menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

GÜNEŞTEN KORUNMAK DERİ KANSERİNDEN KORUR

Prof. Dr. Elçin Balcı
Prof. Dr. Elçin Balcı
02 Temmuz 2021, Cuma

Mevsim yaz. Pandeminin bitişi ile imkanı olanlar tatil planlarını yaptı veya hemen tatile çıktılar. Deniz kıyısında tatili tercih edenler veya turlara katılanları kış boyu alışık oldukları dozdan daha fazla güneş (ve ultraviyole) ışığı  maruziyeti bekliyor. Peki neler yapmalı, güneşten nasıl korunmalıyız. Buna değinmeden önce de deri kanserlerine kısaca göz atmak faydalı olacaktır.

Bütün dünyada kanserler nedeniyle ölümler artmakta olup, bu kanserler arasında deri kanserleri de üst sıralara çıkmaktadır. Ozon tabakasındaki incelme sonrasında güneşe bağlı ultraviyole ışığın etkisinin artması, estetik nedenlerle solaryum cihazlarıyla bronzlaşmaya çalışırken fazlaca ultraviyoleye maruz kalınması gibi sebepler deri kanserlerinin artışında en önemli nedenlerden olmuştur. Güneş ışığı kanserojen etkisi olan bir şeydir ve güvenli doz sınırı gibi bir limiti ne yazık ki yoktur. Bu yüzden sadece deri kanserlerine değil pek çok deri rahatsızlığına da yol açmakta olduğu bilinir.

Dünyada kabaca kanser tanısı alan her üç kişiden birinin tanısı deri kanseridir. Dünyadakideri kanserlerine ait vaka bildirimleri coğrafi bölgelere göre farklılık göstermektedir. Ülkemizde en çok görülen kanserler arasında da beşinci sıradadır. Buna rağmen ülkemizdeki diğer kanser vaka bildirimlerindeki eksiklik deri kanserleri için de geçerli olduğundan, (beklenenden) az vaka varmış gibi görünmektedir. Bu da konunun önemsiz gibi algılanmasına ve kişilerin deri kanseri hakkındaki farkındalıklarının gelişimine engel olmaktadır. Oysa birçok batı ülkesinde uzun yıllardır Güneşten Korunma Kampanyaları” ile halkın bilinçlenmesi ve farkındalığının artırılmasına yönelik uygulamalar yapılmaktadır. Bireylerin konu hakkındaki bilgi artışı sağlanmakta, düzenli aralıklarla cilt muayeneleri yaptırma bilinci ve erken teşhis şansı artırılmaktadır.

Ülkemizde kişiler önlem alabileceklerini ve korunabileceklerini bilmeden veya yanlış uygulamalarla hastalığa ne yazık ki davetiye çıkarmaktadırlar. Hastalar vücutlarını hiç kontrol etmemekte, deride oluşan lezyonlara çok dikkat etmeden ya da kulaktan dolma ilaç ve tedaviler uygulayarak sağlık kurumuna, dermatoloji (cildiye) uzmanlarına başvurularında gecikmektedirler. Bu durumda da her hastalıkta olduğu gibi “geç başvuru” nedeniyle tedavi şansını ne yazık ki kaybetmektedirler.

Radyasyona maruziyetimizin büyük çoğunluğu çocukluk çağımızda yaşanır. Bu yüzden ebeveynlerin konu hakkındaki bilgi düzeylerinin artırılması ve çocukların korunması da ayrıca önem kazanmaktadır.

Deri kanserlerinin genel özelliklerini, neden meydana geldiklerini, belirtilerini kısaca anlatarak erken teşhis ve dolayısıyla tedavi başarısının artması konusunda faydalı olabilmeyi umuyorum.

Deri kanserleri temelde malign melanom (MM) ve melanom dışı deri kanserleri (MDDK) olarak sınıflandırılmaktadır. Her yıl dünya genelinde kabaca 135 bine yakın melanom, 2-3 milyon melanom dışı deri kanseri görülmektedir. Malign melanom nadir görülen tiptir ancak ölümcül olma şansı daha yüksektir. Bazal hücreli karsinomlar (BHK) tüm MDDK’nın tahminen dörtte üçünden sorumludur. Melanom dışı deri kanserleri (MDDK) beyaz ırktan olan insanlarda en sık görülenkanserlerdir ve yeni vaka sayısı dünyada giderek artmaktadır. BHK sıklıkla güneş gören alanlar olan baş, boyun ve üst uzuvların üst kısmında ortaya çıkar. Yavaş ilerleyen, lokal agresif bir deri kanseridir ve nadiren metastaz (yayılım) yapar. Coğrafik faktörler ve etnik özelliklere göre görülme sıklığı değişir. Örneğin Ekvatora yakın yerlerde (daha fazla direk açıyla ve etkin şekilde güneş ışığı aldıkları için), Ekvatora uzak bölgelerden (bu bölgeler ışığı eğimli açıyla alırlar) iki kat daha fazla vaka görülür. Vaka artışı sıklıkla beyaz ırkta görülürken (yaklaşık 20 kat fazla), koyu tenli kişilerde nadiren saptanır. Siyahlarda görülen artmış melanin (derinin rengini veren hücreler olan renk hücreleri) üretimi derinin UV’den korunmasını sağlar. En az Asya popülasyonlarında görülür. BHK riski UV’ye aşırı duyarlılığı olan kişilerde daha yüksektir. Açık renkli ten, açık saç ve göz rengine sahip kişilerin UV duyarlılığından kaynaklanır. Bu kişilerde güneş ışığı etkisi ile oluşan deri lezyonları konusunda hassas olunmalı ve dermatoloji uzmanına düzenli giderek bu lezyonların şekil, renk ve büyüklüklerinde değişiklik olup olmadığı yakından takip edilmelidir. BHK ve melanom insidansı son yıllarda artış göstermiştir ve dünya nüfusunun yaşlanması ile birlikte daha da artması beklenmektedir. Yaşı ileri olanlar ve erkek cinsiyet BHK için risk faktörüdür. Erkek cinsiyetin daha fazla risk altında olmasının nedeni daha fazla güneş ışığına maruz kalacak şekilde ev dışında çalışıyor olması olabilir. Bu da demek oluyor ki kadınlar da erkeklerin işlerini yapmaya başladıkça (tarımda tarlada çalışmakla, açık alanda yapılan işleri yapmakla, ev dışında daha fazla kalacak işleri yapmak durumunda olmakla vb) deri kanserlerinde artış beklenebilir. Ancak kadınlar kendilerine daha fazla özen gösterdikleri için ve kozmetik ve koruyucu olarak UV filtreli yüz ve vücut kremlerini düzenli kullanmaları durumunda da beklenen artış gerçekleşmeyebilir.

Her türlü deri kanseri için genel olarak etiyolojide çeşitli çevresel ve genetik risk faktörleri rol oynamakla birlikte en önemli risk faktörü UV maruziyetidir. Yalnızca UV değil örneğin SHK için tütün ve tütün ürünlerinin kullanımı da çok önemli bir risk faktörüdür. Güneşi en çok ve direk alan vücut bölgelerinde (baş boyun bölgesi, kabaca üst uzuvların üst kısımlarında vb) meydana gelen ve ilerleyen lezyonlar konusunda uyanık olmak gerekmektedir. Ayrıca bazı tip deri kanserleri daha önceden meydana gelmiş yanık yaralarının kalıcı izlerinden, kronik ve tekrarlayan bir tülü iyileşmeyen yaralardan kaynak alabilmektedir. Özellikle genç yaşlarda meydana gelmiş olan cilt yanıkları sıkı izlem gerektirir. Bu da demek oluyor ki ne şekilde olursa olsun vücudumuzu güneşten koruyacağız, mevcut bu tür yaralar konusunda hassas olacağız, lezyonların, benlerin, lekelerin şekillerini, sayılarını, büyüklüklerini düzenli ve sıkı takip edeceğiz ve herhangi bir değişiklik durumunda vakit kaybetmeden bir dermatoloji (cildiye) uzmanına kontrole gideceğiz. Her banyodan önce veya sonra vücudumuzdaki bu tip lezyonların kontrolünü yapmayı, vücudumuzu ayna yardımıyla taramayı alışkanlık haline getirirsek, oluşan değişiklikleri de kısa sürede fark etmemiz mümkün olacaktır.

Peki özellikle yaz aylarında, denizde tatilde vb güneşten ve deri kanserlerinden kendimizi nasıl koruyacağız?

* Öncelikle denize veya havuza girme veya dış ortamda yürüyüş yapma saatlerimizi güneşin direk açıyla geldiği öğlen saatleri olarak değil, ışınların daha eğimli geldiği sabah ve öğleden sonralarına ayarlamalıyız.

* Güneşin maruziyetini azaltmak için mekanik bir bariyer olarak açık renkli bir şapka ile özellikle yüz ve boyun bölgemizi, ellerimizi kollarımızı korumalıyız.

*Dermatoloji uzmanının kontrolü sonrasında cildinize uygun önerdiği koruyucu kremleri yüz, baş ve boyun bölgesine sık aralıklarla uygulamalıyız. Unutulan bir husus: herkesin cilt tipi ve özellikleri farklıdır. Birine iyi gelen krem veya ilaç başkasına yaramayabilir hatta zarar verebilir. Bu yüzden kozmetik ürünler dahil hiçbir ilacınızı başkasına önermeyiniz ve kullandırmayınız.

*Koruyucu kremler su bazlı veya yağ bazlı olabilir. Bunun seçimini amatörce ve bilinçsizce siz yapmayınız. Çünkü hatalı seçtiğiniz bir ürün size fayda yerine zarar verebilir. Cilt tipinin analizini ve önerilecek ilaçların kararını hekiminize bırakınız. Ve ilaçları tam da önerildiği şekilde kullanınız.

* Çocukların ciltlerinin yetişkinlerden daha hassas olduğu ve çok iyi korunmaları gerektiğini unutmamalıyız. Çocukları denize veya havuza erken veya geç saatleri tercih ederek sokmalıyız. Onların da koruyucu kremlerini güneşe çıkmadan en az 15-30 dk öncesinde sürmeli ve sık aralıklarla tekrarlamalıyız. Tatilini evinde geçiren çocuklarımızın sokakta oynama saatlerini güneşten en az zarar görecekleri şekilde planlamalıyız.

*Çocukları tamamen kıyafetsiz şekilde güneşe çıkarmamalıyız. Açık renkli bir şapka ve tişört ile kontrollü şekilde güneşten korumalıyız. Varsa güneşlik ve koruyucu tente altında olmalarını sağlamalıyız. Çocuklara mutlaka genişçe bir şapka takmalıyız.

*Bolca su içmeyi (özellikle yaz aylarında) ihmal etmemeliyiz. Su vücudumuzun bütün sistemleri için önemli bir gereksinim olup cilt sağlığı için de çok önemlidir. Krem ve koruyucularla dışarıdan koruduğumuz cildimizi, su içerek içerden de desteklemeliyiz.

*SPF (Sun Protektif Faktör=Güneşten koruyucu faktör) 20-30-50-70 yazan ürünlerin seçimi için mutlaka dermatoloji uzmanından bilgi almalı ve kendi cildimize en uygun ürünü onların önerileri doğrultusunda kullanmalıyız.

*Solaryum gibi cildi bronzlaştıran uygulamalardan uzak durmalıyız.

*Deniz kenarında güneşe yatarak bronzlaşmaya çalışmamalı, aksine direk güneş ışığına maruz kalmamak için şapka, şemsiye vb ile gölgede vakit geçirmeliyiz.

*Genetik geçiş özellikleri nedeniyle ailesinde deri kanseri olanların sık sık hekim kontrolüne gitmeleri gerektiğini unutmamalıyız.

*Erkeklerin daha fazla risk altında oldukları gerçeğinden hareketle, sadece kadınların değil erkeklerin de cilt koruyucu kullanmaları yönünde halkı bilgilendirmeliyiz.

* Tarım işçileri gibi güneş altında çalışan grupları bilinçlendirmeli, güneşten korunmayı öğretmeliyiz.

Ve unutmamalıyız ki; güneşten ve UV’den kendimizi korumayı başarabilirsek deri kanserlerinde azalmayı etkin şekilde sağlayabiliriz.

Metinde geçen kısaltmalar

UV:Ultraviyole ışığı

BHK:Bazal hücreli karsinom

MM:Malign melanom

MDDK:Melanom dışı deri kanserleri

SHK: Skuamöz hücreli karsinom

SPF : Sun Protektif Faktör (Güneşten koruma faktörü)

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
    Copyright 2016-2019
    Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
    Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

    Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

    Künye

    Yazarlarımız

    İletişim

    Adres

    Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

    Telefon

    +0.352 222 51 13 - 14

    Email

    kayserianadoluhaber@msn.com
    Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır