menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

Acılarımız Bizi Birbirimize Kenetledi..

Abdullatif ACAR
Abdullatif ACAR
28 Ocak 2020, Salı

Depremler bir millet için en ağır imtihandır; nerede ne zaman geleceği belli olmaz. Siz farklı hayaller kurarken, yarın, öbür gün için plan ve programlar yaparken aniden başınıza çöküverir, her şeyiniz bir anda alt üst olur. Bizler kadere iman etmiş insanlarız. Bu gibi imtihanları, kazanma şuuru ve ferasetiyle atlatmasını biliyoruz. Daha önce farklı yerlerde ve zamanlarda nice depremler yaşadık; binlerce insanımız enkaz altında kaldı (Allah rahmet eylesin). Ancak böyle durumlarda bu aziz milletimizin birlik ve beraberliği, yardım severliği gözlerimizi yaşartmıştır her zaman.

Yeni yaşadığımız Elazığ depreminde de aynı ruhu görüyoruz elhamdülillah. Depremden kısa bir süre sonra milletiyle, devletiyle herkes seferber oldu. Partilisi, partisizi, Kürt’ü, Türk’ü, Laz’ı, Çerkez’i, bütün STK'lar ellerinden gelen gayreti en azami derecede gösterdiler ve göstermeye devam ediyorlar.

Evini, yazlığını depremzedeler için açtığını, arabasını tahsis edeceğini ilan edenden tutun malıyla parası puluyla her şeyiyle yardımcı olmak için yarışan nice insanlar oldu.

Dernekler, vakıflar tırlar dolusu yardımlarla hemen deprem bölgesine intikal ettiler. Gecenin ayazında okullar, spor salonları, camiler açıldı; GYS operatörleri bedava dakikalar, internet paketleri tahsis etti. Belediyeler ivedilikle yardım kampanyası başlattılar, yetkililer en üst düzeyde depremin duyulduğu andan itibaren bütün kurumlarıyla seferber oldu. Depremzede insanların, bir Bakan’ın ve Cumhurbaşkanı’nın omzuna başını koyup beraber ağlaşmalarını görünce “Biz buyuz işte” diye haykırmak, avazımız çıkıncaya kadar bağırmak geldi içimizden.

“Suriyelilere taş atıyoruz ya!“Komşum Mahmut ismindeki Suriyeli çocuk beni çıkarmak için elleriyle enkazı kazdı. Kan revan içerisinde ki ellerini gördüm” diyen depremzede tefrikaya sebep olanların tokat gibi suratına çalıyor. Belki Suriyeli Mahmut bundan sonra komşusu olamayacak ancak iyileşince ilk işi onu bulmak olacakmış… İnadına ve ısrarla devam eden bu kardeşliği hangi depremler yıkabilir, söyleyin? Yaşı bir hayli ilerlemesine rağmen enkazın altından çıkarılırken yeleğini başına örtüp saçının görünmesini dahi istemeyen iman abidesi nineyi gördükçe bizi asıl yıkanın inançsızlık olacağını görmemezlikten gelebilir miyiz?

Üzerine yıkılan kolonların altında hala namazı düşünecek kadar şuurlu insanlarımızı kim bu sevdadan vazgeçirebilir?

Kurtarma ekibinden bir bayan kardeşimizin enkaz altında ki kardeşimize bazen Türkçe bazen “holti… holti”(Teyze) de diye Kürtçe hitap etmesi, ne kadar güzel anlaştığımızı göstermiyor mu?

Başka bir kardeşimiz şöyle anlatır enkaz altında ki kucaklaşmayı: “Eşimin üzerine kapı düşmüştü benim ayaklarımın üzerine büyük bir kolon. Ne yapabilirdik o anda bir

birimize sarılmaktan başka? Sıkıca tutunduk hiç olmadığı kadar. Ve bizi enkazın altından çıkardılar.”

İşte bugün ve her zaman birbirimize sıkıca tutunma zamanıdır. Bizden birileri bizi aydınlığa mutlaka çıkaracaktır. Acılar paylaşıldıkça azalıyor. Çünkü o acılar hepimizin acısı. Elazığ’da olan bir acı taaa Edirne’de hissediliyor, Erzurum’da olan bir derdin ağrısı İstanbul'da, İstanbul’da ki bir felaketin yankısı Trabzon’da duyuluyor...

Bu halimize kıskanıyorlar. Çekemiyorlar bizi, birliğimizden korkuyorlar. Korkutuyoruz, bazılarını! Ne zaman bir felaket olsa safları sıklaştıran, güç birliği yapan bu millete tahammül edemeyenler havayı bulandırma, ortamı germe kaos ve kargaşa çıkarmanın peşindeler. Akbabalar gibi ölülerin yanı başında bekliyorlar, kurtlar gibi sisli havayı fırsat olarak görüyorlar. Ne olursa olsun Huylu huyundan vazgeçmiyor. Alışkanlıklarını bir türlü terk edemeyen bu güruh acılar üzerinden yetkilileri karalayarak algı operasyonlarıyla tarafgirlik pervasızlığına soyundular.

Birisi kalkıyor farklı zamanda, tamirde olan bir hastane fotoğrafını göstererek felaket tellallığı yapıyor. Biri kalkmış utanmadan Elazığ’da ki felaketi seçimde ki tercihe bağlıyor. Bazı ahlaksızlar ise depremzede kardeşlerimiz için ağza alınmayacak sözler sarf etmekten çekinmiyor. Başka birilerinin, felaketi doğrudan işlenen günahlarla irtibatlandırması da hiç masum ve yerinde bir davranış değil elbette ki.

Tonlarca enkazın altında “nasıl öleceğiz” sorusuna nasıl bir cevap verilebilir söyleyin bakalım hiç bu kadar ağır bir soruyla karşılaştınız mı?

Oturduğu kafede, masa başında mesajlarla bu milletin birliğine değerlerine kurşun sıkan, kalpsiz, duygusuz mahlûklar, acı nedir, keder nedir bilir misiniz siz?

Bir anda her şeyinizden olmak, en yakınınızı kayıp etmeyi hiç tadınız mı?

Vatan, millet bayrak, din diyanet ne anlama gelir, nereden bileceksiniz?

Herkes nefeslerini tutmuş enkazın altından bir ses duymak için beklerken siz bu millete karşı beslediğiniz kininizi kusuyorsunuz!

Allah aşkına siz ne zaman adam olacaksınız, Söyleyin!

Siz kininizde boğulun, biz birbirimizi sevmeye devam edeceğiz unutmayın!

Selam ve dua ile…

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Kusur arama hastalığı SALGIN DAHA BİTMEDİ ARKADAŞLAR! Peki, kurban kesenlerin kusurları nelerdir? Bir damlacık tükürük kadar kıymeti olmayan dünya Biraz insaf! Oruç bizi tutmalı! Ramazanlaşmak ÜÇ AYLARIN RAHMET İKLİMİ KURAKLIĞA BİR DE BÖYLE BAKALIM! KURAKLIĞA BİR DE BÖYLE BAKALIM! Yardım etmek adına ne yapıyoruz? Bu virüs psikolojimizi bozdu ÖLÜM VAR ÖLÜM! KİM GELDİYSE GELDİ, FARK ETMEZ!... PEYGAMBERİMİZ VE ÇOCUK SAHTE İÇKİ GÜNDEMDEYKEN AKLIMA GELDİ!… PEKİ, KİM SUÇLU? BU NE REZALET... BOŞUNA UĞRAŞMAYIN! Kontrollü hayat, kontrolden çıktı... SÜ-İ ZAN HASTALIĞI Birlikten güç doğdu... Ücreti peşin ödenen yemekler Kurban kesmede ki gaye nedir? MÜSLÜMAN KENDİSİYLE ÜLFET EDİLENDİR-1 Oruç ve diğer ibadetler bizlere neler kazandırır? Ramazan’ı Kuşanmalıyız Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?! Bunca sene aldığımız nefesin hesabı ne olacak peki?! BU GÜNLER DE GEÇER. ŞEHİTLER TEPESİ TERK EDİLMEYECEK Düğünlerini Ahrete Erteleyen Şehitler Acılarımız Bizi Birbirimize Kenetledi.. Zalimler için Ağıt Yakılır mı? YILBAŞI BİZİM NEYİMİZ OLUR? ENGELLİ OLMAK O’NU ANIYORUZ! BİR MEHMET TANIDIM… BİR MEHMET TANIDIM… SEFER BİZDEN, ZAFER ALLAH’TAN DEPREMDEN NASIL KORUNURUZ? Asrın Hastalığı Kibir DİYARBAKIR ANNELERİ… KURBAN BİR TESLİMİYETTTİR SAYGI VE HÜRMET KALMADI ONURSUZ VE AHLAKSIZ YÜRÜYÜŞ… Çocuk Eğitiminde Sevgi Ve Hoşgörünün Önemi DÜĞÜNLERİMİZ EZİYETE DÖNÜŞMEMELİ KADİR GECESİNİN FAZİLETİ ORUÇ VE NEFİS TERBİYESİ HOŞ GELDİN ŞEHR-İ RAMAZAN BİTMEYEN TESETTÜR DÜŞMANLIĞI Kandiller Geçidi Üç Aylar ÜÇ AYLAR’I NASIL GEÇİRMELİYİZ? 28 ŞUBAT’I UNUTMADIK! KUYRUK ACISI! AH HOCAM AH! FİTNE BELASI ÇOCUKLARA CAMİYİ SEVDİRMELİYİZ GÖBEK BAĞI SEVGİNİN SECERESİ BİZ BUYUZ İŞTE! Cenazede Kıymalı Vermenin Dinde ki Yeri Nedir? PEYGAMBER(S.A.V.)’i ANLAMAK DÜNYAYA ALDANIP ASLİ VAZİFEMİZİ UNUTMAYALIM! Bizim Kıblemizi Kim Düzeltecek SÖZ DEYİP GEÇME
Copyright 2016-2019
Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

Künye

Yazarlarımız

İletişim

Adres

Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

Telefon

+0.352 222 51 13 - 14

Email

kayserianadoluhaber@msn.com
Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır