menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

Bu virüs psikolojimizi bozdu

Abdullatif ACAR
Abdullatif ACAR
14 Aralık 2020, Pazartesi

  Bu korana virüs salgını bizi bayağı paranoyak haline getirdi. Hayat tarzımızı değiştirdi. Yeni yaşam anlayışına alışmak mecburiyetimizi bir kenara bırakırsak, birçok garipliklerle beraber psikolojimizin alarm zilleri çaldığı da kesin. Bilgi karmaşası içerisinde olan bitenleri bir kenarda izlerken, insanların garip hallerine şahit oluyoruz.

 İnsanın canı çok azizdir elbette. Korktuk ve korkmaya devam ediyoruz. Bir anda neye uğradığımızı şaşırdık! Bu puslu hava üzerimize çöktüğünde kurtlar başka hesapların peşindeydi. Hatırlayın en önemli korunma aracı maske gündeme geldiğinde 1 liraya bile satılınca kar elde edilecek maskeyi 5 liraya almak zorunda kaldık. Ne yapabilirdik! Dediğim gibi can azizdir. Yine temizlik malzemesi kolonya, dezenfektan bir hayli zamlanmıştı. Biz kendi canımızı düşünürken fırsatçıların, cemimize ellerini atarak canımıza okuma niyetinde olduğunu anladık.  Neyse ki ivedilikle bu konuya yetkililer el alttı, yoksa sadece ücretsiz olarak fiziksel mesafe elimizde kalacaktı.

   Mesafe, maske ve temizlik en önemli koruma aracı olarak hala geçerliliğini koruyor. Ancak en önemli ümidimizi aşıya endeksledik. Çünkü normal hayata dönmek onunla mümkün olacaktır.

Dört gözle haberleri izliyor, aşı çalışmalarını kaldığımız evlerde takip ediyoruz. Aşı çıktı haberlerini duyduğumuzda özgürlük muştuları hayallerimizde kanat çırpmaya başladı.

  Bu sefer gariplerin üzerine çöreklenen, masum halkın hayalleriyle uğraşan bir kesim çıktı. “Aşı yapılırsa bilmem kısırlık olurmuş, ne kadar tehlikelerle karşılaşırmışız, yok efendim aşıyla cip yerleştirilerek bütün insanları kontrol altına almak istiyorlarmış.” Bir durun Allah aşkına, zaten psikolojimiz bozuk, onu düzeltmeye uğraşıyoruz!

  Hem öyle bozuldu ki, insanlar fiziksel mesafeyi gönülden uzak olmak şeklinde algılamaya başladı.  Sanki telefonla konuşulursa virüs bulaşacakmış gibi algılar olduk.  Dedim ya iyi değiliz!

   Tamam, yakının cenaze namazına katılamıyorsun, telefon açma imkânın da mı yok. Veya uzaktan, tedbirleri ihmal etmeden bir baş sağlığı dilemek mümkün değil mi?

  Herkes birbirinden kaçarken biraz fazla mı kaçıyor ne? Hasbel kader, bir tanıdığınıza yolda rastladınız, tanımazlıktan gelmek bizi virüsten nasıl koruyacak.

  Hele hiç bir sıkıntıyla muhatap olmadan o hastalığın ağırlığını geçirmeden “ alıştık bu Koronaya” diyerek karanlıkta ıslık çalmaları yok mu bazılarının. Aslında kendi de inanmıyor alıştığına ama o söz bir ümit veriyor sanki. 

 “Niye görünmüyorsun ortalarda, neden şu işi yapmadın, gelecektin şuraya niye gelmedin” diye sorduğunuzda  “malumunuz ortalıkta hastalık var” demeleri de virüse görevi dışında, ilgisi dâhilinde olmayan işleri yaptırmaya benziyor bizim insanımızın. Yani virüsü kendi virüslerine alet ediyorlar.

    Bu düşmanı hala ciddiye almayanlar veya öyle görünmek isteyenler de yok değil. Onlar da başka bir dert toplumun sırtında; sokağa çıkma yasağına uymayanlar; “haberim yoktu” diye yırtmaya çalışanlar, “eniştemin telefonu ver, teşkilata haber ver” diye polisi tehdit edenler, “benim saçlarımın rengini kıskandın onun için ceza kesmek istiyorsun” diye polisleri peşinde sürükleyenler…

   Aslında ilerde nefes alabilmesi için maske takması gerektiğini bilmeyip  ” hava almak için” dışarı çıkanları, hava atmak için koluna maske takanları gördükçe “bize neler oluyor” demeden edemiyoruz.  

  Hani ne oluyorsa, işi oluruna bırakıp, elinden gelen gayreti gösteren bizim garip halkımıza oluyor.

 Psikolojimiz mi bozuldu ne? Cami imamları camiye maskesiz girilmemesi, kurallara dikkat edilmesi gerektiğini anlatırken hacı amca camiye girerken maskesini takıyor, çıkarken çıkarıyor bir namaz takkesi gibi.  Seccadeyle namaz kılmada ki espriyi anlamamış olacak ki bir dede, yanındakine “namazın kıldıysan seccadeni verirsen ben de kılayım” demesin de ki niyeti anlamak mümkün değil.

 Sadece dedelerin değil, hocaların bile virüsle arası çok kötü! Onlarda şaşırdılar ne diyeceğini. Malumunuz, Farz namazına durunca “cemaat saflarınızı sık ve düz tutun. Allahın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun” derlerdi. Şimdi rahmetin esintisi farklı yöne esmeye başladı “ Lütfen mesafeleri muhafaza edip, ayrı duralım” demeye başladılar. Olması gereken de o. buna diyeceğimiz yok. Ancak başımız döndü. Psikolojimiz pek iyi durumda değil diye anlatıyorum.

 

 Tedbir, mesafe derken bir annenin, oğlunun kulaklarını çekerek “sana kimseyle oynamayacaksın, demedim mi?” der gibi ; “sana dışarı çıkma” diye bağırıp çağırması, tepki göstermesi yok mu? Sapla samanı birbirine karıştırdığımızın göstergesi.

    Dedeler nineler, yaşı ilerlemişler de bir hayli zor günler geçiriyor; mesafeye riayet etmek adına kendilerinden uzaklaşan gençlerle karşılaştıklarında kendi kırılganlıklarını ve kuruntularını virüs taşıdıklarına endekslemiş olanlar var. Ne diyelim! Ya bu virüsü anlamadık yâda bizlere bir şeyler oluyor galiba…

    18 yaş altı içeri. 20 yaş dışarı. Yok, 65 yaş hafta sonu içeri, hafta içi belirli saatlerde dışarı. Şu yaşta olana serbest, bu yaşta olana yasak! Öyle karıştı ki her şey kim ne yapacak şaşırmış durumda. Aslında her şey açıkta bize bir şeyler oluyor galiba!  Okullarda yüz yüze eğitime kaldığımız yerden devam! “Yok, yok olmadı! Tekrar marş marş eve, uzaktan eğitime devam... Hadi hayırlısı!

 Ne diyelim Allah bir an önce bu sıkıntıdan kurtulmayı bizlere nasip etsin. Bu karabulutlar dağılsın. Yoksa korona virüse bulunan yeni aşıyı vurulmadan yeniden, bir psikolojik virüse yakalanacağız.  Bunun tedavisi de yok değil; ta Hz. Âdemden beri var Tedbir, Tevekkül ve Teslimiyet. Ancak bunun karşıtları çok inat. Hem de Ebu Cehil’in, Ebu Leheb’in inadı gibi ölümüne vurulmuyorlar bu aşıyı…

Selam ve dua ile…  

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
SAFLARIMIZI SIKLAŞTIRALIM Kusur arama hastalığı SALGIN DAHA BİTMEDİ ARKADAŞLAR! Peki, kurban kesenlerin kusurları nelerdir? Bir damlacık tükürük kadar kıymeti olmayan dünya Biraz insaf! Oruç bizi tutmalı! Ramazanlaşmak ÜÇ AYLARIN RAHMET İKLİMİ KURAKLIĞA BİR DE BÖYLE BAKALIM! KURAKLIĞA BİR DE BÖYLE BAKALIM! Yardım etmek adına ne yapıyoruz? Bu virüs psikolojimizi bozdu ÖLÜM VAR ÖLÜM! KİM GELDİYSE GELDİ, FARK ETMEZ!... PEYGAMBERİMİZ VE ÇOCUK SAHTE İÇKİ GÜNDEMDEYKEN AKLIMA GELDİ!… PEKİ, KİM SUÇLU? BU NE REZALET... BOŞUNA UĞRAŞMAYIN! Kontrollü hayat, kontrolden çıktı... SÜ-İ ZAN HASTALIĞI Birlikten güç doğdu... Ücreti peşin ödenen yemekler Kurban kesmede ki gaye nedir? MÜSLÜMAN KENDİSİYLE ÜLFET EDİLENDİR-1 Oruç ve diğer ibadetler bizlere neler kazandırır? Ramazan’ı Kuşanmalıyız Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?! Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?! BU GÜNLER DE GEÇER. ŞEHİTLER TEPESİ TERK EDİLMEYECEK Düğünlerini Ahrete Erteleyen Şehitler Tebrikler Kayseri Anadolu Haber Gazetesi! Acılarımız Bizi Birbirimize Kenetledi.. Zalimler için Ağıt Yakılır mı? YILBAŞI BİZİM NEYİMİZ OLUR? O’NU ANIYORUZ! BİR MEHMET TANIDIM… BİR MEHMET TANIDIM… SEFER BİZDEN, ZAFER ALLAH’TAN DEPREMDEN NASIL KORUNURUZ? Asrın Hastalığı Kibir DİYARBAKIR ANNELERİ… KURBAN BİR TESLİMİYETTTİR SAYGI VE HÜRMET KALMADI ONURSUZ VE AHLAKSIZ YÜRÜYÜŞ… Çocuk Eğitiminde Sevgi Ve Hoşgörünün Önemi DÜĞÜNLERİMİZ EZİYETE DÖNÜŞMEMELİ KADİR GECESİNİN FAZİLETİ ORUÇ VE NEFİS TERBİYESİ HOŞ GELDİN ŞEHR-İ RAMAZAN BİTMEYEN TESETTÜR DÜŞMANLIĞI Kandiller Geçidi Üç Aylar ÜÇ AYLAR’I NASIL GEÇİRMELİYİZ? 28 ŞUBAT’I UNUTMADIK! KUYRUK ACISI! AH HOCAM AH! FİTNE BELASI ÇOCUKLARA CAMİYİ SEVDİRMELİYİZ GÖBEK BAĞI SEVGİNİN SECERESİ BİZ BUYUZ İŞTE! Cenazede Kıymalı Vermenin Dinde ki Yeri Nedir? PEYGAMBER(S.A.V.)’i ANLAMAK DÜNYAYA ALDANIP ASLİ VAZİFEMİZİ UNUTMAYALIM! Bizim Kıblemizi Kim Düzeltecek SÖZ DEYİP GEÇME
Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır