menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

PEYGAMBERİMİZ VE ÇOCUK

Abdullatif ACAR
Abdullatif ACAR
27 Ekim 2020, Salı

    Bu yıl ki Mevlidi Nebi Haftası’nın konusunun “Peygamberimiz Ve Çocuk” temalı olması nedeniyle peygamberimizin merhamet anlayışının çocukların hayatında ki karşılığı üzerine bir şeyler yazmak istedim. 

    Merhamet duyguları gelişen fertlerin oluşturduğu toplum ne güzeldir. Hele hele merhamet etmek rahmete vesileyse rahmet bir başka güzellikte yer eder gönüllerde. Madem merhamet etmeyene merhamet edilmeyecek hoyrat, kaba- saba olmak, zulmetmek, kötülüğü tercih etmek insanın dolaylı olarak kendine zulmetmesi değil de nedir?

    Allah, Resulünü “ben seni âlemlere rahmet olarak gönderdim” diye tarif ederken aslında insanların bu dünyada diğer insanlarla karşı görevlerinin de merhamet eksenli olması gerektiğini göstermiş olmuyor mu? Ahlakı hamide sahibi olmanın mihenk taşıdır merhametli olmak.  Merhametli insan yağmur yüklü bulutlar gibidir;  kimseyi ayırt etmeden,  kin gitmede, kimsenin nesebini,  meşrebini, dilini, ırkını, hatta dinini dahi sorgulamadan herkesin üzerine yağmur damlaları misali yağar durur.

  Medeniyetlerin harcı güçle karılırken merhametle yoğrulur.  Sevgi, merhamete gebe; şefkat, merhametle arkadaştır. Hoşgörü, iyi niyet imanın otağında kök salan, merhamet suyuyla yıkanan hayat iksiri gibidir.  Toplumları sağlıklı bir şekilde inşa etmek merhametle mümkündür. Merhametin olmadığı yerde zulüm, haksızlık yolsuzluk, arsızlık, namussuzluk olur.

   Biz de, mevlidi nebi vesilesiyle Rahmet peygamberinin her hususta olduğu gibi bu konuda da en güzel örnek olduğunu bilecek onun hayatını hayatımıza ilmek ilmek dokuyacağız. Çünkü biz şuna inanıyoruz ki;   O gelmeseydi sanki güneş doğmayacak, çiçekler açmayacak, toprak bağrında sakladıklarını kimseye sunmayacaktı. O teşrif etmeseydi insanın şerefi ayaklar altında çiğnenecek, haklının değil, güçlünün haklı olduğu bir dünya kıyamete kadar devam edecekti.

   O olmasaydı gönüller karanlığa gark olacak, insanlık gündüzü olmayan bir gecenin koynunda ölüme mahkûm olacaktı. O olmasaydı rotasını kayıp etmiş, kavuzu olmayan bir gemi misali insanlı, cehaletin kayalıklarına çarpıp yok olacaktı. 

  O mükemmel bir baba, vefalı bir arkadaş, merhametli bir dede, sorumluluğunu iliklerine kadar hisseden bir devlet başkanı, kahraman bir komutan, eşi benzeri olmayan bir muallimdir. O gelince mazlumların yüzü güldü, o gelince gariplerin yetimlerin başı okşandı. O gelince insan yerine konmayan kadınların ayaklarına cennet serildi.  Diri diri toprağa gömülen kız çocukları gerçek değerine kavuştu. O gelince daha olmayan nice şeyler oluverdi.

   Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed’in merhameti, sevgi ve hoşgörüsü geleceğimiz olan çocukların hayatında çok daha farklıydı.

    Hz. Ayşe’nin ifadesiyle;  normal bir insan gibi konuşan, şakalaşan, dinleyen, sohbet eden ancak namaz vakti yaklaşınca korku ve heyecandan rengi değişen, namazda kalbinden tencere tokurtusu gibi sesler gelen bir peygamberken; cemaatle namazı uzunca kılmaya niyetlendiği bir zamanda arkadan ağlayan bir çocuk sesi duyunca dayanamayıp, annesinin onunla ilgilenmesini sağlamak için acele namazı tamamlayıp selam vererek merhameti önceleyen bir peygamberdi O.

    Namaz vakti girince “Ya Bilal ezan oku da bizi rahatlat” diyerek namazı rahatlama vesilesi gören, ancak kız torunu Ümameyi sırtında taşır vaziyette namaza duran, rükûa vardığı zaman omzundan indiren, kıyama vardığında tekrar omzuna alarak o şekilde namazını tamamlayan Allah resulü,  çocuklara karşı merhameti, namaz söz konusu olsa bile ertelememişti.   Onun ibadet anlayışında bile çocuktan bağımsız bir düşünce yoktu.  Çocukları iyice eğitmenin, onlara ibadeti sevdirmenin yolunun merhamet, sevgi ve şefaatten geçtiğini örnek hayatıyla göstermiş, merhamet etmeyene merhamet olunmayacağını söyleyerek bizleri uyarmıştır.

   Onun hayatında caminin ve çocuğun farklı bir yeri vardı.  Hayatın merkezi camilerin masumiyeti kadar çocuğun masumiyetini bir teknede yoğuran Allah resulü, çocuklara camide ki verdiği eğitime sokakta da devam etmiş, onları, gördüğü yerde selam vererek onura etmiş, güzel sözlerle gönüllerini almış, şakalaşmış, arkadaş gibi davranmıştır.  Onları kırmamış, üzmemiş, hatalarını yüzlerine vurmamıştır. Onlara değerli olduklarını hatırlatarak eğitmiş ve öz güven aşılamıştır.

   Çocukların bizim üzerimizde haklarının olduğunu bildirerek bu hakkın sadece yedirip içirmek, istediğini alıp her imkânları onlara sağlamakla olmayacağını bilakis en büyük mirasın güzel ahlak olduğunu bildirmiştir.

   Öyle değil mi? Evladımızın ayağına batan diken yarası iyileşse de yüreğimizde acısı hep kalır. Ancak karnının açlığı kadar ruhunun açlığını göremeyiz bir türlü.

 Soğuktan korumak için aldığımız elbiseler kadar manevi tehlikelerden korumak için ahlak elbisesini giydirmeyiz onlara nedense?

   Sanat sahibi olsun diye erkenden uykusundan kaldırdığımız gibi sabah namazı için uyandırmayı düşünemeyiz. Uykusunu bölmediğimiz evlatlarımızın ebedi âlemini paramparça ederiz de farkında olmayız.

    Yabancı futbolcuların isimlerini öğrendikleri gibi Peygamberin şeceresini ve hayatını niye öğrenmedi, diye üzülmeyiz bile.

   Bile bile ateşe atmak istemez, ancak ebedi âlemde ki cehennem ateşinde yanacak eylemler karşısında “daha gençtir” diyerek geçiştiririz.

 Canımızı vermekten çekinmeyeceğimiz evlatlarımıza değerlerini ve Allah v e peygamber sevgisini verme hususunda hep cimri davranırız.

  Ve neticede eserlerimiz olan evlatlarımız toplumun en büyük problemi olarak;  sevgiden saygıdan yoksun alabildiğine haz ve hız tutkunu, zevkin peşinde koşan büyüklerini umursamayan anne babasına öf demeyi bırak, her kötülüğü yapan bir insan portresi olup çıkıveriyor karşımıza.   

   Kısaca; problem üreten değil, problem çözen gençlik istiyor, topyekûn toplumun huzur ve refahını temin etme gayesini güdüyorsak tek çözüm var o da peygamberi eğitim modelini benimsemek, O’nun şefkat ve merhamet anlayışını başta aile kurumu olmak üzere eğitim sistemimize yerleştirmektir.

 Selam ve dua ile…

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
SAFLARIMIZI SIKLAŞTIRALIM Kusur arama hastalığı SALGIN DAHA BİTMEDİ ARKADAŞLAR! Peki, kurban kesenlerin kusurları nelerdir? Bir damlacık tükürük kadar kıymeti olmayan dünya Biraz insaf! Oruç bizi tutmalı! Ramazanlaşmak ÜÇ AYLARIN RAHMET İKLİMİ KURAKLIĞA BİR DE BÖYLE BAKALIM! KURAKLIĞA BİR DE BÖYLE BAKALIM! Yardım etmek adına ne yapıyoruz? Bu virüs psikolojimizi bozdu ÖLÜM VAR ÖLÜM! KİM GELDİYSE GELDİ, FARK ETMEZ!... PEYGAMBERİMİZ VE ÇOCUK SAHTE İÇKİ GÜNDEMDEYKEN AKLIMA GELDİ!… PEKİ, KİM SUÇLU? BU NE REZALET... BOŞUNA UĞRAŞMAYIN! Kontrollü hayat, kontrolden çıktı... SÜ-İ ZAN HASTALIĞI Birlikten güç doğdu... Ücreti peşin ödenen yemekler Kurban kesmede ki gaye nedir? MÜSLÜMAN KENDİSİYLE ÜLFET EDİLENDİR-1 Oruç ve diğer ibadetler bizlere neler kazandırır? Ramazan’ı Kuşanmalıyız Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?! Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?! BU GÜNLER DE GEÇER. ŞEHİTLER TEPESİ TERK EDİLMEYECEK Düğünlerini Ahrete Erteleyen Şehitler Tebrikler Kayseri Anadolu Haber Gazetesi! Acılarımız Bizi Birbirimize Kenetledi.. Zalimler için Ağıt Yakılır mı? YILBAŞI BİZİM NEYİMİZ OLUR? O’NU ANIYORUZ! BİR MEHMET TANIDIM… BİR MEHMET TANIDIM… SEFER BİZDEN, ZAFER ALLAH’TAN DEPREMDEN NASIL KORUNURUZ? Asrın Hastalığı Kibir DİYARBAKIR ANNELERİ… KURBAN BİR TESLİMİYETTTİR SAYGI VE HÜRMET KALMADI ONURSUZ VE AHLAKSIZ YÜRÜYÜŞ… Çocuk Eğitiminde Sevgi Ve Hoşgörünün Önemi DÜĞÜNLERİMİZ EZİYETE DÖNÜŞMEMELİ KADİR GECESİNİN FAZİLETİ ORUÇ VE NEFİS TERBİYESİ HOŞ GELDİN ŞEHR-İ RAMAZAN BİTMEYEN TESETTÜR DÜŞMANLIĞI Kandiller Geçidi Üç Aylar ÜÇ AYLAR’I NASIL GEÇİRMELİYİZ? 28 ŞUBAT’I UNUTMADIK! KUYRUK ACISI! AH HOCAM AH! FİTNE BELASI ÇOCUKLARA CAMİYİ SEVDİRMELİYİZ GÖBEK BAĞI SEVGİNİN SECERESİ BİZ BUYUZ İŞTE! Cenazede Kıymalı Vermenin Dinde ki Yeri Nedir? PEYGAMBER(S.A.V.)’i ANLAMAK DÜNYAYA ALDANIP ASLİ VAZİFEMİZİ UNUTMAYALIM! Bizim Kıblemizi Kim Düzeltecek SÖZ DEYİP GEÇME
Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır