menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

Kurban kesmede ki gaye nedir?

Abdullatif ACAR
Abdullatif ACAR
27 Temmuz 2020, Pazartesi

Teslim olmayı, itaat etmeyi, boyun eğmeyi kabul eden Müslüman, Allah’ın emirlerini yerine getirirken bunu ispat etmiş olur. Zira her ibadet teslimiyetin bir gereğidir. Allah’a kayıtsız ve şartsız bir teslimiyet, insanın Allah’a yaklaşmasına, onun rızasına nail olmaya vesiledir. Kurban bir yönüyle fedakârlığın en büyük nişanelerindendir. Kurbanın manasında da zaten Allah’a yakınlaşma, kurbiyet peyda etme vardır. Aslında her ibadet belli bir fedakârlığı gerektirir. İlk insan ve ilk peygamberden beri var olan kurban ibadeti sembolik bir fedakârlığı ifade ederken aslında kullukla ilgili her alanda teslimiyetin kodlarını bizlere göstermektedir. Kulluk, Rabbin yolunda her şeyimizle kurban olabilmektedir; bu, bize ait her şey için söz konusudur. Çünkü insan kendisine verilen her şeyi O’nun yolunda kurban etmek için imtihana tabi tutulmuştur.

Yüce Allah buyuruyor ki:

“Andolsun ki biz, biraz korku, açlık, mallardan, canlardan ürünlerden biraz azalma(fakirlik) ile imtihan eder, deneriz. (Habipim) sen sabırlı davrananları müjdele. İşte o sabredenler, kendisine bir bela gelip çattığı zaman, biz Allah’ın( kazasıyla) varız. Biz ona döndürüleceğiz derler”…(Bakara, 155-156)

Başka bir ayeti kerimede ise:

“Biliniz ki mallarınız ve çoluk çocuğunuz, birer denenme aracıdır Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır” (Enfal,28) buyuruyor yüce Rabbimiz.

 

İnsan yokluktan bu dünyaya geldi, varlık sahibi kılındı. Her şey emrine verildi ancak gel gör ki emanet olarak verilen her şeyi kendisinin zannetti insan; sıktı elini, tuttu bırakması gerekeni, verenin isteklerine kulaklarını tıkadı. Sahip olduğunda bir şeylere, sevindiği halde elinden çıktığında üzüldü ve isyanlara düştü.

Evet, imtihan için bize verilen her şeyden vazgeçmeden Yaradan’a ulaşılmaz. Kalbinde Allah’ın sevgisinden gayrı sevgiler varsa o, Rabbinle senin aranda engeldir. Baba İbrahim gibi en sevdiğini; İsmail’ini sunacaksın, İsmail gibi boğazını uzatacaksın “kes” diye. Kendisine bu kadar yaklaşan kulunun boğazının kesilmesine razı olur mu Allah.

Allah bir ayetinde: “Kim ihsanda bulunan biri olarak yüzünü Allaha teslim ederse, gerçekten o, kopmayan bir kulpa yapışmıştır. Bütün işlerin sonu Allaha varır. (Lokman,22) buyuruyor.

 

Teslimiyet timsali; kurban denildiğinde aklımıza gelen İbrahim aleyhisselam ile ilgili ise şöyle buyuruyor:

“İbrahim ve onunla birlikte olanlarda güzel örnek vardır…”(Mümtehine,4)

Evet, o en güzel örnekti her hususta. Bir adakta bulundu. Bir oğul ihsan edilirse onu Allah yolunda kurban edeceğini vaat etti. Allah ona İsmail aleyhisselam gibi halim ve salim bir oğul verdi. İbrahim aleyhisselam sözünü yerine getirmek için tereddüt etmedi. Şeytanın telkinlerine kulak asmadı, onu taşlayıp yanından uzaklaştırdı. Oğlunun teslimiyeti, kendi ve eşinin fedakârlığı sayesinde Allah oğlunu ona bağışlayıp onun yerine koçu kurban etmesini istedi. İbrahim aleyhisselam ağır, bir o kadar zorlu imtihanı alnının akıyla geçti halillüllah makamına yükseldi.

 

Evet, aslında herkesin bir İsmail’i var, bizim İsmail’iniz nelerdir? İsmaillerimiz isteniyor bizden. Yani makam mevkiimiz, belki şanımız şöhretimiz, nefsi isteklerimiz, şehvetlerimiz, rahat ve lüks hayatımız; malımız-mülkümüz, paramız pulumuz, bizler için fitne sebebi olan evladı iyalimiz isteniyor. Rahata ve zevke düşkünlüğümüzü, belki zorlu ve meşakkatli, bir o

kadar onurlu bir yaşama kurban etmemiz isteniyor. Zaman sermayesinden yatırım yapmamız isteniyor, rıza-i ilahi uğrunda. Emri bil maruf nehyi anilmünker yapmak için zorluklara göğüs germemiz, sabır ve sebat sahibi olmamız isteniyor

 

Unutmamalı!

 

İbrahim’i bir duruşumuz olmadığı müddetçe asla cennetten gönderilen koçlarımız fidyeniz olmayacak. Kestiğimiz kurbanla elimize etten başka bir şey geçmeyecek. Kıldığımız namazlar bizi fuhşiyattan ve münkerattan alıkoymayacak. Belki paçavra gibi yüzümüze çarpılacak. Tuttuğumuz oruçla sadece aç ve susuz kalmış olacağız. O oruç bize, şükrü, zikri öğretemeyecek; kötülüklere kalkan olmayacak. Hac ibadetiyle arınamayacağız. Minada şeytana attığımız taşlarla şeytanlar yanımızdan uzaklaşmayacak, Arafat’ta kestiğimiz kurbanla da Allah ile aramızdaki uzaklığı kapatamayacağız. Ceza olarak kestiğimiz kurbanla hata ve kusurlarımızı telafi edemeyeceğiz. Zekâtla malımızı temizleyemeyeceğiz. “Allah benim vekilimdir” demediğimiz sürece Nemrutların yaktığı ateşler bizim için serin ve selamet olmayacak.

 

Öyleyse belirli vakitlerde belirli şartları taşıyan hayvanlarımızı usulünce kesmek için yere yatırdığımızda Cebrail’in şakırdayan kanatlarını hissedip tekbirine eşlik etmeliyiz. İsmail’in teslimiyetini düşünmeli, İbrahim gibi bir babanın taklidini yaparak “şu anda yerdeki evladımda olsa Allah için kesmeye hazırım” diyebilmeliyiz! Ayetin bizlere öğrettiği gibi, “Şüphesiz benim namazım, ibadetim(kurbanım) hayatım ve ölümüm, Âlemlerin Rabbi olan Allah içindir”(Enam,62) diyerek samimiyet ve ihlâsımızı, kurban kesmedeki niyet ve gayemizi teyit etmeli ve pekiştirmeliyiz. Her an, her şeyimizi öyle feda etmeye razı olmalıyız ki, o anda canımız, evladımız istense “ben ona da varım” diyebilelim.

Yüce Rabbimizin bir ayetiyle bitirelim:

“Onların(kurbanlarınızın) ne etleri nede kanları Allah’a ulaşır fakat ona sadece sizin takvanız ulaşır”(Hac, 37) buyurmuyor.

Selam ve dua ile…

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Kurban kesmede ki gaye nedir? MÜSLÜMAN KENDİSİYLE ÜLFET EDİLENDİR-1 Oruç ve diğer ibadetler bizlere neler kazandırır? Ramazan’ı Kuşanmalıyız Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?! Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?! Düğünlerini Ahrete Erteleyen Şehitler Acılarımız Bizi Birbirimize Kenetledi.. Zalimler için Ağıt Yakılır mı? YILBAŞI BİZİM NEYİMİZ OLUR? ENGELLİ OLMAK O’NU ANIYORUZ! BİR MEHMET TANIDIM… BİR MEHMET TANIDIM… SEFER BİZDEN, ZAFER ALLAH’TAN DEPREMDEN NASIL KORUNURUZ? Asrın Hastalığı Kibir DİYARBAKIR ANNELERİ… KURBAN BİR TESLİMİYETTTİR SAYGI VE HÜRMET KALMADI ONURSUZ VE AHLAKSIZ YÜRÜYÜŞ… Çocuk Eğitiminde Sevgi Ve Hoşgörünün Önemi DÜĞÜNLERİMİZ EZİYETE DÖNÜŞMEMELİ KADİR GECESİNİN FAZİLETİ ORUÇ VE NEFİS TERBİYESİ HOŞ GELDİN ŞEHR-İ RAMAZAN BİTMEYEN TESETTÜR DÜŞMANLIĞI Kandiller Geçidi Üç Aylar ÜÇ AYLAR’I NASIL GEÇİRMELİYİZ? 28 ŞUBAT’I UNUTMADIK! KUYRUK ACISI! İMANIN TADI NASIL ALINIR Selam Deyip Geçmeyin! AH HOCAM AH! FİTNE BELASI ÇOCUKLARA CAMİYİ SEVDİRMELİYİZ GÖBEK BAĞI SEVGİNİN SECERESİ BİZ BUYUZ İŞTE! KUL HAKKI KADIN-ERKEK EŞİT MİDİR? Cenazede Kıymalı Vermenin Dinde ki Yeri Nedir?
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır