menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?!

Abdullatif ACAR
Abdullatif ACAR
23 Nisan 2020, Perşembe
KORONAVİRÜS illeti ve salgın hastalığı unuttuğumuz nimetleri bizlere yeniden hatırlattı. Dikkat ettiniz mi, acziyetimizi fark ettik,  bir hiç olduğumuzu itiraf ediyoruz.
Hayata dair plan ve programlarımızı alt üst eden, ortak düşman olarak ilan edilen bu virüsü bertaraf edecek aşı için çalışmalar hızla devam ederken solunum sıkıntısı nedeniyle binlerce insanın ölümünü üzüntüyle izliyoruz.
Hiç hesapta olmayan bu virüs nedeniyle hazırlıksız yakalanan süper devletler bile aczi yet içerisinde kaldılar…  Solunum cihazları için üretimlere hız verildi. İhtiyaca cevap verebilmek için yeni yeni hastane inşa ettiler ve etmeye devam ediyorlar.  Bu virüsten korunmak için koruyucu önlemler şiddetle tavsiye ediliyor ve alınıyor.  İzole olmak, sosyal mesafeyi korumak, temizliğe dikkat etmek, maske kullanmak sadece bunlardan bir kaç tanesi. Öyle bir tedirginlik yaşanıyor ki, ülkeler bezden yapılan maskeleri temin etmekte bile zorlanıyorlar. Ezeli düşmanlar bir birlerinden yardım talep eder duruma geldiler.  Askerler sokaklarda, sert önlemler alınıyor, olağan üstü hal ilan ediliyor, işyerleri faaliyetlerini durdu. Okullar tatil edildi. Sokağa çıkma yasağı birçok ülkede uygulanıyor.   Korku nedeniyle eşler dostlar birbirinden,  Anne baba evladından, evlat anne babasından kaçıyor aksi halde bu salgın hastalığın kontrolünü sağlamak çok zor.  
Elbette ki bu hastalığın ilmi yönünü ben bilemem. Bildiğim sadece şu; solunum yoluyla insandan insana geçen bu virüs, ciğerlerin tahrip olmasına sebep oluyor netice de nefes alıp veremeyen insanın ölümüne sebep oluyor.
Kısaca:  Bütün korkular aldığımız nefesi alamamak, solunum zorluğu çekip hayatımızdan olmaktır.
 Bütün gayret ve çabalar, bu illete yakalanmış olanların bir saat daha fazla nefes alabilmelerini temin etmek…
Hâlbuki şimdiye kadar alıp verdiğimiz nefesin kıymetini pek hesap edemiyorduk değil mi?   
 Hani kanuni sultan Süleyman der ya! 
Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi
   Bu nimetleri bizlere bahşeden Allah bunların kıymetini bilmemiz gerektiğini birçok ayeti kerimde bizlere bildirerek kendisine şükretmemizi, nazarlarımızı nimetlerin üzerine çekerek, kulluk etmemizi emrediyor. Bizim çok aciz, her şeyimizle O’na muhtaç olduğumuzu bildiriyor.
 Allah, paha biçilmez nimetlerin bedelini kolay kolay ödeyemeyeceğimizi ancak ona ibadet ederek şükretmemiz gerektiği hususunda bizi uyarıyor.
  Hani anlatılır: 
Zengin bir adam hastalanıp hastane ye gitmiş. Bu adam solunum sıkıntısı yaşamaktadır. Acilen solunum cihazına bağlanıp müdahale edilen bu adam iki üç hafta bu şekilde yoğun bakımda kalıp tedavisi bitince taburcu edilir. Hastane tarafından borcu hesaplanır, önüne konur. Adam uzunca bir düşünceden sonra ağlamaya başlar. Hastane görevlisi “amca masrafı ödeyecek paranız mı yok, niye ağlıyorsunuz?” dediğinde. Adam; “Evladım yok, yok.  Ben çok zengin biriyim, malım mülkün param pulum çok, daha fazlasını da ödeyebilir. Ağlamanın sebebi bu değil. Düşündüm ki siz burada, dört duvar arasında, şuurum bile yerinde değilken hortumlara bağlı bir tüple normal hayatıma dönebilmem için verdiğiniz havanın parasını istiyorsunuz. Hâlbuki ben yetmiş yaşındayım, beni yoktan var eden Rabbim bunca senedir nefes alıp vermemi sağlıyor. Hiç bir sıkıntı çekmeden bu zamana kadar istediğim gibi yaşadım bu dünyada, kimse benden ücret talep etmedi. Rabbim yarın huzuru mahşerde bu kadar nimetin hesabını sorarsa, bu nimetler karşısında ibadet ve itaatin yaptın mı derse ne cevap vereceğim diye düşünüyor ve dehşete kapılıyorum.
Evet, kardeşlerim bunun gibi nice nimetlerin sahibiyiz. Ancak bu nimetlerin bizlere boşuna verildiğini zannediyoruz. “Hayata bir daha mı geleceğiz” anlayışıyla hareket ediyor, sabah olacaksa güneşin doğacağını, baharın mutlaka geleceğini düşünüyor,  işin ötesini hesaba katmadan,  gayesiz ve anlamsız bir hayatı kendimize reva görüyoruz. Hava bedava su bedava deyip onu verenin muradını düşünemiyoruz bile.
Aslında hiç bir şey bedava ve gayesiz değil, olamazda; bir marketten poşetlerimizi dolduruyoruz, bedava mı? Manavdan aldığımız iki kilo meyvenin ücretini ödemek mecburiyetinde olduğumuzu biliyoruz. Bir lokantada karnımızı tıka pasa doyurduğumuzda, karnımızı sıvazlayarak çıkarken o lokanta sahibi elimizi cebimize götürüp ücretini ödememizi istiyor, bedava değil hiç bir şey. Nasıl oluyor ki aldığımız nefes, önümüzü görmemize sağlayan göz, nimetleri tutup yemek için kullandığımız el, duymanızı sağlayan kulak; bizi bir kandil gibi aydınlatan güneş, hizmet eden hayvanat, bin bir türlü lezzetleri ikram etmek için bir birileriyle yarışan meyveler, sebzeler bir şeylerin karşılığı olmadan olabilsin.
 
Öyleyse; 
 Gelin şimdiden sahip olduğumuz nimetleri,  kayıp etmeden, biraz daha düşünelim! Allah’ın merhameti dillendirip, kulluk hususunda biraz alıştırma yapalım.  Hâlihazırda yükünü taşıdığımız imtihandan başlayıp, karşılaşacağımız diğer muhtemel imtihanlar için de şükrü katık edip,  sabrı kuşanıp Rabbimize karşı teslimiyet terapisine başlayalım.  Aczi yetimizi itiraf ederek “Ey rabbim sen çok büyüksün. Daha… Daha büyüksün. Benim bildiğimden daha büyüksün, tasavvur edemeyeceğimiz kadar büyüksün” diyelim.  Hadi bismillah! Çünkü bir ömür bazen bunu demeye ve anlamaya yetmeyebilir...

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
SAFLARIMIZI SIKLAŞTIRALIM Kusur arama hastalığı SALGIN DAHA BİTMEDİ ARKADAŞLAR! Peki, kurban kesenlerin kusurları nelerdir? Bir damlacık tükürük kadar kıymeti olmayan dünya Biraz insaf! Oruç bizi tutmalı! Ramazanlaşmak ÜÇ AYLARIN RAHMET İKLİMİ KURAKLIĞA BİR DE BÖYLE BAKALIM! KURAKLIĞA BİR DE BÖYLE BAKALIM! Yardım etmek adına ne yapıyoruz? Bu virüs psikolojimizi bozdu ÖLÜM VAR ÖLÜM! KİM GELDİYSE GELDİ, FARK ETMEZ!... PEYGAMBERİMİZ VE ÇOCUK SAHTE İÇKİ GÜNDEMDEYKEN AKLIMA GELDİ!… PEKİ, KİM SUÇLU? BU NE REZALET... BOŞUNA UĞRAŞMAYIN! Kontrollü hayat, kontrolden çıktı... SÜ-İ ZAN HASTALIĞI Birlikten güç doğdu... Ücreti peşin ödenen yemekler Kurban kesmede ki gaye nedir? MÜSLÜMAN KENDİSİYLE ÜLFET EDİLENDİR-1 Oruç ve diğer ibadetler bizlere neler kazandırır? Ramazan’ı Kuşanmalıyız Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?! Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?! BU GÜNLER DE GEÇER. ŞEHİTLER TEPESİ TERK EDİLMEYECEK Düğünlerini Ahrete Erteleyen Şehitler Tebrikler Kayseri Anadolu Haber Gazetesi! Acılarımız Bizi Birbirimize Kenetledi.. Zalimler için Ağıt Yakılır mı? YILBAŞI BİZİM NEYİMİZ OLUR? O’NU ANIYORUZ! BİR MEHMET TANIDIM… BİR MEHMET TANIDIM… SEFER BİZDEN, ZAFER ALLAH’TAN DEPREMDEN NASIL KORUNURUZ? Asrın Hastalığı Kibir DİYARBAKIR ANNELERİ… KURBAN BİR TESLİMİYETTTİR SAYGI VE HÜRMET KALMADI ONURSUZ VE AHLAKSIZ YÜRÜYÜŞ… Çocuk Eğitiminde Sevgi Ve Hoşgörünün Önemi DÜĞÜNLERİMİZ EZİYETE DÖNÜŞMEMELİ KADİR GECESİNİN FAZİLETİ ORUÇ VE NEFİS TERBİYESİ HOŞ GELDİN ŞEHR-İ RAMAZAN BİTMEYEN TESETTÜR DÜŞMANLIĞI Kandiller Geçidi Üç Aylar ÜÇ AYLAR’I NASIL GEÇİRMELİYİZ? 28 ŞUBAT’I UNUTMADIK! KUYRUK ACISI! AH HOCAM AH! FİTNE BELASI ÇOCUKLARA CAMİYİ SEVDİRMELİYİZ GÖBEK BAĞI SEVGİNİN SECERESİ BİZ BUYUZ İŞTE! Cenazede Kıymalı Vermenin Dinde ki Yeri Nedir? PEYGAMBER(S.A.V.)’i ANLAMAK DÜNYAYA ALDANIP ASLİ VAZİFEMİZİ UNUTMAYALIM! Bizim Kıblemizi Kim Düzeltecek SÖZ DEYİP GEÇME
Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır