menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

İMANIN TADI NASIL ALINIR

Abdullatif ACAR
Abdullatif ACAR
15 Şubat 2019, Cuma
Her şeyin bir tadı ve lezzeti vardır. Tat ve lezzet tarif edilmez, ancak o lezzetin nasıl alınacağı anlatılır. Bizim anlattığımızda budur aslında. Yemekle ağız tatlanır yani dil hisseder o yemeği ve lezzetini alır. Aynen bunun gibi imanda ilk olarak kalbin tasdikiyle başlar, lezzetini kalbe bırakır. Sonuçta bütün azalar o lezzeti hisseder.
 
Enes (r.a.)’ın rivayet ettiğine göre: Peygamberimiz(s.a.v.) imanın lezzetinin nasıl alınacağını bizlere şöyle bildirmiştir:
 
“Üç şey vardır ki bunlar kimde bulunursa o kişi imanın tadını almış olur.
 
Allah ve resulünü her şeyden daha çok sevmek
 
Sevdiğini yalnız Allah için sevmek
 
Allah kendisini küfür bataklığından kurtardıktan sonra, tekrar küfre dönmeyi, ateşe atılmak kadar korkunç ve tehlikeli görmek” (Buhari, Müslim)
 
Allah ve resulünü her şeyden daha çok sevmek
 
Sevgi, muhabbeti, muhabbet aşkı doğurur. Sevgi her işin başıdır. İnsan sevdiğini kalpten severse ona olan güveni ve imanı artar. Allah ve Resulünü çok seven bir insan, Allah’a ibadet ederken sevgiyle dolup taşar. Sevgisiz iman eksiktir. Sevginin olmadığı yerde imanın haz ve lezzeti peyda olmaz. Sevgiyle iman, gönülden bir imandır. Buda kayıtsız ve şartsız teslimiyeti doğurur. Böyle bir teslimiyetle yaşayan insan hayatından haz ve lezzet alır. Böyleleri Kalbi mutmain olmuş bir vaziyette Allah’ın emirlerini daha bir heyecan ve zevkle yerine getirirlerken, Allah için hiçbir sıkıntı ve meşakkate katlanmaktan da çekinmezler. Çünkü seven sevdiğinin her işini “başım gözüm üzerine” diye karşılar. “Kahrında hoş lütfunda “anlayışıyla hayatını geçiren insanlar imanın tadını iliklerine kadar hissederler, Allah ve resulünün rızasını kazanmayı her şeyden üstün tutarlar. Dünya menfaatini değil, ahret saadetini hedefler, dünyada en sevdiklerini hatta canlarını dahi Allah yoluna vermekten çekinmezler.
 
Sevdiğini yalnız Allah için sevmek
 
Evet, sevginin temelinde Allah var ise o sevgi bir başka anlam kazanır. Allah sevgisinden kopuk sevgi, gayesi dünya ve dünya metaına karşı olan bir sevgidir. Dünya geçici olduğundan menfaatin bittiği yerde o sevgide biter. İmanla dolu kalp başka sevgilere bel bağlarsa ıstırap olur o insan için. Ancak yaratılana sevgi yaratandan ötürü olunca bakışlar değişir, ıstırap biter, karışıklık izale olur. “İnsan güzel bakınca güzel görür, güzel görünce güzel düşünür.”
 
Küfre düşmekten korkmak
 
Şüphesiz nimetlerin en güzeli iman nimetidir. İman yaydan çıkan oku bile geri döndürmeye muktedirken günah işlemeye meyilli nefsin isteklerini durdurmaya elbette ki gücü yeter. Ne zaman ki böyle bir imanı kalbimizde muhafaza ederiz işte o zaman korktuklarımızdan emin, umduklarımıza nail oluruz.
 
İman, sadece dil ile ikrardan ibaret değildir. Asıl olan kalp ile tasdiktir. Ancak kalpte ne var ise yaşantıda ona göre şekil alır. Durağan, pasif ve âtıl vaziyetteki bir iman, bizim kişiliklerimizi görünmez hale getirir. Bu nedenle bizi huzursuz eden her şey kolayca kalbimizde yer eder. İmanın hayatımızda görünür olması, amellerle karşılığının doldurulması beraberinde samimiyeti, ihlası, teslimiyeti ve neticesinde huzur ve lezzeti getirir. Kâmil bir imanla hassasiyetler artar, takva sarıp sarmalar insanı. O zaman günahlar ateş kadar korkunç, ibadetler dünyalar kadar kıymet ifade eder, hissiyatların,
 
duyguların korku ve ümitlerin ibresi hep Allah’ı gösterir. İnsan Allahtan Korktukça O’nu sever, sevdikçe O’ndan korkar.
 
Abdullah İbni Mesut şöyle der:
 
Kimde üç husus bulunursa imanın tadını alır:
 
“Haklı bile olsa tartışmaya girmemek, şakada bile olsa yalan söylememek ve Allah’ın yazdığı şeyin mutlaka başına geleceğini ve yazmadığı şeyinde kesinlikle başına gelmeyeceğini bilmek” (Haysemi)
 
Kalp aynası lüzumsuz şeylerle kirletilir, yalanla iman kalpte bir araya getirilmeye çalışılırsa, Allah’ın takdiri sorgulanır, ondan gelene itiraz edilirse ibadetten lezzet alınması mümkün olamayacağı gibi o ibadetlerin membaı, asıl çıkış noktası olan imandan da lezzet alınmış olunamaz. Kalp darlığı ve ağırlığı günahlar nedeniyledir. Günah işlendikçe Peygamberimizin ifadesiyle; kalpte bir siyah nokta oluşur günaha devam edilirse zamanla o kalp kararır. Onun için günah işlediğimiz zaman hemen pişman olup tövbe suyuyla onu yıkamalı, ibadetleri artırarak kalbi parlatmalıdır.
 
Bol bol Allah’ı zikretmek
 
Bununla beraber kalp karalığını izale etmek için kalbi kelime-i tevhide alıştırmak gerekir.
 
Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor ki
 
“İmanınızı yenileyiniz” sahabeler sordular:
 
“İmanımızı nasıl yenileyelim ey Allah resulü”
 
Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdular ki:
 
“La ilahe illallah” sözünü çokça söyleyerek. (Ahmet, II, 359)
 
Kalp kendisine yabancı olan hiçbir şeyden memnun olmaz. İnsan neyin zikriyle meşgul olursa o zikrin fikriyle hayatını geçir. İman kelime-i tevhitle anlamını bulur. Kelime-i tevhit şirksiz ve noksansız bir Allah inancını ifade eder. Dolayısıyla tertemiz ve katıksız bir kelime olan kelime-i tevhit, kalbin adeta ilacı gibidir. Katılaşmış kalpler onunla yumuşar, kalpteki tapular onunla yıkılır, huzursuz eden her şey onunla temizlenir.
 
Allahtan razı olmak
 
Peygamber efendimiz bir hadisi şerifte ise şöyle buyuruyor:
 
“Allah rab, İslam’ı din, Muhammedî peygamber benimseyip onlardan razı olan kişi, imanın tadını almıştır” (Müslüm, Tirmizi)
 
İmanın tadını almanın bir diğer önemli maddesi ise Allah ve resulünden razı olmaktır. Allahtan razı olan bir insan O’nun emirlerini zevkle ve ihlasla yerine getirir. Nehyettiklerinden şiddetle kaçınır. Bu imanın haz ve lezzetinin amele yansımış şeklidir.
 
Selam ve dua ile…

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Kusur arama hastalığı SALGIN DAHA BİTMEDİ ARKADAŞLAR! Peki, kurban kesenlerin kusurları nelerdir? Bir damlacık tükürük kadar kıymeti olmayan dünya Biraz insaf! Oruç bizi tutmalı! Ramazanlaşmak ÜÇ AYLARIN RAHMET İKLİMİ KURAKLIĞA BİR DE BÖYLE BAKALIM! KURAKLIĞA BİR DE BÖYLE BAKALIM! Yardım etmek adına ne yapıyoruz? Bu virüs psikolojimizi bozdu ÖLÜM VAR ÖLÜM! KİM GELDİYSE GELDİ, FARK ETMEZ!... PEYGAMBERİMİZ VE ÇOCUK SAHTE İÇKİ GÜNDEMDEYKEN AKLIMA GELDİ!… PEKİ, KİM SUÇLU? BU NE REZALET... BOŞUNA UĞRAŞMAYIN! Kontrollü hayat, kontrolden çıktı... SÜ-İ ZAN HASTALIĞI Birlikten güç doğdu... Ücreti peşin ödenen yemekler Kurban kesmede ki gaye nedir? MÜSLÜMAN KENDİSİYLE ÜLFET EDİLENDİR-1 Oruç ve diğer ibadetler bizlere neler kazandırır? Ramazan’ı Kuşanmalıyız Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?! Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?! BU GÜNLER DE GEÇER. ŞEHİTLER TEPESİ TERK EDİLMEYECEK Düğünlerini Ahrete Erteleyen Şehitler Acılarımız Bizi Birbirimize Kenetledi.. Zalimler için Ağıt Yakılır mı? YILBAŞI BİZİM NEYİMİZ OLUR? ENGELLİ OLMAK O’NU ANIYORUZ! BİR MEHMET TANIDIM… BİR MEHMET TANIDIM… SEFER BİZDEN, ZAFER ALLAH’TAN DEPREMDEN NASIL KORUNURUZ? Asrın Hastalığı Kibir DİYARBAKIR ANNELERİ… KURBAN BİR TESLİMİYETTTİR SAYGI VE HÜRMET KALMADI ONURSUZ VE AHLAKSIZ YÜRÜYÜŞ… Çocuk Eğitiminde Sevgi Ve Hoşgörünün Önemi DÜĞÜNLERİMİZ EZİYETE DÖNÜŞMEMELİ KADİR GECESİNİN FAZİLETİ ORUÇ VE NEFİS TERBİYESİ HOŞ GELDİN ŞEHR-İ RAMAZAN BİTMEYEN TESETTÜR DÜŞMANLIĞI Kandiller Geçidi Üç Aylar ÜÇ AYLAR’I NASIL GEÇİRMELİYİZ? 28 ŞUBAT’I UNUTMADIK! KUYRUK ACISI! AH HOCAM AH! FİTNE BELASI ÇOCUKLARA CAMİYİ SEVDİRMELİYİZ GÖBEK BAĞI SEVGİNİN SECERESİ BİZ BUYUZ İŞTE! Cenazede Kıymalı Vermenin Dinde ki Yeri Nedir? PEYGAMBER(S.A.V.)’i ANLAMAK DÜNYAYA ALDANIP ASLİ VAZİFEMİZİ UNUTMAYALIM! Bizim Kıblemizi Kim Düzeltecek SÖZ DEYİP GEÇME
Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır