menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

PEKİ, KİM SUÇLU?

Abdullatif ACAR
Abdullatif ACAR
05 Ekim 2020, Pazartesi
MALUMUNUZ olduğu üzere; ATV de yayınlanan Esra Erol’un programında, komşusuyla yaşadığı ilişkiden olan çocuğunun DNA testi sonucunu öğrenen bir arsız kadının sevinç çığlıkları atması, sosyal medyada bir hayli tepki görmüş, şikâyet üzerine bu programla ilgili “halkın milli ve manevi değerlerine aykırı olması” nedeniyle RTÜK inceleme başlattığını söylemişti. Bu ahlaksızla ilgili kararını RTÜK para cezası şeklinde kesmişti.
Bu kararın yetersiz olduğu aşikâr. Bu programların tahribatlarını ölçen bir alet olsaydı, bu cezanın bir hiç hükmünde olduğu anlaşılırdı.
Böyle aykırı programların her nedense izleyenleri çoktur. En yaşlısından gencine, kadınından erkeğine; köylüsünden, şehirlisine kadar herkes izliyor. Böyle olunca televizyon kanallarının reklamlarda ki payı artıyor ve hesap edilemeyecek kadar yüklü paralar kazanıyorlar. Bir dakikasıyla milyonlar kazanılan reklamlar karşısında ödenen bu cezanın ne kıymeti var sizce? Cezamı öderim yayınıma da devam ederim, anlayışı hâkim oluyor. Böyle bir düşünceye davetiye çıkaran, caydırıcı olmayan cezalarla halkın milli ve manevi değerlerini nasıl koruyacaksınız? Şimdi bunun detayına girmeden farklı tepkilere ve tutarsızlıklara dikkat çekmek istiyorum:
Malumunuz olduğu üzere; daha önceden İzdivaç programları nedeniyle de aynı tepkiyi, aynı gerekçelerle halkımız göstermişti. RTÜK her televizyon temsilcisiyle ayrı ayrı görüşmüş, bu programların formatını değiştirin diye ikna yoluna gitmişti. Ancak ATV’nin temsilcisiyle hangi gerekçeyle bilmiyorum, görüşmemişti. Aynı günlerde izdivaç programları kapanacak mı? Soruları karşısında Esra Erol “biz programımıza devam edeceğiz” demişti. Neyse ki, devam etmedi ancak “bu cesaret neyin nesi?” diye insan sormadan edemiyor.
Gelgelelim bugüne… ATV ye verilen para cezasının yetersizliğini kullanan ODA TV başta olmak üzere bazı gazete ve haber siteleri bir anda ahlak bekçiliğine soyundular. Bundan bize bir şey çıkar mı hesabını yaptıkları kesin… Yok, efendim kurulda sadece iki kişi bu cezanın yetersiz olduğuna itiraz etmişler, bunlar da CHP üyeleriymiş. Bu ne perhiz bu ne lahana… Milli ve manevi değerlere her fırsatta saldıran, ahlaksızlığı meşru ve özgürlük kabul eden bu zihniyet bir anda ahlak savunuculuğuna soyunuyor. Biz de yiyoruz. Öyle mi!
Esra Erol’un programını savunan Hürriyet Gazetesi yazarı Savaş Öybey’ de“Esra Erol olmazsa her şey düzelecek mi?” başlıklı yazısına “sosyal medya nerdeyse dördüncü kuvvet” diye başlamış. Hukukun geç ve yetersiz olduğu yerde medyanın etkinliğini anlatmış. Medyanın birçok cinayeti aydınlattığına değinerek bu programlarla onları kıyaslayıp sapla samanı birbirine karıştırmış “Şimdi suçlu kim?” diyerek programı savunmuş.
Özbey Yazısını “bu konuda ki görüşlerinizi çok önemsiyorum” diye bitirmiş. Ben de acizane belki önemsenir diye cevap vermek istiyorum:
Şunu hiçbir zaman unutmamak gerekir: Güçlü olmak her şeyi yapma hakkını vermez. Daha önceleri bir manşetle hükümetler devrildiğini, Müslümanlara nice zulümler yapıldığını çok iyi biliyoruz. Yayıncılığında bir ahlakı var. Her programın hukuka ve kanunlara, Milli ve Manevi değerlere uygunluğu hesap edilmeli. Ayrıca, tek suçlu Esra Erol’un programı veya ATV kanalı da değil elbete ki. Şimdi gündemde bu olduğu için bunu konuşuyoruz. Yoksa birçok kanal aynı zehri farklı şekillerde beyinlerimize enjekte ediyor zaten.
Hürriyet yazarı Özbey’in yazısında “Suçlu Esra Erol mu, program mı, kanal mı yoksa ortaya çıkan insanlar mı? Hangisi sebep, hangisi sonuç?” diye sorduğu sorulara cevap mahiyetinde son bir şeyler söyleyip bağlayalım.
O ahlaksızlığı yapanlar, onlara zemin hazırlayanlar, onları kullanıp para kazananlar, onları malzeme yapıp belli hedeflere ulaşmaya çalışanlar, etkili ve yetkili olup görevini yapmayanlar… Kısaca art niyetli herkes suçlu bu işte. Bazen sebep sonucu bazen de sonuçlar başka sebepleri doğruyor. Yüzümüze vurulan şeyler bizim toparlanmamıza değil, ruhumuzun yaralanmasına zemin hazırlıyor. Elbette ki sorunlarla yüzleşmek iyidir ancak bu, böyle programları kötü ve korkunç bir filim edasıyla izlettirmekle, ahlaksızlığı ifşa ederek olmaz. “Çayı demle, biraz mısır patlat, izdivaç programı başlayacak. Esra Erol’u kaçırmayalım ” şeklinde programları eğlenme aracı, gün geçirme vasıtası olarak millete sunmak sorunları daha da derinleştiriyor. Çünkü tepkiler zamanla aşınıyor, hassasiyetler ve duyarlılık azalıyor, insanlar olayın sonucunun nereye varacağına kilitleniyor; birileri kazanırken millet olarak kayıp eden hep biz oluyoruz.
Kısaca; kim ne derse desin, kendini nasıl savunursa savunsun, ne oluyorsa bizim milli ve manevi değerlerimize oluyor. Bu ve benzeri programlarla toplumun altına doğrudan veya dolaylı olarak dinamit koyarak aile yapısı çökertiliyor. Namus, ahlak mefhumu irtibatsızlaştırılıyor…

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
SAHTE İÇKİ GÜNDEMDEYKEN AKLIMA GELDİ!… PEKİ, KİM SUÇLU? BU NE REZALET... BOŞUNA UĞRAŞMAYIN! Kontrollü hayat, kontrolden çıktı... SÜ-İ ZAN HASTALIĞI Birlikten güç doğdu... Ücreti peşin ödenen yemekler Kurban kesmede ki gaye nedir? MÜSLÜMAN KENDİSİYLE ÜLFET EDİLENDİR-1 Oruç ve diğer ibadetler bizlere neler kazandırır? Ramazan’ı Kuşanmalıyız Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?! Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?! BU GÜNLER DE GEÇER. Düğünlerini Ahrete Erteleyen Şehitler Acılarımız Bizi Birbirimize Kenetledi.. Zalimler için Ağıt Yakılır mı? YILBAŞI BİZİM NEYİMİZ OLUR? ENGELLİ OLMAK O’NU ANIYORUZ! BİR MEHMET TANIDIM… BİR MEHMET TANIDIM… SEFER BİZDEN, ZAFER ALLAH’TAN DEPREMDEN NASIL KORUNURUZ? Asrın Hastalığı Kibir DİYARBAKIR ANNELERİ… KURBAN BİR TESLİMİYETTTİR SAYGI VE HÜRMET KALMADI ONURSUZ VE AHLAKSIZ YÜRÜYÜŞ… Çocuk Eğitiminde Sevgi Ve Hoşgörünün Önemi DÜĞÜNLERİMİZ EZİYETE DÖNÜŞMEMELİ KADİR GECESİNİN FAZİLETİ ORUÇ VE NEFİS TERBİYESİ HOŞ GELDİN ŞEHR-İ RAMAZAN BİTMEYEN TESETTÜR DÜŞMANLIĞI Kandiller Geçidi Üç Aylar ÜÇ AYLAR’I NASIL GEÇİRMELİYİZ? 28 ŞUBAT’I UNUTMADIK! KUYRUK ACISI! Selam Deyip Geçmeyin! AH HOCAM AH! FİTNE BELASI ÇOCUKLARA CAMİYİ SEVDİRMELİYİZ GÖBEK BAĞI SEVGİNİN SECERESİ BİZ BUYUZ İŞTE! KUL HAKKI KADIN-ERKEK EŞİT MİDİR? Cenazede Kıymalı Vermenin Dinde ki Yeri Nedir?
Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır