menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

Zeki çocukların sorunu

İsa ALTUN
İsa ALTUN
20 Şubat 2020, Perşembe

Uzun bir süre bebeklerinin ağzından dökülecek ilk kelimeleri duymayı bekleyen ebeveynler için kekemelik, hayal kırıklığına uğratıyor ve endişe uyandırıyor. Birçok ebeveyn, çocuklarında gözlemledikleri kekemeliği zeka gelişiminde bir problem olarak algılıyor. Bu noktada ebeveynlerin çok daha rahat olmaları gerektiğini vurgulayan Nörolog Mehmet Yavuz, kekemelikle ilgili önemli bilgiler veriyor.

 

Çocuklarda kekemelik doğal bir süreç midir?

 

Kelimeleri tekrar etme, heceleri ve sesleri çıkarırken zorlanma ve konuşma sırasında duraklama gibi durumları kapsayan kekemelik, çocukların yaklaşık %5’ini etkilemektedir. Konuşmadaki ritim bozukluğu olarak da adlandırılan bu hastalığın altında yatan nedenler; psikolojik, fizyolojik ya da kalıtımsal olabilir. Normal akıcılık ve konuşma akışıyla ilgili bir durum olan kekemelik, kimi zaman geçici olabildiği gibi yetişkinlikte devam ederek kronikleşebilir. Çocuklar büyüme döneminde çeşitli sorunlarla karşılaşabilir. Bu durumların başında gelen kekemelik birçok ailenin bakış açısının aksine bir zeka geriliği problemi değildir. Aksine beynin hızlı düşünmesinden kaynaklanan bir durum olduğu çeşitli araştırmalarla ortaya koyulmuştur.

 

Kekemelik zeka geriliği değildir

Konuyla ilgili birçok çalışma kekemeliğin çocuktaki düşünme hızının konuşma hızından fazla olmasından kaynaklandığını göstermiştir Kekeleyen çocuklar genelde düşünülenin tersine zekidir. Çocuklar hızlı düşündüğü için düşünme hızı önde konuşma hızı arkada kalır. Bu noktada ailenin tutumu çok önemlidir. Aile tarafından çocuğa bu durumu düzeltmesi için baskı yapılmazsa kekemelik kendiliğinden bile geçebilir Kekemeliğe sebep olan faktörler korku ve strestir. Ebeveynlerin beklentilerini yerine getiremeyen, baskı ve kontrol ruhuyla büyütülen bir çocukta da kekemelik ortaya çıkabilir

 

Kekemelik neden ortaya çıkıyor?

Ailede kekemelik öyküsünün bulunması,

Kalıtsal bir anormallik,

İnme veya travma,

Şiddet,

Baskı.

 

Kekemelik ne zaman ortaya çıkıyor?

 

Çocukların dil gelişimini tamamlaması bir süreçtir. Ancak konuşma sırasındaki yenilemeler ve bir sözcüğün aranması anne- babanın kulağına kekeleme gibi gelebilir. Bunun nedeni çocukların 2-7 yaş arasında, en sık da 3-5 yaş arasında normal akıcı olmayan konuşma döneminde olmalarıdır.  Yaratılış olarak kadınların beyinlerinde konuşmayla ilgili olan kısım erkeklere göre daha etkin çalışır. Bu nedenle erkek çocuklarında normal akıcı olmayan konuşma dönemi kız çocuklara oranla 4-5 kat daha fazla görülür.

 

Bu yaşlardaki çocuklar dil gelişimini hala tamamlıyor olduğundan konuşma esnasında oluşan aksamalardan ötürü ‘’çocuğum kekeme ‘’diye anne babaların paniğe kapılmaması gerekir. Ancak konuşma sırasında çocuğun sözcüğü tekrar etmesi kulağa sanki kekeleme gibi gelir.  Anne babalar çocukların gelişimi konusunda kuruntuya kapılarak, olayı büyütürler ve kendi kendilerine tanı koyup çocuklarının kekeme olduğuna karar verirler. Oysa yapılması gereken serinkanlı olmak ve her çocuğun bu gelişim döneminden geçmek durumunda olduğunu bilmektir.

Ebeveynler çocuğa nasıl destek olabilir?

 

Kekemeliğin aşılmasında en önemli etken sevgi dilidir. Öncelikle çocuk anne babasının onu sevdiğini hissetmelidir.

 

Anne baba çocuğun ruhsal ve duygusal gelişim için sağlıklı bir ortam yaratmalıdır. Ebeveynler aralarındaki sorunları çocuğa yansıtmadan çözmelidir. Çünkü gergin ortamlar kekemeliği arttırmaktadır.

 

Çocuk konuşma esnasında teklediğinde ya da bir sözcüğü aradığında asla sinirlenmeyin ve sabırlı bir şekilde konuşmasının bitmesini bekleyin.

Çocuk konuşurken göz kontağı kurun.

 

Konuşma sırasında teklediğinde cümleleri asla onun yerine tamamlamayın.

 

Başkalarının yanında çocuğun kusuru hakkında konuşmayın.

 

Daha akıcı konuşan akranlarıyla çocuğu kıyaslamayın. Böyle bir kıyaslama çocuğun iyileşme sürecini yavaşlatır.

 

Özellikle alay etme ve konuşmaya zorlamanın olumsuz etkisi fazladır. Arkadaş çevresinde eksik konuştuğu için başka çocuklar tarafından alaya alınması engellenmeli bunun için gerekirse öğretmenin desteği alınmalıdır. Öğretmenin bu durumdaki bir çocuğa nasıl davranılması gerektiğini, bunun geçici bir dönem olduğu ve dalga geçilecek bir durum olmadığı hususunda öğrencilerini yönlendirmesi faydalı olacaktır. 

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
    Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır