menüler
HAVA DURUMU

E-la La-le El E-le

Hürmet FEYZİOĞLU
Hürmet FEYZİOĞLU
19 Ekim 2019, Cumartesi
Eğitim ve öğretim sonu olmayan bir gelişim süreci.
 
Her saniye, her dakika yeni şeyler öğrenebiliyor insan.
 
Bebekler için acıkmak, tuvalet ihtiyacını gidermek, uyumak fizyolojik güdüler.
 
Birey yaş aldıkça fizyolojik güdülere, sosyal güdüleri de ekler. Daha doğrusu eklemek zorunda kalır. Hayatı idame ettirmenin gereklerinden biridir sosyal güdüler.
 
Öğrenebilmek için çevreden yardım almak zorunda kalan insan, en güvendiklerini ilk öğretmenleri olarak seçer. Bir çocuğun en güvendikleri de kuşkusuz anne ve babasıdır.
 
Ama öncelik çocukla daha çok vakit geçirmesinden dolayı anneye ait. Yaklaşık dokuz aylık taşıma sürecinin
akabinde bir bebek yardıma en muhtaç olduğu dönemleri anne ilgi ve şefkatiyle tamamlar. Bebeklikten çıkıp çocuk sınıfına giren birey fotokopi makinesi özelliğine sahip şekilde, davranışları iyi ve kötü olarak kategorileştirmeksizin tertemiz dimağına sabitler. Annem ve babam bu davranışı yapıyorlarsa olması gereken budur anlayışıyla doğru yanlış demeden öğrenme sürecini başlatır.
 
Anne ve babanın sorumluluğu, hem ailenin üyesi olan evladını geliştirip yetiştirmek hem de topluma kazandırmak olmalıdır. Çocuk anlatılanları değil davranışları örnek alır.
 
Yalan söylemenin yanlış olduğunu yalan söylemeyerek davranış biçimi haline getirebilirsiniz. Yalan söylemenize rağmen “yalan söylemek çok yanlış bir davranıştır” cümlesiniempoze etmeye çalışmak nafile bir çaba olacaktır. Eğitim sürecine okulla birlikte öğretim eklenir. Öğretim, anaokulu ya da ilkokuldan başlayan ve üniversiteye kadar devam eden bir süreçtir. Üniversite sonrasında da birey kendi isteği doğrultusunda öğrenimine devam edebilir.
 
Öğretimin sağlıklı devam edebilmesi için kişinin ilk okulu olan “aile” sinde iyi yetiştirilmiş olması önemlidir. İyi yetiştirilen bireyin okul süreci de sağlıklı ilerler. Kişisel gelişimine dair doğru aktarılmış ve benimsetilmiş bilgilerin üstüne devam edecek öğretim süreci hem kişinin hem de öğretmeninin işini kolaylaştıracaktır. Okul süreci başlamış ancak kişisel gelişimi eksik olan birey için sadece öğretmeninden mucize yaratmasını beklemek hayal olur.
 
Ebeveynin emek vermediği çocuğa, tek başına öğretmenin yetmesi mümkün değil. Okul sürecine kadar yalnızlaştırılmış, teknolojik aletlerle oyalanmış,
bahanelerle kenara itilmiş çocuk için ebeveyn ve öğretmenin ortak hareket etmesi doğru olacaktır. Sevgiyi ve ilgiyi ailede tamamlayan çocuğun derslerine odaklanması, sorumluluk alması daha kolaydır. Çünkü birey tek tek halkalardan oluşmuş bir zincire benzer. Halkalardan biri eksik olur ya da koparsa o, zincir olmaktan çıkar…
 
Okuma ve yazmaya dair en ufak bir fikri olmayan, oyun oynamaya odaklı, ders teneffüs gibi konularda disipline edilmemiş mini mini birlere neyi öğretirken nasıl davranırsanız aynı paralelde netice alırsınız. Tahammüllü, sabırlı, sevgi dolu, amaca yönelik sergileyeceğiniz tavır, hayata ilk adımlarını atan çocuğu motive edecek, tersi göstereceğiniz duruş ise çocuğun özgüvenini yıkmaya sebep olabilecektir.
 
Müfredatta maraton “E-la La-le el e-le” ile başlar. Sessiz harfleri sesliler kovalarken araya giren virgüller, cümleyi tamamlayan noktalar devreye girer. Sonra sayılar, melodikalardan yükselen notalar renklendirir okul hayatını. Ela ve Lale’yi el ele tutuşturup sevgiyi aşılayan, öğrenirken sosyalleştiren cümleler girer ders kitaplarıyla evlere. Anne ve babalar mesailerinin büyük bir kısmını ödevlerle çocuklarının öğrendiklerini pekiştirmek için kullanırlar.
 
Normalde “mesai harcamak” kalıplaşmıştır ama evlada mesaiyi harcadığını düşünmek bile can acıtıcı. Onlardan daha değerli neyimiz var ki bu dünyada? Özetle, ilk görev ebeveynlerde. Ebeveynler arası kurulan doğru ilişki, çocuğun yetişkin olduğunda eşine nasıl davranacağına ışık tutar. Sever, güvenir, paylaşır… Doğru davranışların öğretilmesi sosyal hayatında insanlara yaklaşımını belirler. Yalan söylemez, kibar davranır, iyilik yapar… Olumlu duygularla beslenmiş birey, huzur ve mutluluk dağıtır… Olayın özü “Ela Lale el ele” hemfikiriz elbet ama Ela ve Lale’ye gelinceye kadar el ele duruş sergilemesi gereken kişiler ebeveynler. O zaman cümleyi hep beraber ve yüksek sesle tekrar edelim “ANNE BABA EL ELE”…

En Çok Okunan Yazıları

Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır