menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

PEYGAMBERİMİZ VE GENÇ SAHABELER

Abdullatif ACAR
Abdullatif ACAR
23 Kasım 2018, Cuma
Konusu “Peygamberimiz ve Gençlik” olan Mevlid-i Nebi Haftası bütün heyecan ve coşkusuyla ülke genelinde ve yurt dışında kutlanmaya devam ediyor.
 
Kâinatın efendisi elbette ki her kesim için en büyük örnektir. Herkes onun hayatına baktığı zaman kendisini görür; problemlerin ve sıkıntıların nasıl aşılacağını öğrenir. Lakin kâinatın Efendisi geleceği inşa ve idare edecek gençlere farklı bir ilgi ve alaka duyardı. Onların kabiliyetlerine göre görev ve sorumluluklar yükleyerek değerli ve kıymetli olduklarını onlara hissettirirdi. Onları büyükler gibi dinliyor, sorunlarını ciddiyet içerisinde çözmeye çalışıyordu. Onların eğitimli ve donanımlı olmaları için bütün imkânları seferber etmiştir Kâinatın Efendisi.
 
Gençlerin duyguları ve gelişim çağlarındaki haleti ruhiyelerini en iyi anlayan Peygamberimiz(s.a.v.), hatalarını yine onların anlayacağı üslup ve yöntemle düzeltiyordu. Ciddiye alındığını ve değerli olduğunu hisseden genç ve çocuk yaştaki sahabeler Peygamber’e bağlılıklarıyla her verilen görevde başarılı oluyorlardı.
 
Onları gökteki yıldızlar haline getiren peygamberimiz onlara uyanın yolunu şaşırmayacağını bildirmiştir. Muallimleri peygamber olan o genç sahabeler ki teslimiyeti, fedakârlığı, vefa ve sadakati, iman ve ameli ahlak ve fazileti bugünün hem büyüklerine hem de gençlerine en büyük örnektir. Onlar tevdi edilen görevi başlarından savmanın değil, yapmanın çarelerini ararlardı. Birbirleriyle hayırda yarışır, büyük-büyük işlere talip olurlardı. Savaşa katılmak için ayaklarının uçlarına basarak büyük olduklarını gösterir “sen daha küçüksün, savaşa gelemesin” dendiğinde üzülürlerdi. İslam’ı tebliğ için, bütün sıkıntılara rağmen, dünyanın her tarafına ulaşarak bölük-bölük insanların hidayetine vesile olmuşlardır. Onlar peygamberin ağzından çıkacak bir sözü bekler, o emri ilk önce yapmanın ayrıcalığını yakalamaya çalışırlardı. Allah Resulü ölümü emretse “niye” diye sorgulamaz, ölüm için birbirleriyle yarışırlardı adeta. Fedakârlık için hiçbir şeye kayıt koymaz, her şeylerini feda ederlerdi. Onların sözleri ve davranışları kalp ve gönüllerinden gelen imanın dışa yansımasından başka bir şey değildi. “Anam babam sana feda olsun” diye başladıkları sözlerinin arkasında koca-koca yürekleri ve imanları vardı. Onlar Peygamberlerini her şeyden daha çok sever ve adeta O’na kalkan olurlardı. İdam sehpasında olsalar da O’nun kılına dahi zarar gelmesine razı olmazlardı. Ölümden değil, ölüm için hazırlık yapamamaktan korkarlardı. Her şeyden daha fazla Allah ve Resulünün sevmenin imanın gereği olduğunu bilen bu insanlar, sevginin gerçekten ne olması gerektiğini dilleriyle sevip o sevgiyi kalplerine yerleştiremeyen, iman ve sevgilerini ispat etmekten aciz günümüz insanlarına öğretmişlerdir.
 
Peygamberimiz(s.a.v) davasını yücelten, dini Mübin-i İslam için bütün fedakârlıkları yapmaktan çekinmeyen, canlarından Peygamber’i aziz sayan o sahabelerin çoğunluğu çocuk ve gençlerden oluşuyordu.
 
Enetsen rivayet edilen bir hadise göre Hz. Ebu Bekir’den başka saçı ve sakalı beyaz olan hiç kimse yoktu. Sahabelerin çoğunluğu 30 yaşında ve ya daha altındaydı. Daha genç yaşlarında İslam’la müşerref olan Hz Ali 10, Abdullah b. Ömer 13, Zeyd b. Harise 15, Musab b. Ümeyr 18,Cafer b. Ebi Talip 22 yaşlarındaydılar. Muaz b. Cebel yemene vali olarak tayin edildiğinde 20 yaşlarındaydı. 25 yaşlarındaki Cafer b. Ebi Talib’in Habeşistan kıralı Necaşi’nin karşısında korkusuzca İslam’ı haykırması hala dilden dile dolaşan başlı başına bir cesaret örneği değil de nedir. Musab b. Umeyr daha gençlik çağlarındayken lüks ve gösterişli bir hayatı elinin tersiyle itip yoksulluğu tercih ederek kınayanların kınamasına aldırmadan Resulüllah’ın yanında yerini alması ne kadar dersler içermektedir. Bu genç sahabe Uhut savaşında şehit olduğunda naaşının üzerini örtecek bir şey bulamamışlardı; gömleğiyle Ayaklarını örttüklerinde başı açılıyor, başını örttüklerinde ayakları açılıyordu. 17 yaşında İslam’ı kabul eden Erkan b. Ebul Erkam evini İslam’a tahsis ederek İslami faaliyetlerin yapılmasına katkı sağlaması ne kadar büyük işlere vesile olmuştur. İlmin kapısı Hz Ali’nin bütün kahramanlıkları ve zaferleri 20 ile 30 yaşları arasında vuku bulmuştur. Medine’ye öğretmen olarak gönderilip birçok insanın Müslüman olmasına vesile olan Musab b. Umeyr daha 25 yaşlarındaydı. Bunların dışında burada sayamayacağımız nice çocuk denecek yaşta sahabeler de vardı.
 
Ya biz ne yapıyoruz? Evlatlarımıza ve gençlere karşı sorumluluğumuzu yerine getirebiliyor muyuz? Peygamber(s.a.v.) ve O’nun ashabını örnek almaları hususunda ne gibi gayretler içerisindeyiz. Çocuklar neye ve kime özeniyor. Rol model olarak neyi kabul ediyor? Maalesef bugün genç dimağların önüne “gelecek” diye dünyanın refah ve saatini koydular. Bunun karşılığında ahreti unutturdular. “gerçek gelecek” unutulunca hiçbir makam mevki bu dünyada huzur vermedi evlatlarımıza. Bugün bir çocuğun namazını “daha gençtir ilerde kılmaya başlar” diye erteleyen, evladının hata ve kusuruna “cahildir, bilmiyor nasıl olsa ilerde öğrenecek” diye mazeret uyduran anne ve babalar en büyük hatayı işlemektedirler. Evlatlarımız yabancı bir futbolcunun bir film aktivistinin, bir şarkıcının şeceresini saydığı gibi, sahabenin ve bütün insanlığın önderi, rehberi, muallimi Peygamberini hakkıyla tanımıyor. Bir modacıyı ve futbolcuyu örnek aldığı gibi Hz. Ömer’i Hz. Ebu Bekir’i, Hz Osman’ı örnek almıyor. Bu duruma gelinmesinde anne ve babaların ihmalkârlıkları inkâr edilemez bir gerçektir. Başta kendi çocuklarımız olarak bütün gençler bizlere emanettir. Onların eğitiminden tutun dünya ve ahret saadetine kadar her şeylerinden sorumluyuz. unutmamalıyız.
 
Peygamberimizin birbirimize karşı sorumluluğumuzu ve yüklendiğimiz emaneti bir çobanın sürüsüyle ilgilendirerek örneklendirmesi ne kadar manidardır.
 
Peygamberimiz(s.a.v.) buyuruyor ki:
 
“Hepiniz çobansınız. Hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Amir memurların çobanıdır. Erkek ailesinin çobanıdır. Netice itibariyle hepiniz çobansınız ve hepiniz idare ettiklerinizden sorumlusunuz.”( Buhari, Müslim)
 
Bugün gençlik bunalım içerisinde kıvranmaktadır. İslam’la ve imanla mutmain olmayan genç dimağlar enerjilerini günahlara harcayarak tatmin olmaya çalışıyorlar. Çeşitli zararlı maddeler sığınıyorlar.
 
Tek çare; Allah’ın emrini yerine getirecek Peygamberini, Onun ehlibeytini ve ashabını sevecek ve onları örnek alacak bir nesil yetiştirmektir.
 
Selam ve dua ile…

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Kusur arama hastalığı SALGIN DAHA BİTMEDİ ARKADAŞLAR! Peki, kurban kesenlerin kusurları nelerdir? Bir damlacık tükürük kadar kıymeti olmayan dünya Biraz insaf! Oruç bizi tutmalı! Ramazanlaşmak ÜÇ AYLARIN RAHMET İKLİMİ KURAKLIĞA BİR DE BÖYLE BAKALIM! KURAKLIĞA BİR DE BÖYLE BAKALIM! Yardım etmek adına ne yapıyoruz? Bu virüs psikolojimizi bozdu ÖLÜM VAR ÖLÜM! KİM GELDİYSE GELDİ, FARK ETMEZ!... PEYGAMBERİMİZ VE ÇOCUK SAHTE İÇKİ GÜNDEMDEYKEN AKLIMA GELDİ!… PEKİ, KİM SUÇLU? BU NE REZALET... BOŞUNA UĞRAŞMAYIN! Kontrollü hayat, kontrolden çıktı... SÜ-İ ZAN HASTALIĞI Birlikten güç doğdu... Ücreti peşin ödenen yemekler Kurban kesmede ki gaye nedir? MÜSLÜMAN KENDİSİYLE ÜLFET EDİLENDİR-1 Oruç ve diğer ibadetler bizlere neler kazandırır? Ramazan’ı Kuşanmalıyız Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?! Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?! BU GÜNLER DE GEÇER. ŞEHİTLER TEPESİ TERK EDİLMEYECEK Düğünlerini Ahrete Erteleyen Şehitler Acılarımız Bizi Birbirimize Kenetledi.. Zalimler için Ağıt Yakılır mı? YILBAŞI BİZİM NEYİMİZ OLUR? ENGELLİ OLMAK O’NU ANIYORUZ! BİR MEHMET TANIDIM… BİR MEHMET TANIDIM… SEFER BİZDEN, ZAFER ALLAH’TAN DEPREMDEN NASIL KORUNURUZ? Asrın Hastalığı Kibir DİYARBAKIR ANNELERİ… KURBAN BİR TESLİMİYETTTİR SAYGI VE HÜRMET KALMADI ONURSUZ VE AHLAKSIZ YÜRÜYÜŞ… Çocuk Eğitiminde Sevgi Ve Hoşgörünün Önemi DÜĞÜNLERİMİZ EZİYETE DÖNÜŞMEMELİ KADİR GECESİNİN FAZİLETİ ORUÇ VE NEFİS TERBİYESİ HOŞ GELDİN ŞEHR-İ RAMAZAN BİTMEYEN TESETTÜR DÜŞMANLIĞI Kandiller Geçidi Üç Aylar ÜÇ AYLAR’I NASIL GEÇİRMELİYİZ? 28 ŞUBAT’I UNUTMADIK! KUYRUK ACISI! AH HOCAM AH! FİTNE BELASI ÇOCUKLARA CAMİYİ SEVDİRMELİYİZ GÖBEK BAĞI SEVGİNİN SECERESİ BİZ BUYUZ İŞTE! Cenazede Kıymalı Vermenin Dinde ki Yeri Nedir? PEYGAMBER(S.A.V.)’i ANLAMAK DÜNYAYA ALDANIP ASLİ VAZİFEMİZİ UNUTMAYALIM! Bizim Kıblemizi Kim Düzeltecek SÖZ DEYİP GEÇME
Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır