menüler
HAVA DURUMU

EY İMAN EDENLER ALLAHA İMAN EDİN

Celalettin  SİPAHİOĞLU
Celalettin SİPAHİOĞLU
20 Şubat 2015, Cuma
Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab'a, ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse sapıklığın en koyusuna düşmüş olur. Nisa 136

İman edip sonra inkâr eden, sonra iman edip tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenleri Allah ne bağışlayacak, ne de doğru yola eriştirecektir. Nisa 137

Günümüz İslam dünyasının en büyük sorunlarından birisi ve en önemlisi olan iman konularındaki lakaytlık, bu ayet çerçevesinde tedavi edilmelidir. Müminler haramların haramlığını kabul ederek gevşeklik gösterip onları yapıyorsa, yada Allahın emirlerini kabul edip emirleri görev bilmiyorsa onların bu konulardaki imanlarını güçlendirilecek çalışmalar yapılmalıdır.

Ayette ilk olarak zikredilen konu, Allaha iman olduğu için insanların Allah hakkındaki anlayışları revize edilmelidir. 137. Ayette anlatılan iman, küfür arası gidip gelmeler söz konusu olduğunda Allahın buna hoş nazarla bakması mümkün değildir.

Allah kendisine şirk koşulması dışında diğer günahlardan dilediğini affedebilir, fakat şirki asla bağışlamaz.(nisa 48, 116) Allaha inandığını zanneden fakat Allah hakkında cahiliye zannı üzere olanların imanları Allah tarafından eleştirilmiş ve küfür sayılmıştır. Öncelik olarak insanların Allaha iman ettiklerinde neleri reddetmiş olduğunu insanlara anlatarak bu konulara iman etmeleri sağlanmalıdır ki, diğer konularda ortaya koyacakları imanları geçerli olsun.

Ayetin sonunda inkarcıların sapıklık içinde olduğu ifade edilmiştir. Ayetteki Allahı inkarın külli inkar olmadığı gerçeğini hatırlayacak olursak, Allahın varlığına iman etmiş fakat özellikleri itibarıyla noksan görülen bir ilah anlayışının söz konusu olduğunu tespit ederiz. Hüküm koyma, şifa verme, öldürme, diriltme gibi hangi vasfı söylerseniz söyleyin birisinin eksik olduğu bir Allah İslam itikadında asla söz konusu değildir. Yaratmayı bilen yönetmeyi de bilir. (nahl 16) Allahın ayetlerde sık, sık hatırlattığı gerçeklik budur.

Medine toplumunda var olan münafık tipli adamların müminlik ve inkar noktası arasında gidip gelmeleri Allahın bu uyarılarıyla karşılaşmalarına sebep olmuştur. Aslında münafıklar dünya işleri için ikili oynamaktaydı. İslam toplumunun kuralları kendilerine zor geldiği için kendi başlarına kaldıklarında onları yok saymaktaydılar. Bu sebeple de kafir olarak etiketlenmekteydiler.

136. ayette iman edenlerin yeniden iman etmelerinin istenmesini şu şekilde anlayabiliriz. Rasulullah bir hadisinde “Kişi iman etmiş olarak zina etmez, iman etmiş olarak içki içmez…..” buyurmaktadır. Mümin kimselerin imanları haramları işlemelerine engel olur. Çünkü helallerin helal olduğuna, haramların haram olduğuna inanmak zaruratı diniyyedendir.

Ali İmran suresinde savaş meydanında, içlerinden kaçmayı geçirenlerin, kalplerinin nasıl Allah tarafından düzeltildiği ve tabir caizse tevbe ettirilerek savaş meydanından kaçmalarının engellendiği anlatılmaktadır. Bu tür bir yaklaşım bize, günah işleyen bir müminin hemen din dairesinden çıkarılmadığı, tevbe etmesi arzulanılarak din dairesinde tutulduğu anlayışını verir.

Namazın farz olduğuna inanan fakat kılmayan insanlara namazın farziyetinin ne olduğu anlatılarak, insanların namazı kılmak suretiyle yeniden iman ettirilmesi gereklidir. Toplumda yaygın hale gelmiş bulunan zina, içki faiz gibi haramların iman noktasının ne olduğu insanlara anlatılmalı ve bu yanlışların terkinin yeniden iman olduğunu kabul etmeleri sağlanmalıdır.

Aslında Allahın Rasulünün; Allaha inanan fakat yanı sıra, Allahın sıfatlarında ortak kabul ettiği tanrılara, inanan toplumda gerçekleştirdiği şey, doğruları bırakıp yanlışları terk ettirmekti. Bu gün toplumun Allaha inanmakla beraber Allah hakkında yanlış bilgilere sahip olmasını da aynı yöntemle tedavi etmeliyiz. İbadetler ve haramlar konusundaki da yanlışlarını terk ettirip, doğrularını ibka ederek düzeltmeliyiz.

Toplumumuzun kaybetmiş olduğu; inandığı değerlerin hayati fonksiyonunu yeniden inşa ederek, insanlarımız yeniden iman etmiş olmalılar. Böylece on yıllardır kaybettikleri imani değerlerin hayatlarında oluşturduğu yozlaşmadan kurtulmalıdırlar.

Alemlerin sahibi olan Rabbimiz insanımıza istikametini sıratı müstakime çevirecek anlayışlar ihsan etsin.

En Çok Okunan Yazıları

Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır