretmen vakasını daha yaşamayalım, görmeyelim. 
 
Maalesef öğrencilerini taciz edenler, öğrencilerine tecavüz edenler, öğrencilerini dövenler, tehdit edenler, servis araçlığı yaparak kendi aracına 18 küçücük bedeni sıkıştırıp canlarını tehlikeye atanlar, vatanını satanlar daha neler neler ... Yazmakla bitseler keşke. Ne yazık ki artık günümüzde ‘öğretmen’ dediklerinde direk aklımıza bunlar gelmekte. Neredeyse yavrularımızı emanet ettiğimiz öğretmenlere karşı cephe almaya başladık. Peki neden kurunun yanında yaşta yansın ki? Öğrencilerine annelik, babalık yapan, kendi evlatlarından ayırmayanları da bu yolda unutmamak, onlara vefasızlık etmemek gerekmez mi?
 
İşte onlardan sadece bir tanesi… Öğrencilerine elinden gelenin en fazlasını yapmaya gayret eden, Kayserimizin ismini, ta Türkiye’mizin bir ucunda güzel şekilde temsil eden Cansu Öğretmen’in Öğretmenler Günü’ne özel olarak Türkiye’nin sınırından göndermiş olduğu yazıyı paylaşmak istiyorum.
 
“ Van’ın bir sınır ilçesinde, ailemden 1000 km uzakta, küçük bir köy okulunda görev yapmaktayım. Her gün bir yanıma hasreti bir yanıma o küçük bedenlere bir şeyler öğretebilmek umudumu alıp düşüyorum köy yollarına. Yollarda ilerledikçe, soğuktan buğulanmış camın ardında, dağların arasındaki hayatı inceliyorum… Evlerinden az uzaktaki çeşmeden su basan kadınlar, sadece gözlerinin göründüğü bir örtünün altından, çekingenlikle yanından geçip giden servise bakıyorlar… Koyunları otlatan çocukların yaşlarını tahmin ediyorum kendimce ve bir kere daha hayret ediyorum yüzlerindeki o büyümüş, olgunlaşmış ifadeye… Yanlarından geçerken tanımaz bilmezler -hangi okuldasın, ne öğretmenisin, adın ne, nerelisin- ama bilirler ki buraya öğretmen servisi gelir sadece ve kaldırır elini selam verirler tüm saygılarıyla. Köy yoludur tahmin edebilirsiniz az çok, sürekli karşılaşılan koyun sürüleri vardırmıyor istediğimiz saatte okula. Okula varıyorum, her gün o sınıfa girdiğimde, sanki evime gelmiş gibi hissediyorum. Çünkü her bir adımında biliyorum ki emeğim var. O örümcek ağı dolu, tozlu sınıfı; pembecik, tertemiz bir yer yapmaya gayret ettim elimden geldiğince. Kâh camları sildim, kâh duvarı boyadım, kâh yırtıkları diktim… Ve içeri girdiğimde, başlarını öne eğip, gülümseyen o tertemiz yüreklerin beni karşılaması kadar mutlu eden de bir şey yok burada. Sanki yanlarına dünyanın en güzel insanı gelmiş gibi, öyle hayran gözlerle incelerler ki her gün… “ Örtmeniimmm, sen ne güzel olmuşsun bugün.” cümlesini duymadan dersimize başlayamayız tabii ki. Sınıfa girince beni saran soğuğun, çocukları daha çok saracağını düşünerek direk kömürlüğe atıyorum kendimi. Ellerim, tırnaklarım, üstüm başım derdinde olamazsınız o an. Sobayı yakarken sanki ellerim hiç kirlenmemiş gibi, “ Örtmenim, elin kirlenmesin senin.” diyerek  gelip elleriyle kömür atan çocuklarım var, keşke senin yerine biz yakabilsek diye bakan çocuklarım var benim o sınıfta, ne mutlu bana. Işık ışık bana bakan gözlerle sonra başlıyoruz derse. Tam anlayamadığı, bilemediği yarım Türkçesi ile “ Örtmenim böyledir? Örtmenim doğruuuu ? diye diye zaten çoktan anlaşmaya başlamıştık biz. Koyun kokan çocuklarımın başını tiksinmeden, ürkmeden okşadığımda, öğretmenliğimde eksik kalan yerleri tamamlamaya başladığımı fark ettim. Burunları akar silersin, pantolonunu kapatamaz iliklersin, montunu giyemez giydirirsin, öğretmenlik bu da değil midir zaten? Beslenme vakti gelir ve nerde ballar, börekler, patates kızartmaları? Beslenmemiz bellidir, yufka ve otlu peynir. Olur da aradan biri o gün şansına tavuk getirmişse, herkesin gözü onda olur.  Görürsün bunu, dayanamazsın. Yapar getirirsin evden, verirsin ellerine… Defteri yazarken çaktırmadan onlara baktığında, onların her bir yediği lokmada içine soğuk sular serpilir. Anlayacağınız anneleri de olursunuz… Öyle neşeli neşeli çalan teneffüs zillerinin yerine “ Oğlum, kızım teneffüs yapın hadi.” var biz de. Ve “Hadi arkadaşlarını çağır Fuat .”diyince “İçeriiiiii, içeriiiiiii!” diye bağıran Fuatımızdır bizim içeri zilimiz. Onlar teneffüs yaparken sınıfı hemen bir süpüreyim fikriyle elinde süpürgeyle bulursun kendini, her yeri temizledikten sonra Fuatımız zilimizi çalar zaten. Anlayacağınız hizmetli de olursun… Ama bunları yaparken gocunmazsın, söylenmezsin… Onlara yeri gelir Atatürk’ü anlatırsın, vatanı anlatırsın, bayrağımızı anlatırsın. Eğer sen anlatırken seni pür dikkat,  gözleri dolarak dinliyorlarsa, Atatürk’ün ölümünü anlatırken “ Örtmenim vallah biraz daha anlatsan ağlayacaktım.” diyen öğrencilerin varsa “ Tamamdır Cansu yüreklerine dokunuyorsun, tamamdır.” diyor, gururlanıyorum gizliden gizliye. Dersimiz bitince servis almaya gelir. Ama ondan önce hepsinin bir sarılması vardır ki, gün içindeki kızgınlığın gider, rahatlarsın o an. Senin de sahip olduğun tek şey onlardır çünkü orada. Yine buğulanmış camın arkasından el sallayarak yollarlar beni eve. İç geçirip eve geldiğinde, yorgun da olsan için rahatsa, mutluysan bu iş tamamdır. Anlayacağınız öğretmenlik sevgi işidir, gönül işidir, emek işidir. Öğretmenlik gibi bu kadar kutsal mesleğimizin, birkaç kendini bilmez yüzünden bu denli ayaklar altına alınabilmesi beni üzdüğü için ve insanlarımızın hala bu mesleği can-ı gönülden, severek, Atatürk’ün yolundan sapmadan, layıkıyla yapanların da olduğunu bilmeleri için yazdım. Son olarak bu yola baş koymuş, bu kutlu görevi layıkıyla yerine getiren bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü en içten dileklerimle kutlarım. Sevgiler, saygılar…”
 
Teşekkür ediyoruz bizler de sen ve senin gibi bu kutsal mesleğine saygı duyan, öğrencilerini geleceğe taşımak arzusuyla yetiştiren değerli öğretmenlerimize. Mesleğini vatanına, öğrencilerine adayan tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutlar, öğrencilerinin yüreklerinde birer cansuyu olmalarını dilerim. 
 

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
KAYSERİ AK PARTİNİN KALESİ Mİ? BEN YAZDIM SEN OKU... ŞUNU DA SÖYLEYİM Mİ? MİLLETİN NABZI! MİLLET, VEKİLİNİ TANIMIYOR! BAŞKAN KAPIYI SÖKMÜŞ CAHİLSEN OKUMA ŞEHİR DERTLİ ÖĞRETMENLERE TATİL HARAM MI, HELAL Mİ? SEN HANGİSİ OLUYORSUN ? GÜNDEM ÇOK DERİN CUMHUR İTTİFAKI KAYSERİ’DE ŞAHLANDI BİZ ŞAHİT OLDUK ÖNCE İNSAN OLALIM CUMHUR İTTİFAKI’NA ALGI OPERASYONU CUMHUR İTTİFAKI:17 MİLLET İTTİFAKI:0 ŞİİR TADINDA MUHABBET HELAL OYA TALİP OLAN HELAL İNSANLAR GÖNÜL BELEDİYECİLİĞİNİN ADINI YAZANLAR BİR ''DAVA'' VARMIŞ BİR ''ADAMI'' YOKMUŞ HAYVANLARI SEVİYORUZ AMA İNSANLARA DA AŞIĞIZ BU YAZIMI SANA YAZDIM! SOKAKLARA TABİ Kİ İNERİZ CAN VERİP GEÇİT VERMEYENLER! BELEDİYE BAŞKAN ADAYI BÖYLE OLUR HER ŞEY BİR ANONSTAN İBARET (MİYDİ?) ANLAMADIK, ANLATAMADIK ! MİMAR SİNAN'I MİM-SİN YAPANLAR SİZLE HESABIM VAR ! ÖZGÜR MÜYÜZ ? BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN OKUTMA AŞKI KARDEŞE CAN, CANA KARDEŞ GEREK ! AŞK İLE EVET ! YILBAŞI MI? NOEL Mİ? NEREDESİN SEN? KIRMAYIN İNSANLARI EY İNSANOĞLU! "EDEBİYATIN HÜKÜMETİ·NDE YAŞAYIP,EDEBİYATIN HİKMETİNİ BİLEMEYENLERE"
Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır