menüler
HAVA DURUMU

SUÇLANAMAYAN SUÇLU YAKINLARI KİMİN VATANDAŞI

Ahmet TAŞ
Ahmet TAŞ
06 Mart 2018, Salı
Devletlerin vazgeçilmez öğelerinden biride tebaası olan insanlardır. İnsanı olmayan bir devleti hayal etmek beyhude bir anlayıştır.
 
Devletleri ayakta tutan insanların uymak zorunda olduğu yazılı ve yazısız kurallar vardır. İnsanlar bu kurallara uydukları müddetçe kurallar anlam kazanır, devlet ve toplum hayatı devam eder.
 
Yasalara uymayanlar ise, devletin ilgili birimleri tarafından sorgulanır gerekli hallerde cezalandırılır. Vatandaşlar, nasıl kurallara uygun yaşamak ve davranmak zorunda ise, devleti idare edenler de kurallara uygun hareket etmek, kuralların dışına taşmamak durumundadırlar. Aksi durumda hukuk devleti olmaz. Ceberrut, güvenilmeyen, adaleti ve hukuku temin edemeyen, iptidai bir devlet anlayışı ortaya çıkar.
 
1960’dan bu yana 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 ve 15 Temmuz 2016 darbe dönemlerini ülkemiz yaşadı. 15 Temmuz darbe kalkışması hariç tüm darbeler millet iradesini yok sayan darbecilerin başarısıyla sonuçlandı. 15 Temmuz 2016 darbe kalkışmasında ise, egemenliğin sahibi olan millet ,darbecilerin silahlarına göğsünü siper ederek 250 şehit ve 2200 yaralı pahasına darbecilere engel olarak iradesine sahip çıktı.
 
1960’dan bu yana tüm darbelerin mağdurları millet oldu. Adaletsiz ve haksız suçlamalar, soruşturmalar ve yargılamalar sonucu çok sayıda insanımız hayatını kaybetti. Çok sayıda insanımız ömürlerini hapislerde tamamladı ya da çürüttü. Yüz binlerce insanımız da mağdur edildi. Bunların hepsi darbeler sonrası iktidarı ele geçiren yönetimlerin hukuk ve adalet tanımayan uygulamaları sonucu meydana geldi.
 
28 Şubat 1997 Post modern darbe sonucu meydana gelen, talimatla verilen emirler doğrultusunda yapılan hukuksuz ve adaletsiz yargılamalar sonucu halen cezaevlerinde ömür tüketen mahpusların, 1993’te Sivas’ta meydana gelen provakatif olaylar sonucu yapılan adaletsiz yargılamalar sonucu mahkum edilip halen cezaevlerinde ömür tüketen yaşları 80’leri bulmuş mahpus ve mağdurların dramlarına ne yazık ki halen şahitlik etmeye devam ediyoruz.
 
15 Temmuz darbe kalkışması sonucu kalkışmayı yapan FETÖ’nün elemanı olduğu tespit edilip haklarında soruşturma açılıp, suçlu oldukları ispat edilerek, hak ettikleri cezalara çarptırılan çok sayıda âmir, memur, iş adamı, vatandaş ve Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcisi hak ettikleri cezaları alarak toplum vicdanında da mahkûm oldular. Bu insanların hak ettikleri cezayı bulmaları kamuoyu ve toplumun beklentisiydi.
 
İster FETÖ, ister DAİŞ, ister DHKP-C, ister PKK ya da başka bir örgüt mensubu olanların suçlu oldukları tespit edilip cezalandırılmalarına akıl, izan ve hukuk anlayışı olan hiçbir kişi ve kurumun itirazı olamaz. Zira bunlar hakkında verilen kararlar milletin ve devletin geleceğini kurtarmaya yönelik kararlardır.
 
Yalnız! Yukarıda bahsedilen örgütlerin mensubu olmakla yargılanıp mahkûm edilen suçluların yakınları bir kısmı haklarında hiçbir suçlayıcı soruşturma, koğuşturma ve yargılama olmamasına rağmen özellikle muhtaç halde olanların durumları ne olmalı, bunlara kim sahip çıkmalı.
 
Bunların yemesi, içmesi, günlük ihtiyaçları, eğitim ve sağlık durumu iş güç sahibi olup ailelerini geçindirmeleri kısacası kimseye yük olmadan insani ihtiyaçlarını kendileri karşılayarak yaşayabilmeleri için devlet ve toplum neler yapabilmeli. Bir kısmına özel sektörde iş verilmediğine şahit oluyoruz. Bir kısmının toplumdan dışlandığına şahit oluyoruz. Bunları devlet ve toplum olarak öldürelim mi, ölüme mi terk edelim. Başka ülkeye sürgün mü gönderelim yoksa! ’Sen benim vatandaşımsın, Bizim insanımızsın, Ataların bu topraklarda doğmuştu, bizim parçamızdır, suçunda yok deyip sahip mi çıkalım’
 
Anayasanın ilgili maddesinde der ki; “Türkiye Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan her insan Türkiye toplumunun bir parçasıdır” Nüfus kağıdında Türkiye Cumhuriyeti yazan, suçu bulunmayan suçlu yakını bile olsa her insana karşı devletin ve toplumun şefkatli koruyucu elinin bu insanlara da uzanması gerekir, üstelik gecikmeden.
 
Bunun yanında ‘Geciken adalet, adalet değildir’ prensibi gereği, haklarında işlem başlatılmış ama suçluluklarını ispat edici hiçbir belge bulunamamış ya görevden alınmış ya da hapse atılmış olan şüphelilerin de yaptıkları müracaatlarının ilgili komisyonlarda acele olarak görüşülüp karara bağlanması ve suçsuzluğu sabit olanların görevlerine iade edilmesi adaletin tesisi açısından vazgeçilmez bir uygulama olacaktır. Toplumun beklentisi de budur.
 
Ne diyordu şair; ‘Suç başkasınındır da, niçin başkası mahkûm’ Sahi suçu sabit görülerek cezasını çekeni anlıyoruz da! Bunların suçsuz yakınları niçin mazlum ve mağdur? Bilen varsa söylesin.
 
Unutmayalım! Devlete adalet yakışır.
 
Selam ve dua ile…

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
ZERRE MİSKALDE HİZMET ETSE… BİRLİKTE BİZ OLACAĞIZ KEŞKE YAŞANMASAYDI “BİZE YAPILSA NE YAPARDIK” HUKUKSUZDUR, AYIPTIR, GÜNAHTIR KEŞKE VALİ EN SON KONUŞSAYDI DEVAMINI BEKLİYORLAR GÖNLÜMÜZDE DARBECİYE YER YOK NASIL BİR İRADE Kİ! CAMİLERİMİZ TEMİZ VE ESTETİK OLMALIDIR GÖNÜLLÜ KURULUŞLARDA ANLAMLI BAYRAMLAŞMA KARA BİR LEKE ÇERKES SÜRGÜNÜ RAMAZAN VE KAYSERİ RAMAZAN SEVABIMIZ OLSUN HATTABOĞLU ÖMER NEYİNİZ OLUR? ADALET HERKESE HER ZAMAN LAZIM KAZANMANIN YOLU STRATEJİ VE İTTİFAKTAN GEÇER YEREL SEÇİMLER VE UYARILAR ADINI ANMAYACAĞIM MEMURLAR KADROLARINDA ÇALIŞSIN, İKAMET ETSİN GÖNÜLLER İNCİNMESİN, SEVENLER KÜSMESİN BİN YIL SÜRMEDİ AMA…… ZULMÜ DEVAM EDİYOR MAZLUMDER’İN 21. YILI ATANMIŞLAR VE SEÇİLMİŞLERİN YÜKLERİ PAYLAŞILMALI DEVLET! SİVİL TOPLUMA GÜVEN VERMELİ SUÇ BAŞKASININSA NEDEN BAŞKASI MAHKUM HER ŞEYİ DEVLET Mİ YAPMALI, KAMU YARARI OLMAYAN ÜVEY EVLAT MI? AÇ KALAN KÖPEK FIRIN YIKAR ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ Mİ YAKMALI 28 ŞUBAT HORTLADI BOŞANMALARDA İLK 5 YILA DİKKAT ADALET! KİMLER İÇİN? İNSAN HAKLARI GÜNÜ VE MAZLUMDER ÖDÜLLERİ KUBBEDE BİR HOŞ SADA BIRAKIN ÇANAKKALE'Yİ YAŞAYARAK ZİYARET 28 ŞUBAT ZULMÜ YENİDEN Mİ? 28 ŞUBAT ZULMÜ YENİDEN Mİ? MAHKEME KARARI MI KOMİSYON KARARI MI? ÜSTÜN! KÜÇÜK MİLLET MECLİSLERİ VE ADANA BULUŞMASI KEŞKE AZ KONUŞSA KEŞKE AZ KONUŞSA PROTOKOL LİSTELERİ GÜNCELLENMELİ DEĞİL Mİ? KAYBETMEZSİNİZ, DUA ALIRSINIZ MAZLUMDER’İN ADALET ARAYIŞI SENDİKALAR ÜYELERİN VE MİLLETİNDİR KAMU YARARI BELGESİ OLMAYANLAR ÜVEY EVLATLAR MI? YAKIN TARİHİMİZİN UTANÇ GÜNÜ, 12 EYLÜL 1980 SAVAŞ MEYDANI MI? AKRABALARIN MI, CEMAATİN Mİ? BAYRAM KİMLERİN! SATHI MÜDAFAA VE TOPTAN KORUMA BUNLAR YAPILMASI ZOR ŞEYLER MİDİR? HATTAPOĞLU ÖMER NEYİMİZ OLUR DEVLET PARALELLERE NE YAPSIN? RAMAZAN DA SİVİL TOPLUM VE BELEDİYELER RAMAZAN’da KAYSERİ 24 HAZİRAN SONRASI ADALET İÇİN NE YAPILACAK GELİR’DE AD-Lİ İLAHİ SORAR ÖMER’den ONU 24 HAZİRAN SEÇİMLERİ VE VEKİL ADAYLARI 5 YAŞINDA İDİM POLİTİKADA GÖNÜL ADIMLARI CUMHURBAŞKANI YETKİSİNİ KULLANMALI RAKİP DEĞİRMENİNE SU MU TAŞIYORUZ? 15 TEMMUZ’U BÖYLE KUTLADIK
Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır