menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

KAYSERİ İÇİN NE İSTEDİM

Cemil Görücü
Cemil Görücü
30 Ekim 2020, Cuma

İl Genel Meclis Başkan Vekilliğim dönemimde, Kayseri’ye, kendi insanımıza, bildiğimiz sorunların çözümü noktasında hep hayalimizde olan çok önemli sorunların giderilmesi ve çözülmesi için gayret gösterdim.

Allah kalbe bakar. Söylemekle olmaz bu işler. Eğer samimiyet yoksa, içten arzulamadıysan, karşılıksız yapmıyorsan,  mevlam nasip de etmez.

Yıllardır gelişmeyen Pınarbaşı bölgesine Zamantı ve Uzunyayla ayrımı yapmadan hak ettikleri gecikmiş hizmetlerin ulaşması için gayret ettim. Komisyonlara gönderilen talepler ile ilgili benim bölgeye daha fazla verilsin demedim. Diyenler oldu, ama komisyonlardaki değerli arkadaşlarımızın (Şerafettin Elmastaş gibi) hizmet dağılımında hep hakkı gözettiklerini gördüm.

Çocukluğumda, köylerimizde yaşadığımız, gördüğüm, bildiğim sıkıntılar için muhtarlardan “hele dilekçe getirin bakalım” demedim. Ya dilekçelerini yazdım, ya da nasıl yazılması gerekir şeklinde kolaylık gösterdim.

Muhtarlarımız ile Kaynar’da yaptığımız bir toplantıda “Lütfen beni rahatsız edin”, “Ben sizin emrinizdeyim” dediğim için, günaşırı gelerek köyleri ile ilgili önemli sorunları çözmemizi isteyen muhtarlarımız oldu. Çözdük de.

Yaşadığımız bölgede yıllardır çürümüş ve değişmeyen su depoları yenilendi, İlk defa köylerde parke döşemeye başlandı, umumi WC’ler yapıldı, biyolojik foseptikler yapıldı, süt toplama tankları gönderildi, çocuk parkları ilk olarak bizim ile köylerimize ulaştı. Dağlar tıraşlandı, ağaçlar dikildi, sulama barajları projelendirildi, yollar yenilendi, tarım da taş toplama makineleri kullanılmasına başlandı, selektörler yenilendi, eski köy okulları sosyal tesis olarak muhtarlıklara devredildi, H.İ.S (Hayvan İçme Suları) pınarlar nerede ihtiyaç var ise yapıldı. Hepsinde mevlam biliyor ki imzam olmuştur.

-Yeterli mi?

-Değil.

Bunlar çok önceleri köylerimiz tarafından hak edilen haklardır. Bizim dönemimize kadar gelmemesi gereken sorunlardı.

Şimdilerde de benzer sorunlar devam etmekle beraber, çözümsüzlük veya geç çözüm köye dönüşü ve ilgiyi azaltıyor. Köylerimizde sulama eksikliği had safhada ve bu ürün çeşitliliğini engelliyor.

Köy yolları ise komedi. Sertleştirilmiş zemin üzerine dökülen zift ve üzerine serilen mıcırdan oluşan bir çalışma. Kışın kar ve yağmurdan etkileniyor ve ilk kar küremesi ile tüm yollar bozuluyor. Bu defa da hadi bakalım yeniden yapmaya. Bu şekilde yapılan yollar her sene aynı şekilde yenileniyor. Bu uygulama doğru değil, doğru olan zemin çok güçlü bir şekilde taş ile sertleştirilerek ömürlük (Hitlerin 1. Dünya savaşında yaptığı yollar gibi) yapılmalı ki her sene aynı masraflar yapılmasın.

Fakat hiç bu şekilde yapılmadı ve her sene köylerimizde yol çalışmaları aralıksız devam etti. Köylere gönderilen kilitli parke taşları da aynı mantıkla önemsenmeden yapıldığından amacına uygun bir sağlamlıkta olmadı.

Biz ne kadar daha doğru olsun, daha sağlam olsun diye ısrar ettiysek ezberleri bozmamız o kadar zor oldu.

Adımız muhalefete çıktı. Aslında doğruydu, yapılan yanlışlıklara, eksikliklere, eşitsizliklere muhalif olduk.

Daha doğru yapılsın, hak edene verilsin, sağlam olsun diye uğraştık.

İşte bu durumda. Neden benim dediğim olmuyor? Neden onlar aktif? Neden ezberleri bozmaya çalışıyorlar? diye gözlerini kapatarak yumruk sallayanların hışmına uğrayarak istediğimiz doğruları yaptırmadılar.

Aslında, bizim isteklerimize yanlış demediler.

Neden siz söylüyorsunuz? “Önce bize getirin biz söyleyelim” diye kişiselleştirdiler.

Kime fayda sağladı bu durum. Başı çeken artık yok. Akıl verenler yeni adamlar buldu. Değişmeyenler ise 20 yıldır aynı kişiler olarak kaldı. Siyaset de musluğun başına oturduğun zaman istediğin de istediğin kişiye su veriyorsun.

Ama o suyun Allahın suyu olduğunu unuttukları için dağıtımda bireysel davranarak kendi adamlarına daha fazla vererek hakkın, hukukun, adaletin, hak edenin hakkı yenmiş oluyor. Musluk başındakiler 20 yıldır değişmiyor, hep ben bakacağım diyorsa, tercih edildiklerinden değil. Sadece bizi tercih edeceksiniz diye direttiklerinden ordalar.

Bir gün musluktan suyun gelmediğini görecek, başka musluk arayacaklar fakat her muslukta başı vermezler.

Kayseri ye imza atmak için yetişen nice gencimiz var. Siyaset bu mantıkla yapılırsa gençlere yazık edilmiş olur. Kendilerinden iyilerini sevmeyen kibirlilerin Merkezden de tercih edilmemesi gerekir. Fayda verecek kişiler kendilerinden olduğu zaman uygun oluyor, kendilerinden olmayanlara hak tanımıyorlar. Onlar sadece kullanılıp atılanlar oluyor. Aynı Avrupalı ülkelerin Afrikalıları sömürdükleri gibi.

Kanaat önderi olanların hakkaniyetli olması gerekir. Bu devran böyle dönmez, her doğan öldüğü gibi. Her dönem de biter.

“Bu fakire hakkınızı helal edin” diyenlerin karşısına birileri. “Hakkım helal olmasın” diye çıkar.

Tabi hak görülürse! Sıkıntı, hakkı hep kendilerinde görmeleri.

Kayseri için, gelecek için çocuğunu evde yaşlı neneye bırakarak, kahvehanelerde davasını anlatanların, karşılık beklemeden Allah rızası için memleket için, baş İdareciye güvendiği için gözü kapalı meydanlarda koşturan, davam diyerek evdekileri yalnız, aç bırakanların fedakarlıklarının karşılığını vermeyenler. Musluk başında oturuyorsa.

Bu kişilerin “Hakkınızı helal edin” demesi yetmez. Parti için, dava için haklarını ihmal ettikleri sabilerin annelerine sorsunlar. Bu sabilerin hakkı helal edilecek mi? Evde ihmal edilen yaşlıların hakkı helal edilecek mi?

Sahada çalıştırılan ama iş paylaşmaya geldiğinde kendi yakınlarına öncelik tanıyanlar, bu samimi dava insanlarının hakkını nasıl helal ettirecekler. Söz ile duymasanız dahi, hal dili ile anlamanız gerekir. HELAL ETMİYORLAR.

Ben çok iyi biliyorum. Hak edene hakkını vermediğin için “Hakkımı helal etmiyorum” diyenleri.

İşte bunları görerek, kendi muhasebemi yaptım. Ben Kayseri için çok güzel şeyler istedim. Çoğunu yaptım, yapamadıklarımı da yaptırmadılar.

Çalışmak istediğini söylesen de bazı şeylere gücü yetmediğini, karışmadığını söyleyen güçlüler, yine Kayseri için bir şeyler yapmamızı istemiyorlar.

Hepsini Allaha şikayet edeceğim.

“Onlara ben de hakkımı helal etmiyorum”.  O siyasetçiler kendilerini çok iyi biliyor.

Zaman zaman Kayseri için düşündüğüm, yapmak istediğim, yaptırılmayan projelerimi buradan sizler ile paylaşacağım.

Bakalım siz değerli okuyucularım hak verecekler mi göreceğiz.

Kim çalışmış, kim engellemiş.

Mevlam her şeyi görüyor.

Anlayana. Anlamak isteyene.

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Çanakkale Ruhu 40 yıllık dostluk ÜVEYS EL-KARANİ ve KEMAL AKIL MUHAMED EMİN SARAÇ HOCA PALANCIOĞLU ve CENNET BİR BALIK HİKAYESİ MÜMİN UYARMALI MI? BAĞIMLILARA BAĞIMLIYIZ ADINI DAĞLARA YAZDIM ŞEHİDİM Siyasetçi kimdir! ANA DOLU HAKKANİYET BİR BELEDİYE BAŞKANI VARMIŞ RUS GAZETECİ’NİN SORUSU.! BU GÜN NE YAPTIN ! ÖYLE DER! DAYANAN ADAM! DEDİ Kİ! VAH, VAH. AFFEDEBİLMEK ASGARİ ÜCRET mi ? İNSANİ ÜCRET mi? BABA GÜÇ DEMEK DEPREM MEYDANI ANACIM! ÇERKES KALPAĞI YED-İ EMİN TARİHE NOT DÜŞMEK.. GÖR DEMEDEN... KOMŞU KOMŞU HUU!... KARŞILAŞMA ANI.... KÖY DOLMUŞU... SON NEFES! ÖZEL EĞİTİM KURUMLARI UYARMIŞTIM! SABOTAJ OLASILIĞI VAR TÜRKİYE BÜYÜK DEVLET EŞ DOST PRENSİBİ LİYAKATLI OLMAK... Köyümün Yağmurları.... BESLE KARGAYI, OYSUN GÖZÜNÜ... SAĞLIK İÇİN SABIR... AHESTE AHESTE SİYASET ISINIYOR FELAKETLER FELAKETLER AK Parti’de İlk Kongre... AK Parti’de İlk Kongre... VİRA BİSMİLLAH.
Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır