menüler
HAVA DURUMU

EVLADA ALTIN ÖĞÜTLER

Celalettin  SİPAHİOĞLU
Celalettin SİPAHİOĞLU
01 Mayıs 2015, Cuma
Bir babanın evladına verebileceği en güzel öğüt onu ateşten koruması gereken öğüttür. Çünkü dünya hayatının hülasası, ele alınacak kurtuluş sertifikası “ ateşin azabından” korunmuş olmaktır.

Lokman Kuranda adı geçen önemli şahsiyetlerden birisidir. Peygamber olduğu kuvvetle muhtemel olan Lokman (as) evladına kendisini her iki cihanda aziz edecek bir tavsiyede bulunmaktadır.
“Hani bir zaman Lokman, oğluna öğüt vererek demişti ki: "Yavrucuğum! Allah'a ortak koşma, çünkü Allah'a ortak koşmak (şirk), elbette büyük bir zulümdür." (Lokman 13)

Hani çocuklarımıza tavsiyede bulunurken ilk kullandığımız cümle vardır; “evladım adam ol, vatana millete yararlı işler yap.” Kabilinden. Bu cümlenin yerine olması gereken en sağlıklı cümlenin bu olduğunu ifade ediyor Rabbimiz.

Çünkü Allaha şirk koşmamak Adam olmanın yani Adem olmanın birinci koşuludur. Allaha şirk koşmamak Allah hakkında doğru imana sahip olmak manasınadır. Çünkü insanlar kendi aralarında şeytanında yardımıyla oluşturdukları şirk düzeni vasıtasıyla adamlığın, insanlığın ve yeryüzünün ifsadına vesile olmaktadırlar.

Lokmanın bu suredeki tavsiyeleri içinde yer alan ikinci tavsiyesi;
"Yavrucuğum! Haberin olsun ki, yaptığın bir hardal tanesi ağırlığınca olsa da, bir kaya içinde veya göklerde, yahut yerin dibinde gizlense, Allah onu getirir, mizanına kor. Çünkü Allah en ince şeyleri bilir, her şeyden haberdardır." (Lokman 16) ayetidir.

Ahiret bilinci, hesap şuuru içinde yaşamak kul için dünya-ahiret dengeleri açısından kaçınılmazdır. Bütün yapılan ve edilenler, büyük bir hesabın dairesinde değerlendirilmeyecek, insanların bu dünyada yaptıkları yanlarına kar kalacak olursa, itikadın, inancın yakalayamayacağı bir anlayış ortaya çıkacak ve insanlar zulmü, başkalarına haksızlığı rahatlıkla icra edebilecektir.

O kadar hassas bir hesap anlayışı olmalı ki kıl kadar, tüy kadar dahi olsa hak, haktır diye dikkat edilecek bir karakter ortaya çıkmalıdır. Hakkın-hukukun küçüğünü gözetmeyenin büyüğüne karşı hiç dikkati nazar etmesi mümkün değildir.

Hayatın düzenlenmesi davranışların insani modellere kodlanmasıyla mümkündür. İnsanı adam eden davranışlardan birisi insanda ikameti salat karakterinin oluşmasıdır. İkameti salat, adam gibi eda edilen namazla günde beş kez yaratan Rable konuşma, arzı hal etme ve başlangıçta verilen sözün üzerinde olduğunun ikrar edilmesidir.

Dünyanın darus-selam olabilmesi insanların birbirlerini yanlışlardan çevirerek, doğrulara yöneltmesiyle ve kimsenin de bundan gocunmamasıyla mümkündür. Yaşanılan olaylar dünya hayatının imtihan cilvesidir. Müspet yada menfi anlamda değerlendirilen olayların nasıl cereyan edeceğine karar veren Allahtır. Olaylar hep bu imtihanın bir parçasıdır. Öyleyse sabretmek kulun en baş görevlerindendir. Çünkü olayları dileyen kul, lakin imtihanın nasıl olacağına karar vererek yaratan Allahtır. Öyleyse dilediğinin yaratılmasında ve yaratılmamasında kulun dahli sabırdan başka bir tavır olmamalıdır. Bunu gözeterek dünya hayatının yaşananlarını değerlendirmek bir kulluk gereğidir. Adam olmanın önemli şartlarından biri de bunu bilerek icrayı hayat etmektir.

Lokman bunları şu cümle içinde hulasa ediyor;
"Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır. Başına gelenlere sabret, çünkü bunlar, azmi gerektiren işlerdendir." (Lokman 17)

Sonraki ayetlerde Lokman bencilliğin can damarını kesecek şu tavsiyelerde bulunuyor;
"Hem insanlara karşı avurdunu şişirme (kibirlenme) ve yeryüzünde çalımla yürüme. Çünkü Allah övünen ve kuruntu edenlerin hiçbirini sevmez. (Lokman 18)

“Yürüyüşünde tabii ol, sesini alçalt, çünkü seslerin en çirkini elbette eşeklerin sesidir.” (Lokman 19)
Bu iki ayette zikredilenler, adam olmanın gereği sayılan ağır başlılık, tevazu edep, kanaat gibi değerlendirilebilecek insani erdemlerin kişide oluşturduğu kemal sonucu ortaya çıkabilecek gurur ve kibre karşı net tavırdır.

Bu ayetler bize yukarıda anlatılanlar yanı sıra çocuklarımızın eğitimi konusunda gerektiğinde ayrıntılara kadar inerek iletişim kurmamızı örneklemektedir. Otorite kurmak adına az kelamla çok şey anlatma yanlıştır, yeri geldiğinde karizmayı çizdirmeyeceğiz diye babanın dolaylı anlatım yollarını seçmesi daha da yanlıştır.

Kur’anın tavsiyelerine kulak vermek adamlığın en baş alametlerindendir.

En Çok Okunan Yazıları

Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır