menüler
HAVA DURUMU

AİLE CİNAYETLERİ VE SEBEP OLAN YASALAR

Ahmet TAŞ
Ahmet TAŞ
11 Eylül 2019, Çarşamba
Son 10 yıla yakın bir süredir kamuoyumuzu çok meşgul edip acılarımızı katmerleyen olaylardan biri de çok sık yaşanan aile cinayetleridir.
 
Geçtiğimiz temmuz ayında işlenen aile merkezli kadın cinayeti sayısı 31 iken, ağustos ayında bu sayı 49’a yükseldi. Bunlara ek olarak Ankara’da işlenen aile içi erkek cinayeti de bizleri derinden düşünmeye sevk etti.
 
Sanki cinnet geçiriyoruz. Çocuğunun gözü önünde hanımını onlarca yerinden bıçaklayıp öldüren, boşanma davası aşamasındaki eşler içki içip tartışmaya başlayınca eşini bıçaklayıp öldüren kadınlar, çocuğumu göstermiyor diye eşini öldürenler, evden uzaklaşma cezası aldığı için sokakta kalan ve buna sebep olan eşine kurşun yağdırıp katil olan eşler, açtıkları boşanma davası sonuçlanmadan başka bir erkekle yaşayan eşini sokak ortasında yeni eşiyle birlikte kurşunlayarak öldürenler… Ne yazık ki bu olaylar günlük hayatın parçası haline geldi ve yöneticiler dahil bu olaylara çözüm üretip sızlayan yüreğimizi ferahlatacak bir çareye de şahit olamıyoruz.
 
2011 yılında zamanın Türkiye hükümetleri tarafından altına imza atılarak kabul edilen “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ” adı altında bir yasa ülkemizde yürürlüğe girdi. Ardından 6284 sayılı ailede kadının güvenliğini korumaya yönelik bir kanun yürürlüğe girdi. 2002’den bu yana iktidarda olup ülkeyi idare eden iktidar partisine yakın kadın dernekleri de ne yazık ki aile hayatımızı yıktığına inanılan bu kanunların yanında yer alıp savunucuları oldular.
 
Bundan 8 yıl önce imzalanıp yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun yürürlüğe girmeden önce de aile hayatımız vardı, kadınlarımız da sanki rakibiymiş gibi lanse edilen eşleri tarafından bu kadar cinayet işlenerek katledilmiyorlardı. Sözüm ona aileyi ve ailede kadını korumaya yönelik olarak kabul edilen ama tam tersi olarak kadın ve eş cinayetlerinin artmasına sebep olan İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun ve kadının tek taraflı beyanı ile olayın doğru olup olmadığı araştırılıp incelenmeden erkeği evinden uzaklaştırıp gidecek yeri olmayınca eşine düşman haline getiren ilgili kanunlar hangi akla hizmet olarak kabul edilip yürürlüğe kondu.
 
İktidarının ilk yıllarında milletin tercihine önem veren, bugün olduğu gibi her itiraz edeni dışlayıp yok saymayan bugünkü iktidar sahipleri neden bu yasaları o zaman millete sormadan uygulamaya koydular, anlamakta zorlanıyoruz doğrusu.
 
Birkaç yıl önce il insan hakları kurulu üyeleri ile Kayserinin ilçelerindeki polis merkezlerini ziyaretlerimiz sırasında yetkili emniyet görevlileri şu tespitlerini bizlere aktarmışlardı. Eşinin tek taraflı beyanatı ile şahitsiz, ispatsız evinden uzaklaştırma cezası alan erkekler bir yandan barınacağı yer olmadığı için diğer yandan da içinde bulunduğu durumu yakın ve uzak çevresine duyurmayı gurur meselesi yaptığından eşine karşı düşman oluyor, çocuklarına ve çevresine karşı gururunun incindiğini düşünüyor, çözümü buna sebep olan eşini katletmekte buluyor diyorlardı.
 
Yabana atılmayacak bir tespit değil mi? Cumhuriyetin kuruluşundan beri hep dert yanarız. Bu dönemde çıkarılan ve adına İsviçre denen, halkı Hristiyan dinine mensup Avrupa devletinden alınıp aile hayatımızı düzenleyen medeni hukuk ve diğer yasalar bizim dini İslam olan kültürü, tarihi değerleri buna göre şekillenmiş olan toplum hayatımıza uymuyor diye. Sahi İslami değerlerimize sahip çıkıp her zaman milli ve dini olanın yanında olduğunu savunan, 20 yıla yakın bir zamandır halkın desteği ile iktidarda olup ülkemizi idare eden yöneticilerimiz neden aile hayatımızı düzenleyen, bizim değerlerimize uygun yasalar yapmazlar da kadın ve erkek cinayetleriyle gündeme gelen İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanunu bize dayatırlar. Yoksa 20 yıla yakın bir zamandır milletimizin oylarıyla iktidara geldiler ama muktedir olamadılar mı veya halk bir şeyden anlamaz doğru olanı yalnız biz biliriz mi diyorlar.

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
AİLE CİNAYETLERİ VE SEBEP OLAN YASALAR KANUNLAR HERKES İÇİNDİR ZERRE MİSKALDE HİZMET ETSE… BİRLİKTE BİZ OLACAĞIZ KEŞKE YAŞANMASAYDI “BİZE YAPILSA NE YAPARDIK” HUKUKSUZDUR, AYIPTIR, GÜNAHTIR KEŞKE VALİ EN SON KONUŞSAYDI DEVAMINI BEKLİYORLAR GÖNLÜMÜZDE DARBECİYE YER YOK NASIL BİR İRADE Kİ! CAMİLERİMİZ TEMİZ VE ESTETİK OLMALIDIR GÖNÜLLÜ KURULUŞLARDA ANLAMLI BAYRAMLAŞMA KARA BİR LEKE ÇERKES SÜRGÜNÜ RAMAZAN VE KAYSERİ RAMAZAN SEVABIMIZ OLSUN HATTABOĞLU ÖMER NEYİNİZ OLUR? ADALET HERKESE HER ZAMAN LAZIM KAZANMANIN YOLU STRATEJİ VE İTTİFAKTAN GEÇER YEREL SEÇİMLER VE UYARILAR ADINI ANMAYACAĞIM MEMURLAR KADROLARINDA ÇALIŞSIN, İKAMET ETSİN GÖNÜLLER İNCİNMESİN, SEVENLER KÜSMESİN BİN YIL SÜRMEDİ AMA…… ZULMÜ DEVAM EDİYOR MAZLUMDER’İN 21. YILI ATANMIŞLAR VE SEÇİLMİŞLERİN YÜKLERİ PAYLAŞILMALI DEVLET! SİVİL TOPLUMA GÜVEN VERMELİ SUÇ BAŞKASININSA NEDEN BAŞKASI MAHKUM HER ŞEYİ DEVLET Mİ YAPMALI, KAMU YARARI OLMAYAN ÜVEY EVLAT MI? AÇ KALAN KÖPEK FIRIN YIKAR ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ Mİ YAKMALI 28 ŞUBAT HORTLADI BOŞANMALARDA İLK 5 YILA DİKKAT ADALET! KİMLER İÇİN? İNSAN HAKLARI GÜNÜ VE MAZLUMDER ÖDÜLLERİ KUBBEDE BİR HOŞ SADA BIRAKIN ÇANAKKALE'Yİ YAŞAYARAK ZİYARET 28 ŞUBAT ZULMÜ YENİDEN Mİ? 28 ŞUBAT ZULMÜ YENİDEN Mİ? MAHKEME KARARI MI KOMİSYON KARARI MI? ÜSTÜN! KÜÇÜK MİLLET MECLİSLERİ VE ADANA BULUŞMASI KEŞKE AZ KONUŞSA KEŞKE AZ KONUŞSA PROTOKOL LİSTELERİ GÜNCELLENMELİ DEĞİL Mİ? KAYBETMEZSİNİZ, DUA ALIRSINIZ MAZLUMDER’İN ADALET ARAYIŞI SENDİKALAR ÜYELERİN VE MİLLETİNDİR KAMU YARARI BELGESİ OLMAYANLAR ÜVEY EVLATLAR MI? YAKIN TARİHİMİZİN UTANÇ GÜNÜ, 12 EYLÜL 1980 SAVAŞ MEYDANI MI? AKRABALARIN MI, CEMAATİN Mİ? BAYRAM KİMLERİN! SATHI MÜDAFAA VE TOPTAN KORUMA BUNLAR YAPILMASI ZOR ŞEYLER MİDİR? HATTAPOĞLU ÖMER NEYİMİZ OLUR DEVLET PARALELLERE NE YAPSIN? RAMAZAN DA SİVİL TOPLUM VE BELEDİYELER RAMAZAN’da KAYSERİ 24 HAZİRAN SONRASI ADALET İÇİN NE YAPILACAK GELİR’DE AD-Lİ İLAHİ SORAR ÖMER’den ONU 24 HAZİRAN SEÇİMLERİ VE VEKİL ADAYLARI 5 YAŞINDA İDİM POLİTİKADA GÖNÜL ADIMLARI CUMHURBAŞKANI YETKİSİNİ KULLANMALI RAKİP DEĞİRMENİNE SU MU TAŞIYORUZ? 15 TEMMUZ’U BÖYLE KUTLADIK
Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır