menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

Kuşlar kadar hür olmak ‘kabul etmek’

Fatma Alkan
Fatma Alkan
18 Şubat 2021, Perşembe

Bir yol düşünün. Bilmeden çıktığınız fakat her taşını kendinizin döşediği. İşler yolunda gitmediğinde 'neden'  dağının arkasına sığındığınız bir yol. Kabul edip devam ettiğiniz, sindirdiğiniz, yorulduğunuz, hem işçisi hem de patronu olduğunuz ve nerede biteceğini bilmediğiniz bir yol.

Her adımda bir taş her taşta da bir sorumluluk sırtlandığınız uzun gibi gelen aslında baktığınızda kısacık anın içinde kaybolduğunuz bir yol.

Mücadelenin bitmediği, bitsin dediğiniz ve bittiği yanılgısına düştüğünüz her anda kaybolmamak adına yeni mücadele yarattığınız bir yol.

Kaybolmak ve var olmanın ince çizgisinde yürüdüğünüz, başkalaşmaktan, değişimden vazgeçemediğimiz bir yol bu yol. Değişmem dediğiniz her anda ben eski benim dediğiniz her anda aslında değiştiğinizin bilinciyle inkarı tercih ettiğiniz bir yol.

Ne garip değil mi insan bir yere kadar değiştim der sonrası inkar. Değişmedim ben...

Hepimiz birçok zaman değiştiğimizi düşünür ve etrafımızdakileri de değiştikleri için yadırgar, suçlarız. Ama o ayna bir türlü kendimize dönmez.

Çünkü insan kendisine ait birçok şeyin değişmediğini düşünür hatta düşler kelimesi daha doğru olacaktır.

Neden dönmez o ayna biliyor musunuz? Korkarız...

Evet, hepimiz cesur yürekler olsak da müthiş bir korkuyla her taşı yolumuza döşeriz. Öyle ya yürekli olmak gerekir. Korkmak yakışmaz. En çok korkmaktan korkar insan.

Korkuyu sırtlanmaktan, her yüke varken, her yükü zor olsa da kabul etmişken bizler korkuyu sırtlanamayız.

İçimiz titrer, yüreğimiz de bin bir yangınla yaşarız da korku aynasını kendimize tutmayız.

Bu öyle bir yol ki taşı da yönü de hep değişir. Bir tek bu değişmez. Aslında bu kadar korktuğumuz şey belki de bu.

Ne zorluklarla adımlar atarız bu yolda. Ama vazgeçilmez olan umut etmek ve hayal etmektir. Ne hoştur yolun bu kısmı. Elbette umut edeceğiz... Bizleri belki de bu yolda ayakta tutan yegâne parçamızdır. Ama bu parçalar o kadar çok ve sayısız ki ne yaparsak yapalım tam olamıyoruz. Bu yolda yürüyüp tam olan var mıdır bilmem fakat insan kendini tamamlamaya çalıştığını söylerken hep eksilir.

Bir taşı koyduktan sonra diğeri hep garip gelir, göze batar. Bu şekilde eksilir insan. Bu şekilde bitirir kendini yer yer de ne yol biter ne taşı ne eksiği ne fazlası...

Ne gariptir bu.

En garip en korkunç olanı da budur... Kaybolmamak adına bu kadar çabalarken, kendimizi bilmeden kimi zaman kaybolur gideriz. Korkularımızla, eksiklerimizle, fazla olan parçalarımızla tamamlanmaya çalıştıkça eksilir, kimi zaman yok olur kimi zaman yarım kalırız.

Ama bazen de insan yarım kalmak için uğraşır sanki. Belki de korkuları bu yarım kalmaya en büyük sebeptir.

Ne yaparsa yapsın insan korktuğunu da, eksik olduğunu da kabul etmez. Kabul etsek değişimde, korkularda, kayıplarda, yolda, eksik olan parçalarda ne kıymetli gelir ne yegânedir… İnsan olarak en büyük kurtuluş budur belki de kabul buyurmak, kendini, hayatı, yaşadıklarını, değişimleri ve değişenleri kabul etmek. Kabul etmediğinde yok olursun belki de. Keşke bunca dersin arasına ‘kabul etmek’ dersini alabilsek öyle değil mi? Kabul etmeyi öğrenebilsek.

Kabul etmenin hafifliğinde, bir kahkaha ya da bir basit tebessümle göğüslesek hayatı… Kuşlar kadar hür olabiliriz belki.

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır