menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

HAZRETİ ALİ’NİN ÖLÜMÜ

Fikret ŞANLIBABA
Fikret ŞANLIBABA
19 Ocak 2021, Salı

Müslümanlar hazreti Ali’yi nasıl öldürdü? Hatta hazreti Osman’ı, Peygamberimizin torunu hazreti Hüseyin’i, hazreti Hasan’ı nasıl öldürdüler?

İlginçtir ki sadece İslam dininde değil birçok dinde ileri derece ilim adamları yine o dinin kendi müntesipleri tarafından öldürülmüştür.  

Bütün katiller cinayetleri Allah rızası için işlediklerini söylemişlerdir. Şeytan kendilerine bir hakikati gösterip diğer insanların bu hakikate göre sapkın olduğuna dair o katilleri ikna etmiştir. Onlar da Allah rızası için Allah’ın en çok sevdiği insanları, peygamberimizin ciğerparesi olan torunlarını ve bütün sülalesini öldürmüşlerdir.

Her meşrep ve ekol karşılarındaki meşrep ve ekolden hatta kendi içlerinden bile sırf şahsi fikirlerine intisap etmiyor diye kurtulmak istemektedirler.

HAZRETİ ALİ’YE SUİKAST GİRİŞİMİ ÖNCESİ OLANLAR

Sıffin savaşından sonra hazreti Ali ile savaşanlar 6.000 kişilik orduları ile Harura bölgesine yerleştiler.

Abdullah bin Abbas hazreti Ali’ye; “Ey Ali! Bunlar sana karşı ayaklanacaklar” dedi.

Hazreti Ali: “Bırakın onları, benimle savaşmadıkları sürece ben onlarla savaşmam“dedi. (Zira İslam’da namaz kılan ve ben Müslümanım diyen hiç kimse ile asla savaşılamaz. Böyle bir savaş olduğunda peygamberimiz savaşanları cehennem ile tehdit etmiştir.)

Abdullah bin Abbas hazreti Ali’den bu insanlarla konuşmak için izin istedi. Çünkü kendisi güzel ahlaklı bir insandı, yumuşak konuşurdu ve onları ikna edebileceğini düşündü. İzin alınca tertemiz giyindi, saçını güzelce taradı ve haricilerin yanlarına gitti.

Haricilerin kasabalarına girdiğinde gördüklerini şöyle anlatır; “Onlar kadar ibadet eden hiç kimse görmedim. Alınlarında Allah’a çokça secde etmekten dolayı izler ve yaralar oluşmuştu. Elleri deve dizi gibi sert idi. Yüzleri uykusuzluktan solmuş tu. (Gece namazı ile çok vakit geçirmek ve fazlaca oruç tutmaktan yüzlerinde ibadetlerin verdiği bir halsizlik soluğu vardı.) Yani bu insanlar dini ibadet cihetinde en üst seviyede yaşamaya çalışan insanlardı.

İbn-i Abbas’a “Merhaba! Ey İbn-i Abbas neden geldin” diye sordular? İbn-i Abbas’ta :  “Ben Resulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) damadına, muhacirlere ve Ensar’a karşı söyleyeceklerinizi söyleyin diye geldim. Ama şu var ki, Kur’an onlara indi ve aranızda onlardan bir kişi dahi yoktur. Onlar kur’anı sizden daha iyi bilirler” dedi.

Dediler ki: “Ali hilafet konusunda hakem tayin etti”. Hâlbuki kur’anda “hüküm sadece Allah’ındır” buyrulur (Enam 6/57). Hüküm Allah’ın olduğuna göre insanların hükümlerinin ne değeri vardır. (Hz. Ali’nin hakem tayin etmek ile dinden çıktığını söylemek istediler.)

Başka dedi? Ali onlarla savaştı ve öldürdü ama ganimetten pay almadı. Esir de almadı. Bunun dinen haram olduğunu söylediler. Yani hazreti Aişe karşı tarafta idi madem savaşı Ali yendi kayınvalidesini neden esir alıp kendine cariye yapmadı? Allah’ın emirlerini esir almamakla terk etti dediler. ( Hazreti Ali ve hazreti Aişe, hazreti Osman’ın katillerini bulmak için toplanırlar, münafıklar sabah olduğunda kendilerinin açığa çıkacağını anlayıp gece iki tarafa da ayrı ayrı baskın yaptılar. İki taraf da kendilerine karşı tarafın saldırdığını düşündü ve savunma yaptığını zanneden ordular birbirine girdiler. İnsaflı tarihçiler onlar ellerini kana buladı siz sakın ola ki bu konu hakkında konuşup dillerinizi kana bulamayın, onların hesapları onlara, sizin hesabınız da sizedir diye 1400 yıl önce olan bu savaş hakkında yorum yapmamışlardır. )

 Madem Ali kazandı Aişe neden cariye yapılmadı neden esir değil diye hazreti Ali’yi dinin emirlerine uymamakla suçlarlar ve dine uymayan Ali’yi öldürelim dediler.

İbn- i Abbas onlara cevaben: Kur’anda hac bahsinde Allah c.c. “Ey inananlar, ihramda iken avlanmayın. Sizden kim kasten avlanırsa, öldürdüğünün dengi olan bir hayvan cezası vardır ki (bu, kesilecek kurbanın öldürülen hayvana denk olup olmadığını da) içinizden iki adil kişinin karar vereceği Kabe’ye varacak bir kurbandır. (Maide 95. Ayet)

Bakınız Allah c.c. ihramda hata yapan kişi için içinizden iki adil kişi bu konuda hükmetsin diyor. Yani ihtilafta olduğunuz meselede aranızdan iki adil kişiyi hakem tayin edin diyor. Yine Nisa suresi 35. ayette karı ile kocanın arası açılırsa erkeğin akrabasından bir, kadının akrabasından da bir kişinin katılımı ile hakem heyeti tayin edin deniliyor. Bakınız ayetler böyle ifade ediyor. Hakem tayin etmek kesinlikle İslam’a muhalif bir iş değildir.                                                                                            

Hazreti Aişe’ye gelince; hazreti Aişe hazreti Ali’nin kayınvalidesidir, Peygamberimizin de hanımıdır. Aynı zamanda bütün Müslümanların da annesi olur. Zira ayette peygamberlerin hanımlarının müminlerin annesi olduğu (Ahzab Suresi 6. Ayet) belirtilmiştir. Yani hazreti Aişe senin, benim, ümmetin, Ali’nin, hepimizin Allah’ın emri ile annemiz konumundadır. Peygamberimizin vefatından sonra annemiz müminler tarafından nasıl esir alınacak? “Eğer bir anne oğlu tarafından esir alınır ve cariye yapılır derseniz hatta siz İslam’dan çıkabilirsiniz.” diye derin ilmi ile onları aydınlatmaya çalıştı ama nafile, şeytan onları bir fikre sabitlemişti.

Hatta Cündüp ezdi (r.a.) hazreti Ali ile haricilerin karargâhına gittiklerinde çok kur’an okumaktan arı vızıltısı gibi ses geldiğini ifade etmiştir. Hariciler hazreti Ali’ye “Hüküm ancak Allah’ındır sen bir de hakem istedin kâfir oldun tövbe etmek zorundasın işte o zaman aramızdaki ilişkiyi tekrar gözden geçirebiliriz” dediler.  “Yoksa sen Allah’ın hükmünü değiştirdin seninle savaşmamız gerekir iyiliği emretmek kötülüğü nehyetmek bizim vazifemizdir” diye hazreti Ali’yi tehdit ettiler.

Hariciler yolda giderken aralarından biri bile olsa yere düşmüş bir hurma yerken görseler dine uymuyor diye kellesini kestikleri olmuştur. Yanlışlıkla bir hayvana zarar verseler bile sahibine kusura bakma diye para verdikleri de oluyordu. Dinden anladıklarını din diye zanneden bir kavimdi. (Bu bana yakın tarihte yaşanan bizzat dinlediğim ilginç bir olayı anımsatmıştır. Suriye’de savaşan bir arkadaş anlatmıştı: “Bizim köyü İşid ele geçirdi, yanımda bir adamın sırf sigara içiyor diye kafasına sıktılar sonra bana dönüp ezan okundu yoksa camiye gitmiyor musun diye seslendiklerinde arkadaşım vallahi ben zaten namaz kılan bir insandım ama öyle korktum ki abdestim yok diyemedim bende zaten camiye geldim deyip namaza durdum Allah affetsin” diye bizzat anlatmıştı.) Tarihteki hiçbir zihniyet tarihte kalmamıştır.

Velhasıl, haricilerden üç kişi Allah rızası için yemin edip birisi hazreti Ali’yi diğeri hazreti Muaviye’yi diğeri de hazreti Amr bin As ‘ı öldürmek için anlaştılar. Hazreti Ali sabah namazından çıkarken İbn-i Mülcem denen şahıs hazreti Ali’nin tam alnına bir demir parçası soktu. Ümmügülsüm “Ey Allah’ın düşmanı sen ne yaptın müminlerin emirini öldürdün” deyince yakalanan adam ne müminlerin emirini ben sadece senin baban olan Ali’yi öldürdüm diye cevap verdi. İbn-i Mülcem alnında secde izi olan esmer bir adamdı. Kendisini yakalayanlar onun dilini kesmek isteyince debelenmeye başladı. Ne oldu korktun mu dediklerinde yok sadece son nefesimde Allah azze ve celleyi tesbih etmekten mahrum kalırım diye çırpınıyorum dedi. Kendilerini hazreti Ali’den ve sahabeden daha bilgin ve daha anlayışlı gördüler. Velhasıl bu hikâye çok içimi burkmuştur. Kendilerini doğru yolda görüp diğer insanları yanlış yolda gören nice topluluklar vardır ki cehaletten dolayı şeytan onları zayıf yerlerinden yakalamış ve Allah rızası için şu işi yapın diye emretmektedir.

Bugün belki de bazı gruplar bir fırsatını bulsalar kimisi onlar Allah dostlarına laf söylüyor Allah dostuna laf söyleyen Allah’a düşmanlık etmiştir diye, kimisi bunlar şeyhlerden yardım istiyor bu şirktir diye, kimisi hadisi inkâr ediyorlar diye, kimisi bunlar hadistir diye, Allah’ın dinine bir şey eklemiş diye, kimisi alevisin diye, kimisi sünnisin diye birbirlerini öldürmeye kalkar. Bu sadece bizim içimizde değil bazı gruplar Katolik Protestan’ı, Protestan Ortodoks’u hep Allah rızası için öldürmeye devam etmiştir.

Hani rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Biz seni eksiksiz bilirken ve durmadan övgü ile tenzih ederken orada fesat çıkaracak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. Allah “Şüphe yok ki, ben sizin bilmediklerinizi bilirim” buyurdu. (Bakara,30)

Allah meleklerin ve bizim bilmediklerimizi bilendir.

 Vesselam…

En Çok Okunan Yazıları

Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır