menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

BİTMEYEN TESETTÜR DÜŞMANLIĞI

Abdullatif ACAR
Abdullatif ACAR
05 Nisan 2019, Cuma
Ne garip değil mi? Fransız ve Yunan gavuru Kahramanmaraş’ta “Burası artık Türk memleketi değildir. Fransız müstemlekesinde peçe ile gezilmez!” deyip benim bacımın peçesini açmaya çalıştığında Çakmakçı Sait; “Gavur oğulları! 
 
Dokunmayın bacılarıma!” deyip müdahale etmiş, Sütçü İmam kurtuluş mücadelesinin meşalesini tutuşturmuştu. Bugün sütçü imamların kurtardığı memleketimde hala tesettür düşmanlığı devam ediyor. Düşman olanlar bu sefer Yunan, Ermeni Fransız değil, bizzat bu memleketin evlatları olduğunu iddia insanlar. Gerçi gavurları memleketimizden çıkardıktan sonra her şeyin biteceğini feraset sahipleri düşünememişti bile. Çok bedeller ödenmişti ve ödenmeye devam ediyor hala.
 
Gücü ve iktidarı elinde bulunduranlar bu memleketin kurtuluş mücadelesinde öncü olmuş insanların inançlarıyla uğraşmışlar, kuranı yasaklamışlar, giyim kuşam nedeniyle idam sehpalarında sallandırmışlar.
 
Son dönemlerde başörtüsü yasağıyla iyice zıvanadan çıkmışlar.
 
Milletin meclisinde milletin seçtiği milletvekiline bildirin şu haddini bilmeze, haddini. Burası devlete meydan okunacak yer değil” diyerek bu memleketin tesettürüne dil uzatmaktan ve tesettürü hedef tahtasına oturtmaktan çekinmemişlerdi.
 
Yıllarca üniversite kapılarında başörtüsü nedeniyle Müslümanlar hep mağdur edildi.
 
Şehit olan oğlu için düzenlenen törene başörtüsü nedeniyle katılamayan anaların acısını hangi kelimeyle ifade edebilirsiniz?
 
Bütün bu sıkıntılar son on yılda çözüme kavuşturuldu. Daha önceden iktidarlar eliyle yapılan bu zülüm son bulunca uyuyan hücreler uyanmaya başladı iktidardan ümidini kesen bası marjinal guruplar her fırsatta kinlerini kusmaya daha bir ferdi planda devam ettiler. Sadece dil ile değil, fiziksel saldırılar olmaya başladı.
 
Daha yakın zamanda bir üniversitenin bahçesindeki derse giren kapalı öğrencilerin videosunu çekip dalga geçen, her yerde tesettürlü insanların olduğuna tahammül edemediğini söyleyen kendini bilmez, iğrençliğini göstermenin yanında tesettür düşmanlığının hala devam ettiğini de göstermektedir.
 
Bir doktorun muayene olmak için çarşaflı bayanların fotoğraflarını gizlice çekip “hasta haneyi öcüler bastı” diye paylaşması günlerce konuşulmuştu.
 
Son zamanlarda bir bayanın tesettürlü bayana ilk önce sözle müdahale edip sonrasında darp ederek peçesini açmaya çalışması tesettür düşmanlığının ne kadar ileri boyutlara geldiğinin bir göstergesidir.
 
İnsan düşünmeden edemiyor.
 
Kurtuluş savaşının başlamasına sebep olan bu iğrenç saldırı bugün kendini bu vatanın evladı gören günümüz yobazlarının eliyle yapılıyor.
 
Ağa babaları “burası Türkiye Cumhuriyeti, laik bir ülke, buranın kuralları ve kanunları var. Evinde ne giyersen giy, kimse karışmaz ancak kamu alanına başörtüsüyle giremesin. İlle de tesettürle her yerde bulunmak istiyorsan Arabistan’a git.” dediğinde düşmanlıklarını hep din üzerine yapan bu kesim adeta bayram etmişlerdi. Her fırsatta “sizi temizleyeceğiz” demekten çekinmemişlerdi. Hala bu kelimeyi kullanıyorlar. Kendilerini vatanın gerçek sahipleri, tesettürlü insanları mülteci ve sığınmacı olarak biliyorlar.
 
İslam’a karşı Her aykırı söz; ezan, bayrak, vatan için canlarını feda etmekten çekinmeyen çakmakçı Sait efendilerin, sütçü imamların kemiklerini sızlatıyor.
 
Bu ülkenin kurtuluşunda Allahü Ekber nidaları hala semada yankılanmakta.
 
Her karış toprağında şehitlerin kanı daha kurumamışken onların mezar taşlarının üzerine oturup votka yudumlamak, kadeh tokuşturup ağız dolusu salyaları akıta akıta İslam’ın değerlerine hakaret
etmek kimsenin haddine değildir. Bu kadar pervasızlık tarihi gereceklerle alay etmektir, Şerife Bacıları, Erzurumlu Kara Fatmaları, Nene hatunları görmemezlikten gelmektir.
 
Nene Hatun ki, Erzurum işkal edildiğinde daha gencecik gelindi. Yeni doğmuş, süt emen yavrusu vardı. Milletin önüne geçti, insanları kadın haliyle cesaretlendirdi.
 
Gavur tohumlarını vatanından kovmak için evinden ayrılırken beşikteki yavrusu için “Allah’ım yavrumu bana sen emanet etmiştin şimdi ise ben sana emanet ediyorum” dedi. “Yavrum anasız büyüyebilir ancak vatansız büyüyemez” diyerek namusunu muhafaza etmek için, en önde mücadele ederken ilerde tesettüre düşmanlık edecek, ezanı yuhalayacak insanların olacağını tahmin edememişti. Kim bilir?
 
Şimdi bu tarihi gerçeklere rağmen bu vatanın gerçek sahipleri aldıkları manevi terbiye ve ahlakla ezan bayrak din için kanlarını akıtarak bizlere emanet etmişken aklı evveller hala nene hatunların torunlarını mülteci ve sığınmacı olarak görüyorlar.
 
Biz onların dediği gibi; “beğenmiyorsanız Ermenistan’a Yunanistan’a çekip gidin” demiyoruz. Bizzat bu vatan hepimizin, siz ise kandırılmış, haçlı zihniyetin maşası durumuna düşmüş insanlarsınız.
 
Sizin inancınız sizlere de örtüyü, kurana uygun İslami yaşantıyı emrediyor. Bizim görevimiz anlatmak, size müdahale etmek değil. Nasıl istiyorsanız öyle giyiniyor öyle geziyorsunuz zaten. Siz de biraz hoşgörülü olun bu vatanın gerçek sahiplerine karşı. Kimseyi ötelemeyin, kin gütmeyin, tefrika çıkarmayın insanları kutuplaştırmayın, inançlarından dolayı huzurumuzu dinamitlemeyin hep beraber aynı bayrağın gölgesinde huzur içerisinde yaşayalım.
 
Bir hatırlatayım dedim bu vatan kiminmiş hangi iradenin ürünüymüş diye… Selam ve dua ile….
 

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
SAFLARIMIZI SIKLAŞTIRALIM Kusur arama hastalığı SALGIN DAHA BİTMEDİ ARKADAŞLAR! Peki, kurban kesenlerin kusurları nelerdir? Bir damlacık tükürük kadar kıymeti olmayan dünya Biraz insaf! Oruç bizi tutmalı! Ramazanlaşmak ÜÇ AYLARIN RAHMET İKLİMİ KURAKLIĞA BİR DE BÖYLE BAKALIM! KURAKLIĞA BİR DE BÖYLE BAKALIM! Yardım etmek adına ne yapıyoruz? Bu virüs psikolojimizi bozdu ÖLÜM VAR ÖLÜM! KİM GELDİYSE GELDİ, FARK ETMEZ!... PEYGAMBERİMİZ VE ÇOCUK SAHTE İÇKİ GÜNDEMDEYKEN AKLIMA GELDİ!… PEKİ, KİM SUÇLU? BU NE REZALET... BOŞUNA UĞRAŞMAYIN! Kontrollü hayat, kontrolden çıktı... SÜ-İ ZAN HASTALIĞI Birlikten güç doğdu... Ücreti peşin ödenen yemekler Kurban kesmede ki gaye nedir? MÜSLÜMAN KENDİSİYLE ÜLFET EDİLENDİR-1 Oruç ve diğer ibadetler bizlere neler kazandırır? Ramazan’ı Kuşanmalıyız Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?! Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?! BU GÜNLER DE GEÇER. ŞEHİTLER TEPESİ TERK EDİLMEYECEK Düğünlerini Ahrete Erteleyen Şehitler Tebrikler Kayseri Anadolu Haber Gazetesi! Acılarımız Bizi Birbirimize Kenetledi.. Zalimler için Ağıt Yakılır mı? YILBAŞI BİZİM NEYİMİZ OLUR? O’NU ANIYORUZ! BİR MEHMET TANIDIM… BİR MEHMET TANIDIM… SEFER BİZDEN, ZAFER ALLAH’TAN DEPREMDEN NASIL KORUNURUZ? Asrın Hastalığı Kibir DİYARBAKIR ANNELERİ… KURBAN BİR TESLİMİYETTTİR SAYGI VE HÜRMET KALMADI ONURSUZ VE AHLAKSIZ YÜRÜYÜŞ… Çocuk Eğitiminde Sevgi Ve Hoşgörünün Önemi DÜĞÜNLERİMİZ EZİYETE DÖNÜŞMEMELİ KADİR GECESİNİN FAZİLETİ ORUÇ VE NEFİS TERBİYESİ HOŞ GELDİN ŞEHR-İ RAMAZAN BİTMEYEN TESETTÜR DÜŞMANLIĞI Kandiller Geçidi Üç Aylar ÜÇ AYLAR’I NASIL GEÇİRMELİYİZ? 28 ŞUBAT’I UNUTMADIK! KUYRUK ACISI! AH HOCAM AH! FİTNE BELASI ÇOCUKLARA CAMİYİ SEVDİRMELİYİZ GÖBEK BAĞI SEVGİNİN SECERESİ BİZ BUYUZ İŞTE! Cenazede Kıymalı Vermenin Dinde ki Yeri Nedir? PEYGAMBER(S.A.V.)’i ANLAMAK DÜNYAYA ALDANIP ASLİ VAZİFEMİZİ UNUTMAYALIM! Bizim Kıblemizi Kim Düzeltecek SÖZ DEYİP GEÇME
Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır