menüler
HAVA DURUMU

Bazı Kadınlar Vardır...

Aysun ŞAHİN
Aysun ŞAHİN
07 Ekim 2019, Pazartesi
YÜRÜYÜŞÜNDEN tanırsınız.. 
 
Onlar hiçbir zaman para için çok çalışmazlar.. Kendileri olabilmek için.. Ayaklarını yere sağlam basabilmek için çok çalışırlar.. Kim, sırtını güvendiği bir omuza yaslama imkanı varken, omuz omuza çarpışmaya yada sıcacık bir kucakta huzur bulabilecekken kendini ateşlere atmaya gönüllü olur. Gördüğünüz o güçlü kadınların kaçı yaradılıştan güçlü, kaçı hayatın içinde tek başına dimdik olmaya mecbur bırakılmıştır acaba...
 
Onları bir çırpıda tanımak en kalabalık ortamlarda bile zor değildir. Duruşları farklı,bakışları kendinden emindir.Yüzlerinde hüzünlü bir gülümseme bazen de tüm acılara inat kahkahaları vardır.Sorumluluk insana kudretli olma zorunluluğunu da yanında getirir.Hepsinin ortak yanı yorgun ve düzgün kadın olmalarıdır.
 
Rimellerini silip saçını başını düzeltip yüzüne gülümseme maskesini takmakta üzerlerine yoktur. İçinde fırtınalar kopsa da belli etmemek onlar için hayat oyununun en kolay sahnelerindendir. Çünkü; provasını en çok yaptıkları bölüm buralardır.. Farklıdır ve herşeyin farkındadırlar bu kadınlar. Kendisine kur yapıldığını, yalan söylenildiğini, kandırılmaya çalışıldığını ve en çok sevildiğini anlaması hiç zor değildir.Bilir kimin onu sevip sevmediğini..Değersizliğini hemen farkeder, ardına bakmadan kaçmışlığı çoktur. Artık ne istediğinden çok ne istemediğini daha iyi bilir ve bunu hemen ayırt etmeside hiç zor olmaz. Bu kadınların en güzel tarafı sevildiğini hissettikçe güzelleşmeleridir. Sevildikçe sevmeyi çok iyi becerebilir ve hiç kimsenin sevemeyeceği kadar güzel severler. Şefkatleri sıcacıktır. İyiki varlar hayatlarımızda. Varlıkları rahatsız etmez ama yoklukları çok rahatsız edicidir. İş hayatının tuttuğunu koparanları, her soruna hızlı çözüm getirenleri ve fedakar anneleridir aynı zamanda..
 
Bu kadınlar kendilerini güldüren soylu ve ciddi adamları severler, soytarıları değil. En sık duydukları söz seni taşıyan erkek zor bulunur dur. Ağır gelen dürüstlükleri mertlikleri, kariyerleri, beceriklikleri ve zekalarının toplam hacmidir oysa ki..
 
Güçlü kadınların aklında ve beyninde olabilirsiniz ama kalplerinde hele gözbebeklerinde olabilmeniz oldukça güçtür. Vaatlere karınları toktur.. Bu kadınların en sert görünen traflarının yanında merhametleri koca bir dağ gibidir.İnsan neyin eksikliğine zaaflı ise işte bundandır. Omuzlarından öpülmelidir, yılların yükünü hafifletmek için...
 
Ve canına kıyılan kadın...
 
EMİNE BULUT VE DİĞERLERİ GİBİ..
 
Sebep ne olabilir ki..
 
Bir hayata son verecek kadar ki öfke ve nefret..
 
Eylül ayında 53 kadın cinayeti..
 
Peki ya kanunlar yaptırımlar..
 
İstanbul sözleşmesi ve 6284’ten sonra uzaklaştırmaların başlaması ile kadın cinayetlerinin hiç olmadığı kadar arttığını dile getiren bir kesim ile İstanbul sözleşmesi ve 6284 yasasını savunan bir kesim..
 
Bunca cinayete rağmen feminist kesimin İstanbul sözleşmesi yaşatır mücadelesi.. Gerçekten İstanbul sözleşmesi kadınları yaşatıyor mu?..
 
Şiddeti gerçekten bitirmek istiyorsak bunu kadınla erkeği birbirine düşman ederek mi yapacağız..Şiddeti genel bir sorun olarak görmek, öncelikle önlemek için çalışma yapmalıyız. Fiziksel şiddet uygulayanlar, işinin ehli uzmanlar ve psikiyatrinin gözetiminde tedavi edilmeli.. Öldürmenin vebali halka iyi anlatılmalı. Sebep ne olursa olsun kimsenin kimseyi öldürme hakkı yoktur. Katile küfredip katlin sebeplerini destekleyenler de katil kadar suçludur.
 
Türkiye 14 Mart 2012 tarihinde İstanbul sözleşmesini hiçbir çekince koymaksızın onaylayan ilk Avrupa ülkesi olmuştu.
 
Ankara kulislerine göre mecliste güçlü olan bir lobi bu sözleşmeye şerh konması yönünde karar alıcılar üzerine baskı uygulandığı gerekçe olarakta sözleşmenin kutsal aile yapısını bozduğunu boşanmaların artmasını tetiklediği yönünde..
 
6284 sayılı ailenin korunması ve kadına yönelik şiddetin önlenmesine dair kanunda yeni yasama yılında mercek altına alınmalı..
 
Ağır tahrik ve iyi hal indirimlerinin kesinlikle uygulanmaması ve cezayi müeyyidelerin Türk Ceza Kanunu’nda olması ve aynen uygulanması gerçek mağdur kadın ile konuyu suistimal eden arasındaki farkın özellikle dikkate alınması hayati tehlikesi bulunan kadının devlet korumasında can güvenliğinin iyi sağlanması elektronik kelepçe uygulamasının yaygınlaşması koruma kararlarının en az altı ay verilmesi kanunun gerçek anlamda iyi uygulanmasının sağlanması aksayan noktaların ele alınması gerekiyor.
 
Sözleşmeye ve yasaya göre şiddetin kapsamı genişletildi ve hepsi aynı ölçüde değilde farklı yaptırımlarla ele alınmalı. Şiddet, psikolojik, ekonomik, cinsel fiziksel olarak ele alınıyor.
 
İnsan psikolojisi dikkate alınmadan hazırlanan yasalar kötü sonuçlar doğurabiliyor. Toplum bu yasaya hazırmı ..
Bunların iyi analiz edilmesi işin diğer bir boyutu..
 
Yasalar çıkartılırken kadın örgütlerinin görüşünün alınması da önemli..
 
Toplumun yarısını oluşturan kadınların temsil edildiği derneklerin görüşlerinin alınması demokrasi kültürü ve toplumsal uzlaşıaçısından son derece önemli..
STK’ların yasa yapıcılarla ve parlementodaki komisyonlarla işbirliği içinde çalışması ve birbirlerinin sesini duyabilmeleri gerekir.
 
Tarafların kimler ve ne söylediklerinden öte toplumsal bir sorun haline dönüşen kadın cinayetlerinin önlenmesinde somut adımların atılması çok önemli ve bu sonuca gitmek için gerekli olan yasal düzenlemelerin yanı sıra toplumdaki şiddet eğiliminin azaltılması yönünde medyanın şiddet dilinden dizilerin ve magazin programlarına kadar denetimin ve insan psikolojileri üzerindeki olumsuzlukların iyi değerlendirilmesi gerekiyor..
 
Daha kaç EMİNE ölmeli..
 
Boşanma sürecine giren çiftlerin bir psikolog eşliğinde görüşme yapmaları ve süresiz nafaka konusu da boşanma süreci sonrası şiddeti tetikleyen bir etken ise düzenlenebilmesi gerekir..
 
Sonuçta bu yasalar insanlar için yapılmakta değişebilir zamana göre şekil alabilir. Kadının sadece nafaka ile hayatına devam etmesini sağlamakta kadını sosyal hayat ve iş gücüne katmakta bir engel olarak karşımıza çıkmamalı..
 
Kadına şiddet dilinin kadına sevgiye dönüşmesi imkansız değil... Başarabiliriz...

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır