menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

Koronavirüs ve Kıtlık

Çağdaş Caner Koçak
Çağdaş Caner Koçak
22 Haziran 2020, Pazartesi

Koronavirüs, bireysel ve toplumsal açıdan birçok problemi doğurdu. Bize yeni problemler ve endişe duymamız gereken yeni karanlık teoriler sundu.

Geleceğe artık herkes farklı bir açıdan bakıyor çünkü Koronavirüs, bazı hiçe saydığımız şeylerin ne kadar önemli olduğunu bizlere gösterirken, artık değişmesi gereken, atılım yapılması gereken üzerine yeni politikalar geliştirilmesi şart olmuş gereklilikleri gözler önüne serdi. 

Bunlardan biri, belki de en önemlilerinden bir tanesi tarım ve hayvancılık. Malum pandemi sonrasında edinilen bilgilere ve raporlara göre dünyanın birçok kesiminde milyonlarca insan pandemi sebebi ile gıdaya erişemez hale geldi. Hem maddi açıdan temel gıda ürünlerine ulaşamazken, hem de üretimin durduğundan ya da yavaşladığından parası olsa da alma şansına erişemedi.

***

Tohumları başka ülkelerden ithal gelen, o tohumların yetişmesi için gerekli ilaçlarda ithal edilen, daha sonra ürettiğin ürün yada hayvan senin elinde kalırken devletin yine ithal ettiği ürünleri işleme bandına sokması; bu tip durumlarda ne kadar vahim sonuçların olabileceğini gözler önüne seriyor.

Şaşırmayın bu söylediklerimi Türkiye’de yapıyor. İthal tohum teşvik edilirken, yerli tohumlar yasaklanıyor. Sürekli dışarıdan tarım ilaçları getiriliyor. Yerli büyük ve küçükbaşlar yerine ithal hayvanlar sektöre kazandırılıyor. Daha çok süt versin diye ithal yemler getiriliyor- Yoğurdun bile mayalanması için bakteri kültürü dışardan sipariş ediliyor! – Geçenlerde İran’dan çayı bile ithal ettiğimizi tır devrilince öğrendim!

***

Burada dikkat edilmesi gereken nokta Tarımın ve Hayvancılığın dışa bağımlı olduğudur. Bu çok ciddi bir meseledir. Soruyorum boğazından dışarıya bağımlı bir ülke ne kadar ileri gidebilir?

Bu sebeple milli tarım ve milli hayvancılık desteklenmeli, ithal tohumlardan vazgeçilip yerine yerli ve ehlileştirilmiş tohumlar kullanılmalı, hepimizi yavaş yavaş öldüren tarım ilaçları yasaklanmalı, hayvanlara yurtdışı menşeili GDO’lu yemler verilmemeli ki bundan sonraki nesillerimizi kaybetmeyelim.

İnanır mısınız ismi lazım değil bir süt firması, yoğurdu üretirken mayalanması için gerekli bakteriyi yurt dışından ithal ediyor!

Gerçi yoğurt hafif kalıyor galiba çünkü satın aldığımız kırmızı etinde büyük bir bölümü oradan buradan ithal ediliyor.

***

Düşünebiliyor musunuz? Bu kısacık metinde ne kadar ithal kelimesini kullandım. Çünkü elimizi attığımız çoğu şey ithal çıkıyor. Daha tavuk meselesine de girmedim.

Bu işe Hükümeti de Muhalefeti de bir an önce çözüm bulmalı, yerliyi desteklemeli, çiftçinin ve üreticinin arkasında durmalı ve asla yabancıların oyuncağı haline gelmesine izin vermemelidirler.

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır