menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

Düğünlerini Ahrete Erteleyen Şehitler

Abdullatif ACAR
Abdullatif ACAR
18 Şubat 2020, Salı

On gün önce sekiz şehit verdik. Bundan bir hafta sonra İdlipte yine beş evladımız rejimin saldırısı sonucu şahadet şerbetini içti. Bu iki saldırıda da Kayserimizin şehidi vardı. Her bir şehidimizin ayrı bir hikâyesi var elbet. Ancak son Kayseri şehidi Sarızlı İbrahim Albayrak’ın bulunduğumuz taziyesinde çok güzel hallere şahit oldum. Şöyle dedim kendi kendime; “Bizde bu iman ve ihlâs; bayrak aşkı, vatan sevdası olduğu müddetçe bu toprakları kimsenin bölmesi mümkün değil.”

Şehidimizin soyadı Albayrak, apartmanının adı Albayrak Apartmanı, sokaklar, çarşılar, balkonlar, dükkanlar, arabalar albayrak ile donatılmış. Dillerde vatan din, diyanet sevgisi.

Bayrak diye uyuyor, vatan diye uyanıyoruz; ezan aşkıyla yanıp kavruluyoruz. Bağımsızlık sevdası genlerimize işlemiş. Bunlar bizde bir tutku halini almış. Şahadet şerbetini iştahla ve hevesle yudumlamayı çok seviyoruz millet olarak. Acılara rağmen bu sevdamızdan vazgeçmemiz mümkün değil. Aslında bizi ayakta tutanda bu…

Şehit İbrahim Albayrak’ın anne ve babası, dayısının vefatı nedeniyle cenazeye giderken şahadet haberini alıyorlar. Şehit olmadan on beş gün önce ailesini ziyarete gelmiş arkadaşıyla beraber. Şimdi o arkadaşı da şehit olmuş aynı saldırıda.

Baba bu ağır yükü nasıl taşır bilinmez ancak uzun uzun ve derin derin düşüncelere daldığı bir anda bir soru üzerine hemen başını kaldırıp “vatan sağ olsun” diyerek teselli buluyor, “Biz de bu vatan için şehit olmaya hazırız diye” eklemeyi ihmal etmiyor.

Taziyesine geleninin, gideninin hesabını yapmak mümkün değil. İğne atsan yere düşmez misali, tanıdık tanımadık herkes; devletiyle, milletiyle hem ateşin düştüğü yeri soğutmaya hem de kendilerine dokunan tarafı nedeniyle teselli bulmaya çalışıyorlar. Herkes bu acının Türkiye’nin acısı olduğunun bilincindeydi. İbrahim’in şahadetlerini kutluyor, böyle bir rütbenin büyüklüğünü dillendiriyorlar.

Evet, söz konusu vatan olunca her işimizi, hayallerimizi ahrete ertelemesini biliyoruz. İbrahim Albayrak’da bunu yaptı aslında; Nişanlıydı, yaz için düğün planlarını yapıyordu. Ancak vatanı için düğününü ahrete erteledi.

Aynen asrısaadetin yıldızlarından olan sahabe Sa’d gibi…

Sa’d çok fakir olduğundan kimse kızını vermemişti. Allah resulünün kapısına vardı, durumu arz etti. Allah resulü Sa’d’ı Amr bin Veheb isimli şahsın yanına gönderdi. “Selamımı söyle kızını sana versin” dedi.

Kendinden emin bir halde o kişinin kapısına vardı Sa’d. Kapıyı kızın babası açtı. Ne istediğini sordu, Sa’d durumu anlattı. İyice bir süzdü baba; fakir olduğu her halinden belliydi Sa’d’ın.“Vermem kızımı” sana dedi.

Sa’d, “sen bilirsin” deyip giderken kapının arkasında bunları dinleyen iman abidesi kızı çıkıverdi. “Ne yaptın öyle baba! Allah resulünün gönderdiği birisini geri gönderdin. Yarın senin hakkında ayet nazil olursa başını kaldırıp insanların içerisine nasıl çıkacaksın” diye uyardı.

Hatasını anlayan Amr b. Veheb Allah resulünün huzuruna varıp özür diledi. Kızını Sa’d’a vereceğini söyledi.

Sa’d’a Peygamberimiz müjdeyi vererek düğün hazırlığını yapmasını söyledi. Ancak Sa’d’ın düğün yapacak hiç bir şeyi yoktu. Allah resulüne “Ya resulüllah, ne ev kuracak param ne de düğün yapacak bir birikimim var” dedi. Allah resulü Hz. Ali, Hz. Osman ve Abdurrahman bin Avf’ın yanına gönderip ihtiyacını onlardan almasını söyledi.

Aldığı yardımla çarşıya çıkıp düğün hazırlığı yapan Sa’d, dünyada en çok arzuladığı çoluk çocuğa kavuşacaktı, evi barkı olacaktı. O anda bir münadinin nidası kulaklarına ulaştı. “Düşman, İslam ordusunun üzerine hücuma geçti. Bu peygamberin emridir, gücü yetenler savaşa katılacak.” Sa’d tereddüt etmeden düğün hazırlığı için elinde bulunan parayla bir ok, yay ve at aldı. “Bizim düğün ahrete kaldı” deyip savaşa katıldı.

Savaşta büyük kahramanlıklar gösteren Sa’d kılıç darbeleriyle ağır yaralandı. Peygamberimiz tanımıştı Sa’d’ı. Kucağına başını koydu. Sa’d ruhunu Peygamberin kucağında teslim edip şahadet şerbetini içti. Sahabeler bu muhteşem manzarayı izlemeye koyuldular; bir ara Allah resulü ağladı, gözyaşları, Sa’d’ın yüzüne damlıyordu. Sonra yüzünü farklı tarafa döndüren Allah resulü bir ara gülümsemeye başladı. Sahabeler durumu sordular Allah resulünden. Allah resulü “Sa’d’a olan şefkatimden ağladım. Dünyada en fazla arzuladığı şeye kavuşamadı diye hüzünlendim. Yüzümü döndürmemin sebebi ise; Sa’d şahadet şerbetini içip ahrete göçünce huriler etrafına toplandı. Utanmasın diye yüzümü farklı yere döndürdüm. Cennete kanatlanıp uçtuğunu görünce sevindim. Gülümsemem sebebi de budur.” Dedi.

Evet, İbrahim’ler, Ahmetler, Mehmetler, Ali’ler veli’ler Mustafa’lar hep aynı tercihi yapıyorlar şimdilerde.

“Varsın olmasın düğünümüz, vatan sağ olsun” diyorlar…

Yani düğünlerini ahrete erteliyor, dünya karşılığında cenneti satın alıyorlar aslında.

Dün Çanakkale’de, Malazgirt’te, Kurtuluş Harbinde yedi düvelle mücadele eden ecdadın torunları bugün aynı düşmanlarla mücadele etmek mecburiyetindeler.

Peygamber ağuşunu açmış beklerken gitmemek olur mu? Mehmet Akif Ersoy o günün mücadelesi için söylediği şu dizeler bizim için de tıpa tıp nasılda uyuyor.

Sen ki, İslâm’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran, O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın; Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın; Sen ki, a’sâra gömülsen taşacaksın… Heyhât!

Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât… Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber.

 

Öyleyse, bu dünya pazarında dünyalık alış veriş yaparken bu seferberliğe iştirak etmemek olmaz. Zafer zafer büyümek, yardan da, serden de; maldan da, mülkten de, dünyadan da geçerek oluyor. Hem öyle bir rütbe ki, peygamberleri bile imrendiriyor.

Yüce Allah buyuruyor ki

“O halde dünya hayatını verip ahreti almak isteyen samimi müminler Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona pek yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.” (Nisa, 74)

Peygamber Efendimizde:

“Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmeyi arzu etmez. Sadece şehit, gördüğü aşırı itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve on defa şehit olmayı ister.” (Buhari) buyurarak şehitliğin ne büyük bir rütbe olduğunu bildirmiştir.

Onbaşı İbrahim Albayrak ve diğer bütün şehitler şahadet rütbeniz hayırlı olsun...

 

SELAM VE DUA İLE…

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
SAFLARIMIZI SIKLAŞTIRALIM Kusur arama hastalığı SALGIN DAHA BİTMEDİ ARKADAŞLAR! Peki, kurban kesenlerin kusurları nelerdir? Bir damlacık tükürük kadar kıymeti olmayan dünya Biraz insaf! Oruç bizi tutmalı! Ramazanlaşmak ÜÇ AYLARIN RAHMET İKLİMİ KURAKLIĞA BİR DE BÖYLE BAKALIM! KURAKLIĞA BİR DE BÖYLE BAKALIM! Yardım etmek adına ne yapıyoruz? Bu virüs psikolojimizi bozdu ÖLÜM VAR ÖLÜM! KİM GELDİYSE GELDİ, FARK ETMEZ!... PEYGAMBERİMİZ VE ÇOCUK SAHTE İÇKİ GÜNDEMDEYKEN AKLIMA GELDİ!… PEKİ, KİM SUÇLU? BU NE REZALET... BOŞUNA UĞRAŞMAYIN! Kontrollü hayat, kontrolden çıktı... SÜ-İ ZAN HASTALIĞI Birlikten güç doğdu... Ücreti peşin ödenen yemekler Kurban kesmede ki gaye nedir? MÜSLÜMAN KENDİSİYLE ÜLFET EDİLENDİR-1 Oruç ve diğer ibadetler bizlere neler kazandırır? Ramazan’ı Kuşanmalıyız Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?! Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?! BU GÜNLER DE GEÇER. ŞEHİTLER TEPESİ TERK EDİLMEYECEK Düğünlerini Ahrete Erteleyen Şehitler Tebrikler Kayseri Anadolu Haber Gazetesi! Acılarımız Bizi Birbirimize Kenetledi.. Zalimler için Ağıt Yakılır mı? YILBAŞI BİZİM NEYİMİZ OLUR? O’NU ANIYORUZ! BİR MEHMET TANIDIM… BİR MEHMET TANIDIM… SEFER BİZDEN, ZAFER ALLAH’TAN DEPREMDEN NASIL KORUNURUZ? Asrın Hastalığı Kibir DİYARBAKIR ANNELERİ… KURBAN BİR TESLİMİYETTTİR SAYGI VE HÜRMET KALMADI ONURSUZ VE AHLAKSIZ YÜRÜYÜŞ… Çocuk Eğitiminde Sevgi Ve Hoşgörünün Önemi DÜĞÜNLERİMİZ EZİYETE DÖNÜŞMEMELİ KADİR GECESİNİN FAZİLETİ ORUÇ VE NEFİS TERBİYESİ HOŞ GELDİN ŞEHR-İ RAMAZAN BİTMEYEN TESETTÜR DÜŞMANLIĞI Kandiller Geçidi Üç Aylar ÜÇ AYLAR’I NASIL GEÇİRMELİYİZ? 28 ŞUBAT’I UNUTMADIK! KUYRUK ACISI! AH HOCAM AH! FİTNE BELASI ÇOCUKLARA CAMİYİ SEVDİRMELİYİZ GÖBEK BAĞI SEVGİNİN SECERESİ BİZ BUYUZ İŞTE! Cenazede Kıymalı Vermenin Dinde ki Yeri Nedir? PEYGAMBER(S.A.V.)’i ANLAMAK DÜNYAYA ALDANIP ASLİ VAZİFEMİZİ UNUTMAYALIM! Bizim Kıblemizi Kim Düzeltecek SÖZ DEYİP GEÇME
Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır