menüler
HAVA DURUMU

ONURSUZ VE AHLAKSIZ YÜRÜYÜŞ…

Abdullatif ACAR
Abdullatif ACAR
06 Temmuz 2019, Cumartesi
Ahlaksızlık üzerine kurulmuş LGBTİ+ Örgütünün düzenlemiş olduğu “Onur Yürüyüşü” diyerek cazip hale getirmeye çalıştıkları, rengarenk flamalarıyla ahlaksızlıklarını perdelemek istedikleri bir marjinal gurup, geçen günlerde benim güzel ülkemde de yürüyüş yapmaya cesaret ettiler…
 
Ahlaksızlığın dibe vuruş şekli olan LGBTİ+’nın açılımı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Transgender ve interseks’dir. Bütün bunlar kısaca kadının kadına, erkeğin erkeğe ilgi duyması, cinsel birliktelik oluşturması anlamlarına geliyor. Sonundaki (+) ise ne kadar ahlaksızlığı ifade eden harf varsa hepsini kısaca ifade etmektedir. Bunu o yürüyüşte bütün açıklığıyla gördük maalesef. Adeta insanın kanı donuverdi. Neler vardı neler… İnsan o şeyleri anlatmaktan dahi utanıyor. Kadının, kadınlığından utandığı erkeğin erkekliğinden şüphe duyduğu bir yürüyüşü âdeta. Taşıdıkları pankartlarda “Kadın kadına”, “Aşk örgütlenmektir” “Dün gezideydik bugün burada” “Velev ki ibneyim” “Biz buradayız, buna alışın” “Cinsellikte özgürlük” “En az üç diyorsun, yaptık beğenmiyorsun” gibi daha neler neler vardı… Af edersiniz erkek erkekle, kadın kadınla dudak dudağa öpüşmeyi hatta evlenmeyi “Benim cinsel isteğim hangi taraftaysa orayı tercih ederim” anlayışıla özgürlük diye nitelendirip bunu hak olarak gören ahlaksızlar, ülkemin sokaklarını kirletmeye devam ediyorlar.
 
Utanmadıktan sonra insan her şeyi yapabiliyor maalesef. Ahlak, erdem, haya, edep insana mahsus özelliklerdir. İnsan, bir defa ar perdesini yırtılınca sonunun nere ye varacağı belli olmayan bir yola sapıyor. Bu sefer sapkınlığını ve sapıklığını kendine verilmiş bir hak olarak görmeye başlıyor. İnsanın yaradılış gereği bazı özelliklerin olması normal. Mesela çift cinsiyete sahip olmak gibi… İslam onlara da belli bir kural çerçevesinde yol göstermiş toplumdaki yerlerini belirlemiştir. Bunun dışındaki her şey bu gurupta olduğu gibi fıtrata müdahale ve sapıklıktır. Çünkü bunların ki tercih meselesidir hastalıklı ruh hallerinin bir ürünüdür.
 
Bu gibi organizasyonlar insanların ahlaklarını çökertmeye, aile müessesini yok etmeye yönelik şeylerdir. Başka birileri de böyle toplumsal hareketleri daha özel düşünerek Türkiye üzerinde ki karanlık planları için kullanıyorlar. “Dün gezideydik bugün burada” pankartı onun bir göstergesi. Gezide ağaçları, yeşilliği koruma bahanesiyle kendini gösterenler, bugün cinsel özgürlük adı altında toplumun sinir uçlarıyla oynuyorlar. Kim bilir yarın hangi sahnede ve ne gibi bir rolle sahne alacaklar belli değil. Her işi ve davranışı, toplumsal kargaşa ve kaosu bir kedinin ciğeri gözlemlediği gibi, gözlemleyenler bana bu olaylar ve ahlaksızlıklardan bir pay var mı düşüncesiyle hareket edip yangına körükle gidiyorlar. Bu işin başka bir boyutu ebette ki…
 
Esas olanda; bir orospu orospuluğu onur sayıyor, bir fahişe fahişeliğiyle memnun oluyorsa, bir ibne, ibne olmaktan seviniyorsa iş çoktan çığırından çıkmış demektir. Çünkü bunun belli bir sınırı yok. Bugün kadın kadına, erkek erkeğe ilişkiye giriyor, bunu da hak olarak görüyorsa arkasından daha başka şeylerin geleceği muhakkak. Eğer evrensel ahlak kurallarının bile işletilemediği bir sapkınlık söz konusuysa bunu engellemekte çok zorlanacağınız bir gerçek. Çünkü burada kural, kanun değil, hissiyat ve sınırı olmayan ahlaksızlık söz konusudur. Bütün inanç sistemlerinde bile böyle bir birliktelik uygun görülmemiş ve böyleleri lanetlenmişken İslam ülkesi Türkiye’de bunun yeniden servis edilmesi çok ciddi problemlere sebep olacağı muhakkak.
 
Neyse ki Müslümanlar bu gibi sapık guruplara karşı tepkisini her daim canlı tutmalı. Yetkililer eksik ve hatalarını gözden geçirip ivedilikle çare bulmalı. Bunların sapkınlıklarına alıştığımız an bittiğimizin
 
resmidir. Normalmiş gibi algılamaya başlar isek algı operasyonu olan bu gurupların ve arkasında ki asıl güçlerin ekmeğine yağ sürmüş oluruz.
 
Ekonomik parametreler yerinden oynar, cari açık artar, enflasyon yükselir, fakir daha fakir, zengin daha zengin olur, hayat pahalığı artar. Bütün bunların çaresi var, yeri gelir bir kalkınma bizi dünyanın en güçlü ekonomisi haline getirir. Ancak aile müessesesinin taşları yerinden oynadı mı, ahlaki değerler dibe vurdu mu, ar, edep, iffet ve haya erozyona uğradı mı bunun telafisi kolay kolay olmaz. Milletlerin helaki hep ahlaksızlık yüzünden olmuştur. Geçmişe bakıp ince düşünmek gerekir. Ferasetli olup helak olan kavimlerin durumundan dersler çıkarmak gerekir.
 
Bu hususta, yüce Allah Firavun ve ona tabi olanları, Ad, Semut kavimlerinde örnek verdiği gibi Lut kavmini de örnek vererek uyarıyor. Lut Kavmi sapıklıkta sınır tanımamışdı. Lut peygamber kavmine “sizden evvel dünyada hiç olmayan iğrenç bir işi nasıl yapıyorsunuz” diye uyarmıştı. Onlar bunun kendi tercihleri olduğunu söylemişler, “biz seni el alemin işine karışmaktan men etmemiş miydik” diyerek Allah’ın peygamberini tehdit etmekle kalmamış onu yanındakilerle beraber yerlerinden yurtlarından kovmuşlardır.
 
Allah’ta azgınlıkta zirve yapmış bu kavmi helak etmişti kıyamete kadar gelecek bütün insanlığa örnek olsun diye.
 
Yarab içimizdeki bazı beyinsizler yüzünden bizi hela etme (Amin)
 
Selam ve dua ile…

En Çok Okunan Yazıları

Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır